Son Haberler
Anasayfa » Osmanlı Devletinde Bilim ve Teknoloji ; » Cumhuriyetin temelleri Abdulhamid devrinde atılmıştır.

Cumhuriyetin temelleri Abdulhamid devrinde atılmıştır.

 

aaaaaaa

Ar-ge yapılanma (ekonomik,sosyal ve bilimsel gelişmeler) süreci 2nci Abdülhamidhan devrinde atılmıştır.
Dünyaca ünlü tarihçilerden Prof. Dr. Kemal Karpat ve Prof. Bernard Lewis yaklaşımı şöyledir:

“Bugünkü Türkiye’yi kuracak temeller, Sultan Abdülhamid’in iktidar döneminde atılmıştır. Onun zamanında kurulan meslek okulları, ilkokul ve  yüksek (lise-üniversite) okul sisteminin yaygınlaşması, yapılan kara ve demiryolları, kurulan işletmeler ve daha birçok eser, Osmanlı Devleti’ne gerçek manada çağdaş medeniyeti getirmiştir. Bu, doğmakta olan Osmanlı-Müslüman milletinin maddi temelini oluşturmuştur ki, bu temel olmaksızın Cumhuriyet kurulamazdı.” (1)

Cumhuriyeti Hazırlayan Önemli Temeller Abdulhamid devrinde Atılmıştır. Bunların Arasında en Önemlilerinden (Egitim) , ilkokul ve yüksek (lise-üniversite) okul Sisteminin Yaygınlaşması Mesleki Okulların Kurulması (Eğitilmesi)’dır. Cumhuriyet’i hazırlayan bazı önemli temeller 2. Abdülhamid devrinde atılmıştır.

Cumhuriyetın temellerinin , sosyal ekonomik kültürel değerlerin o Abdül hamid devrinde atıldığını 500 sayfalık bir kitapta anlattık. bu gerçekleri Amerıkalı Tariçi Prof. Bernard Levis vardır . Bu meseleyi onunla tartıştık. Bunu ben de söyledim dedi.

Kaynak; (1) Tarihçi İsmail Çolak’ın Son İmparator  ve diğer kitapları (2)Prof. Dr. Kemal Karpat, geçtiğimiz gün habertürk ‘de Balçiçek Pamir’e çarpıcı açıklamalar yaptı 09 Temmuz 2009 Perşembe, 3; Amerıkalı Tariçi Prof. Bernard Levis  ;Modern Türkiye’nin Doğuşu

Abdülhamid ;Yeni toplar konusunda kendisine ayrıntılı bilgi sağlamam için kişisel bir ricada bulunmuştur. Ayrıca topun makine aksamını gösteren çizimler , fiyatı hakkında bilgi ve Savaş Bakanlığı’ nın vermeyi uygun göreceği diğer bütün ayrıntıları istemiştir. Çanakkale Boğazı’nın ( dikkat ederseniz İstanbul Boğazı için herhangi bir girişim yok tedbirler Çanakkale Boğazı’ na yönelik . Zira Abdülhamid Tehlikenin Ruslardan değil İngilizlerden geleceği görüşünde idi –Site Editörü–) savunmasını desteklemek için bu toplardan almayı tasarlamaktadır. ( ABD Elçisi Spencer Eddy ‘ den ABD Dışişleri Bakanı John Hay’e mektuptan )

Kaynak : Mustafa Armağan , Abdülhamid ‘in Kurtlarla Dansı , İstanbul , Ufuk kitap 2006

Sultan Abdülhamîd Han’ın askerî sahadaki hizmetleri de takdire şayandır. Balkan harbi ve Birinci dünyâ savaşı sırasında orduda vazîfeli bütün subaylar ile Millî mücâdelenin komutanları onun devrinde yetişmiştir. Çok mikdarda tüfek, yüzlerce serî ateşli topları hep o te’min ettirmiştir. İstanbul ve Çanakkale boğazlarını tahkim ettirdi. Pek çok askerî te’sisleri tamir ettirip yenilerini yaptırdı. Memleketin başına gelecek felâketi önceden tahmin ettiğinden ona göre hazırlık yaptırdı. Birinci cihân harbinde Çanakkale, sultan Abdülhamîd Han’ın yaptırdığı istihkâmlarla kendini savunmuştur.

