Son Haberler
Anasayfa » Atatürk milliyetçi miydi? » Eğitim (milli eğitim) müfredatımızı bile ABD hazırlıyor. (Fulbright Eğitim Komisyonu)

Eğitim (milli eğitim) müfredatımızı bile ABD hazırlıyor. (Fulbright Eğitim Komisyonu)

10410119_648814105204228_7567056211032132605_n

Eğitim (milli eğitim) müfredatımızı bile ABD hazırlıyor. (Fulbright Eğitim Komisyonu) Daha acısını söyleyeyim; Atatürkçü ve halkçı hükümetlerin hiçbirisi, bu anlaşmayı ortadan kaldırmayı düşünmedi.Bu tür bir uygulamayı, ancak sömürge ülkelerinde görebilirsiniz.Bu Komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programlarını belirlemektir. Gençler bir ulusun geleceği demek değil midir? Türk ulusunun geleceği olan gençlerin eğitimi, yarısı Amerikalılardan oluşan bir komisyona bırakılıyordu.

Türk çocuklarının eğitimi resmen Amerikalılara teslim edildi.Türkiye’yi Amerikancı yapmak isteyen Mustafa Kemal Paşa’dır.

”1945’e kadar İngiltere’nin sömürgesiydik. 1945’ten sonra ABD’nin sömürgesi olduk. Milli Şef İsmet İnönü 1947 tarihinde yaptığı resmi ( Fulbright) anlaşma (sı) ile Türk Milli Eğitim sistemini ABD’lilere teslim Etti”Oktay Sinanoğlu

Sol Kemalistler, Atatürk’ün 1930’larda İngiltere ile ittifak yapmak için nasıl canla başla uğraştığından hiç bahsetmiyorlar, İsmet Paşa’yı suçluyorlar.Niye?Bu, ideolojik davranmaktır. Sol Kemalistler, “Atatürk hiçbir emperyalist devletle ittifak yapmadı. Saat dokuzu beş geçe emperyalizm Türkiye’ye girdi. Çünkü, İnönü geldi” diyorlar. Oysa Atatürk İngiltere’yle ittifak yapıyordu, ömrü yetmedi. 1939’da İnönü ittifakı imzaladı. Zaten biz hep 1920’lerden bahsediyoruz. 1930’lardan hiç bahsetmiyoruz. Bu tarihçilik değildir.[Taha Akyol, Türk Gazeteci ve yazar.–09.03.2013]

Milli Eğitimimiz Mustafa Kemal tarafından ABD’li General J.G.Harbord’a iletilmişti.

“Biz, Birleşik Devletler’in Türkler için baştan sona yeni bir eğitim sistemi tesis etmesini istiyoruz. Dini eğitimden ayrılmış okullar, altı ve on altı yaş arasındaki bütün kız ve erkek çocuklar için zorunlu bir eğitim istiyoruz. 5.000 seçilmiş kız ve erkek çocuğunu Amerikan okulları ve üniversitelerine eğitim için göndermeyi istiyoruz”Mustafa Kemal

Kaynak; 1; Armaoğlu, Fahir. “ 20. yy Siyasi Tarihi”, Ankara-1989 3;Armaoğlu, Fahir. 2;Mustapha Kemal Pasha and His Party” World’s Work, Vol. XL, June 1920, s.11 3;“Belgelerle Türk-Amerikan Münasebetleri” , TTK Yayınları, Ankara-1991.

M. Kemal: Biz, Amerikalıları Türkiye’de görmek istiyoruz; çünkü özlemlerimizi en iyi onlar anlayabilirler. (…) Birleşik Devletlerin ideali, bizim de idealimizdir. Büyük Millet Meclisinin 1920 Ocağında ilân ettiği Millî Misakımız, sizin Bağımsızlık Beyannamenize çok benzer. (…) Ekonomik ilişkiler alanında Türkiye ile Birleşik Devletler, her iki taraf için de en büyük yarar sağlayacak şekilde, birlikte çalışabilirler. Zengin ve çeşitli millî kaynaklarımızın, Amerikan sermayesi için çekici olması gerekir.

