Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: Mustafa Sabri Efendi

Etiket Arşivi: Mustafa Sabri Efendi

Mustafa Sabri Efendi’nin Mustafa Kemal konusunda padişaha muhalefeti

Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Mustafa Kemal’in padişah tarafından Anadolu’ya gönderilmesi hadisesine dair hatıralarını da şöyle anlatmıştı: Padişahın Mustafa Kemal Paşa’yı Anadolu’ya göndereceğini kestirince, bir din borcu olarak, kendisiyle görüşmek ve buna mani olmak istedim. Çünkü endişelerim vardı. O ana kadar elde ettiğim bilgiler de bu endişelerimi kuvvetlendiriyordu. Miralay Sadık Sabri Bey’in ve arkadaşlarının tahkikatı da bu yöndeydi. Beni ikaz etmişlerdi. ... Devamını Oku »

Kemalistlerin Mantık Dışı Mantıkları

Celal Nuri denen kişi, kendini âlim makamına geçirerek şöyle diyor: “Halifenin değil, hilafetin bazı görevleri vardır. Muteber kitapların beyan ettiği gibi, bu görevler halifenin değil, ümmetindir. Zira kitaplarda fertler hakkında herhangi bir nass yoktur. Ulu’l-emr kelimesi çoğul sigasıyladır. Biz Türkler Emevî ve Abbasîlerin izlerinden gitmek zorunda değiliz…” Bir tek imama bağlanma hususunda ne demek istiyor? İyi de, Raşid Halifeler de birer ... Devamını Oku »

Kadını Avrupalı Hâle Getirmek

Yine bu adamın (Cemal Hocanın); “Kadınlar yüzlerini açabilirler, bunda dinî bir mahzur yoktur.” diyerek türlü mugalatalarla müslümanların zihnini karıştırmasına meydan vermemek için, Kemalistan’da tatbik ve terviç olunduğu veçhile, kadınların yalnız yüzlerini açmakla kalmayıp birçok arzu edilen yerlerini de açtığı gibi geri kalan kısımlarında da vücûdu setretmekten ziyade süsleyen yarıçıplak kıyafetiyle nâmahrem erkeklerin kucağında dans etmesi de caiz midir diye kendisine ... Devamını Oku »

Hilâfetin Yıkılışına Doğru

“Allah sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hâkim kıldığı (halîfe seçtiği) gibi kendilerini de yeryüzüne sahip ve hâkim kılacağını (halîfe kılıcağını), onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm’ı), onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve geçirdikleri korku dönemlerinden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını va’detti. Çünkü onlar bana kulluk ederler, hiç bir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra ... Devamını Oku »

İç ve Dış Sapıklar

İngilizlerle Mustafa Kemal muvazaasının (danışıklı döğüşün) izlerini; Lozan müzakereleri zamanına kadar tehir etmeyerek “Mudanya” mütarekesinden ve Yunan’ın hezimete uğratılmasından evvelki, yani İngilizler’in Anadolu’da ortaya çıkan Kemalî kıyamını bastırmak üzere hem İstanbul’daki halîfe hükümetine cebr ve tazyîk icra ettikleri, hem de müşkilât göstermekten geri durmadıkları zamanlarda bile bulmak mümkündür. İstanbul’un ve Halîfe’nin ecnebi askerî işgali altında serbest hareketten mahrum vaziyeti, Anadolu’yu ... Devamını Oku »

Lozan ve İngilizler

Kemalcilerin, hilâfeti ve Osmanlı Devleti’ni feda ederek büyük devletlerden, Harb-i Umumî mütarekesinin son senelerinde Türklere en ziyade muarız görünen İngiltere’nin “Lozan” Kongresi’nde desteğini kazanmak üzere daha evvelden gizli bir pazarlık yapmış olmaları hakkında bende bir kanaat vardır ki… İzmir’i, Edirne’yi Türkiye’ye iade ve ecnebi imtiyazlarını ilga hususunda Anadolu’da Yunan ordusunu bozmakla büyük devletlere karşı Umumî Harp’teki mağlubiyetimizi de galibiyete dönüştürmesi ... Devamını Oku »

Kemalistlerin İki Hedefi Vardı

1 – Yönetimi Osmanoğullarından alıp, Mustafa Kemal’e nakletmek. Hilafetin hükümetten soyutlanması ve görünüşte Millet Meclisi’ne geçmesi, aslında hedeflerini gizlemek için tezgahladıkları bir oyundu. 2 – Hilafet müessesesini tedricî olarak kaldırıp, böylece ülkeyi İslâmî yönetimden uzaklaştırarak laik bir sistem oluşturmak. Akıl sahibi bir şahıs veya kuruluştan sâdır olan her eylemde mutlaka dinî veya dünyevî bir maslahat gözetilir. Kemalistlerin hilafet ve hükümeti ayırmalarını savunanlar ... Devamını Oku »

Kemalistler İttihatçılardan Gayrileri Değildir

Konuyu biraz açıklayalım: Aralarındaki ittifak ve memleket evlatları arasında kendi fikirlerine uyup uymamalarına göre ayrım yaparak bir kısmına hiddet edip, diğer kısmını sevmelerinden de anlaşıldığı gibi, Kemalistler, İttihatçılardan gayrileri değildir. Hâlâ daha önce ilan edilen anayasa ile İslâm şeriatını bağdaştıramıyorlar. Avrupalıların bu meşrutî İslâm devletine güven duyabileceğinden de emin olamıyorlar. Mutlak hürriyet ile mukayyed dinin arasının bulunmasının mümkün olmadığını anlayamıyorlar. ... Devamını Oku »

Mustafa Kemal’in Bir Gazeteye Verdiği Demeç ve Bunun Tahlili

Şurada Mustafa Kemal’in Fransız yazar Maurice Bourneaux’ya verdiği bir demeç üzerinde durmak istiyorum. Bu demeç Vatan gazetesinin 302. sayısından alınmıştır. “Türklerin en mutlu tarihî dönemleri, sultanların halife olmadıkları dönemlerdir. Daha sonra bu sultanlardan biri, servet ve nüfuzunu kullanarak hilafeti ele geçirdi. Oysa Peygamber, öğrencilerine, halkların yönetimini üstlenmelerini değil, onları İslamiyete davet etmelerini emretmiştir. Bunun tersi aklından bile geçmemiştir. Hilafet, hükümet ve ... Devamını Oku »