Son Haberler
Anasayfa » Milli mücadele dönemi paşalarının son yılları ve onlara yapılan haksızlar; » Çerkes Ethem Bey, ağabeyi Reşit Bey ve de Kuşçubaşı Eşref Bey’le birlikte bir Teşkilat-ı Mahsusa (mit) elamanıydı. Batı Anadolu’da ilk direniş (milli mücadele veya kurtuluş hareketini) örgütlerini oluşturdular.

Çerkes Ethem Bey, ağabeyi Reşit Bey ve de Kuşçubaşı Eşref Bey’le birlikte bir Teşkilat-ı Mahsusa (mit) elamanıydı. Batı Anadolu’da ilk direniş (milli mücadele veya kurtuluş hareketini) örgütlerini oluşturdular.

Çerkes Ethem Bey, ağabeyi Reşit Bey ve de Kuşçubaşı Eşref Bey’le birlikte bir
Teşkilat-ı Mahsusa (mit) elamanıydı. Batı Anadolu’da ilk direniş (milli mücadele veya kurtuluş hareketini) örgütlerini oluşturdular.

Çerkes Ethem, 1919 ve 1920 yıllarında Anadolu (milli mücadele)ayaklanmasının en önemli vurucu gücü olmuştur. Milis kuvveti!…

Geçen gün de bir hanım kızımız Çerkes Ethem’i keşfetmiş.Hanım kızımızı da fazla suçlamayalım, bu “karanlıkta kalma” lafını biryerlerdeokumuş, oradan aktarmış. Evet, eskiden böyle denilip geçiliyordu çünkü “netameli” bir konuydu. Ethem’i İsmet’e (ya da başka birine) karşı savunmaya cesaret edemeyenler lafı şişiriyorlar, okuyucunun satır aralarını çözeceğini umuyorlardı.

Çerkes Ethem Bey, ağabeyi Reşit Bey ve de Kuşçubaşı Eşref Bey’le birlikte bir
Teşkilat-ı Mahsusa (mit) elamanıydı. Başlarında da Süleyman Askerî…

Süleyman Askerî, Mezopotamya cephesinde intihar etti; diğerleri de yenilgiden sonra Batı Anadolu’da ilk direniş örgütlerini oluşturdular.

Hani size hep öğretirler ya, mütarekede İstanbul’da “Karakol Teşkilatı”, “Mim Mim Grubu” falan kurulmuş da Hayrettin İskelesi’nden İnebolu İskelesi’ne silah ve adam kaçırmış falan fıstık, bunlar gökten zembille inmemişlerdir. Teşkilat-ı Mahsusa’nın geride bıraktığı gizli ve çekirdek örgütlerdir, başlarında da Hüsamettin Bey…(Kontrgerillanın gizli silah depoları falan, bu size “güncel” birşeyler hatırlattı mı? Efendim? Evet, doğru hatırlatmış.)

Çerkes Ethem, 1919 ve 1920 yıllarında Anadolu (milli mücadele)ayaklanmasının en önemli vurucu gücü olmuştur. Milis kuvveti!… Atatürk’ün elinde henüz dişe dokunur bir ordu yoktu ve Ethem Bey’e şiddetle ihtiyacı vardı, özellikle Ankara’ya karşı ayaklanmaları bastırmak için.
Fakat eski ordunun kalıntılarından yeni ve düzenli bir ordu oluşturduğu zaman artık Ethem’e gerek kalmadı. Onu da orduya katmak istedi, Ethem de emirleri Ankara’dan alacak herhangi bir komutan olmaya yanaşmadı. “Libero” oynamak istiyordu!

Atatürk bunun üzerine Ethem’in üstüne İsmet’i gönderdi, o da Kuvva-yı Seyyare, yani gezici milis kuvvetlerini bozdu ve Yunan ordusuna sığınmaya zorladı. Ethem önce Atina’ya, sonra Berlin’e gitti, yirmi sekiz yıl sonra Amman’da öldü.

Ethem kahraman mıydı, hain mi?

Bakış açınıza göre değişir. “İsmetçiyseniz”,  (palavra resmi tarihe göre) tabii haindir.

Fakat “İttihat ve Terakki’nin hegemonya kavgasına düşmüş B kadrosu ile C kadrosu” arasında taraf tutmak gereğini duymuyorsanız, Ethem’e küfür etmek zorunda kalmazsınız. (A kadrosu yurt dışında kaçak ya da Malta’da tutukluydu.)

Belki “İttihatçı’ların Mustafa Kemal ve İsmet’ten fazla hoşlanmayan kanadındandı” diyeceksiniz. Ankara’yı yetersiz buluyor, o kadronun savaşı kazanabileceğine inanmıyordu, yanıldı.

İşin gerçeği şu ki, İsmet’i gönderip onu yokettirmeseydi, Mustafa Kemal Paşa milli mücadelenin liderliğini Ethem Bey’e kaptırmak üzereydi! Çeyrek kalmıştı…

Bu iş biraz da Meksika devriminde merkezi otoritenin “fazla ileri giden” halk
kahramanı Zapata’yı yok etmesine benzer.

Engin Ardıç – Sabah

 

Google Aramaları

  • kuscubasi ile ataturk un arasi niye bozuldu
  • cerkes ETHEM VE KUŞÇUBAŞI EŞREF
  • mus kurtulusu resit bey
  • reşit bey mustafa kemal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*