Son Haberler
Anasayfa » Genel » Geldikleri Gibi Giderler. Çünkü Ben (m.kemal) Varken Kendilerine Gerek Olmadığını Anladılar. (K. Atatürk)

Geldikleri Gibi Giderler. Çünkü Ben (m.kemal) Varken Kendilerine Gerek Olmadığını Anladılar. (K. Atatürk)

 

10462354_403037969871177_1348945661904707746_n

Geldikleri Gibi Giderler. Çünkü Ben (m.kemal) Varken Kendilerine Gerek Olmadığını Anladılar. (K. Atatürk)

Neden Bahsediyorsun Sen ?

Laik T.C. devletinde,  Mustafa Kemal‘e büyük kurtarıcı, kahraman denilir. Denilir ki: “Türk milletini ve vatanını o kurtardı. O olmasaydı Türk milleti yok olacaktı…”

Peki, o düşman kimdi? Ülkeyi işgal edenler kimlerdi? :   İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar. Bu işgalci düşmanlara karşı istiklal harbi yapıldı, ülke ve Türk milleti düşmanlardan kurtarıldı…(???)”

gibi palavralarla Eğitim sisteminde ilkokul dan beri yeni yetişen genç nesillerin beyinleri yıkanır.

Türk milletinin ve ülkesinin neyi kurtarıldı? İşgalci düşmanlar işgallerini devam ettirselerdi ne yaparlardı? Bir işgalci güç bir ülkeyi niçin işgal etmek ister? Ne yapar?   Şimdi Bilimsel Akılcıl (Analiz) Yapalım?

Bu soru  üzerinde düşünüldüğünde, tarih boyunca ve halen vukuu bulan işgallere bakıldığında bir ülkenin şu maksatlar için işgal edildiği ortaya çıkar:

Analiz :

1 – O ülkenin yer altı ve üstü maddi zenginliklerini, servetlerini ele geçirmek;

2 – O ülkede yaşayan insanların iş güçlerini ve tüketim potansiyelini eline geçirmek yani insanların iş güçlerini, emeklerini bedavaya yada çok ucuza temin etmek. Ayrıca o toplumu bir tüketim pazarı haline getirip kendi ürettiği malları yüksek fiyatlarla satmak;

3 – O ülkede işgalci gücün kendi inanç ve kültürünü, ideolojisini hakim kılmaya çalışıp o ülkenin sürekli kendisine bağımlı kalmasını, ülke insanlarının kendisine düşman gözüyle değil de dost, efendi gözüyle bakmasını sağlamak;

4 – Bunun için de o ülke insanlarını kendi inançları, kültürleri, dünya görüşlerinden uzaklaştırmaya çalışmak. Geçmişlerini unutturmak. Zihinlerini tamamen bulandırmak, sağlıklı düşünemez ve çözüm bulamaz şaşkınlar topluluğu haline getirmek;

5 – O ülkedeki insanları tamamen üstün değerlerden soyutlamak için ahlaki çöküntü oluşturmak. Namus, haya, ahde vefa gibi değerleri ortadan kaldırmak. Ahlaksızlığı, namussuzluğu, yolsuzluğu yaygınlaştırmak;

6 – O ülkede yaşayan insanların, halkın işgalci gücü farkettirip direnç göstermesi ve ondan kurtulmasını düşünüp faaliyete geçmesini sağlayacak tüm düşünce dinamiklerini, değerlerini, inançlarını ve sistemlerini ortadan kaldırmak;

7 – O ülkede yaşayan insanlar arasındaki tüm iletişim fikir ve duygu aktarım vasıtalarını, mefhumlarını ve hatta lisanını tahrif etmeye çalışmak yada işgalci gücün lisanının o ülkede egemen lisan olması için çalışmak;

8 – O ülkede işgalci gücün menfa’atlerini, stratejilerini koruyacak, o ülke ve halkından çok işgalci gücün çıkarlarını gözeten idarecileri o ülkenin başına getirmek. Bu idarecilerin kendileri için çizilen çerçevenin dışına çıkması durumunda işinin bitirilmesi için yeterince askeri gücü, askeri üssü o ülke topraklarında bulundurmak;

“Bir işgalci devlet yada güç işgal ettiği ülkede ne yapmak ister?” sorusuna cevap olarak akla ilk gelen hususlar bunlardır. Şimdi bunlar ile, Türkiye’de I. Cihan Harbi (dünya savaşı) öncesi ve sonrası, İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar….T.C. devletinin kuruluşu ve sonrasında yapılanları bir gözden geçirip değerlendirmesini yapalım:

– Birinci Dünya Savaşı  evveli sömürgeci  avrupa devletleri Balkanlarda Milliyetcilik (ırkçı-kafatascı) akımları oluşturup destekleyerek bir müddet sonra Osmanlı’dan bagımsız kopmuş devletcikler kurdular.

