Son Haberler
Anasayfa » Kitap Özetleri » Ama Hangi Atatürk, Kitabının Özeti;

Ama Hangi Atatürk, Kitabının Özeti;

10710839_778675998855633_8061840242296493382_n

Ama Hangi Atatürk, Kitabının Özeti;

Taha Akyol bir ilki gerçekleştirdi ve Atatürk’ün resmî kaynaklarda yer almayan konuşmalarını arşivlere ve belgelere inerek ortaya çıkardı. Atatürk’ün din, demokrasi, ve yargıyla ilişkisini ve bunun günümüz Türkiye’sine etkisini bütün berraklığıyla gözler önüne serdi.

Anadolu’da milli mucadele başlatma fikrinin ataturk’den degil, Ali fuat ve Kazim karabekir paşalardan çiktıgıdır.Kazim karabekir bu konuyu Ataturk’e açtiginda şoyle bir cevap almistir: himm evet bu da  bir fikirdir;

Anadolu’da hareket Mustafa Kemal’den önce başlamıştır.

Mustafa Kemal Paşa, Milli Hareket zamanla padişaha karşı çıkacak ölçüde güçleninceye kadar, ‘3. Ordu Müfettişi’ ve ‘Fahri yaver-i hazreti şehriyarı’ unvanlarını titizlikle koruyacak, imzalarını bu sıfatla atacaktır.

Mustafa Kemal başkanlılık kürsüsüne general üniforması ve Padişah (yaver) kordonuyla çıkmıştı, Trabzon delegesi Zeki Bey münasebetsiz bir tavırla itiraz ederek evvela Üniforma ve padişah yaveri kordonunu çıkarmasını istedi ve ‘tahakkümden korkuyoruz’ dedi. Pek müşkül bir duruma düşen Mustafa Kemal Paşa o akşam üniformayı atmaya mecbur kalmıştı.

Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol

Anadolu’ya gecmek istemeyen, ayak direyen Mustafa Kemal’i de ikna etmeye calisan (Kazım) Karabekir’dir. Ornegin, atandigi Erzurum’daki kolordusuna gitmeden once, Nisan 1919′da Mustafa Kemal’i Sisli’deki evinde ziyaret eden Kazim Karabekir, Mustafa Kemal’e sunlari soyluyor:”…Anadolu’ya ordu basina geliniz. Hem de Dogu’ya, milletin kurtulus anahtari Dogu’dadir… Planim basittir. Milli bir hukumet teskili…”Mustafa Kemal’in yaniti “Bu da bir fikirdir, ahval gunden gune size hak verdiriyor. Iyi olayim, size katilmaya calisirim.

Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol- (s.25)

Türklerin Bolşevikliği kabul etmesi; İngilizlerin müthiş korkusu ama Lenin’in büyük umududur. Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol- (s.25)

Mustafa Kemal padişahın kızıyla evlenip Harbiye Nazırı olmak istiyordu. Nisan 1919’a kadar İstanbul’da siyaset yaptı. İzzet Paşa hükümeti kurulacak kendisi de Harbiye Nazırı olacak ve memleket öyle kurtulacaktı. Kafasında Milli Mücadele projesi yok, bu projeyi Kazım Karabekir, Ali Fuat Paşa düşünüyor ve ona anlatıyorlar. Mustafa Kemal de “şartlara göre karar vereceğim” diyor. Harbiye Nazırı olamayacağını, siyasi bir çözüm üretemeyeceğini görünce Samsun’a geçiyor. Samsun’dan itibaren ikinci Mustafa Kemal’dir.

Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol

Mustafa Kemal Halkçılık programı ile Meclis içindeki solu yanına çekip etkisizleştirirken, Meclis dışındaki solu etkisizleştirmek için de kendi arkadaşlarına resmi bir Türkiye Komünist Partisi kurdurmuştur, bunun dışında kalan komünistleri İstiklal Mahkemeleri ne vererek tasfiye etmiştir. Milli Hareket güçlendikçe Mustafa Kemal Paşa solu tasfiye etmiş ve sağa kaymıştır. Mustafa Kemal paşa Milli Mücadele de ‘Doğu ideali’nin gerçek bir kahramanı, zaferden hemen sonra ise radikal bir Batılılaşmanın önderidir.

Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol

Atatürk; İzmir iktisat kongresiyle batıya iki önemli mesaj verilmiştir; bunlardan biri kapitülasyonların kabul edilemeyeceği, diğeri ise Türkiye’nin liberal politikalar izleyeceğidir. Emperyalizm’e ve Kapitalizm’e karşı olan ‘Anadolu İhtilali’, halkçı ve devletçi karakterini, zaferden hemen sonra unutmuş ve liberal ekonomiye dönmüştür.

Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol

Mustafa Kemal Paşa Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920 gününden, Sakarya savaşının zaferle sonuçlandığı 15 Ekim 1922 gününe kadar konuşma ve yazışmalarında emperyalizm ve kapitalizme karşı mücadele ettiğini söylemiştir. Adeta dönüm noktası olan 3 Mart 1922 tarihli konuşmasında Mustafa Kemal sol terimleri son defa kullanmıştır. Lozan’dan itibaren Batıya (emperyalizme) yöneliş başlamıştır. Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol

Milli Mücadele dönemi İslami terimler ve sol terimlerin kullanıldığı dönemdir ancak İslami terimler çok daha fazla kullanılmıştır. Hilafet’in kaldırıldığı 1924 den sonra dini terimler özellikle siyaset alanında Gazi’nin sözlüğünden hızla çekilmektedir. Dört farklı dönem de dört farklı Atatürk vardır. Lozan’dan sonra özellikle de 1930’larda bu dördünden de farklı Atatürk resmi vardır. Sadece kıyafetlerle değil düşünce ve siyasetiyle de.

Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol

Atatürk’ün rejimi, Atatürk’ün hukuk anlayışı bugün hiçbir şekilde referans kaynağı olamaz. Atatürk’ün kendisi ihtilal Hukukunu uyguladı. İhtilal Hukuku kavramıyla bağdaşmayan otoritenin sınırlandırılması bağımsız yargı falan bunları kabul etmedi.Atatürk Muhafazakârları dışladı, muhalefeti dışladı, daha da önemlisi liberalleri de dışladı. Yani İstiklal Mahkemelerinin susturduğu aydınlar arasında sadece muhafazakârlar değil liberaller de vardı. İstiklal mahkemeleri bugün misilleme ve intikam aracı olmamalı.İstiklal Mahkemelerinde haksız yere idam edilen falancaların itibarının iadesi falan bunlar hala gündemde. Onun için milleti idare edenler yara açmaktan sakınılmalı. Devleti idare edenler otoriter tavırlarla insanlarda korku yaratmaktan, çekingenlik yaratmaktan sakınmalı ki; onların birikimi ilerde daha büyük tepkilere yol açar.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.–09.03.2013]

Atatürk Rejimi Referans Olamaz Atatürk devrimleri siyasi ve kültüreldir.yani ekonomik ve bilimsel değildir.

