Son Haberler
Anasayfa » Genel » Abdülhamid OLmasaydı ?

Abdülhamid OLmasaydı ?

Abdülhamid OLmasaydı ?1877–1878 Savaşı Abdülhamid’i vahim bir durumla gerçek bir çöküşle karşı karşıya getirmiştir; yeni baştan derlenip toparlanmak, iktidarı ayakta tutmak için büyük bir cesarete, azimkârlığa ve dirayete ihtiyaç vardı. İngiliz tarihçisi Medlicott, “Berlin Kongresi ve Sonrası” adlı eserinde şöyle yazar: O kadar zeki ve hamiyetli genç bir padişaha sahip olmasaydı, Devlet-i Aliye büyük bir ihtimalle param parça olurdu.

Toprakları insafsızca elinden alınmıştı, Rus askerlerinin ve onların kışkırttığı Slav halkının zulmünden kaçan bir sürü Müslüman muhacir akın etmişti İstanbul’a. Bu felaketler yetmiyormuş gibi malî buhran gittikçe korkunçlaşıyordu. Hemen hemen boş olan devlet hazinesine Berlin Muahedesi, Rusya’ya tazminat-ı harbiye ödemek gibi bir mecburiyet yüklemişti Nisbi bir denge sağlamak için yıllarca zamana ihtiyaç vardı. Padişah bu işe adadı kendini, adadı ama gayretleri iki taarruzla engellendi. Şark buhranının bir nevi harman sonu ganimeti: Fransa 1882’de Tunus’u gasp etti. İngiltere Mısır’ı işgal etti.

Bu “kibarca” davranışları mümkün kılan, Tunus’un da, Mısır’ın da merkezden uzak olması; Rusya bana da yok mu diyemeyecekti. Allah için şurasını da söyleyelim: Berlin Kongresi’nde Türkiye çıkarları fazla gözetilmemiş de olsa Rusya’nın çok kârlı çıkmamasına dikkat edilmişti.

Avrupa Türkiye’sinde bağımsız veya yarı-bağımsız kalan devletler zinciri (Romanya, Bulgaristan, Sırbistan) yaratmak, Rusya’nın açık denize ve İstanbul’a ilerlemesini durduracak bir engel yaratmak demekti. Nitekim Ruslar da kızmış, faka bastıklarını anlamışlardı. Bir Alman prensinin vesayetine terk edilen Bulgarlar bu vesayetten kurtulmaya can atıyor. Batı devletleriyle Avusturya’nın kendilerine destek olmasını istiyorlardı.

Sırbistan ve Karadağ, daha çok Rusya’ya bağlı idi. Ne var ki, coğrafi bakımdan Bizans’a giden yol üzerinde değillerdi. Romanya ise siyasi bakımdan Almanya’nın parçasıydı, kültür bakımından Fransa’nın. Bölge diplomasisinin bütün imkânlarını sunuyordu bu ülkeler. Padişah bu imkânlardan ustaca faydalanacaktı. 26 sene büyük devletlerle oynayacağı kumar da koz olarak kullanacaktı onları. Balkan devletleri, o zamanlar Avrupa Türkiyesi denilen kara parçasının merkezine yani Makedonya’ya hep birden göz dikinceye kadar padişahın işine yaramıştı.

Cemil Meriç — Bir Facianın Hikayesi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*