Kaynak: İsaac F. Marcosson – The Saturday Evening Post – 20 Ekim 1923Türkiye’nin Kuruluş Yıllarında Bir Yabancı Gazeteci’nin Ankara Yolculuğu ve Atatürk’le Görüşmesi – PROF. DR. ERGUN ÖZBUDUN

Resmi kaynak: http://atam.gov.tr/turkiyenin-kurulus-yillarinda-bir-yabanci-gazetecinin-ankara-yolculugu-ve-ataturkle-gorusmesi/

’27 Aralık 1949 tarihinde, yani İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı döneminde,

Türk çocuklarının eğitimi resmen Amerikalılara teslim edildi.

ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği, sekiz kişiden oluşan bir Eğitim Komisyonu kuruldu.

Bu komisyonun adı Fulbright Eğitim Komisyonu idi.

Sekiz üyeden dördü Amerikalı, dördü de Türk’tü.

Bu Komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programlarını belirlemekti. Gençler bir ulusun geleceği demek değil midir? Türk ulusunun geleceği olan gençlerin eğitimi, yarısı Amerikalılardan oluşan bir komisyona bırakılıyordu.

Bu kadarla kalsa neyse, komisyon herhangi bir konuda karar verirken oylar 4 evet, 4 hayır çıkarsa ne olacaktı? Çözüme bakınız; O tarihte Ankara’da bulunan Amerikan Büyükelçisinin vereceği oy, belirleyici olacaktı.

Çok açık değil mi, Türk gençlerinin ne tür bir eğitimden geçeceği, derslerde hangi konuları ne tür boyutlarda öğreneceği, Amerikalılara bırakılmıştı. Bu tür bir uygulamayı, ancak sömürge ülkelerinde görebilirsiniz.

Daha acısını söyleyeyim;

O tarihten günümüze kadar olan süreçte kurulan Atatürkçü hükümetlerin hiçbirisi, bu anlaşmayı ortadan kaldırmayı düşünmedi.

27 Mayıs 1960 İhtilalini yapanlar, kendilerini ‘devrimci’ olarak niteleyenler, Fulbright Eğitim Komisyonu’nu ortadan kaldırmadılar!

Atatürkçü ve halkçı olarak bilinen Bülent Ecevit, beş kez Başbakan oldu, beş kez Hükümet kurdu. Neden Fulbright  Eğitim Komisyonu’nun sonunu getirmedi?

Her yıl Köy Enstitüleri’nin kuruluş gününü yaşlı gözlerle anıp ağlaşacaklarına, ‘Türk çocuklarının eğitimi Amerikalılara teslim edilemez’ diye neden ayaklanmadılar?

27 Aralık 1949 tarihinde kurulmuş olan Fulbright  Eğitim Komisyonu, 63 yıldır aralıksız yürürlükte kalmıştır.’

Komisyondaki isimlere dikkat!

‘Bakın size, 2012 yılında Fulbright  Eğitim Komisyonu’nun kimlerden oluştuğunu sayayım:

* John Tomas Maccarthy (Başkan), ING Bank Türkiye Müdürü,

* Scott F. Kilner, ABD İstanbul Başkonsolosu,

* Mark A.  Wentworth, ABD Büyükelçiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müsteşarı,

* Kaya Arıkoğlu, Mimar ve Şehir Tasarımcısı, Arıkoğlu Arkitekt Ltd. Şirketi, Adana,

* Prof. Dr. Ahmet Ademoğlu, İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü,

* Engin Soner, Dışişleri Bakanlığı İkili Kültürel İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı,

* Doç. Dr. Ömer Açıkgöz, Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü,

* Prof. Dr. Ekrem Tatoğlu, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi, Sosyal  Bilimler Enstitüsü.