Bugün, Atatürk ve İnönü döneminin örnek gösterilerek savunulmasını hayretle ve dehşetle karşılıyorum” dünya görüşüm itibariyle devrimlerin siyasi ve kültürel değil ekonomik ve bilimsel olması gerektiğine inanırım.Ben hiçbir siyasi devrime Fransız devrimi deyin, Rus devrimi deyin Türkiye’deki otoriter bu( Atatürk) devrim uygulaması deyin ben bunlara bugün için model alınacak örnekler olarak bakamam.Atatürk’ün rejimi, Atatürk’ün hukuk anlayışı bugün hiçbir şekilde referans kaynağı olamaz. Atatürk’ün kendisi ihtilal (darbe,diktatörizm)Hukukunu uyguladı. İhtilal Hukuku kavramıyla bağdaşmayan otoritenin sınırlandırılması bağımsız yargı falan bunları kabul etmedi.Atatürk Muhafazakârları dışladı, muhalefeti dışladı, daha da önemlisi liberalleri de dışladı. Yani İstiklal Mahkemelerinin susturduğu aydınlar arasında sadece muhafazakârlar değil liberaller de vardı. İstiklal mahkemeleri bugün misilleme ve intikam aracı olmamalı.  İstiklal Mahkemelerinde haksız yere idam edilen falancaların itibarının iadesi falan bunlar hala gündemde. Onun için milleti idare edenler yara açmaktan sakınılmalı. Devleti idare edenler otoriter tavırlarla insanlarda korku yaratmaktan, çekingenlik yaratmaktan sakınmalı ki; onların birikimi ilerde daha büyük tepkilere yol açar.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.–09.03.2013]

Kısa Bir Karakter Tahlili ;

M. Kemal Erzurum’dan Padişah Vahdettin’e uzun bir telgraf çeker, Padişahı aşırı derecede över, altına da “Kulları Mustafa Kemal” imzasını atar.

Çektiği başka bir telgrafta, “sizin ayağınızın tozuna yüzümü sürmeye hasretim” der. Tarihçi (kemalist)Sina Akşin, “Bunu yazan M. Kemal olmasa, neredeyse ‘bende’ (köle) üslubuyla yazılmış diyeceğim” diyor. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.]

Bilim nedir? Bilim bir metottur ve sadece hayatın belirli sahalarında geçerlidir. Hayatın diğer alanlarında sanat, estetik, din, edebiyat vb. geçerlidir. Atatürk, “hayatta en hakiki mürşit bilimdir” diyen bir kişi. ama dil ve tarih (ve din)  görüşlerinin yanlış (hurafe) olduğu da bir gerçek. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

 

Atatürk niye kurtuluş savaşı sırasında çok din vurgulu konuşmalar yapıyor?Atatürk o dönemde taktik olarak hem komünizm taraftarıyım diyor, hem de Abdülhamit’ten daha İslamcı kavramlarla konuşuyor. Siz, Atatürk’ün Ben de komünizm taraftarıyım” dediğini yazıyorsunuz. Atatürk komünizm taraftarı mı? Taha Akyol: Hayır. Atatürk kesinlikle komünizm taraftarı değil. Ne Kurtuluş Savaşı sırasında ne de sonrasında Atatürk’ün komünizme ve sosyalizme hiç bir zaman hiçbir sempatisi olmadı.yalan mı söylüyor? Taktik yapıyor. Sovyetler Birliği’nden yardım almak için bunu söylüyor. milli mücadelenin gücü artınca, Atatürk komünizmle arasına mesafe koyuyor ve komünistleri tutuklamaya başlıyor. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