– Osmanlı tebaası arasında Türk, Arap vb. milliyetcilikler akımlarına çeşitli destekler verdiler.

–  Birinci Dünya Savaşı  Esnasında Osmanlı’nın toprakları sömürgeci  devletler tarafından istila edildi, işgal edildi. Ortadoğu, Kuzey Afrika, Anadolu hep işgal altına girdi. Daha sonra bu bölgelerde onlarca “devlet” denilen varlıklar oluşturup başlarına kendilerine sadık yerli işbirlikçiler getirdikden sonra askeri olarak o bölgelerden çekildiler.

– Fakat bu bölgeler, günümüzde o sömürgeci (kapitalizm ,laiklik , sömürü) devletler tarafından halen sömürülmeye devam edilmektedir. Tüm yeraltı ve üstü zenginlikleri o ülkelerin şirketleri tarafından işletilmekte, o ülke halkları ise  sömürü ezilmişlik ve geri kalmışlık kıskacında inim inim inlemektedir. O kadar bol zenginlik ve servetlere rağmen o ülkedeki hem halkın hem de başlarındaki güya o devlet denilen varlıkların dünyanın en geri, fakir halkı ve devleti olmaları, mesela: petrol zenginliğine rağmen Suudi Arabistan halkının fakir, geri olması ve devletin de 150 milyar dolar dış borcunun olması bu sömürüyü belgelendirmez mi? Fas, Libya, Tunus, Cezayir, Mısır, Moritanya, Çad, Sudan, Yemen, Arap Emirlikleri, Kuveyt, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan, Umman, Bahreyn, Katar v.b. hepsinin de durumu aynı…..

Ve Anadolu (Türkiye)…

Kendisine  batılılar yani sömürgeci (Kapitalist ) güçler tarafından “Türkiye” denilen, sonra da bu bölgelerdeki yerli işbirlikciler tarafından da resmen “Türkiye” diye adlandırılan Anadolu beldesinde olanlara gelince:

BirinciDünya Savaşından sonra bu belde de sömürgeci avrupalı  devletler tarafından işgal edildi. İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan güçleri Anadolu’yu işgal ettiler. Fakat Ankara’da batılı emperyalistlerin ajanı ( yahudi mason merkezli ) Mustafa Kemal ve diğer  kitleler tarafından İstanbul’dan kopuk bir başka ayrılıkçı hükümet bina edildikden sonra bu işgalci güçler bu hükümetin başarısı olarak lanse edilen bir senaryo ile teker teker işgal ettikleri yerlerden askerlerini geri çektiler. Neticede Ankara hükümeti ve başı ingiliz ajanı  Mustafa Kemal ülkeyi düşmanlardan kurtaran kahraman olarak gösterildiler. Daha sonra da uluslararası platformda, mesela Mudanya Mütarekesi’nde, Lozan’da Ankara hükümeti işgalci güçler tarafından muhatap kabul edildi ve İstanbul hükümeti tamamen fonksiyonunu yitirir oldu, sonra da tamamen tasviye edildi.

Ankara hükümeti, Lozan-1924 andlaşması ile sömürgeci avrupa devletleri tarafından resmen tanınıp ilan edildikten ve andlaşma imzalandıktan sonra ingiliz ajanı (yahudi )Mustafa Kemal ve yahudi çetesi Ankara’da oluşturulan uyduruk meclis ve hükümet ile sömürgeci devletlerin   Lozan’da kendilerine dikte ettirdikleri vazifeleri teker teker yapmaya koyuldular. Bunları da Türk Milleti adına bağımsızlık, istiklal, vatanseverlik, milliyetcilik, kalkınma, çağdaşlık, cumhuriyet maskeleri altında yaptılar. Neler yaptılar, şimdi bunlara bir göz atalım::::

1: Not: İstiklal Mahkemleri hukuk Adalet Kurallarına göre değil despot kurallara göre çalışan mahkemelerdi Şimdi sizlere, Kemalistliğinden zerre şüphe edilemeyecek bir kalem olan Falih Rıfkı Atay’dan ve diger resmi sahih kaynaklardan bir iktibas yapacağız!

