Son Haberler
Anasayfa » Atatürk milliyetçi miydi? » 1923-1938 yılları arasında “Mustafa Kemal’e itiraz edebilecek bir kişi bırakılmadı. Ya idam ya tasfiye edildi. Böylece Dolayısıyla bir dönemin tarihi sadece Mustafa kemal (bakış) açısıyla yazıldı.

1923-1938 yılları arasında “Mustafa Kemal’e itiraz edebilecek bir kişi bırakılmadı. Ya idam ya tasfiye edildi. Böylece Dolayısıyla bir dönemin tarihi sadece Mustafa kemal (bakış) açısıyla yazıldı.

10649538_710102309045350_2659241911722973110_n

Atatürk, bütün muhaliflerini (milli mücadele paşaları ve birnci türkiye meclisi) susturdu. Önce, 1925’te ülkede dinî muhalefet, Kürt muhalefeti ve M. Kemal’in yakın arkadaşları tasfiye edildi. Ardından 1926’da da İttihatçılar (türkçülerde) tasfiye edildi.

TARİHÇİ MEHMET Ö. ALKAN: İtiraz edebilecek bir kişi bırakılmadı. Ya idam, ya tasfiye edildi. Böylece Nutuk okunabilir hale geldi. Ve Atatürk, ‘1919 Mayıs’ının 19. günü Samsun’a çıktım. Vaziyet, manzara şöyleydi’ diyecek hale geldi.”

Atatürk, bütün muhaliflerini (milli mücadele paşaları ve birnci türkiye meclisi) susturdu. Önce, 1925’te ülkede dinî muhalefet, Kürt muhalefeti ve M. Kemal’in yakın arkadaşları tasfiye edildi. Ardından 1926’da da İttihatçılar (türkçülerde) tasfiye edildi.”“Türk Kadınlar Birliği de kapatıldı” dedi.

Atatürk, Meclis Hükümeti sistemini bitirdi, Kabine sistemini getirdi. Yani hükümeti Meclis değil, kendisi kurmaya başladı. Bunu nasıl yaptı? Cumhuriyet’i ilan ederek yaptı! Tek adam olma yolunda büyük adım attı.” 

Atatürk döneminde Kemalizm var mı? Atatürk Kemalist miydi?

Atatürk döneminde Kemalizm vardı ve Atatürk Kemalist’ti. Mesela Edirne Milletvekili Şeref Aykut’un Kemalizm diye bir kitabı var. Zaten İnkılâp Tarihi Enstitüsü de 1934-35’te M. Kemal sağken kuruluyor. Kemalizm bir ideoloji olarak o dönemde örülmeye başlıyor. Bazıları Kemalizm, M. Kemal’den sonra icat edildi diyor ama öyle değil. Kemalizm o dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel ilkeleri şeklindeydi. Mesela devletçilik! Hiç kuşkunuz olmasın, Atatürk devletçiydi! Tarihe biraz daha soğukkanlı bakmalıyız.
 NEŞE DÜZEL: Kemalistlerin kendilerini İslamcı kesimden en fazla ayırt ettikleri konu kadının özgürlüğü konusudur. Kadın hareketini yok etmenin gerekçesi nedir? Atatürk’e rağmen mi kapatıldı bu kadın birliği?

MEHMET Ö. ALKAN: Hayır. Mustafa Kemal, İnönü, Recep Peker gibi Türkiye’nin tek partiyle yönetilmesini savunan ekip kapattı bu birliği. Toplumsal muhalefet potansiyeli olan bütün dernekleri kapattılar. Oysa Türk Kadınlar Birliği, İkinci Meşrutiyet’ten beri kadın hakları için müthiş mücadele etti.

Bu kadın hareketi o dönemde ne yaptı?

Daha 1923’te hiç bir parti yokken “halk fırkası” diye bir parti kurmak istedi ama bu kabul edilmedi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı istedi, bu da kabul edilmedi. 1927’de, “Tamam, oy kullanamıyoruz, hiç olmazsa kadın haklarını Meclis’te dile getirecek bazı mebusların seçilmesini biz önerelim” dedi, o da kabul edilmedi. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı daha sonra 1934’te verildi. Cumhuriyet tarihi hakkında hakikaten bilmediğimiz çok şey var.

1926 yılına gelindiğinde, bir yandan Karabekir’in Terakkiperver Cumhuriyet (PARTİSİ) Grubu, bir yandan da sistem içindeki İttihatçılar tasfiye edildi. Kısacası siyasi muhalefet yok edildi ve 1927’de artık Nutuk okunabilir hale geldi.

Dolayısıyla bir dönemin tarihi sadece Atatürk’ün bakış açısıyla yazıldı. Nutuk, 1927’den önce okunamaz mıydı? Muhalefetin hâlâ olduğu bir ortamda okunsaydı, itirazlar mı olacaktı?

 Evet, itiraz edilecekti. 1927’de okunduğunda ise itiraz olmadı, çünkü itiraz edecek olanlar ya idam edildiler, ya da siyasetten tasfiye edildiler. Şimdi diyeceksiniz ki bunun adı ne?

Atatürk, bütün muhaliflerini susturdu mu?

Susturdu. Önce, 1925’te ülkede dinî muhalefet, Kürt muhalefeti ve M. Kemal’in yakın arkadaşları tasfiye edildi. Ardından 1926’da da İttihatçılar tasfiye edildi. Sonra bürokrasi içinde daha alt düzeyde İttihatçıların tasfiyesine gidildi ve kurumlarda ayıklamalar yapıldı. 1926’dan itibaren devletin içinde muhalif bir ses, bir kişi bırakılmadı. Böylece Nutuk okunabilir hale geldi. Böylece tarih, 19 Mayıs 1919’dan itibaren yazılabilir duruma kavuştu. “1919 Mayıs’ının 19. günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara şu haldeydi…” diyebilecek bir hale geldi.

1925’te Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu ve arkasından kurulan İstiklal Mahkemeleriyle sadece arkadaşlarını  tasfiye etmedi Atatürk. Çok daha önemlisi, bu yolla basın da susturuldu. Bu kanunla idareye, yargı kararı olmaksızın dernek, cemiyet, gazete, dergi kapatma yetkisi verildi.

M. Kemal’i Meclis’te eleştirenlerin başına ne geldi sonunda?

Tasfiye oldular. Ne kamuda ne de basında görev alabildiler.

(Neşe Düzel / Taraf Gazetesi, 16 Kasım 2011.)

Google Aramaları

  • Sizden M Kemal Atatürkün 1923-1938 yılları arasında girişimcilik örneği sayılabilecek yenilikleri uygulamaları faaliyetleri hakkında araştırma yaparak slayt hâlinde sunum çalışması hazırlamanız isteniyor
  • m kemal atatürkün 1923-1938 yılları arasında giirişimcilik örneği sayılabilecek yenilikler
  • M Kemal Atatürkün 1923-1938 yılları arasında girişimcilik örneği sayılabilecek yenilikleri uygulamaları faaliyetleri
  • mustafa kemal 1923 ve1938 yillarinda ne gibi değişiklikler yapti
  • 1923 1938 yillari arasindaki idamlar
  • 1923 1938 arası kadınlara verilen haklar
  • mustafa kemal atatürk 1923-1938 girişimcilik
  • atatürkün 1923 ten1938 yıları arası yaptı yenilikler
  • ingiliz gazeteci mustafa kemale muhalefet partisi
  • islamcıların tasfiyesi ataturk

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*