Askerî sahada ön safta yer alabilmemiz için ilmî, fenni; teknik her hususta yenileşmenin, muasır seviyeyi aşmanın ideâlini dâima muhafaza etmiştir. İlk defa denizaltı proje ve inşâsı hususundaki başarılı çalışmaları bunların en bariz örneğidir. Harp gücünü kaybetmiş eski gemileri Haliç’e çekip, Avrupa’da yeni yapılan üstün evsaflı kruvazörler, zırhlılar ile donanmayı kuvvetlendirdi. Askerî ıslâhat için Almanya’dan uzmanlar getirttiği gibi, eğitim için bu ülkeye Türk subayları gönderdi. Askerî rüşdiyeleri ve idadileri çoğalttı. Kâğıthâne’de bir poligon kurdurdu.

Kaynak;1;Kaynak;  Osmanlı kültür medeniyeti 1-2 cilt . 2; Abdülhamîd Devri Eğitim Sistemi (Bayram Kodaman, İstanbul)

Yılmaz Öztuna “Milletimiz bu hükümdarın dehasına çok şey borçludur” Hamidizm’den iki yol çıkar. Biri, Kemalizm ve diğeri Enverizm’dir. -Dünyanın son hükümdarı,son evrensel imparator 2.Abdülhamid han’dır.(İlber Ortaylı) Abdulhamid’i anlamak herşeyi anlamak olacaktır ! Necip Fazıl100 gram aklın 90 gramı Abdulhamid Han’da, 5 gramı bende, 5 gramı da diğer siyasilerdedir ! Prens Bismarck

2nc,. Abdülhamidhan ; Ülkesini ileri  seviyeye ulaştırmak için sanayi ,imar haberleşme ,ve ülke kalkınmasında hamleler başlattı. her ilde okullar, hastaneler , yollar, köprüler ,sanat eserleri yaptırdı.  Kaynak; Osmanlı kültür medeniyeti 1-2 cilt(türkiye)

İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,

• İlk otomobil…i getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,

• Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,

• Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi)

• İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,

• Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,

• Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,

• Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)

• Okullara (Hristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris’te İslam Külliyesi kuran!,

• Teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktiren de, hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soran da, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirten de!

• Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanım’ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile Fransızlardan geri alanda O!
• Israrla yerli kumaş giyen, İzmir Hereke kumaş fabrikası ve Feshaneyi kuran,kadıköy hava gazı fabrikası ,mum fabrikası kuran,ereğli kömür oçakları işletilmeye başladı, kerkük petrol kuyuları açıldı. medeniye kadar ülkenin dört bir yanına demiryolu döşendi

• Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,

• Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını,,

• Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen, bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden,

• Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,

• Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,

• Ermeni Onnik’in mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan,

• Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden,

• Modern matbaa makinelerini Türkiye’ye getirten, ücretsiz kitap dağıttıran, 6 bin kitabın çevrilmesinisağlayan, Beyazıt kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır), • Yabancı bilim adamı ve yazarlara Nişanlar veren,

• Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren, • Bizim Hekimbaşı çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da (Isparta’daki gül yetiştiriciliği de O’nun öncülüğünde başlamıştır)

, • Türkiye’nin birçok yerinde saat kuleleri yaptıranda O dur! (İzmir,Dolmabahçe..),

• Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen, • Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan, • Yalova Termal kaplıcalarını kurduran, Terkos’un sularını İstanbul’a taşıtan, Bursa’nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen O dur, (Sadece İstanbul’a 40 çeşme yaptırmıştır),

• Sarayında yaptırdığı tiyatroda oyunlar ve opera izleyen,

• Sarayda müzik okulu kurduran, çocuklarına piyano çaldırtan, hatta sarayda kızlar bandosu oluşturan, • Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven,

• Kendisine yapılan bombalı suikast de 26 kişinin ölmesine, 58 kişinin yaralanmasına rağmen Ermeni katili affedip Avrupa da hafiyelik yapmaya gönderen de O dur.

