Son Haberler
Anasayfa » Genel » DİNSİZ BİR NESİL YETİŞTİRECEKLERDİ

DİNSİZ BİR NESİL YETİŞTİRECEKLERDİ

DİNSİZ BİR NESİL YETİŞTİRECEKLERDİMüslümanlar zulüm mü gördü?” diyen baylar, okullarda okutulan “din Kültürü”dersine dahi tahammül edemez. Bu ders adı üstünde “din kültürü” dersidir. Bütün dinlerden bahsedilir, bu arada İslâmiyetten de üstün körü bahsedilir. İçerisinderuh yoktur. Ne var ki laiklik tacirliğine soyunan baylar bu kadarına bile tahammül edemezler. Peki beyler! Siz İslâmiyetin “İ”sine bile tahammül edemiyorsunuz, peki bizler çocuklarımızın körpe dimağlarının bütünüyle İslâmdışı bilgilerle doldurulmasına nasıl tahammül edelim?
Göz bebeğimiz olan,ciğerparelerimizi, yavrularımızı, batıl felsefe ürünü ile “zorla” besleyenlerin yaptığı karşısında ızdırap duymuyor muyuz sanıyorsunuz. Sahi siz Müslümanları ne sanıyorsunuz, sabır taşı mı?..Laik beyler! Bakınız şuranda eğitimin durumu Müslümanlara nasıl ızdırap veriyor, bunu kısaca izah edelim.Yakın tarih boyunca eğitimde hep menfî felsefe hâkim olmuştur. Evvelâ İslâm’ınfelsefeye bakışı nedir, onu görelim.Felsefe: İlâhî vahye, yahut İlâhî vahye dayalı ilhama dayanmayan her türlü söze,düşünceye ve fiile felsefe denir.Felsefe ikiye ayrılmaktadır.
1. Müsbet felsefe,
2. Menfî felsefe.
Müsbet felsefe: İnsanlara faydalı olan ilim ve san’at-lardır. Uçak fabrikası,makina fabrikası, elektrik vs. gibi. Bu san’atların her biri zaten bir Peygamber mucizesine dayanmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de de bunların pek çoğunun en nihaî şekline işaretler vardır. Bu tarz sanatlar Ce-nab-ı Hak’la muaraza etmeden öğretilir, okutulursa, buna müsbet felsefe denir.
Menfî felsefe ise, edebiyatta* TV’de, radyoda, basında, eğitimde Cenab-ı Hakk’ın zatına, ismine, sıfatlarına muaraza eden ürünler sergilemektir. Günümüzde olduğu gibi.Bugün okullarda Allah’ın selamı yasaktır. Onun yerine “Günaydın, tünaydın”denilmektedir. Kitaplarda Allah’ın ismiyle başlamak ve Allah’tan bahsetmek”gizli” şekilde yasaktır.Yakın tarihte ise ders kitaplarında Cenab-ı Hakk’ın isimlerine ve sıfatlarına, Peygamberine alenî şekilde hakaretler edilmiştir.1930’lu yılların ders kitapları193O’lu yıllarda okutulan ders kitaplarına bakınız. Hemen hepsinde İslâmiyetin inancına bütünüyle zıt, Müslümanların inancına, temel değerlerine alenî şekilde Uzun yıllar çocuklara “mecburî olarak” okutulan ders kitaplarında Cenab-ı Hakk’ın varlığı ve birliği inkâr ediliyor, Kur’an’a dil uzatılıyordu.
Bu tarih kitabında, Peygamber Efendimizin kendi kendisini peygamber ilân ettiği -hâşâ-söylenmekte ve Kur’an’ın Allah kelâmı olduğu -hâşâ- belirtilmekteydi.Ders kitaplarında Cenab-ı Hakk’ın varlığını ve birliğini, Kur’an’ın Allah kelâmı oluşunu inkâr eden satırlar, kelimesi kelimesine M.Kemal’in el yazıl ınotlarından alınmıştı. Bu notlar; 22-28 Şubat 1987 tarihli 2000’e Doğru dergisinde, Mart 1986 tarihli Saçak dergisinde, 17 Kasım 1985 tarihli Nokta dergisinde ve daha birçok yayın organlarında ve kitaplarda yer almıştır.retler yağdıran yazıların dolu olduğunu görürsünüz.Bu kitaplarda insanların maymunlardan geldiği söylenmekte, Cenab-ı Hakk’ın vahidiyeti inkâr edilmektedir. (Tarih-1, İstanbul, 1931)