M.kemal dini kullandı . (milli mücadele yıllarında övdü başımıza idareci olunca sövdü) “Atatürk dini, Milli Mücadele yıllarında siyaseten kullandı. “Kanun-i Esasi’miz Kur’an’dır. Allah’ın emirlerine uymadığımız için geri kaldık” dedi.”“Meclis’i öyle bir İslâmi gösterişle açtı ki, Atatürk’e göre çok muhafazakâr olan Karabekir “bu kadarı fazla” dedi. Bunu, ahaliyi kazanmak için yaptı. Bu konuşmalar hep Milli Mücadele sırasında oldu. MİLLİ MÜCADELE SONRASI İNKAR ETTİ Atatürk, “antiemperyalizm” sözlerini de hep Milli Mücadele sırasında söyledi.”“Milli Mücadele’den sonra ise laiklik yolunda ilerledi. “Biz gökten indiği zannedilen kitaplara göre değil, hayatın gerçeğine göre politika yapıyoruz” dedi.”Atatürk dini siyaseten kullanmayı çok iyi başardı.Atatürk niye yaptı bunu?Bu politik bir davranış. İstanbul’da halife var ve Milli Mücadele’nin aleyhine fetva yayınlamış. Mustafa Kemal’in o dönemde bütün ahalinden destek toplayabilmesi için, kendisinin o fetvada anlatıldığı gibi “şeriata ve halifeye karşı çıkan biri” olmadığını, aksine şeriatı ve halifeyi kurtarmaya çalışan biri olduğunu ispat etmesi lazım. Çünkü İstanbul’da yayınlanan fetvalardan ötürü Anadolu’da bazı iç isyanlar çıkıyor. Mustafa Kemal de, “hayır, ben İstanbul’un söylediği gibi laislâmi bir hareket değilim. Aksine ben daha İslâmi bir hareketim” mesajını vermek istiyor. Aradan iki yıl geçiyor ve Sakarya zaferi kazanılıyor. Meclis’te bir müezzin Mustafa Kemal’in gelişi şerefine ezan okumak istiyor. Onu haşlıyor. “Ezanın yeri burası değil, camidir. Oraya git” diyor. Gücü eline geçirince laikliğe doğru yürümeye başlıyor. Çünkü onun kafasındaki esas model  [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Kemalist rejim halka dayanan bir rejim değildi. Demokrasi değildi. Bunu bugün söylediğiniz zaman Kemalistler, düşmanlık gibi algılıyorlar. Ama rejimin halka dayanmadığını, silaha dayandığını yazan Kemalist Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur. Rejimin halka dayanmadığını, devlet kuvvetlerine dayandığını yazan Falih Rıfkı Atay’dır. Çankaya adlı kitabında Falih Rıfkı, “Hakiki milli egemenliği isteyenler terakkiperverdir. Yani Karabekir ve arkadaşlarıdır. Biz ise ordu ve devlet gücüyle ayakta durarak inkılâpları yapmak zorundaydık” diyor. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Biz bugün sulh kavramını daha demokratik bir içerikle anlıyoruz ama o (Atatürk döneminde) zamanki “yurtta sulh”, yurtta itaatin sağlanması, çatışmanın olmaması anlamına geliyor. Onlar şiddet yönteminin sulhu sağlayacağını düşünüyorlar. Atatürk en şiddetli edeplendirme, uysallaştırma politikalarını da, en şiddetli bastırma politikalarını da, “inkılâpları yerleştiriyorum, böylece yurtta sulhu, huzur ve sükunu sağlıyorum” düşüncesiyle yaptı. Ancak 1946 yılına gelindiğinde, İsmet İnönü, Faik Ahmet Barutçu’ya “Atatürk’ün şiddet metodlarıyla artık bu memleket idare edilemez. Kanun devrine geçmemiz lazım” dedi. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Atatürk, Şeyh Said Ayaklanmasını, muhaliflerini susturmak için kullandı mı? Kesinlikle… Atatürk’ün başvekili Fethi Bey bile Takrir-i Sükûn Kanunu’nun ve sıkıyönetimin sadece isyan çıkan illerde uygulanmasını savunuyor. Atatürk ise İsmet Paşa’yı başbakanlığa getirerek İstanbul’da bile Takrir-i Sükûn Kanunu’nu uygulatıyor. Gazetecileri, muhalif basını tamamen susturuyor. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Düşünün ki, Kazım Karabekir’in İstiklal Harbimiz isimli anıları, ancak 1961’de basılabildi ve o da toplatıldı. Daha sonra güç bela mahkeme kararıyla beraat etti. Kazım Karabekir o kitapta Atatürk’e muhalefet edenlerin bakış açısını gösterir. “Milli mücadeleyle istiklalimizi kazandık ama tek parti rejimiyle hürriyetimizi kaybettik” der. Bana göre tarihin özeti budur. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Atatürk’ün dönemi toplumun geneli açısından hâlâ kapalı bir kutudur. Onun, spordan müziğe hayatın pek çok alanındaki vecizelerini biliriz ama bu toplumun en temel meselesi olan demokrasi, hukuk ve yargı konularındaki düşüncelerini ve yaklaşımını bilmeyiz. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Yabancı gazeteciler Atatürk’e “Sizde niye birden fazla parti yok? Siz diktatörsünüz” diyorlar.