• Doğu Türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen, Çin’in göbeği Pekin’de Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,

• Beş vakit namazını aksatmadan kılan, hiçbir evrakı abdestsiz imzalamayan (hatta yere bile basmayan [yatağının dibinde teyemmüm tuğlası bulunduruyordu]),

• Yeni gemiler alan, toplar(Çanakkale Savaşı’ndaki çoğu top), tüfekler getirten de!
,
• Telefonu Avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de O dur!

• Kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta Vatikan’da kilise yapılmasına bile yardım eden),

Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan (Fransa-İngiltere-Roma-ABD) (Bir piyes için bile Alman İmparatorunu devreye sokmuştur),

• ABD’nin Erzurum’da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan, • İstanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bu günkü Fatih S.M.köprüsünün bulunduğu mevkidedir),

• Darülaceze yaptırıp içine sinagog, kilise ve cami koyduran,

• Çocuk hastanesi (Şişli Etfal [çocuklar] Hastanesi) açtıran,

• Kendisine “Allah’ın belası”diyen Namık Kemal’i Rodos ve Sakız adası valiliklerine atayan, parasını cebinden ödediği yerde kabir yaptırtan,

• Posta ve Telgraf teşkilatını kurduran (Sirkeci Büyük Postane binası..)

• Abdülhamit ve Abdülmecid (dünyanın ilk torpido atan denizaltısı) adında denizaltılarımızı Taşkızak tersanesinde yaptırtan da (üstelik kendi cebinden..), O!

• İlkokulu zorunlu tutan (kız ve erkeklere), ilk kız okullarını açtıran,
• Öğretmen yetiştirmek için okullar yaptıran (32 tane) (ör.şimdiki adı ile Bursa Çelebi Mehmet okulu), Kız Öğretmen Okullu açan (Daarül Malumat)

• Cami yaptırdığı her köyde birde ilkokul yaptıran (Mesela sadece Sivas’taki ilkokul sayısı 1637), okuma yazma oranının 5 kat arttıran, (1900 yılında ilkokul sayısı 29.130’u bulmuştu, sadece Anadolu’da 14 bin ilkokul vardı)

• Orta okul (Rüşdiye)sayısı 619’a çıktı, Fransızca dersleri konuldu,

• Lise eğitimi için İdadiler açan (Cumhuriyeti devleti sınırları içerisinde kalan toprakları üzerinde 5 bin eğitim kurumu ), (İstanbul Erkek-Kabataş Lisesi..)

• İstanbul’da Darülfünün (Üniversite) açan, Dünyanın ilk Dişçilik okulunu kuran

• Ayrıca Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu (GATA’nın atası), Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler (Harp Okulları yani) ,Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fak.), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv.Tıp Fak.), Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye (Yüksek mühendis okulu), Daarül Muallim-i Adliye (Yüksek Adalet Okulu), Maliye-i Mekteb-i Ali (Yüksek Ticaret Okulu), Ticaret-i Bahriye (Deniz Ticaret Okulu), Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel sanatlar fak.), Hamidiye Ticaret Mektebi (İktisadi ve Ticari ilimler akademisi), Aşiret Mektebi (Osmanlılık fikrini yaymak için), Bursa’da İpekböcekçiliği okulu, Dilsiz ve Âmâ Okulu, Bağcılık ve Aşıcılık Okulu, Orman ve Madencilik Okulu, Polis Okulu Ankara’da Çoban Okulu onun tarafından kurulmuştur.. (1,2,3,4)

II.Abdülhamid’in açtırdığı İşitme Engelliler Okulu;

Osmanlılarda ilk İşitme Engelliler Okulu, II.Abdülhamid tarafından kurulan (1902) Yıldız Sağırlar Okulu’dur. Bu okulda, günümüz Türk İşaret Dili’nin muhtemel alt yapısını oluşturan Osmanlı İşaret Dili, öğretmenler tarafından okullarda sözel dille beraber kullanılıyordu. Tıpkı yazılı dilde olduğu gibi, bu okulda kullanılan işaret alfabesi de şu anda kullanılan alfabeden farklıydı. Bu okullarda batıda kullanılan işaret dillerinin kullanıldığına dair de hiçbir kanıt yoktur.

