Son Haberler

Yaptıkları yanlarına kâr mı kalacak? – Yavuz Bahadıroğlu

Sıradan vatandaşlarımız, Türkiye’yi karıştırıp kaçanlara karşı müthiş öfke dolu… “Yaptıkları yanlarına kâr mı kalacak?” diye soruyorlar. “Kem-küm” edip kalıyorum!  Öyle ya, çocuklarımızı çaldılar… Umutlarımızı sömürdüler… Gözümüzün içine baka baka envai çeşit yalan söylediler… Ailelerimizle aramıza girdiler… Yıllarca darbe plânladılar… 15 Temmuz gecesi de düğmeye bastılar.  Uçaklarla, helikopterlerle, tanklarla, hatta füze rampalarıyla üzerimize geldiler… Beştepe Külliyesi’ni, TBMM’yi, Özel Kuvvetler’i bomba yağmuruna ... Devamını Oku »

Dört Cephede Savaş!.. [Yavuz Bahadıroğlu]

Türkiye dört cephede birden savaşıyor… Siyasi Cephe (Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika ve içimizdeki hainler)… Sosyal Cephe (Sosyal medya soysuzlarının yönettiği algı operasyonları)… Askeri Cephe (Esed güçleri, PKK/PYD/YPG/DEAŞ ve alfabenin sessiz harfleri adedince terör örgütü)… Ekonomik Cephe (Dolar spekülâtörleri, küresel sermaye, envai çeşit manüplâsyon, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları)…  Kısacası, bir yanımız terör, bir yanımız savaş, bir yanımız göç dalgaları, bir yanımız ... Devamını Oku »

Kaderin Hükmü – [Yavuz Bahadıroğlu]

Eskiden “İlâhî takdir” ya da “Takdir-i İlâhî” sözü dilimizden düşmezdi… Herhangi bir olayla karşılaştığımızda, aklımıza ilk gelen ihtimal “kader”di… “Kader” derdik… “Takdir” derdik… “Murad-ı İlâhî” derdik… “Nasip-kısmet” derdik… Bu ülkenin dindarları eskiden “dindarca” yaşardık. Makam ve para sahibi olmaya başladığımızdan beri, çoğumuz yarı seküler (dünyacı) bir hayat yaşamaya başladık.  Bu yüzden de, zaman zaman sebeplere tıkanıyor, “sebep-perest” bir anlayış içinde ... Devamını Oku »

Bir mum da benden! [Yavuz Bahadıroğlu]

“Herkes evinin önünü süpürürse, şehir tertemiz olur” derler… Bugün bu deyim, “Herkes elinden geleni yaparsa, kimse bize diz çöktüremez” anlamına geliyor… “Elimden bir şey gelmez” çaresizliğine teslim olmadan, şu 15 Temmuz gecesini hatırlayalım… Topumuz, tüfeğimiz, tankımız, uçağımız yoktu. Sadece bayrağımız vardı. O gece sadece bayrağımızla sokaklara çıktık ve tanklara, uçaklara meydan okuduk. Nemrutlara, Firavunlara, Ebucehil’lere meydanları dar ettik… O gece ... Devamını Oku »

TÜSİAD “manda rejimi” mi istiyor? – Yavuz Bahadıroğlu [9.12.2016]

“Manda” kelimesini duymuş olmalısınız… Fransızca olan bu kelime, diplomaside “yetki-görev” anlamına gelse de, pratikte “örtülü sömürgecilik” olarak biliniyor. İlk kez Paris Barış Konferansı’nda galip devletlerin gündemine gelen ve 28 Haziran 1919’da imzalanan Milletler Cemiyeti Sözleşmesi›nin 22’nci maddesinde resmen tanımlanan bu kavram, dünyanın sömürgeciliğe duyduğu tepki yüzünden uydurulmuş bir kavramdır, Özü, az gelişmiş ülkelerdeki zenginlikleri “himaye” bahanesiyle sömürmeye dayanır.  Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlûp çıkan Türkiye, ... Devamını Oku »

Garip Ama Gerçek [Yavuz Bahadıroğlu]

Derler ki: “Akılsız dostun olacağına akıllı düşmanın olsun!” Bu atasözünün gerçekçi ve geçerli olduğuna binlerce kez şahit oldum.  Hatırlayalım: 15 Temmuz gecesi Türkiye iğrenç olduğu kadar tehlikeli de olan bir darbe teşebbüsünden döndü.  Bu darbenin lideri belli, plânlayanlar belli, uygulayanlar belli… Yani durum son derece ciddi… Darbeci terör örgütü yıllar boyu çalışarak devletin kılcal damarlarına kadar girmiş ve kendisi için ... Devamını Oku »

Ey Amerika! Kızılderililere ve Zencilere Ne Yaptın? [Yavuz Bahadıroğlu]

26 Aralık (1862) Kızılderili tarihi açısından son derece acı bir gündür. Çünkü ABD başkanlarından Abraham Lincoln,Minnesota’daki Sioux gösterilerine (Amerikalı beyaz yöneticilere göre, isyan) katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 303 Kızılderili’den 39›unun idam kararını 6 Aralık 1862’de imzalamış, 26 Aralık’ta ise karar infaz edilmiştir. Eminim bu elim olayı aranızdan kimse hatırlamıyor. Dünyada da hatırlanmıyordur, merak etmeyin… Şayet 39 Amerikalı beyaz, bir şekilde Kızılderililer tarafından ... Devamını Oku »

Umutsuzluğu Aşmak [Yavuz Bahadıroğlu]

Avrupa’yı anlamak için, ya da “Bizi neden anlamak istemiyor?” sualine cevap bulmak için, Avrupa Uygarlığı’nın çıkış noktasıyla bugüne geliş çizgisini tahlil etmek gerekir… Bu çizgide sömürülen, horlanan, satılan, köleleştirilen ve Avrupa’nın üç paralık menfaati için akla gelmedik eziyetlere muhatap tutulan milletler var. Yağmalanıp yok edilen medeniyetler var. Kanlı savaşlar, boğazlaşmalar ve terör var… Bu konuda yine Bediüzzaman’ın tahlillerine bakacağız, ama ... Devamını Oku »

Mimar Sinan Yaptırdığı Câmide Cervantes’i Çalıştırdı

Mimar Sinan’ın devrin Kaptan-ı Deryası Kılıç Ali Paşa için İstanbul Tophane’de yapmış olduğu Kılıç Ali Paşa Camiinde Don Kişot romanının ünlü yazarı Cervantes’i çalıştırır. Hikâyenin aslını Yavuz Bahadıroğlu’ndan dinleyelim; ”Meşhur roman ”Don Kişot”un İspanyol yazarı Miguel de Cervantes, bu camiin yapımında işçi olarak çalışmıştır… Cervantes, 7 Ekim 1571 tarihinde Korint Körfezi’nde yapılan İnebahtı Deniz Savaşı’nda İspanyol gemilerinin birinde Osmanlılara karşı ... Devamını Oku »