Kazım Karabekir, “Biz cumhuriyet kurmadık mı? Partisiz (seçimsiz) cumhuriyet mi olur?”diyor.

Atatürk 1930’da kendisinin Batı’da diktatör olarak anıldığını, manzaranın hakikaten bir diktatörlük manzarası olduğunu ve ölürse geriye bir istibdat(diktatör,despot) müessesesi kalacağını, halbuki bunu istemediğini, ve bunun için Serbest Fırka’nın kurulmasını istediğini söylüyor. Serbest Fırka  Üç ay sürüyor ve Atatürk kapattırıyor.  Ama halkın o partiyi (tcf -ilerici cumhuriyet partisini) tuttuğunu görünce Atatürk Partiyi kapatıyor, daha sert bir rejim geliyor, basın ve cemiyetler kanunları değişiyor. Türk Ocakları, kadın dernekleri kapatılıyor. Çünkü hepsi Serbest (tcf -ilerici cumhuriyet partisini) Fırka’yı destekliyorlar.Terakkiperver Fırkası kurulur kurulmaz, Atatürk, Fethi Okyar’ı Karabekir’e gönderiyor. “Çok kötü şeyler olacak. Partinizi kapatın” diyor. (…) Atatürk’ün projesinin tek partili cumhuriyet olduğu açıkça ortaya çıkıyor. Atatürk çok partiyi istemiş de, mecbur kaldığı için tek partili rejim kurmuş değil. Atatürk’ün kafasındaki proje tek parti idaresi kurmaktır. Prof.Cemil Koçak bunu belgesiyle açıkladı.

[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Peki, Atatürk’ü eleştirmenin cezası neydi? Mesela Cavit Bey, darbe girişimi suçlamasıyla idam edildi Aslında öyle bir şey yoktu. Örgütlü muhalefeti tasfiye etmek için yapılmış bir suçlamaydı bir muhalefet figürüydü.

[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]


Dönemin ünlü gazetecisi Hüseyin Cahit Atatürk’ten çok daha önce laikliği savunan bir gazeteciydi Hüseyin Cahit. Cumhuriyet”i, “mutlakıyetçi cumhuriyet” olduğu için eleştiriyordu. Onun da dergisi kapatıldı ve İstiklal Mahkeme’sinde yargılandıktan sonra sürgüne gönderildi. Şurası kesin ki, Atatürk gibi liderlerde çok yüksek bir “ben (ego)” duygusu vardır.

[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

“Mareşal Karabekir, “Milli mücadeleyle istiklalimizi kazandık ama tek parti rejimiyle hürriyetimizi kaybettik” der. Bence tarihin özeti budur.”

(Chp’nin) altı okun içi hiç doldurulamadı. Bir sistem getirilemedi. Sol ve liberallere karşı Kemalizm ortaya bir siyaset felsefesi koyamadı. Bu yüzden Ecevit 1970’lerde CHP’yi yüceltirken altı oku geriye çekti güvercini öne sürdü. Çünkü altı ok deyince bazı hatıraların oluşturduğu bir anlayış var. Otoriter, baskıcı, jandarma dipçiği, karakolda işkence, anlayış akla geliyor.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Kazım Karabekir “Musul meselesi çözülmeden Hilafeti kaldırmamız yanlış. Kürtlerin sadakatini kaybederiz. İleride düşünelim bunu” diyor. Haksız mı peki? Haksız değil[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Hilafetin 1924’te kaldırılmasına en önemli tepki Şeyh Said İsyanı’dır. Sünnilikte devlete, sultana isyan etme geleneği yoktur. (…) Ama Hılafet kalkınca Şeyh Said İsyanı oldu.