Kaynak; 1; Prof. Dr. Kemal Karpat,Modern Türkiye’nin Doğuşu 2; Mustafa Armağan , Abdülhamid ‘in Kurtlarla Dansı , İstanbul , Ufuk kitap 2006  2;Roy, Gilles; Abdul-Hamid, le sultan rouge; 1936 3;Aydın Ta-lay, Eserleri ve Hizmetleriyle Sultan Abdülhamid, İstanbul 1991, Risale Yayınları, s. 309.4; Ufuk Gülsoy, “Yemen Demiryolu projesi”, Tarih ve Medeniyet, Sayı: 41, Ağustos 1997, s. 44-49.5;

Sosyolog Şerif Mardin, , Tarihçi Erik Jan Zürcher ve Vambery ne Diyor;

 Eğitim ve kültüre en fazla ehemmiyet veren padişah Abdülhamid oldu. Eğitim seferberliğinin belkemiği ve motor gücü olarak da öğretmenleri gördü ve yetiştirmeye büyük önem verdi. Öğretmen okullarının sayısını artırıp yaygınlaştıran ve hemen her vilayette bu okulları inşa eden Sultan Abdülhamid’dir. Her köyde caminin yanına bir de ilkokul yaptırması en mühim icraatlarındandı. Yılda ortalama 400 ilkokul açarak ve okul sayısını 9.347’ye çıkartarak bir rekor kırmıştı. Aynı şekilde, 250 olan ortaokul sayısını 900’e, lise sayısını da 109’a çıkarmıştı. Osmanlı’nın ilk üniversitesi “Darü’l-Fünun” 1901’de onun zamanında tedrisata başlamıştı.Meslekî ve teknik okulların bütün çeşitliliğiyle vücut bulması ve Osmanlı’da kök salması da yine onun zamanında oldu.

Sosyolog Şerif Mardin, Sultan Abdülhamid yeniliğe ve modernleşmeye açık tabiata sahip olduğu hakkında şu tahlilleri serdetmiştir: “Sultan Abdülhamid devri Bugün, yapılan her araştırma, Abdülhamid devrinin, bir açıdan önemli bir “modernleşme” devresi olduğunu daha açık bir şekilde göstermektedir.”Hollandalı Tarihçi Erik Jan Zürcher de aynı görüştedir: “Döneminde, eğitim, idare, adalet ve iletişim gibi birçok alanda ıslahat yapıldı ya da yapılan ıslahatlar genişletildi. Eğitim ve iletişim alanlarındaki ıslahatlar özellikle kayda değerdir. Abdülhamid döneminde, kitapların, dergilerin ve gazetelerin tirajı çok büyük ölçüde artmıştır. Bu yayınlar, modern bilim ve teknoloji ile imparatorluk dışındaki dünya hakkında halkın aydınlanmasını sağlamıştır.İngiliz casus, Yahudi asıllı Türkolog Arminius Vambery ise şunları söylemiştir: “Padişah elindeki bütün imkânları seferber ederek, hayırseverliğini her fırsatta göstermekten kaçınmıyor. Eğitim ve sağlık hizmetleri için büyük miktarlar harcamakta, halkının selamet, refah ve mutluluğu için yorulmak bilmeden çalışmaktadır.”

ÇILGIN PROJELERİ;

Batı’daki ilmî ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etmiş ve devletin imkânları çerçevesinde intikal ettirmişti. Bu konuda, kendisini “gericilikle” suçlayan İttihatçıları bile utandırıp takdirlerini kazanacak kadar muazzam yenilikler gerçekleştirmişti.
Zamanında yapılan reformlar, Osmanlı’nın son devrinde görülen ve hatta Cumhuriyet’e bile temel teşkil edecek çapta büyük, mucizevî reformlardı. Mesela, Osmanlı’ya ilk bisikleti, otomobili ve telefonu getiren; ilk modern üniversiteyi kuran, ilk, orta ve lise mekteplerini rekor seviyede yaygınlaştıran; ilk denizaltıyı alan, ilk Boğaz Köprüsü ve Tüp Geçit Projesi’ni yapan; Anadolu’yu demir ve telgraf ağlarıyla ören; ilk verem aşısını getiren Sultan Abdülhamid olmuştu.

