Son Haberler
Anasayfa » Genel » Ben beş biliyorsam o doksan beş biliyor

Ben beş biliyorsam o doksan beş biliyor

Ben beş biliyorsam o doksan beş biliyorBu ülkeyi bir arada tutacak yegane gücün maneviyat olduğunu bilen dünkü Abdülhamit düşmanları, bugün neye düşman acaba?
Büyük Sultan Abdülhamit Han, Almanya’nın kurucusu Bismark’ın ‘Dünya siyasetine yüzde beşini ben biliyorsam, yüzde doksan beşini o biliyor’’ diyerek tarif ettiği büyük bir isim …Kimine göre, “Kızıl Sultan” kimine göre yatağın başında bir tuğla bulunduran gece kalktığında abdestsiz yere basmamaya gayret gösteren evliya bir zat…

İş başına geldiği dönemin zor şartları, ayaklanmalar, askeri başarısızlıklar ve İttihat Terakki’nin sert muhalefetine rağmen otuz üç yıl tahtta kaldı. İlber Ortaylı bu dönemi “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” olarak değerlendirir.

II.Abdülhamit Han, II.Mahmut’un açtığı, Abdulmecid ve Abdülaziz’in devam ettirdiği yenilikçi yoldan devam etti. Özellikle Osmanlı’nın geri kalmışlığını sadece askeri tedbirlerle degil, eğitimle yok edileceğini gördü.

Tahta geçtiği yıllar itibariyle milliyetçi ayaklanmaların zirve yaptığı bir dönemdi.1829 Edirne Antlaşmasıyla Yunan, akabinde 1878 Berlin Antlaşmasıyla Sırp, Karadağ ve Romenler bağımsızlıklarını ilan etmişti. Topraklar birer birer elden gidiyordu.Ama işin garibi ‘bizim’ dediği Müslüman topraklarda kıpırdanmaların olacağını seziyordu. Bu bölgenin yer altı zenginliklerinde gözü olan İngiltere, bu bölge üzerinde ajanları marifetiyle ciddi çalışmalar yürütüyordu. II.Abdülhamit Han Hazretleri bu politikaya karşı ümmetçilik fikrine sarıldı, halifeligi de etkinleştirmeye çalıştı. Almanya’nın da desteğini alarak Berlin-Bağdat demiryolu projesiyle bölge halklarını kontrol altında tutabilirdi.Bu projesinin siyasi ayağıydı.

Abdülhamit’in en önemli özelliklerinden biri de eğitime verdiği önemdi. O, kurtuluşun eğitimle olacağına inanıyordu. Bu nedenle büyük bir eğitim projesine girişti. Aşiret Mekteplerini açtı. 21 Eylül 1892 yılında açtığı bu mekteplerle Arapların meskun bulunduğu bölgelerde aşiret reislerinin ve bölgenin kabile başkanlarının çocuklarını alarak önce İstanbul’da eğitime başladı. Sonra ise Halep, Suriye, Musul, Basra, Diyarbakır,Trablusgarp, Kudüs ve Bingazi sancaklarından dörder talebe alındı. Bu talebelerde arana yegane şart 12-16 yaş aralığıydı.Sadece titiz çalışmalarla başta iki yıl olan eğitim süreci geçen zamanla beraber beş yıla çıkarıldı. Kuran, Hadis, Fıkıh, İlmihal gibi dini bilimlerin yanında Fransızca, Türkçe, Coğrafya, Devletler arası ilişkiler ve Siyaset,Askeri alanlarda dersler okutuldu. İlerleyen zamanlarda bölge halkının yoğun isteğiyle aşiret mektepleri ülke sathına yayılmayı başardı. Buradan mezun olanlar Harbiye ve Mülkiye mekteplerine girdiler. Ancak 1907 yılında derin güçler bu okulları çeşitli gerekçelerle Abdülhamit’e kapattırdılar.

Bugün Aşiret Mektepleri’nin paydaşı olan İmam Hatip Liseleri de bir dönem kapatılmış ve etkisizleştirilmiştir. Bu ülkeyi bir arada tutacak yegane gücün maneviyat olduğunu bilen o günkü Abdülhamit düşmanları, bugün neye düşman dersiniz?

U.Salih Özdemir

Google Aramaları

  • abdülhamit düşmanları

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*