Son Haberler
Anasayfa » Röportajlar » Atatürk’e vizeyi İngilizin verdiğini duyunca

Atatürk’e vizeyi İngilizin verdiğini duyunca

Mustafa Kemal’e vize veren İngiliz Subayla Röportaj yapan Gazeteci Nezih Uzel:

Resmi tarihin kulakları çınlasın!

Özellikle Türkiye’de ve yine özellikle yakın tarih konusunda her geçen gün ortaya çıkan gerçekler resmi tarihe meydan okuyor. Çok değil 80 yıl önce yaşanmış olaylardan ya habersiziz ya da bazıları konusunda yanlış bilgilendirilmişiz. Örneğin Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Samsun’a çıkma meselesi.. Türkiye’de okula giden herkese, Mustafa Kemal’in tek başına gizliden plan yaparak yıkık dökük bir gemiyle Samsun’a çıkma efsanesi anlatılmıştır. Ancak gerçekler biraz daha farklıdır. Mustafa Kemal ve yaklaşık 40 arkadaşı bizzat Padişah Vahdettin’den aldıkları bütçeyle Anadolu’ya gitmek için görevlendiriliyorlar. Hem de Osmanlının o dönemdeki en lüks gemilerinden biriyle.. Mustafa Kemal ve arkadaşlarına Vizeyi ise o dönemde İstanbul’u işgal eden İngilizler veriyor. Mustafa Kemal’e vize veren İngiliz Yüzbaşı John Godolphin Bennett ise, 1972 yılında Gazeteci Nezih Uzel’e konuşuyor. İngiliz Subay, İstanbul’da Özbekler Tekkesi’nde verdiği röportajdan 2 yıl sonra da vefat ediyor. Bu konuşma ise geçtiğimiz günlerde Selis Yayınları tarafından kitaplaştırılıyor. Kitabı okuduğunuzda bir kez daha görüyoruz ki, tarihi olaylar resmi tarihe bırakılmayacak kadar önemli. “Tarih Unutmaz Yüzbaşım” alt başlığını taşıyan “Atatürk’e Nasıl Vize Verdim” isimli kitabın yazarı Nezih Uzel’le olay röportajın öyküsünü ve yaşadıklarını konuştuk.
*********************************************************************

Nezih bey kısaca sizi tanıyalım, Kimdir Nezih Uzel? 

1938 Mudanya doğumluyum. Çok küçük yaşlarda Mudanya da Güneş diye gazete çıkarıyorduk. Daha sonra da 1961’de Milliyet’te foto muhabirliği, 1966’da Hürriyet’te parlamento muhabirliği, 1967’de Dünya gazetesinde fiili olarak profesyonel gazetecilik yaptım. Daha sonra Ortadoğu’yu , çıkardık.  1987 -1994 arası Zaman’da yazılar yazdım. 1994’ten sonra da çevirilerle kitaplara ağırlık verdim

RESMİ TARİHE HINCIM ARTTI 

Kitaba gelelim isterseniz. Mustafa Kemal’e vize veren İngiliz subayla röportajınızı içeriyor. Röportaj ne zaman yapıldı? Biraz anlatır mısınız? 

Röportaj 1972’de yapıldı.

Neden şimdiye kadar beklediniz, bir yerde yayınlanmadı? 

Basın ilgilenmedi, Nezih Demirkent’in önüne koydum, bir hafta sonra iade etti, “bırak bunları resimli roman yaz” dedi. Milliyeti bu hale getiren Rahmetli Turhan Aytul’ün önüne götürdüm ilgilenmedi. Bennett’le matbaaya gittik ama yüzüne bile bakmadı. Röportaj  kapı kapı dolaştı, ama yayınlayan olmadı. Atatürk’ü mezardan çıkarıp getirsem belki onu da tanıyamayacaklardı.

Yüzbaşıyla nasıl tanıştınız ve konuşturdunuz? 

1971’de sağ- sol kavgası vardı, fiili gazeteciliği bırakmaya karar vermiştim. Ama Bennett’in Türkiye’ye geldiğini Konya’ya gittiğini, dolaştığını duyuyordum. Dostları olduğunu falan biliyorduk. Onun üzerine Hasan Şusut diye birini araya koyarak yanına gittik. Uzun zamandır kimseyle konuşmamıştı zaten. İkna ettik konuştuk. Cahit Tütengil vardı, küçük bir makale yazmıştı Bennett’le ilgili o kadar.

Siz Mustafa Kemal’in vize meselesini konuşmaya mı gittiniz? 

Hayır. Vize meselesinin de farkında değildim o zamanlar. Ki biz Mustafa Kemal’i Samsun’a kaçarak, gizliden gitti diye biliyoruz. Yok hava kötüydü, dalgalar battı falan destansı hikayelerle dinliyorduk o zamana kadar.

Peki, Bennett’le konuşunca, Vizeyi bir İngiliz subayın verdiğini duyunca neler hissettiniz? 

Bunları duyunca resmi tarihe olan hıncım biraz daha arttı. Ne Atatürk ne resmi tarih düşmanıyım, ama ben bir gazeteci olarak karanlıkta bir şey kalsın istemiyorum. Çünkü insanların gerçeği öğrenmeye hakkı var. Yalan yanlış bilgilerden hayır gelmiyor. İçimde bir aşk var, her şeyi öğreneyim diye. Neden yasaklıyorsun kardeşim, Mustafa Kemal Samsun’a gitmişse neden mistik havaya sokuyorsun, yalan yanlış bilgiler veriyorsun.  Bitti işte. Ve o kadar yalan yanlış ki resmi tarihte anlatılanlar, sadece vize meselesi değil. Mustafa Kemal tek başına değil Erkan-ı Harbiye’de tanzim edilmiş 36 kişilik bir heyet var ve çoğu subay. Ve bu heyetin de tamamı gitmiyor. Samsun’a gittikten sonra da, padişaha bağlılıklarını bildirip hizmet ediyor. yani Mustafa Kemal’in Samsun’a gidişindeki olayın, soyut belgesidir bu kitap.

Gittiği vapurun da eski olduğu falan yazılıyor resmi tarih kitaplarında…?

(Gülüyor) Denizaltıyla gitti deselerdi bari..

Peki İngilizler Mustafa Kemal ve bu ekibe neden vize veriyor? 

İngiliz Genelkurmayı’yla İngiliz Dışişlerinin arası açık. Hükümet karışık. Zaten M. Kemal’in başarısında bu da etkili. Dengeleri iyi biliyor. Selanik cephesinden beri bu var. Mustafa Kemal’e vizeyi veren subay zaten, bu giden heyetin, elimize verilen listedekilerin “ortalığı yatıştırmaya değil, alevlendirmeye gideceklerini biz anladık, ama dışişleri bakanlığı vizeyi vermemiz için ısrar etti. O zaman da anladık ki bunun sebebi, Rusya’daki Bolşevik isyanı” diyor. O Bolşevik isyanı olmasaydı belki İngiliz dışişleri buna vize vermeyebilirdi.

Röportajınızın gazetelerde yayınlanmamasında, “resmi tarihle ters düşmeyelim” endişesi olabilir mi? 

Bana öyle geliyor.

Muharrem Coşkun’un Röportajı, Vakit (27 Mart 2008)


Google Aramaları

  • mustafa kemal pusulanın bozuk olduğunu duyunca ne demiş
  • atatürk samsuna nasıl çıktı
  • nezih uzel
  • hasan şuşut

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Closetakipet
Bu sadece siteye ilk girişinizde çıkar. Beğenerek bize destek çıkabilirsiniz.

Facebook Sayfalarımız
Twitter
Youtube Kanallarımız