Dikkat etmişsinizdir. Sekiz kişilik Fulbright  Eğitim Komisyonu’nun 4 üyesinin Amerikalı, 4 üyesinin de Türk olması gerekirken, 2012 Komisyonunda sadece 3 Amerikalı bulunmaktadır. Yani dengeler değişmiş midir? Hayır. Komisyonun Türk üyelerinin tamamı Amerikanın has hizmetkârları olduğundan, artık Amerikalılar için üye sayısının 4’e 4 olması gerekirken 3’e 5 olması hiçbir önem taşımamaktadır.

Son 60 yılın yüksek Komutanları da Fulbright  Eğitim Komisyonu’na karşı  tavır almamışlardır.’

Bu satırlar Yılmaz Dikbaş’ın Enki Yayınları’ndan yeni çıkan ‘Atatürkçüler Yenildi’ isimli kitabından…

Şöyle bir soru akla gelebilir; 1946’dan günümüze milli ve manevi hassasiyetleri olan Hükümetler de kuruldu; örneğin 1980 öncesi MC Hükümetleri ve antidemokratik 28 Şubat süreci ile alaşağı edilen Refahyol Hükümeti gibi… Bu Hükümetler döneminde Fulbright  Eğitim Komisyonu’na neden son verilmedi? Gerek MC Hükümetleri döneminde gerekse merhum Erbakan’ın Başbakanlığını yaptığı Refahyol Hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı diğer partilerin milletvekillerinden oluşuyordu.

Mason komutanlar

YIlmaz Dikbaş, 700 sayfalık söz konusu kitabında, yer yer abartılı yaklaşımlar ve isimlere yer vermekle birlikte öteden beri çok konuşulan üst rütbeli Mason Komutanları da sıralamış. Kimler yok ki;

* Orgeneral Cevdet Sunay

* Orgeneral Emin Fahrettin Özdilek

* Orgeneral Refik Tulga

* Orgeneral Necdet Üruğ

* Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı (Refahyol Hükümetinin yıkılması sürecinde TSK Genelkurmay Başkanı)

* Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu

* Orgeneral Hilmi Özkök

* Orgeneral Yaşar Büyükanıt

* Orgeneral İlker Başbuğ

* Oramiral Nejat Tümer

* Orgeneral Osman Sedat Celasun

* Oramiral Bülent Ulusu

* Orgeneral İrfan Tansel

* Orgeneral Turgut Sunalp

* Oramiral İrfan Tınaz

* Orgeneral Haydar Sükan

* Oramiral Zahit Atakan

* Oramiral Orhan Karabulut

* Oramiral Vural Bayazıt

* Oramiral Salim Dervişoğlu

* Orgeneral Selahattin Demircioğlu

* Orgeneral Adnan Ersöz

* Orgeneral Çevik Bir

* Orgeneral Kemal Atalay

* Orgeneral Necati Özgen

* Oramiral Arif Akdoğanlar

* Korgeneral Hasan Sağlam

* Korgeneral Abdullah Tırtıl

* Tümgeneral Prof. Dr. Ömer Şarlak

Balyoz Davası’nda en kritik fotoğraf

Balyoz Davası sonuçlandı.

Yargılanan üst düzey paşalara darbe planladıkları gerekçesiyle büyük cezalar verildi.

Bu, sivil bir mahkemenin darbe suçlamasıyla askerlere verdiği ilk ceza…

Bu açıdan önemsiyorum ve Türkiye’de ‘Hakimler de var’ diyorum.

Elbette önce mahkemenin gerekçeli kararını ardından da temyize başvurulduktan sonra da Yargıtay’ın kararlarını beklemek lazım…

Ama onun da ötesinde Balyoz, Ergenekon, 12 Eylül, 28 Şubat (vb) süreciyle ilgili mahkemelerde süren davalarda  en kritik fotoğrafı atlamamak lazım.