Yine bu ders kitaplarında Peygamber Efendimiz (a.s.m.) için -hâşâ- şâirdenilmekte, peygamberliği inkâr edilmekte, Kur’an-ı Kerim’in -hâşâ- Peygamber Efendimiz tarafından yazıldığı söylenmektedir. (Tarih II, Orta Zamanlar. İstanbul, 1932,s. 89-91)Ders kitabında yer alan ve bir Müslüman olarak ürpererek okuduğumuz ifadelerden bir kısmını iktibas edeceğiz. Bakınız bu kitapta ne deniliyor:
“Muhammed’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kur’an denir. Bu esasları ihtiva eden cümlelere âyet, âyetlerden mürekkep parçalara da sûre derler. İslâm an’anesinde bu âyetlerin Muhammed’e Cebrail adında bir melek vasıtasıyla Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur.”Tarihi noktai nazardan da mütalaa edildiği zaman görülüyor ki: Muhammed birdenbire Allah’ın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır.”O, Arapların ahlâk ve âdetlerinin pek fena ve pek iptidai ve ıslaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları ıslah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüşve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur. Vahiyve ilham fikri Muhammed’den evvel de Araplarca meçhul değildi, bütün iptidaikavimler gibi Araplar da, şairlerin, akıl erdiremedikleri kuvvetlerden ilhamaldıklarına inanırlardı. Bu kuvvetler de Araplar için cinlerdi.” (a.g.k. s. 90)
Ders kitabındaki satırlar bu minval üzere uzayıp gidiyor. Oysa Mekke müşrikleri bile böylesine bir iddiada bulunamamışlardı. Kur’an-ı Kerim’in Allah kelamı olduğunu, tek harfinin bile değişmediğini o müşrikler de sonunda itirafedeceklerdi.Ümmî olan, yani okuma-yazma bilmeyen Peygamber Efendimize, kırk vecihle mucize olan Kur’an-ı Kerim, âyet âyet tebliğ olunmuş, o da ânında vahiy kâtiplerine yazdırmış, pek çok sahabe ezberlemişti.Tek harfi değişmeyen ve kıyamete kadar da Kâinatın sahibi olan Cenab-ı Hakk’ın koruması altında olan Kur’an-ı Kerim’e karşı işte bu şekilde iftiralar atılıyordu.
Laik Beyler! Ders kitaplarının bu muhtevası o sırada Müslümanlara ızdırap vermedi mi zannediyorsunuz? Şu anda bütün ders kitaplarından kast-ı mahsusla Cenab-ı Hakk’ın isminin silinmesi, bir san’at eseri olan tabiatın adetâilâhlaştınlıp da o san’at eserinin san’atkânnm nazara verilmemesi, eserlerin sayılıp da eser sahibinin hatırlanmamasının Müslümanlara ızdırap vermediğini mi düşünüyorsunuz?İnancı, mukaddesatı canından aziz bilen Müslümanlar şu anda dehşetli ızdırap çekiyor. Zira kendi elleriyle okullara teslim ettikleri çocuklannın, gününbirinde -pek çok örneği görüldüğü gibi- kerfdilerine, “Kocakarı! Moruk!” diyehitap etmesinden çekiniyor, eline silah alıp anarşist olmasından, Rabbini inkâr edenler sınıfına dahil olmasından korkuyor. Yavrusunu okullara korka korka,çekine çekine gönderiyor. Bu korku ve endişe yeterli ızdırap değil mi?

Adı “Din Kültürü” olan derslerin de kaldırılması için bağırıp çağıran Laik Beyler! Ya Müslümanlar ne yapsın, söyler misiniz…

 —
Kaynak:Burhan Bozgeyik – Bize Nasıl Zulmettiler

Google Aramaları

  • nokta dergisi 17 kasım 1985
  • 1931 tarih kitabı pdf
  • Turkiye Cumhuriyeti nin resmi dini yoktur Turkiye de bir kimsenin fikirlerini zorla baskalarina kabul ettirmeye kalkisacak kimse yoktur ve buna musaade edilmez
  • 1931 tarih ders kitabı din
  • saçak dergisi
  • saçak dergisi atatürk el yazısı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*