İnkılâplar uğruna katedilen 500.000 insan!!

Türk millet Çanakkale’de 400bin, Yunan harbinde ise 10bin şehid vermiştir! Ama inkılâplar için tamı tamına  500.000! (kaynak: falih rıfkı atay eski saat, s. 330)

1 – İslâm idare sistemi olan Hilâfet ilga edildi. Tamamen tasviye edildi. Hilâfet makamına topyekün savaş açıldı. Onu tahrif etmeye ve hatta tamamen unutturmaya çalışıldı.

2 – Ülke insanlarının dini olan İslâm’a topyekün savaş açıldı. İslâm inancına, temel ögretılerine , sistemleri ve hükümleri olan İslâm hukukuna topyekün savaş açıldı. İslâmî bir çok kurum, hüküm yasaklandı., Haramlar emredildi. Hatta (binlerce) camiler kapatıldı, ahır yapıldı.

– Ezan yasaklandı. “Türkce ezan” diye uydurdukları bir şey mecbur edildi, emre uymayanlara eziyet çektirildi, zindana atıldılar.

– Kur’an-ı Kerim okutulması, tahsil edilmesi yasaklandı.kuran dilini  “Türkçe ibadet” diye saçma bir dayatma ile namazda dahi Kur’an okunması yasaklandı. Kur’an’a karşı bu tahammülsüzlükleri halen devam etmektedir. 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimin tek gerekcesi, 14 yaşından önce çocukların Kur’an okumalarını ve İslam eğitimi almalarını engellemekdir. Yani bu halkın gelecek neslinin Kur’an’dan tamamen kopması istenmektedir. kuran dilini da yasak edildiği için Kur’an okumasını bilenler de zaten ondan bir şey anlamıyorlar, piyasada var olan ve yanlışlarla dolu olan meallere mahkum kalıyorlar. Bu halkın hayat menşe’i olan Kur’an ve Sünnet’den, İslâm kültüründen kopuk kalması için her sey yapılıyor olması ve bunun en öncelikli iş olarak hatta güvenlik stratejisi olarak telakki edilmesi, sömürgeci kafir İngiltere hükümetinin başı Lord Curzon’un I. Cihan Harbi (dünya savaşı) öncesinde Lordlar Kamerasında söylediği şu kelamları hatıra getiriyor:

“Bu Türkleri etkisiz hale getirmek için onları kendisinden güç aldıkları şu kitapdan koparmaktan başka çare yoktur” deyip Kur’an’ı göstermesi.

Bütün bu yapılanlar, işgalci, sömürgeci İngiltere’nin bu hedeflerini gerçekleştirdiğini sergilediğine göre, ülke ve Anadolu halkı hangi işgalden ve kimden kurtarılmışdır acaba???

3 – Bu ülkede bu halk arasında sömürgeci kafirlerin isgalleri esnasında yapamadıkları namussuzluklar, zulümler (haksızlıklar) despot laik (!!!) yahudi T.C. devleti kurulduktan sonra daha hızlı, yaygın ve çokça yapıldı.

– Kadınların İslâmî  (kurallara aykırı giyim tarzı kanunlaştı.)    Fransız askerlerinin yapamadığını gaddar laik  T.C. yahudi devleti idarecileri fazlasıyla yapdılar.

– İçki, kumar, fuhuş ,sekş işcileri, kadınları devlet garantisi ile satıldı  yaygınlaştı. Gaddar,laik  T.C. (yahudi) devleti’nin ilk açtığı fabrikalar içki fabrikaları oldu. genelevler devlet himayesinde yaygınlaştırıldı.

basın-yayın vasıtası ile ülkedeki tüm İslâmî değerlere saldırı kampanyaları yapıldı. Bu kötü gidişata, ihanete dur demek isteyerek tepki gösterenler 1. derecede düşman ilan edilip “irticacı”, “gerici”, “yobaz” gibi yaftalarla linç ekarte  edilmek istendi, bu insanlar psikolojik baskı altına alınarak direniş sindirilmeye çalışıldı.

