Son Haberler
Anasayfa » Manşet » “40 bin Aleviyi öldürdü” masalı

“40 bin Aleviyi öldürdü” masalı

Bazı tarihlerde Yavuz Sultan Selim’in Anadolu’da 40 bin aleviyi öldürdüğü nakledilir vebu masal hemen hiç tartışılmadan tekrarlanır durur. Fakat nedense Akkoyunlu Devleti’niyıkan Şah İsmail’in Sünni halka yaptıklarından pek bahsedilmez. Oysa çağdaş Osmanlı ve İran kaynaklarında, hatta Venedikli bir gezginin eserinde İsmail’in Akkoyunlulardan aldığı yerleşim yerlerinde Sünni halka çok şiddetli davrandığı, bunlardan 40 – 50 bin kişiyi öldürtüğü, bazı ileri gelenlerinse mezarlarını açtırarak kemiklerini yaktırdığı nakledilir.

Hele hele Uzun Hasan’ın kızı olan öz annesini, sırf Sünni olduğu için kendi elleriyle boğarak öldürdüğünü çoğu kimse bilmez.

Hakikaten çok kısa sürede eski Akkoyunlu şehirlerde neredeyse hiç Sünni nüfusun kalmaması bu katliamın yapıldığını doğrular niteliktedir.

Halbuki Yavuz’un Anadolu’da katlettiği ifade edilen 40 bin Aleviye rağmen buralarda bu inancı paylaşanların yüzyıllarca, hatta zamanımıza kadar varlıklarını sürdürmeleri, sözümona katliamın bir söylentiden ibaret olduğunu göstermektedir.

Çaldıran Seferi

Çaldıran Seferi

 

Peki bu iddianın sağlam bir mesnedi var mıdır?

Anadolu’nun kargaşa içinde bulunduğu bir ortamda tahta çıkan Sultan Selim sert önlemler almak zorundaydı. Önce beylerbeyi ve sancak beyleriyle bölge kadılarına gönderdiği fermanlarla yediden yetmişe Anadolu’da Şah yanlılarının tespitini yaptırdığı ve toplam 40 bin kişiyi öldürttüğü nakledilir. Hemen belirtilmelidir ki, bu defterlerin hazırladığı ve merkeze gönderilip gönderilmediği kesin değildir. Her şeyi kayıt altına alıp muhafaza eden Osmanlı’nın son derece önemli mahiyetteki bu belgeleri korumaması düşünülemez.

Bu bilgiyi veren ilk tarihçi o sıralarda Osmanlı hizmetinde bulunan İdris-i Bitlisi’dir. Osmanlı tarih yazıcılığına mübalağalı İran tarih yazımı anlayışını getiren İdris’in, Cüveyni ve Vassaf’ın tarihlerini örnek alarak yazdığı Heşt Bihişt, sonraki tarihçiler tarafından kaynak olarak kullanılmıştır. Fakat eserini kullanan tarihçiler İdris’i aşırılığa kaçmakla itham etmekten kaçınmamışlardır. O da bu ithamlara “tarih kitaplarının sadece haberlerden ibaret olmaması gerektiğini, hükümdarların nitelikleri ve yaptıkları anlatılırken mübalağaya kaçmanın, yapılan işleri abartarak ortaya koymanın önemli olduğunu” belirterek cevap vermeye çalışmıştı. Ancak mübalağalı anlatımı sırasında İdris’in yer yer karışıklık ve hatalara düştüğü gösterilir.

Yavuz Sultan Selim’in Doğu seferi öncesinde 40 bin kişiyi öldürttüğü ifadesi İdris’in Selimşahname’sinde geçer ki, şehnameler, büyük ölçüde hamasete kaçmış olmalarından dolayı abartmalarla dolu eserlerdir.

İdris, II. Beyazid’e gücenerek İstanbul’u terk eder, daha sonra kendisini çağırarak hizmetine alan Yavuz’a hoş görünmek için her icraatını bire on, hatta yüz katarak anlatan eserini kaleme alır. Onun bu iddiasını doğrulayacak veya kuvvetlendirecek bir başka çağdaş kaynak da yoktur.

20’yi aşkın Selimname’nin hiçbirinde bu önemli olaydan söz edilmez. Bu bakımdan İdris’in buradaki “40 bin” rakamına tarih metodolojisi bakımından ihtiyatla bakmak gerekir. Aynı tarihçi, Şah İsmail’in Tebriz ve dolaylarında 40-50 bin Sünni’yi öldürttüğünden, Şahkulu olayında 50 bin kişinin hayatını kaybettiğinden söz eder ki, bu rakamların da epey abartılı olduğu kabul edilebilir.

Dolayısıyla “40 bin” rakamının gerçeği yansıtmadığı, gerçeğin en az on, belki de yüz katını ifade ettiği söylenebilir.

Objektif bir tarih araştırıcısı böyle düşünmek zorundadır. Yoksa bilimsellikten uzaklaşır ve hataya düşer. Aslında Yavuz’un yaptırdığı tespitte çocuklar ve kadınlar dahil yediden yetişme 40 bin kişinin varlığı söz konusu olabilir.

Cezalandırdığı kişiler ise sadece elebaşılar olup muhtemelen sayıca fazla değildir. Destekleyici kitleden pek çoğunun başka yerlere, özellikle Rumeli ve Mora’yı tehcir edildiği (sürüldüğü) bilinmektedir. Nitekim İdris’i kaynak olarak kullanan Hoca Sadeddin Efendi bunların bazısının hapsedildiğini yazar.

Bu arada Yavuz Selim, topluca Şah İsmail’e sığınanlardan geri dönenlere vergi muafiyeti tanımış ve iskanlarını sağlamıştır. Şu husus da belirtilmelidir ki, Yavuz şark seferine giderken ordusundaki yaşı küçük, fazla yaşlı ve dayanıksız 40 bin kadar askeri Kayseri-Sivas arasında bırakarak arkasında çıkabilecek bir gaileyi önlemek istemişti. Bu 40 bin rakamının da çokluktan kinaye olduğu düşünülebilir.

Derin Tarih – Prof. Dr. Abdulkadir Özcan

Sayı 16, Temmuz 2013

Google Aramaları

  • yavuz sultan selim neden alevileri öldürdü
  • yavuz sultan selim alevileri neden oldurdu
  • yavuz sultan selim alevi oldurdu mu
  • Yavuz sultan selim alevileri oldurdu mu
  • sah ismail annesini öldürdü
  • yavuz sultan selim alevileri neden
  • yavuz alevileri neden öldürdü
  • yavuz alevileri katletti mi
  • yavuz selim alevileri öldürdü mü
  • yavuzsultanin kurtlere sozleri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*