[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Teslim etmek gerekir ki; Türkiye’de bir Atatürk tapısı / kültü kuruldu. Atatürk tanrılaştırıldı. Bu, Mustafa Kemal’in kendi sağlığında başladı. Bunda biraz da kendi günahı var. Atatürk bu kadar ben merkezli,(egosit) bu kadar otoriter olmasaydı, Atatürk olamazdı.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Atatürk’le birlikte Kurtuluş Savaşı’nı yapan birçok silah arkadaşı daha sonra siyasetten tasfiye edildiler. Çünkü Karabekir ve arkadaşları da modernleşme istiyorlardı. Muhalefet modernleşme amacına değil, yöntemine (atatürk’e) itiraz ediyordu. Kazım Karabekir, Ali Fuad Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele, Adnan Adıvar… Bu dönemde Atatürk’ün yanında İsmet İnönü, Fevzi Çakmak gibi isimler kalıyor.Milli Mücadelede sayılar inanılmayacak kadar küçüktü. En çok yüzelli, iki yüz bin kişi. Son derece uzun sürmüş küçük (savaş)bir şey ama Milli Mücadele ya da İstiklal Harbi, siyasi bir olay olarak önemli.Fakat sonrasında politik sebeplerle Ali Fuad Paşa, Karabekir Paşa ve Rauf Bey ortalıktan siliniyor. Bunlar da muhalefete geçiyor.  Ali Fuad Paşa”yı Çerkes Edhem ile işbirliği yaptı diye Moskova’ya büyükelçi olarak sürüyorlar, Karabekir’in askeri zaferlerini görmezden geliyorlar. Sonra Rauf Bey’e takıyor. Ki Rauf Bey Milli Mücadele’de hep onunla birlikte. Mesela, Nutuk’ta en çok yerilen kişi Vahdeddin değil, Rauf bey.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Alfabe inkılâbından sonra okur yazarlık yüzde 10’larda geziyor. Ekonomik felaket kötü. Köylünün üretimi para etmiyor. Peşinden benim hatırladığım  savaş (II. Dünya Savaşı) yılları. Annemin ekmek dilimlerini güneşte kurutup bozulmasın diye saklardı. Şeker, ekmek karneyle. Üniversiteyi bitirdiğim yıllar eleştirel gözle baktığım yıllar.DP’ye (demokrat parti-adnan menderes) gelinceye kadar Türkiye, elli yıldır kımıldamamış bir vaziyette.Atatürk döneminde sorumsuzluk ve yolsuzluk almış başını gitmiş. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Milli Mücadelenin başında, Cumhuriyetin ilk yıllarında Bektaşiler -Aleviler kesinlikle Mustafa Kemal’i desteklediler. Hele hilafeti kaldırması Alevileri sevindirdi. Çünkü baskı unsuru gibi görülürdü. CHP Alevilerin partisiydi, bu, Dersim’e rağmen devam etti. (…) Dersim’den önce ve sonra Kürt ve Türk Alevi cemaatinin büyük kısmı CHP’yi desteklemiştir.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Osmanlı’da meşrutiyette meclis vardı, seçim vardı, parlamenter usuller vardı. Fırka (parti) kavramı yerleşmişti. Zaten bu yüzden Birinci Meclis’te farklı görüşten ve etnik kökenden insanların, komünistlerin, hocaların birarada bulunmasını yadırgamıyorlardı. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

