Son Haberler
Anasayfa » Genel » Allah’a şikayet etmişti

Allah’a şikayet etmişti

Filistin Davasının simge ismi Şeyh Ahmed Yasin…

Filistin Davasının simge ismi Şeyh Ahmed Yasin, bundan 7 yıl önce şehit edilmişti.

Şeyh Ahmed İsmail Hasan Yasin (d. 1938, El Cura – ö. 22 Mart 2004, Gazze)…

Şeyh Yasin, Doktor Abdülaziz El Rantisi ile birlikte Filistin’in bağımsızlığı için mücadele veren Hamas’ın kurucusu olarak bilinir.

Yasin, Filistin’in Britanya Mandası olarak yönetildiği dönemde Aşkelon yakınlarındaki El Cura köyünde doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Filistin pasaportuna göre 1 Ocak 1929’da doğmuştur. Ancak kendisi 1938’de doğduğunu ifade etmiştir.

İsrail’in kurulmasının ardından yaşanan 1948 Arap-İsrail Savaşı’nın ardından o da binlerce Filistinli gibi mülteci konumuna düştü ve Gazze Şeridi’ndeki Curat Şams bölgesinde yaşamaya başladı.

12 yaşında spor yaparken yaralandı ve ayakları felç oldu. Lise eğitiminin ardından Kahire’deki El Ezher Üniversitesi’ne gitti ve burada Müslüman Kardeşler’e katıldı.Daha sonra Gazze’ye döndü ve öğretmenlik yapmaya, aynı zamanda camilerde vaazlar vermeye başladı.

Hızla ünlenen Yasin, Gazze İslâm Enstitüsü’nün başına getirildi. Bu dönemde evlendi ve 11 çocuğu oldu.

Müslüman Kardeşler’in Filistin koluyla ilişkiye geçti. 1987’de İntifada hareketi sırasında Abdülaziz El Rantisi ile Müslüman Kardeşler’in Filistin Kanadı’nı (Hamas) kurdu ve ruhani lideri oldu.

18 Mayıs 1989’da İsrail Güvenlik Güçleri tarafından tutuklandı. Bu dönemde işkenceye uğradı, dört gün süreyle tahta bir sandalyeye bağlı olarak oturtuldu ve uyuması engellendi. Daha sonra Ramallah Cezaevine gönderildi. Sekiz yıl hapiste kaldıktan sonra Eylül 1997’de Ürdün’de yakalanan iki Mossad ajanıyla takas edilerek serbest kaldı. Amman’da El Hüseyin Tıp Merkezi’nde Kral Hüseyin tarafından tedavi ettirildikten sonra Gazze’ye döndü.

İLK SUİKAST BAŞARISIZ

6 Eylül 2003 tarihinde İsrail Hava Kuvvetleri’ne mensup bir F-16 Gazze’de bir binaya füze saldırısında bulundu. Yasin saldırı sırasında binadaydı ancak kurtulmayı başardı. İsrailli yetkililer daha sonradan saldırının hedefinin Yasin olduğunu doğruladılar.

ŞEHADET VAKTİ GELİNCE…

Ahmed Yasin 22 Mart 2004 tarihinde bir İsrail saldırısıyla şehit edildi. Sabahın erken saatlerinde namazdan dönerken bir İsrail helikopteri Yasin ve iki korumasının üzerine füze fırlattı. Yasin ve korumaları, çevreden geçmekte olan dokuz kişiyle birlikte olay yerinde şehit oldu. Aralarında Yasin’in iki oğlunun da olduğu ondan fazla kişi de saldırıda yaralandı.

Yasin’in yerine Abdülaziz El Rantisi Gazze Şeridi’nde HAMAS’ın yeni lideri oldu ancak Rantisi de 17 Nisan 2004 tarihinde İsrail tarafından şehit edildi.

(kaynak:wikipedia)

MEŞHUR HAYKIRIŞI

Şeyh Ahmet Yasin, özellikle İslam aleminin sessizliğine karşı haykırış olarak kaleme aldığı mektubu ile zihinlerimizde yer etti.

Bugün dahi manidar olarak güncelliğini koruyan mektup, Filistin Davasının ‘yalnızlığına’ yakılmış bir ağıt olarak tarihe geçti.

İşte o mektup:

Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu Sana şikâyet ediyorum!

Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!

Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!

Ben ki saçları ağarmış, ömrümün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim!

Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!

Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler!

Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu?

Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?

Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!

Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış! Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye. ‘Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü’min kullarına yardım et!’ diye çağıramaz mı? Buna da mı gücünüz yetmiyor? Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:

Bizler direndik, ileri atıldık ve kaçmadık..

Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek!

Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!

Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim! Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!

Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır! Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!

Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!

Allah’ım!

Sana şikâyette bulunuyorum… Sana şikâyette bulunuyorum… Gücümün azlığını, imkânımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı Sana şikâyet ediyorum. Sen mustazafların Rabbisin… Sen bizim Rabbimizsin… Bizi kime bırakıyorsun? Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana m?

Allah’ım!

Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına, Sana şikâyette bulunuyorum.

Sana şikâyette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı… Birliğimiz bozuldu… Yollarımız ayrıldı… Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikâyet ediyoruz…

Kaynak:Haber5

Google Aramaları

  • cura yacin ki curat

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*