O en kritik fotoğraf’ nedir derseniz…

Cevabı yarın…

NOT: Bugün 23 Eylül 2012 Pazar… Uyan da balığa gidelim… İktidarın ‘2012 yılında yeni Anayasa vaadi’ni sıcak tutmak adına… 2012’den 8 ay 23 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı… Ama bugünlerde ‘tık’ yok… Takipçisiyiz…

Bugün 23 Eylül 2012 Pazar… Uyan da balığa gidelim… (Adnan Öksüz -Milli gazete)

 Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

Atatürk Amerikancıdır; http://yakintarihimiz.org/ataturk-amerikancidir1925-yilinda-birlesmis-milletler-turkiye-musul-uzerindeki-hukuki-haklarindan-vazgecmedikce-musulun-bir-baska-devlete-verilmesi-imkansizdir-demesine-rag.html

Mustafa Kemal Türk sosyalizminin Köküne kibrit suyu dökmüştür.
http://yakintarihimiz.org/mustafa-kemal-turk-sosyalizminin-kokune-kibrit-suyu-dokmustur.html

M. Kemal; Amerikaya övgü konuşması. Ulusalcılar görün bakın!!!Milli mücadele’yi başlattım dediği yerde amerikalılarla anlaşan M.kemal?

http://yakintarihimiz.org/m-kemal-amerikaya-ovgu-konusmasi-ulusalcilar-gorun-bakin.html

M.kemal’in ”Halkçılık” Programı’nın Nedeni? Ulusalcılar Okuyun bakın!http://yakintarihimiz.org/m-kemalin-halkcilik-programinin-nedeni-ulusalcilar-okuyun-bakin.html

İlk hedef Akdeniz? İkinci Hedef neydi?ikinci hedef Batı Trakyaydı? Mustafa Kemal batı trakya’yı yunanlilara peskes cekmistir. Oysa misak-i milli kararlarinda bati trakya da oylama yapilmasi öngörülüyordu. Cogunluk kimde ise o topraklar oraya ait olacakti. %80′i türk müslüman nüfusu oldugu halde ve bize gececegi garanti oldugu halde, M.kemal bati trakyayi yunanlilara “satmistir.

http://yakintarihimiz.org/mustafa-kemal-bati-trakyayi-yunanlilara-peskes-cekmistir-oysa-misak-i-milli-kararlarinda-bati-trakya-da-oylama-yapilmasi-ongoruluyordu-cogunluk-kimde-ise-o-topraklar-oraya-ait-olacakti-%80i-tur.html

M.Kemal Azerbaycan’ı(türkleri) Ruslara Para Karşılığında Sattı?

http://yakintarihimiz.org/m-kemal-azerbaycaniturkleri-ruslara-para-karsiliginda-satti.html

3 Ciltlik Lozan Zafer Mi, Hezimet Mi? Kitabının Özeti; Musul, Kerkük, Batum, Batı Trakya, Kıbrıs ve daha nice Misak-ı Milliye dahil vatan toprağı “zafer” olarak sunulan ihanet anlaşması Lozan’ın götürüleridir!..

http://yakintarihimiz.org/3-ciltlik-lozan-zafer-mi-hezimet-mi-kitabinin-ozeti.html

 İstanbul’dan dahi vazgeçmeyi düşünebilen bir (M.kemal)Paşa? Hani “Vatan toprağı kutsal” idi? Muzaffer bir devlet olarak oturduğumuz Lozan masasında bıraktığımız; Trablusgarp, Adalar, Musul, Kerkük, Batum, Batı Trakya vatan toprağına bakışlarını göstermiyor mu zaten?http://yakintarihimiz.org/istanbuldan-dahi-vazgecmeyi-dusunebilen-bir-m-kemalpasa-hani-vatan-topragi-kutsal-idi-muzaffer-bir-devlet-olarak-oturdugumuz-lozan-masasinda-biraktigimiz-trablusgarp-adalar-musul-kerkuk.html

Google Aramaları

  • 1947 fulbright anlaşması ve Atatürk
  • fulbright eğitim komisyonu
  • meb fulbright
  • egitimde abd komisyonu
  • milli eğitim komisyonu amerika
  • ABDli Fulbright Eğitim Komisyonu
  • 1923 müfredatı kim hazıradı
  • fulbright eğitim komisyonu nedir
  • EĞİTİM MÜFREDATI AMİRAKAN BÜYÜKELÇİ
  • adnan öksüz milli eğitim

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*