CHP’nin altı oku müzakere edilirken, Atatürk, Şükrü Kaya’ya “Şükrü Beyefendi siz iktisadi doktrinler uzmanısınız. Liberalizm ne demek” diye soruyor. Şükrü Kaya, “Liberalizm sömürge ekonomisidir” diye cevap veriyor. Atatürk, “O zaman biz liberal olmayacağız” diyor. Atatürk’ün Liberalizmin ayrıntılarını bilmediği kanaatindeyim. Atatürk’ün okuduğu kitaplar daha çok dil ve tarih meseleleriyle ve ulus oluşturmakla ilgilidir.O’nun aydınlanma kaynağı Fransız jakobenizmidir, Voltaire’dir,(islam düşmanıdır)  Rousseau’dur.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Atatürk; İzmir iktisat kongresiyle batıya iki önemli mesaj verilmiştir; bunlardan biri kapitülasyonların kabul edilemeyeceği, diğeri ise Türkiye’nin liberal politikalar izleyeceğidir. Emperyalizm’e ve Kapitalizm’e karşı olan ‘Anadolu İhtilali’, halkçı ve devletçi karakterini, zaferden hemen sonra unutmuş ve liberal ekonomiye dönmüştür.

Kaynak;  Ama Hangi Atatürk, Taha Akyol

Chester projesi (yeraltı kaynaklarımızı Amerika’ya teslim eden sözleşme) Amerikan şirketine verilmiştir. Mustafa Kemal imzası vardır! Hatta Atatürk’ün emperyalizm diye bir problemi yoktur, Atatürk’ün antiemperyalist olduğu görüşü 1960’larda solcular tarafından icat (uyduruldu) edildi. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.]

Sol Kemalistler, Atatürk’ün 1930’larda İngiltere ile ittifak yapmak için nasıl canla başla uğraştığından hiç bahsetmiyorlar, İsmet Paşa’yı suçluyorlar.Niye?Bu, ideolojik davranmaktır. Sol Kemalistler, “Atatürk hiçbir emperyalist devletle ittifak yapmadı. Saat dokuzu beş geçe emperyalizm Türkiye’ye girdi. Çünkü, İnönü geldi” diyorlar. Oysa Atatürk İngiltere’yle ittifak yapıyordu, ömrü yetmedi. 1939’da İnönü ittifakı imzaladı. Zaten biz hep 1920’lerden bahsediyoruz. 1930’lardan hiç bahsetmiyoruz. Bu tarihçilik değildir.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.–09.03.2013]

Neşe Düzel; Atatürk, dinin ve din adamlarının laiklik için bir tehlike olacağını mı düşünüyordu?Evet. Hem Atatürk’ün hem de onu takip eden Kemalistlerin “Laiklik elden gidiyor” endişeleri vardır. Kemalist yazar Yakup Kadri, Panorama romanını “Türkiye demokrasiye geçiyor, yobazlar iktidara geliyorlar ve ilericileri kıtır kıtır kesiyorlar” diye bitiyor. Bu bir psikolojiyi gösteriyor.Bu psikolojiyi kim yarattı?Resmî ideoloji yarattı. Kemalist yönetim halk yerine devlet güçlerine dayandı. Böyle olunca da halka şüpheyle bakıldı. Şevket Süreyya, “Kemalist bürokrasi, 1920’lerin ortasından itibaren halktan kopuk bir bürokratik hizip(parti) haline geldi” der.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.]

Atatürk partisinin ideolojisini Kemalizm olarak benimsedi. Atatürk Kemalizm sözünü benimsedi ve kullandı. CHP’nin 1932 programında “partimizin fikriyatı Kamalizmdir” diye yazılıdır. Ses uyumu açısından o dönemde Kamalizm deniyor. Atatürk Kemalistti ve Kemalizm sözü onun döneminde geliştirildi.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.]

 Atatürk Kurtuluş Savaşı sırasında Moskova’dan para ve silah yardımı almak için 1921‘de komünist Bolşevik eğilimli halk zümresinin programını kendi halkçılık beyannamesi olarak yayınladı. Moskova’dan yardım alınmasaydı, Milli Mücadele belki başarılamazdı. Sakarya Savaşı bittikten sonra Moskova’nın yardımına ve Meclis’teki solculara ihtiyacı kalmadı ve solcular tutuklanmaya başladı. Mustafa Kemal pragmatiktir. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.]

