Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: Fatih Sultan Mehmed

Etiket Arşivi: Fatih Sultan Mehmed

Sarığı için can veren Hamza Paşa

  Hamza Paşa; Hazreti Fatih tarafından Eflak Prensi Vlad’a elçi olarak gönderilir. Hamza Paşa ve elçilik heyeti Kazıklı Voyvoda olarak nam salan Vlad’ın sarayında aynı teşrifat kaidesi ile karşılanırlar: Prensin huzuruna sarıksız olarak başlar açık girilecektir. Devlet-i Aliyye’nin elçisi bu teklifi reddeder ve hayatı kan deryası içinde geçen Kazıklı Voyvoda’nın karşısına nur gibi bembeyaz sarığı ile çıkar. Karşısında sarıklı Türkleri ... Devamını Oku »

FETHİN MANEVî DİNAMİKLERİ

Gizli kahramanlar Her büyük ve önemli olayda olduğu gibi İstanbul’un Fethi’nin ardında da manevî/gaybi bir yön vardır. Bu olayda en önemli roller, maneviyat erlerinin ve bunların tavsiyelerine göre hareket eden lider ve âlimlerdedir. Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarından itibaren; Osman Gazi-Şeyh Edebali, Yıldırım Bayezid-Emir Sultan, Fatih Sultan Mehmed-Akşemseddin, Kanunî Süleyman-Ebusuud Efendi isimleri olayların gidişatını şekillendirmiş, her alanda başarılı çalışmalar ortaya çıkmıştır. ... Devamını Oku »

2.Mehmed’in Gemileri Karadan Yürüttüğü Yalandır” Diyenlere Cevap

21-22 Nisan 1453 gecesi, Dolmabahçe Kumbaracı yokuşunu takip ederek , Asmalı Mescid’den, Tepebaşı yoluyla Kasımpaşa’ya ormanlık ve toprak yollar temizlenerek bir yol açıldı.Yola çam ve diğer ağaç kalaslar döşendi ve üzerine iç yağı, zeytinyağı sürülerek kaygan hale getirildi.Donanma, binlerce nefer ve yük hayvanları ile çekilerek bir gecede Haliç’e indirildi. Gemilerin yürütülmesinin bir yalandan ibaret olduğunu söyleyenlerin dikkate alması gereken bilgiler: ... Devamını Oku »

KAPIDAN DÖNEN PADİŞAH

Fatih Sultan Mehmet, manevî rehber konumundaki büyükleri ziyaret etmekten büyük mutluluk duyardı. Onları ziyaret eder, hayır dualarını alır, öğütlerini dinlerdi. Onların bir ihtiyacı varsa karşılardı.Bir gün Ebu’l-Vefa diye bilinen Şeyh Muslihuddin Vefa Konevî’yi ziyarete gitti.Fakat Ebu’l-Vefa, Fatih Sultan Mehmet ile görüşmek istemeyerek onu huzuruna kabuletmedi. Fatih Sultan Mehmet, Ebu’l-Vefa’nın kendisini kabul etmeyişine çok üzüldü. Ebu’l-Vefa ise Fatih’i kabul etmediği için ... Devamını Oku »

AKŞEMSEDDİN’ÎN EDİRNE’YE GİTMESİ VE FETH’ÎN İLK İŞARETLERİ

Padişah İkinci Murat, Şehzade Mehmet’in doğumundan hemen sonra Hacı Bayram Velî’den şehzadenin manevî eğitimine yardımcı olacak birini istedi. O da bu görevi Akşemseddin’e vererek, onu Edirne’ye gönderdi.Hacı Bayram Velî, Şehzade Mehmet’in doğumundan bir süre sonra Edirne’ye gelmişti.Padişah ikinci Murat, Hacı Bayram Velî, Akşemseddin ve bazı paşalar sarayın büyük salonuna oturmuş, tarih kitaplarından bölümler okuyarak sohbet ediyorlardı. Sohbetin asıl konusu istanbul’un ... Devamını Oku »

SULTAN İKİNCİ MURAT’IN ŞEHZADE MEHMET’E ÖĞÜTLERİ’NDEN SEÇMELER

Sultan İkinci Murat’ın Şehzade Mehmet’e öğütleri, “Nasihatti Sultan Murad” adlı eserde yer almaktadır. Bu öğütler, Fatih Sultan Mehmet’in nasıl yetiştirildiğini, pınarın kaynağından nasıl beslendiğini en açık şekilde göstermektedir. Bu öğütlerden bazıları şöyledir:• ” Oğlum! Seyrek de olsa, bir insan başkası tarafından aldatılır. Aldatılan kimse eninde sonunda düştüğü durumu anlar ve içine düştüğüdurumdan kurtulmak için çareler arar. Ancak insan kendini aldattığı ... Devamını Oku »

Osmanlı Devleti’ni yıkan sebeplerden birinin de kapitülasyonlar olduğu söylenmektedir. Kapitülasyonlar ne demektir ve İslama uygun mudur?

Sözlükte, kapitülasyon, savaş sonunda bir düşman kuvvetin belirli bir toprak parçasının teslimi için yapılan anlaşma yahut bir devletin diğer bir devletin sınırları içinde bulunan vatandaşları hakkında kazaî yetki imtiyazları tanıyan antlaşmalar manâsını ifadeeder. Fâtih devrinden itibaren başlayan Osmanlı Devletindeki kapitülasyonlar ise, devletin güçlü olduğu dönemlerde, dost ülkelere verilen siyasî, adlî ve malî imtiyazlar fermanı mahiyetindedirler. Bu dönemde kapitülasyonlar İslâm devletler ... Devamını Oku »

OSMANLI PÂDİŞAHLARININ GAYRİ MÜSLİMLERİN HUKUKUNU GÖZETMESİ ÜZERİ

1899 yılında ibâdete açılan İstanbul Kadıköy’de, Yeldeğirmeni mevkiinde bulunan Hemdat İsrael Sinagogu yapım aşamasında iken, Rumlar mabedin inşa edilmesi fikrine karşı çıkmış fakat Sultan II. Abdülhamid sinagogun yapılmasına müsaade etmiştir. II. Abdülhamid Han’ın Musevilere olan bu yaklaşımına karşılık museviler, Sinagogun adını Abdülhamid’in adına izafeten “Hemdat İsrael” yani “Yahudi Ülkesinin Hamdi” adını vermişlerdir. Şimdi kafalarda soru işaretleri oluşabilir… Fakat Sultan Abdülhamid ... Devamını Oku »

Padişahla görüşmeyi reddeden Hoca

Şimdi hayal edin lütfen… Osmanlı’nın başında “Şah”lıkta değil, “kulluk”ta varlık arayan Fatih Sultan Mehmed vardır… “Bir Şah’a kul oldum ki, cihan ana gedadır” mısralarını yazan derin tefekkür sahibi genç Padişah, kaderin kendisine sunduğu dünya nimetleriyle tatmin olmamış, maneviyat önderlerinin sohbetlerinde saadet aramaya çıkmıştır… Kâh Ak Şemseddin’in huzurundadır, kâh Molla Gürani’nin ya da Molla Zeyrek’in tasavvuf meclislerinde… Derken, büyüklüğünü duyduğu halde ... Devamını Oku »