Son Haberler
Anasayfa » Kitaplardan Alıntılar » Abdülhamid’e Kasd

Abdülhamid’e Kasd

Abdülhamid'e KasdAbdülhamîd hakkındaki kast o kadar büyük, köklü ve plânlıdır ki, onu her ne pahasına ve hangi usulle olursa olsun çürütmek için, hissî vesahte tarafından fikrî, el atılmadık vâsıta bırakılmamıştır.

Abdülhamîd’in Abdülmecid’den gelmediğini,…

saray hizmetçilerinden bir ermeninin piçi olduğunu iddia etmeye kadar…

Biricik delilleri de,Abdülhamîd’in yüzü ve tipidir. Bu yüz ve tip ermeni farikasını belirtiyormuş ve Abdülmecid’in çehre ifâdesini tutmuyormuş…

Hattâ büyükTürk Hükümdarının son on yıllık saltanat devrinde, Avrupa’da sözüm ona hürriyet mücadelesi ile uğraşanlar, utançlarından erimeden,neşrettikleri yapraklar üzerine bu iğrenç iddialarını aksettirmişler;

ve bu noktadan, onun Halifelik ve Sultanlığını meşruluğa aykırıgöstermeğe yeltenmişlerdir. Bir türlü hazmedemedikleri Abdülhamîd’in, burnu ve tipi, Osmanoğulları soyunun belki en sadık örneklerindenbiri olduğu halde, bu ruhları piç ucuz kahramanlar, Avrupalılara karşı bizzat kendilerinin ve milletlerinin pâdişâhına piçlik isnâdındaki şenaati hissedememişlerdir.Abdülhamîd’e değil, hürriyet iddiasının kimlerin elinde harekete geçtiğine dikkat…Bunlara göre, Abdülhamîd’i babası Abdülmecid bile sevmezmiş…

Güya oğlu dünyaya geldiği zaman, haberi, kendisine hamamdaykenvermişler… Abdülmecid müjdeciye bahşiş vermek için üzerinde para bulunmamasından uğursuzluk duygusuna kapılmış… Güya düşünmüşki, Abdülmecid, yeni doğan oğlu bir gün pâdişâh olacaktır ve devri Türk Milleti hesabına bir uğursuzluk çığırı açacaktır.

Yine Abdülmecid birgün oğulları ile birlikte sofrada otururken yemeğin sonunda, Abdülhamîd’in yemiş tabağında kalan bir dilim karpuzu alıp sıvıştığını görmüş ve hemen kararını vermiş:

Bu ahlâksızı düzeltmeye uğraşmak boşuna zahmet çekmektir!Ve yanında duran Mihran Bey’e şöyle demiş:

Çocuklarımdan hiç bir kaygım yok! Fakat şunun hayırlı bir şey olmayacağı şimdiden anlaşılıyor! Onu düzeltmekten ümidimi kestim!

Yine güya bir gün Abdülmecid, Mihran Bey’in amcası Deli Boğos Efendiye demiş ki;

Ben bu oğlandan bıktım, usandım artık! Büyük bir hilekâra benziyor o… Yüz verilecek mahlûk değil…Bu türlü nakillerin, tek kelime eklemeden sadece kendilerini göstermek, ne olduklarını belirtmeye yeter.

Devlet çapında insanlara ait yalanların tarihi olsaydı, onda bundan daha âdi ve şer’î bir uydurma bulunamazdı. Ne yapalım ki, Abdülhamîd hakkındaki bütün nakiller,ilim, akıl, imkân ve hakikat bakımlarından hep bu kırattadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*