 Mustafa Kemal pragmatiktir.Politikacılığı (iki yüzlüğü) dikkate alındığında ne değişiyor, ortaya ne çıkıyor?

Mesela Atatürk’ün gazeteciler tarafından çok kullanılan bir sözü daha vardır. “Basın hürriyetinden ortaya çıkacak olan sakıncaların çaresi yine basın hürriyetidir” diye. Oysa Takrir-i Sükûn döneminde basının nasıl yasaklandığını gazeteci Ahmet Emin Yalman (veya belgeler) anlatır. Atatürk’ün politik şartlara göre söylediği sözler vardır. .[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.]

Müslüman/Dindar bir Atatürk portresi çizmeye çalışan muhafazakârların kullandıkları olayların(sözlerin) hepsi 1923 öncesinin M. Kemal’ine aittir. (…) Kurtuluş Savaşı’nda Bolşevik((kömünist) ve İslamcı kavramları bir arada kullanan M. Kemal ile 1930’larda İslamcı kavramları toplum hayatından tamamen çıkarmaya çalışan (islamiyeti inkar eden)  M. Kemal farklı Mustafa Kemallerdir. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.– Şubat 2012]

”Atatürk muhalefete, kendisine aykırı olan görüşlere izin vermeyen, tek partiye inanan bir liderdi. Zaten bu tür ego duygusu olmadan da o çapta bir lider olunmuyor… Mesela o dönemde Türk Ocağı da, Türk Kadınlar Birliği de hep kapatılıyor. Türk Ocağı inkılâp karşıtı değil, gerici değil… Niye kapatıyorsun? Türk Kadınlar Birliği, laik, çağdaş bir dernek. Balo falan yapıyorlar. Onu niye kapatıyorsun? Kapatılıyorlar çünkü ortada sadece Gazi’nin (M.kemal ) fikirleriyle teşkilatlanmış tek bir siyasi parti olacak. Gazinin fikirleriyle teşkilatlanmış tek örgüt de Halk Evleri olacak…

[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Atatürk cumhuriyetcileri dışlayarak cumhuriyeti ilan etmiş olmasıdır.

Atatürk, cumhuriyeti kendisine muhalefet edecek kesimlerin katılımıyla ilan etmek istemiyor. Atatürk cumhuriyeti kendi kararıyla ilan etmek istiyor. Eğer cumhuriyetin ilanına Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Adnan Adıvar, Hüseyin Avni Ulaş gibi Milli Mücadele’nin önde gelen isimleri katılsaydı, bunların cumhuriyet rejimi içinde meşruiyetleri olacaktı. Atatürk cumhuriyetin ilanını, onların İstanbul’da oldukları bir tarihe denk getirdi. Onların, daha sonra “bizi dışladın, devre dışı bıraktın” diye verdikleri tepkileri, cumhuriyet karşıtlığı gibi kullandı. Buradaki mesele, onların, cumhuriyet düşmanı olmaları değildir. Mesele, Atatürk’ün muhalefeti dışlayarak cumhuriyeti ilan etmiş olmasıdır.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Mustafa Kemal, ileride yapacağı inkılâpların kadrosunu daha Milli Mücadele’yi yaparken kuruyor. Garp cephesi komutanlığına generalleri getirmiyor da, o sırada henüz albay olan İsmet İnönü’yü getiriyor. [Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar. Taraf-2009 ]

Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

Kitap Özetleri-Tüm Linkler ;http://yakintarihimiz.org/kitap-ozetleri-tum-linkler.html

Google Aramaları

  • ama hangi atatürk kitabının özeti
  • taha akyol ama hangi atatürk kitap özeti
  • hangi ataturk
  • ama hangi atatürk özet
  • taha akyol ama hangi atatürk özet
  • ama hangi atatürk
  • ama hangi atatürk özeti
  • ama hangi atatürk kitap özeti
  • benim atatürk kitabının özeti
  • yakup kadri karaosmanoğlu atatürk özeti

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*