Son Haberler
Anasayfa » Genel » Cumhuriyetin İlanıyla Birlikte Basında İç Çatışmaların Artması

Cumhuriyetin İlanıyla Birlikte Basında İç Çatışmaların Artması

Cumhuriyetin İlanıyla Birlikte Basında İç Çatışmaların Artması

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Vatan gazetesi sahibi ve başyazarı Ahmet Emin ve Tevhid-i Efkar gazetesi sahibi ve başyazarı Velid Ebuziyya, liderler arasında anlaşmazlıkları kışkırtan yayınlara yer vermeye başlamışlardır. Rauf Beyin cumhuriyetin bir günde ilan edilmesinin halk tarafından mesul olmayan kişilerce emri vaki şeklinde ilan edildiği endişesini taşıdığı fikrini her iki gazete de kendi yorumlarını katarak yayınlamıştır. Hüseyin Cahid’e göre iyi bir iş için kötü bir yol izlenmiş, yani usul hatası yapılmıştır. Rauf Beyin eleştirisine Hakimiyet-i Milliye Fransa’da da cumhuriyetin aceleyle ilan edildiği, hatta milli mücadele esnasında büyük taarruzlara bile bir günde karar verildiği şeklinde cevaplamıştır. Yeni Gün başyazarı Yunus Nadi, cumhuriyetin ilanından memnun olmayanları saray yardakçısı olarak nitelendirmiştir. Buna cevaben Vatan da cumhuriyetin ilan biçiminden millet hakimiyeti nedeniyle endişe duyduklarını ve kimsenin köhne saltanat şeklini benimsemediğini yazmıştır.

Hüseyin Cahid de konuyu halifeye getirerek, halife varsa ona hürmet gerektiği ve cumhurbaşkanı aleyhinde yapılacak eleştirilerin suç kapsamına alınırken halifeye yapılan eleştirilerin suç kapsamına alınmadığı yorumunu yapmıştır. Buna cevaben Yunus Nadi, muhalif gazetelerin bir nebze olsun mertlik gösterip açıkça fikirlerini söylemelerini istemiştir. Hakimiyet-i Milliye dini politikaya alet ederek saltanatı hortlatmak isteyenlerin cumhuriyeti yıkmaya güçlerinin yetmeyeceği yazmıştır. İleri gazetesi, bu tür milleti zehirlemeye çalışan kişilerin ve İstanbul muhalif basınının susturulması için istiklal mahkemelerini göreve çağırmıştır.

Bu yazılar üzerine Tanin’de yazan İsmail Müştak, basının susturularak hiçbir şeyin daha iyiye gidemeyeceğini tarihin yeterince gösterdiğini, basın hürriyetinin yok edilmesinin rejimi diktatörlüğe sürükleyeceğini, basını susturmayı kamu oyuna bırakmak gerektiğini, basın hürriyetinin toplumun hürriyetiyle doğrudan ilgili olduğunu ve buna halkın hüküm vermesi gerektiğini yazmıştır. Ahmet Emin de Ankara basınının kendisinden başka fikirlere tahammülü olmadığı eleştirisini yapmıştır. Hakimiyet-i Milliye hiç bir hürriyetin asla anarşi yaratmada kullanılamayacağını ve hürriyet hakkının Vahdettin, Çerkez Ethem gibilerine asla verilemeyeceğini, aksi takdirde bunun bir cinayet olacağını, hürriyetin nasıl ve ne şekilde verileceğine
Hüseyin Cahid, 9 Kasım 1923’te kendisinin de lafta değil kalpten cumhuriyet taraftarı olduğunu, Malta’da sürgünde iken dahi cumhuriyet istediğini, Ankara’dakiler cumhuriyeti ağzına alamazken, Tanin’in cumhuriyetçi olduğunu ilan ettiğini, asla irtica ile işbirliği içinde olmadığını, sadece diktatörlüğe doğru yürünmekte olduğu endişesi taşıdığını, Mustafa Kemal’in çevresinde bulunanların, onun diktatörlüğünü istediklerini ve bugün nasıl alelacele anayasa değiştirilerek cumhuriyet ilan edilmişse, yarın da yine alelacele bir kararla diktatörlük ilan edileceği endişesini taşıdığı için cumhuriyetin ilanına sevinemediğini belirtmiştir. Velid Ebuziyya, nereye varılmak istendiğini ve amacın diktatörlük veya bir başka saltanat mı olduğu sorularını sormuştur. Yunus Nadi, Hüseyin Cahid ve arkadaşlarının endişelerinin yersiz olduğunu, asla diktatörlüğe geçilmeyeceğini, çünkü meclisin faal bir şekilde vazifesine devam edeceğini yazmıştır. İkdam, bu esnada hükümetin basına karşı bir baskı hareketine hazırlandığını yazmıştır.(1)cumhuriyet rejiminin karar vereceğini ifade etmiştir.
Bu tartışmalar üzerine Matbuat Umum Müdürü Zekeriya Sertel, meclisin basın hürriyetine en zor anlarda bile dokunmadığını ifade etmiş ve barış zamanında asla böyle bir şey yapılmayacağı güvencesini Anadolu Ajansı aracılığıyla ilan etmiş ve bu açıklaması nedeniyle 14 Kasım 1923’te görevinden alınmıştır. Onun görevden alınması İstanbul basınını iyice telaşa sokmuş, bunun üzerine İsmet Paşa 17 Kasım tarihli Vakit’te basının kendi aralarındaki tartışmalara karışmayacaklarına belirtmesiyle muhalif basın rahatlamıştır. Tüm bu gelişmeler İstanbul ile Ankara basını arasındaki gerginliğin gittikçe artmasına neden olmuştur.2

Abacalı, a.g.e., s. 107-111; Türker, a.g.e., s. 109-125; Topuz, a.g.e., s. 143-146; Koloğlu, a.g.e., s. 53-63; Örs- Meriç, a.g.e., s. 11-46; Öz, a.g.e., s.69-110.

Google Aramaları

  • cumhuriyetin ilanındaki endişeler

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*