Abdülhamid, yurdu demir ağlarla örüp 1865’te birkaç yüz kilometre olan demiryolunu 5.700’e,13.750 kilometreolan karayolunu 20-25 bine,28.115 kilometreolan telgraf hattını da 50 bine çıkararak taşrayı ve İslâm coğrafyasını İstanbul’a bağlamıştı.,

Asya ile Avrupa’yı bir “Boğaz Köprüsü” ile birbirine bağlama düşüncesi de ilk defa 1900’lü yıllarda yine Abdülhamid tarafından ortaya atılıp projelendirilmişti. Fernidan Arnoden isimli bir Fransız mühendise, boğazın Sarayburnu-Üsküdar ve Rumeli Hisarı-Kandilli arasında iki ayrı köprü projesi hazırlatmıştı. Köprünün üzerinde minareler, kubbeler, kuleler ve savunma amaçlı toplar da yer alacaktı. Proje bilinmeyen bir sebeple hayata geçirilemedi.

Hayret verici bir gelişme de, 1891’de Osmanlı’nın ilk “denizaltından tüp geçit projesi”nin yine onun devrinde hazırlanmasıydı. Bu da meçhul bir sebepten ötürü gerçekleşmedi. Ancak, dünyanın ilk tüp geçidi olan “Manş Tüneli”nin yapımından yaklaşık 100 sene önce, hem de “gerici” denilen Abdülhamid döneminde böyle bir “tüp geçit projesinin” tasarlanması bile başlı başına bir hadiseydi.

Kaynak; İsmail Çolak’ın son imparator. ve diğer kitapları

Cemil Meriç’in tespitleri son derece muhteşemdir: “Osmanlı, II. Mahmud’la ölmüştür. Abdülhamid bu ölüyü diriltmiş ve otuz üç sene ayakta tutmuş yegâne adamdır.”

Yahudi asıllı İngiliz ajanı Arminius Vambery, İngiliz Dışişlerine gönderdiği 7 Mayıs 1884 tarihli raporda şu orijinal tespitleri yapmıştır: “Eğer bir mâni çıkmazsa o, Türkiye’yi ileriye götürecektir ve götürebilecek tek adamdır.”

Vambery gibi Amerikan Büyükelçisi S. S. Cox da, Osmanlı’nın kalkınması ve yıkılmaktan kurtulması için Abdülhamid’in “tek şans” olduğu konusunda hemfikirdir: “Türk ilerlemesini gerçekleştirebilecek yegâne şahıs Sultan Hamid’dir. Bütün vaktini de buna hasretmiştir (adamıştır).”

Elisabeth Wormeley Latimer, “19. Asırda Rusya ve Türkiye” isimli eserinde, Abdülhamid Han’ın batmakta olan devleti olağanüstü bir gayretle nasıl kurtarmaya çalıştığıyla ilgili şu tespitleri de manidardır: “II. Abdülhamid, Türk tarihinin en karanlık ve buhranlı zamanında, muazzam bir mesuliyeti üzerine alarak tahta oturdu… Mahvolmakta olan koca Osmanlı Devleti’ni fevkalade iyi idare etmekle kalmamış, onu yükseltmeye çalışmıştır.”

Sultan Abdülhamid’in en büyük hizmet ve yatırımları eğitim, kültür, bilim, teknoloji, ulaşım ve iletişim sahasında olmuştur. Memleketin eğitim-kültür seviyesini yükselten, irfan hayatına vüsat kazandıran Abdülhamid Han’dır.

Abdülhamid’i tahtından indiren İttihatçılar bile onun kurduğu modern mekteplerden yetişmişlerdir. Değil yalnız Mutlakıyet, Meşrutiyet, hatta Cumhuriyet devrinde bile yetişen, yüksek makamlara ulaşan bilginler, eğitimciler, kumandanlar, siyasiler, mühendis, doktor, profesör ve hukukçular dâhi hep onun açtığı modern okullardan yetişmişlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran siyasi ve askeri bürokratlar, Abdülhamid’in inşa ettirdiği okullarda eğitimlerini almışlardır. Bu manada, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını; yönetim şeklinin alt yapısının oluşması, siyasî-bürokratik kadronun yetişmesi, kullanılan müesseseler itibariyle II. Abdülhamid’e borçlu olduğunu savunmak yanlış olmaz.

