Son Haberler
Anasayfa » Manşet » Bir mum da benden! [Yavuz Bahadıroğlu]

Bir mum da benden! [Yavuz Bahadıroğlu]

“Herkes evinin önünü süpürürse, şehir tertemiz olur” derler…

Bugün bu deyim, “Herkes elinden geleni yaparsa, kimse bize diz çöktüremez” anlamına geliyor…

“Elimden bir şey gelmez” çaresizliğine teslim olmadan, şu 15 Temmuz gecesini hatırlayalım…

Topumuz, tüfeğimiz, tankımız, uçağımız yoktu. Sadece bayrağımız vardı. O gece sadece bayrağımızla sokaklara çıktık ve tanklara, uçaklara meydan okuduk.

Nemrutlara, Firavunlara, Ebucehil’lere meydanları dar ettik…

O gece bizi meydanlara çağıran “Başkomutan” şimdi ekonomik seferberliğe çağırıyor: “Dövizi olan altına ya da TL’ye çevirsin” diyor.

Bu sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın sorunu değil, bizim milli sorunumuzdur.

Bu çağrıya, elimizden geldiği, gücümüzün yettiği kadar katılalım…

Unutmayalım ki, şartları lehine çevirmeye çalışmayan, şartlara teslim olur. Şartlara teslim olan biter! 

Hayata zaman zaman Hz. Âdem, Hz. Yusuf, Hz. Yunus, Hz. İbrahim, Hz. Hacer, Hz. Musa, Hz. İsa ve nihayet Hz. Alişan Efendimiz gibi bakın…

Bizimkinden çok daha zor şartlara bile teslim olmamışlardı. Neticede Hz. Âdem yalnızlığı, Hz. İbrahim Nemrud’u, Hz. Yusuf ihaneti (onu çekemeyen kardeşleri tarafından kuyuya atılmıştı) ve karanlığı (yedi yılı Mısır zindanlarında geçti), Hz. Yunus imkânsızlığı (balık tarafından yutulmuşluğunu hatırlayalım) Hz. Musa Firavun’u, Hz. İsa Roma despotlarını, Hz. Hacer yokluğu-yoksulluğu ve susuzluğu (uçsuz-bucaksız çölde küçücük oğluyla yapa yalnız bırakılmıştı), Hz. Alişan Efendimiz ise Ebu Cehil’i ve elindeki dünyevî tüm imkânları yendiler.

Hayata onlar gibi bakabilirsek, sebeplere sığınmadan ve şartlara teslim olmadan “adam gibi” (onlar gibi) yaşamayı hak ederiz.

Kimse “Benim üç kuruşluk dövizimden ne çıkar” demesin. Bu bir seferberlik çağrısıdır. Herkes gücü nisbetinde katılırsa rahmet tecelli eder. Rahmet tecelli edince, olmazlar olmaya başlar…

 Olmazlar olunca, vahşi hayat Hz. Âdem’e, Nemrut ateşi Hz. İbrahim’e, Firavun sarayı Hz. Musa’ya, vahşi balık Hz. Yunus’a, ölmesi için atıldığı kuyu Hz. Yusuf’a, çöl yokluğu Hz. Hacer’e ve Ebucehil’in dünyevi imkânları Hz. Âlişan Efendimiz’e musahhar olur.

Vahşet medeniyete, mağlubiyet galibiyete dönüşür…

Yeni bir oluş, yeniden diriliş başlar ve Türkiye, dünyadaki şerefli yerini alır.

***

Görünüşe göre her yer karanlık gibi!.. Karanlığı aydınlığa dönüştürecek tek şey ise, durumdan şikâyet etmek değil, karanlığı aydınlığa dönüştürecek bir mum yakmaktır…

Derler ya, “karanlıktan şikâyet edeceğine bir mum yak!”

Sayın Cumhurbaşkanı’nın çağrısı, bir mum yakma çağrısıdır.

Bu çağrıya uyup geçmiş seyahatlerimden arta kalan onbeş dolarımı bozdurdum. Önemli olan çağrıya katılmak ve milyonlarca duyarlı vatandaştan biri olmak…

Hayata en olumsuz tarafından bakmak zorunda değiliz. Evet, menfi oluşumlar var. Tarihin her döneminde vardı, her zaman da olacak. Bu yüzden karamsarlık, korku ve umutsuzluk saçmak gerekmez. Unutmayalım ki, korku ve umutsuzluk teslimiyetin ön adımıdır.

Müslüman, tüm hayatın hüküm altında olduğuna inanan insandır: Hayatın hüküm altında olduğuna inanan insan ne korkar, ne de umutsuzluğa düşer…

Sadece elinden geleni yapar, dua eder ve “tecelli” bekler. 

Yavuz Bahadıroğlu – 10.12.2016

Yeni Akit

Google Aramaları

  • yavuz bahadıroğlu atatürk hakkında kitapları
  • yavuz bahadıroğlu şiirleri
  • yavuz bahadıroğlu yakın tarihimiz

Yoruma kapalı.