Son Haberler
Anasayfa » Kemalizm ve Atatürkçülük İlerlemeye Manidir; » 1923-1950 dönemi maddi (ekonomik) açıdan perişan bir devirdir.

1923-1950 dönemi maddi (ekonomik) açıdan perişan bir devirdir.

Kemâlist arkadaşlarımızın özellikle önemli tezlerinden biri olan ” Cumhuriyet Dönemi İnsanlar Refaha Kavuştu” sözününde aslında bir ” Resmi İdeoloji” aldatmacası olduğunu biliyormuydunuz ? Osmanlı zamanında Selanikle birlikte ülkenin en büyük liman kenti olan İzmir’de 1930 yılında açlıktan insanlar ölüyor.” Tarımsal Devrim Yaptık” diyen ve bunu destekleyen bir zihniyetin ” Tarım Bölgesi’ diye tabir edilen bir vilayetinde insanlar ölüyor ”…Bunlar bir yana, o devir salt maddi açıdan bile perişan bir devirdir .. Mesela 1930 ‘ lu yılların Türkiyesi’nde ,İzmir Urla gibi bir Ege şehrinde bile insanlar açlıktan ölmektedir.Kefen bezi yokluğunda ,ölülerin kefensiz gömülüp gömülmeyeceği Diyanet İşleri Başkanlığ’ndan sorulmaktadır.Taşköprü Müftülüğüne hitaben , ”Diyanet İşleri Reisi Şerafettin Yaltkaya” imazsıyla yayınlanan bir fetvada ( 16.11.1942 tarihi ve 153 sayılı) pamuklu,yünlü,ipekli herhangi beyaz bir bezin kefen olarak kullanılabileceği bidirilmektedir ” Görüldüğü gibi bir kıyı şeridi şehrinde insanlar açlıktan ölüyorlar ve kefen bulmakta bile zorlanıyorlar.Bu yüzden diyanetten fetva istiyorlar. ”Ortalama bir memurun aylık maaşı 50 lira civarında olduğu bu dönemde , çağdaşlaşma yolunda 75.000 lira gibi büyük paralar harcanarak HEYKELLER dikilmiştir” (Yavuz Bahadıroğlu – Kayıt Dışı Tarih S. 234)

Günümüzde de bu israflar hâlâ yapılmakta ve aynı zamanda milletin yoksulluğundan yakınılmaktadır!!! Bunun en bâriz misâli İzmir Buca’da , 4 trilyona mâl edilen M.Kemâl Dağıdır !

Atatürk’ heykeli olan anıtların dikilmesinin başlangıcı;

M.kemal diyor ki benim heykelimi yapmadan gelişemezsiniz.

Mustafa Kemal, 22 Ocak 1923’te Bursa’da Şark Sineması’nda yaptığı konuşmada; “Bir millet ki heykel yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin tarîk-i terakkîde (ilerleme yolunda) yeri yoktur. Halbuki bizim milletimiz, esvaf-ı hakikiyesiyle (hakiki nitelikleriyle) mütemeddin (medeni) ve müterakki (ileri) olmaya layıktır ve olacaktır” demişti. Bu konuşma ülkenin dört bir yanında Cumhuriyet’in devrim ideolojisinin bir aygıtı haline gelen çoğu ‘Atatürk’ heykeli olan anıtların dikilmesinin miladı (başlangıç) olur.

Üstelik Mustafa Kemal “Anıtlar diktirdiğimi, etrafımda büyük propagandalara hoşgörü ile davrandığımı görenler beni bencil sanacaklardır. Ben kendi şahsımda ideallerimi unutulmaz kılmak istediğim için unutulmak istemiyorum” diyerek, bu girişimlere destek verecektir. (Tarihçi Sevan Nişanyan’ın tesbitine göre, Mustafa Kemal yaşarken adı şehirlere verilen ve heykeli dikilen 20. yüzyılın ikinci siyasi lideridir. Diğeri Stalin’dir.)

[Tarihçi -Ayşe Hür]

Stalin[m. 1879] de Rusyada doğdu,[m. 1952] de Moskovada vefât etdi. Teflisde yetişmişdir. [m. 1920] de komünist partisinin genel sekreteri oldu. [m. 1924] de, Lenin ölünce, Rusyanın idâresini eline aldı. Ölünceye kadar Rus milletini ve hele Rusyadaki müslimânları işkence altında inletdi. Yirmisekiz sene içinde ellibeşmilyon vatandaşın cânına kıydı. Milleti kendine tapındırdı. Ölümünden sonra, heykelleri yıkıldı. Resimleri her yerden kaldırıldı. Stalingrad dediği büyük şehrin adı Volga-grad yapıldı. Rus târîhlerine kötü adam diye yazıldı.tarih kitapları yeniden yazıldı. Cugaşvilî, gürcü lisânında, yahudi oğlu demekdir.(rehber ansiklopedisi)

Google Aramaları

  • cumhuriyet zamani kefen fetvasi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*