Abdülhamid, eğer İttihatçılar gibi devletin varlığı ve geleceği ile kumar oynayıp devlet gemisini batırmış olsaydı; Osmanlı’nın, 20. Yüzyılı bile göremeden daha 1880-1890’lı yıllarda, ani bir çöküşle tarih sahnesinden silinmesi kuvvetle muhtemeldi. Dolayısıyla “Türkiye Cumhuriyeti” adıyla onun yerini alacak yeni bir siyasî oluşumu meydana getirecek bir imkân ve toprak da kalmayabilirdi.

Bu gerçeği, Sultan Abdülhamid’in, Osmanlı donanmasını ıslah için görevlendirdiği İngiliz Amiral Henry F. Woods bile görüp takdir etmiş ve hatıralarında “Son Sultan’ın” koruyucu politikaları sayesinde devleti dağılmaktan nasıl kurtardığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin doğmasına zemin hazırladığını şöyle ifade etmiştir:

“Abdülhamid olmasaydı, bu satırların yazıldığı şu anda ne bu kadar geniş ve bağımsız bir Osmanlı Devleti ve ne de ileride tarihçiler ve diğer devletler tarafından tanınacağına şüphe etmediğim, bugünkü, henüz yerine oturmamış Ankara Hükümeti bulunacaktı.”,

Abdülhamid Han’ın, yeni Türkiye Cumhuriyeti’ne ve cumhuriyet kuşaklarına yaptığı en büyük iyilik şudur: Osmanlı Devleti’ni ayakta tutmaya ve toprak kayıplarını asgariye indirmeye azami gayret göstererek, sonraki dönemde Mustafa Kemal Paşa’nın yeni bir devlet kurmasına yarayacak sağlam bir zemin, imkân ve şerait bırakmıştır.

Bu yüzden cumhuriyet neslinin, aydın ve bürokrasi kesiminin Abdülhamid fobisinden kendisini azat etmesi, en azından daha objektif ve tutarlı bir bakış açısı geliştirmesi şarttır. Önyargılardan arınmalı, siyasi-ideolojik peşin hükümlerden kurtulmalı, karalama edebiyatından vazgeçmeli ve tarih ilminin öngördüğü disiplin çerçevesinde Abdülhamid ve dönemine yaklaşmayı artık bir itiyat haline getirmelidir.

Kaynak;1;İsmail Çolak’ın son imparator. ve diğer kitapları 2;Cemil Meriç’in -bir facianın hikayesi ve diğer kitapları

 Tüm Linkler ;Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

  Bugünkü Türkiye’yi anlamak istiyorsak Abdülhamid dönemini (1908) incelememiz gerekir.Abdülhamid döneminde meslek okulları ve yüksek (üniversite) okullar da açılmıştır.daha sayamadığımız birçok yenilik ve modernleşme hareketi bu dönemde görülmektedirhttp://yakintarihimiz.org/francois-georgeonun-dedigi-gibi-bugunku-turkiyeyi-anlamak-istiyorsak-abdulhamid-donemini-1908-incelememiz-gerekir-abdulhamid-doneminde-meslek-okullari-ve-yuksek-universite-okull.html

Osmanlı Devleti’nde Eğitim, Bilim ve Sanayi-Tüm Linkler;http://yakintarihimiz.org/osmanli-devletinde-egitim-bilim-ve-sanayi-tum-linkler.html

Google Aramaları

  • sultan 2 abdulhamid yeni Türkiye temelleri
  • abdulhamid han cumhuriyet
  • temeli osmanlida atilmis cumhuriyet kurumlari
  • roma nin son hukumdari abdulhamid
  • osmanlida cumhuriyetin temelleri
  • daarul fununu kim kurdurdu
  • cumhuriyet temelleri abdulhamid döneminde
  • abdülhamitin Türkiye Cumhuriyetini kurması
  • abdulhamit aklını nasıl kulanıyordu
  • abdulhamidhanin cumhuriyete bıraktıkları

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*