Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: Bediüzzaman Said Nursi

Etiket Arşivi: Bediüzzaman Said Nursi

M.Kemal Paşa’nın En Büyük Muhalifi

Gerçek Cumhuriyet rejiminde gerçek demokraside çoğulcu düzenlerde devletin cumhurbaşkanını, başbakanı, bakanları, büyük bürokratları, hükümetin icraatını, devletin politikasını tenkit etmek var mıdır? Elbette vardır… Bunlara muhalif olmak, muhalefet yapmak suç mudur? Hakaret etmemek, âdil yasaları çiğnememek şartıyla câizdir ve serbesttir. Şimdi sadede gelelim: Yakın tarihimizde M.Kemal Paşa’ya, onun tepeden inme devrimlerine muhalefet eden, karşı gelen şahsiyetlerden birincisi Bediüzzaman Said Nursi’dir. Said ... Devamını Oku »

YAVUZ SULTAN SELİM VE İTTİHAD – I İSLÂM

Her zamankinden fazla muhtaç olduğumuz İttihad-ı İslâmın tesisiyle,İslâm alemini yek-vücud halinde bir araya getirib madden ve mânen kuvvetlendirmesiyle marufdur Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri… Çünkü,kendi zamanındaki en önemli meseleler,iç meseleler idi. Mücadelesi batıyla değil,doğu ile idi. İran idi. Safevilerin ehli sünnet düşüncesini tehdit eden yayılmacı hareketlerine İslam alemi çapında tedbirler alan Yavuz,Haleb’de Cuma günü Melik Zahir camiinde İmamın,Hâkimul Haremeyn- sözüne ... Devamını Oku »

Tanzimat Fermanı ve Hutbe-i Şamiye

Fî 26 Şaban 1255 (3 Kasım 1839) da, TANZİMAT fermanı Gülhane Bahçesinde ilan edilir, 3 Kasım 1839’da . Hatt-ı Hümayun’u Mustafa Reşit Paşa okur. Devletin geri kalış nedenini paşa ferman metninde bir takım gerekçelerle vazeder. Paşa 1839 dan geriye yüz elli senedir devletin geri gittiğini belirtir. Şeri ata ve faydalı kanunlara uyulmadığından devlet geri gitmiştir. Bu durum Paşa’nın ifadesine göre 1700 ... Devamını Oku »

Bediüzzaman Said Nursî gibi İslâm âlimlerinin de Sultan Abdülhamid’e muhâlif olduğu ve hatta hal’ fetvasını hazırladıkları iddia edilmektedir. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Abdülhamid’in hal’ fetvasını kim vermiştir?

Bu iddia sahipleri, Bediüzzaman ve Mehmet Akif gibi İslâm âlimlerinin meşru dairedeki hürriyet ve meşrutiyeti istemeleri ile Abdülhamid düşmalığını birbirine karıştırmışlardır. Elbette ki o dönemin çok mühim simaları, özellikle Hafiyye Teşkilatı’nın son zamanlardaki baskı idaresini tenkid etmişler ve Abdülhamid’in kurduğu hükümetlerin, bazan istibdad denebilecek faaliyetlerini tenkid eylemişlerdir. Ancak Abdülhamid’in de devletin devamını sağlamak için yürüttüğü şahsî idare sistemini, her yönüyle meclis-i ... Devamını Oku »

Adnan Menderes’in Konya nutku

Din ve vicdan hürriyetinin bu memlekette yerleşmesi uğrunda büyük mücadeleler veren Demokrat Parti ve kadrolarının bu uğurda her şeyi göze alarak yaptıkları hizmetleri unutmak mümkün değildir. 27 Mayıs darbe sürecinin en önemli bahanelerinden birinin ezanın Türkçe’den Arapça’ya çevrilmesini sebep gösterenleri duydukça, Demokratların mukaddes değerlerimiz konusunda gösterdikleri hassasiyetlerini daha iyi anlıyoruz. Bu uğurda şehit düşenleri bu vesileyle rahmetle anıyoruz. Demokratların en ... Devamını Oku »

Bediüzzaman: Çöken bir medeniyet ve iman mücadelesi

Bediüzzaman 7 Teşrîn-i Sânî 1338/7 Kasım 1922’de Ankara’ya gider. 9 Kasım’da da Millet Meclisi’ne gider. O gün Muş, Bitlis, Siirt ve Ergani mebuslarının Meclis riyasetine verdikleri teklifle “Hoşâmedî” ile karşılanır. Bu olay Meclis zabıtlarında yer aldığı gibi, dönemin Şebînkarahisar mebusu Ali Surûrî Bey’in günlüklerinde de yer alır. Ancak Meclis’te mebusların çoğunun namaza riayet etmediğini gören Bediüzzaman, 23 Teşrin-i Sânî 1338/23 ... Devamını Oku »

`Kürt Said`in faşist düşmanları

Yıllar önce bir konferansta yaptığım bir konuşmada Bediüzzaman Said Nursi’nin fikirlerine de değinmiştim. Anlattıklarımdan pek hoşlanmadığı anlaşılan bir dinleyici, soru-cevap kısmında söz aldı ve hışımla sordu: “O adamın gerçek adının Said-i Kürdi, yani ‘Kürt Said’ olduğunu niçin söylemediniz?“ Bu “Kürt Said” lafını öyle bir bastıra bastıra, hatta iğrene iğrene söylemişti ki… Sanki “katil” veya “hırsız” gibi kirli bir sıfattan söz ... Devamını Oku »

Necmettin Şahiner’in Son Şâhitler isimli kitabından bir hâtıra:

Jandarma Hasan Ergen anlatıyor: Afyon hapisinde Üstad’a şöyle sordum: “Hocam çok afedersiniz, sizi niçin hapsediyorlar?” Üstad aynen şöyle dedi: “Zaferden sonra Mustafa Kemal bana milletvekilliği, şark umum vaizliği, bir köşk ve bir çiftlik vermek istedi. Ben kabul etmedim. ‘Ben Allah için Ruslara karşı silahla, İngilizlere karşı kitapla savaştım. Ben çiftlik almak değil Allah için savaştım’ dedim. Daha sonra Mustafa Kemal ... Devamını Oku »

Kur’anı Ortadan Kaldırmak İstemişler.Plan Tutmayınca Ne Yapmışlar.

Evet, dinsizliğin hükümferma olduğu o dehşetli devirde, ehl-i din, terzîl edilmeye çalışılıyordu. Hatta Kur’an’ı dahi tamamen kaldırmak ve Rusya’daki gibi dînî akîdeleri tamamen imha etmek düşünülmüş, fakat millet-i İslamiyece bir aksülameli netice verebilmesi ihtimali ileri sürülünce, bundan vazgeçilmiş; yalnız şu karar alınmıştı: “Mekteplerde yaptıracağımız yeni öğretim usûlleriyle yetişecek gençlik, Kur’an’ı ortadan kaldıracak ve bu sûretle milletin İslamiyetle olan alakası kesilecek.” ... Devamını Oku »