Son Haberler
Anasayfa » Kemalizm ve Atatürkçülük İlerlemeye Manidir; » Darbeler, hep Atatürk adına yapıldı yapılıyor.

Darbeler, hep Atatürk adına yapıldı yapılıyor.

Darbeler, hep Atatürk adına yapıldı yapılıyor.M.kemal’i, önce Atatürkçülere anlatmak lâzım.yasaklamış;(koruma kanunu) korkusundan kimse konuşamıyor. Atatürk’ü tenkit etmek, bin wolt gücündeki bir elektrik teline dokunmak gibi bir şeydir. Mesela ben okuyarak, araştırarak, düşünerek gördüm ki Şu 21. asırda, okumayan, araştırmayan, öğrenmeyen ama etrafındakileri gericilikle, Orta Çağa bağlılıkla suçlayan yobazlar var. Onların en tehlikelileri, Atatürkçü geçinen yobazlardır.

M.kemal’i, önce Atatürkçülere anlatmak lâzım.  Bir gün 25 öğretmenimize ayrı ayrı sordum ve hepsinden aynı cevabı aldım. Önce bütün öğretmenlerimiz komisyon karşısında, “Atatürkçü olduklarını“ söylemişlerdi. Ama hiçbiri Atatürk’ün NUTUK‘unu okumamışlardı. Atatürk üzerine yazılan bir tek, ama bir tek kitap ismi söyleyememişlerdi. Halk ifadesiyle “Kör nenem de böyle Atatürkçü olur”du.

Atatürk üzerine yazılan kitaplardan, sadece 91 kitabini okuyabildim. Bu sayıyı yüz’e tamamlamak istiyorum. Okuduğum kitaplar için, tek taraflı bir seçici olmadım.

Okuduklarım yanında, çeşitli toplantılara da katıldım, münakaşalara da girdim, Atatürk adına yapılan işleri, gerçekleştirilen darbeleri de yaşadım ve samimi olarak inandım ki biz millet olarak Atatürk’ü bilmiyoruz, tanımıyoruz. Herkesin dilinde Atatürk edebiyatı, herkesin elinde bir Atatürk resmi, yakasında bir Atatürk rozeti. Ama her ağızda, her kalemde, her hükümde başka bir Atatürk. Filin çeşitli yerlerinden tutan körlerin fili tarif ettikleri gibi garib bir Atatürkçülükle yatıp kalkıyoruz. Atatürk’ü, önce Atatürkçülere anlatmak lâzım.

Bana göre Atatürk’ün NUTUK isimli eseri, bütün liselerimizde ders olarak okutulmalı. Çocuklarımız, solucan’ın sindirim sistemini, terliksi hayvanın hareket tarzını öğrenmeden sınıf geçemiyor, üniversitelerimizde okuyamıyorlar. Büyük Nutuk, solucanların sindirim sistemleri kadar önemli değil mi acaba? Kültür Bakanlığında çalışırken, bir ara Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonu’nda başkanlık yaptım. Komisyonun vazifesi yurt dışına gitmek için girdikleri yazılı sınavı kazanan öğretmenleri, bir de sözlü sınavdan geçirmekti. Komisyonda, her bakanlıktan bir temsilci vardı. Bir gün 25 öğretmenimize ayrı ayrı sordum ve hepsinden aynı cevabı aldım. Önce bütün öğretmenlerimiz komisyon karşısında, “Atatürkçü olduklarını“ söylemişlerdi. Ama hiçbiri Atatürk’ün NUTUK‘unu okumamışlardı. Atatürk üzerine yazılan bir tek, ama bir tek kitap ismi söyleyememişlerdi. Halk ifadesiyle “Kör nenem de böyle Atatürkçü olur”du.

CHP ve Türkiyeli komünistler, ordumuzun bu çok büyük hassasiyetini dikkate alarak, 27 Mayıs 1960 ( ve 1971 -1980 -1998) darbesinden önce, akla-hayale gelmeyen birtakım yalanlarla, iftiralarla bir darbe zemini hazırladılar.

Atatürkçülük aşkıyla 1960 ( ve 1971 -1980 -1998) yılında iktidara el koyanlar devletin çivisini kökünden kopardılar.

1960 ( ve 1971 -1980 -1998) yılından sonra verilen bütün muhtıralar, yapılan darbeler, hep Atatürk adına yapıldı yapılıyor. Ordumuza da, milletimize de, vatanımıza da yazıktır. Artık bu Atatürkçülük silâhı terk edilmelidir. şu 21. asırda, Atatürkçülük silahı da artık susturulmalıdır.

Türkiye’de en kolay işlerin başında “Atatürkçü olmak” geliyor. Yakanıza bir Atatürk rozeti takmak, meydanlara dökülerek “Atam izindeyiz!” diye bağırmak, bir Atatürk büstü önünde bir-iki dakikalık saygı duruşunda bulunmak veya oraya bir çelenk koymak… Atatürkçü olmak için kâfidir. Atatürk üzerine yazılmış tek kitap değil, tek sayfa bile okumanıza gerek yoktur.

Müsbet ilimlerin temeli tenkittir. Tenkitsiz ilim olmaz. Tenkitsiz demokrasi olmaz. Tenkitsiz insan olmaz. Hür ve medeni bir dünyada, her şeyi tenkit edebilirsiniz. Ama Türkiye’de Atatürk’ü katiyyen tenkit edemezsiniz! Atatürk’ü tenkit etmenin ismi bizde “Atatürk düşmanlığı”dır. Atatürk düşmanlığı veya Atatürk’ü tenkit etmek, bin wolt gücündeki bir elektrik teline dokunmak gibi bir şeydir.

İsmet Bozdağ’ın hazırladığı “Paşalar Kavgası” Atatürk üzerine okuduğum kitapların doksan birincisidir. “Her Yönüyle İnsan Atatürk” isimli kitap şimdi doksan ikinci araştırma olarak elimdedir.

Ben herhangi bir kimsenin Atatürk’ü ciddi ölçüler içinde bir saat, iki saat tenkit etmesini büyük bir dikkatle, hatta büyük bir hayranlıkla dinleyebilirim. Ama bir kimsenin Atatürk’e birkaç cümleyle hakaret etmesine tahammül edemem. Mesela ben okuyarak, araştırarak, düşünerek gördüm ki; “Atatürk dilde inkılâp yapmak istedi. Dilde ve dinde inkılâp olmaz.Atatürk ısrarla ve inatla devam ediyor. yasaklamış; korkusundan kimse konuşamıyor. Dil meselesinde, yerden göğe kadar yanlış yaptı. Türkçe varlık sebebimizdir. Dil gitti mi, hürriyetimiz, bağımsızlığımız gider. Bu masa dört ayak üzerinde durur. Bir millet de, ‘dil, din, tarih ve sanat şuuru’ ile ayakta durur. Peygamberimiz (asm) ‘Din nasihattir’ buyurur. Nasihat dil ile yapılacaktır. Oku emri ile başlayan Kur’ân dilin önemini edebiyatıyla ortaya koyar. Yanlış dil anlayışı değiştirilmedikçe ilerlememiz, kalkınmamız mümkün değildir. “Türkiye’de evde 7, orta orta dereceli okulda 11, tam 18 sene Türkçe öğreniyor. Üniversite’ye de gidince Türkçe dersi veririz. Niye, üniversite derslerini anlayamıyor! Okumayan, bilmeyen, araştırmayan keşif yapamaz”

Şu 21. asırda, okumayan, araştırmayan, öğrenmeyen ama etrafındakileri gericilikle, Orta Çağa bağlılıkla suçlayan yobazlar var. Onların en tehlikelileri, Atatürkçü geçinen yobazlardır.

Türk yazar,gazeteci,avukat; Yavuz Bülent Bâkiler (türkiye gazetesi)

Google Aramaları

  • atatürke darbe yapıldımı
  • atatürke tenkit yazıları
  • bu darbe ataturkculere yapilmistir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*