4 – İstanbul’un fetih sembolü olan Ayasofya ve Aya İrini gibi fetihle birlikte cami yapılan tüm kiliseler tekrar kiliseye ya da müzeye çevrildiler. İstanbul, İslambol olmakdan ziyade İsyanbol bir şehre tebdîl edildi (dönüştürüldü). Mafyanın, fuhuşun merkezi haline getirildi. Şu halde İstanbul’da işgalcilerin hedefi gerçekleşmiş olmadı mı?

5 – İslâm’ın Nizam ve hükümleri men’ edildikden sonra hayatın her alanında, sömürgeci  laiklerin,kanun ve nizamları alındı. Laiklik , cumhuriyet (despotizm), milli egemenlik, özgürlükler, isviçre  Roma hukuku   vs..yargı düzenleri hepsi onlardan alındı.

6 – Eğitim müfredatı tamamen onlardan alındı, bütün bilgi kuralları onlardan alındı. Harf inkılabı ile Yunan harfleri ya da latin harfleri alındı.   kuran dili harfleri tamamen men’ edildi. Böylece bu halkın bütün bilgi ve kültür  ile alakası kesildi. Sömürgeci kapitalist-devletlerinin verdiği bilgi tek bilgi işin köküne inmek oldu.

7 – Firengli (avrupalı), garbli (batılı) olmak ilerlemenin, gelişmenin tek ölçüsü kılınıp yüksek ideal olarak gösterildi. Tüm tedrisat kurumlarında fireng (avrupa) kutup yıldızı, kıble olarak gösterildi. Firengliler yani sömürgeci kafirler Mr., Mösye, Efendi, centilmen, asil, kibar, aydın, olgun ideal insan tipi olarak gösterildi. En iyi  düşünen aydın  en iyi bilen, en iyi iş yapan olarak etki empoze edildi. Onun için Garb malı dendi mi tereddütsüz sorgulanmadan alınır satılır oldu. Garbli dendi mi övülerek   hatta önünde saygı ile eğilmesi gerekilen tip olarak ibraz edildi.

8 – Bu kompleksle Garb ile bütünleşmek, onların arasına girmek, onların coğrafyasının bir parçası olmak, kurumlarının hakimiyetine teslim olmak aşk mertebesinde bir tutku olunca, sömürgeci kafirlerin ordularının bu ülkede askeri üsler bina etmeleri yadırganmaz oldu. Sömürgeci kapitalizm   kafirlerin kurumlarının bu ülkedeki mal, hizmet fiyatlarını ve memur işçilerin ücretlerini takdir etmeleri yadırganmaz oldu. Nasıl olsa Firengler, Garbliler ne yaparlarsa en iyisini yaparlar, en iyisini bilirler!..

Bu ülkede NATO adı altında İngiliz, Fransız, İtalyan, ABD, Yunan  askerlerinin fiilen mevcud olması, ayrıca (ABD  askeri üs) bulunması, bu  askerlerden  bu halkın maslahatlarına aykırı da olsa askeri operasyonlar yapılıyor olması (Kuzey Irak’a yapılan operasyonlar gibi) fiili işgal değil midir?  abd ve nato üsleri (işgal değilde nedir?)

Bu ülkede stand-by adı altında mali politikayı, bütçeyi IMF gibi kuruluşların belirliyor olması işgal değil de nedir…

9 – İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Ege Adaları, Kıbrıs gibi hayati   stratejik noktalar fiilen elden çıkmışsa, bu bölgelerde bu halkın maslahatları korunamıyorsa bu ülkenin neresi işgalden kurtulmuş oluyor?!?!..

10 – Türkiye dünyanın en zengin yer altı ve yer üstü servetlerine, imkanlarına sahip olduğu halde Türk halkı kapitalist sömürü fakr-u zaruret içinde geri kalmış bir toplum ise, devlet de 350 milyar dolarlık bir borç yükü altında ise ve toplum bir tüketim toplumu haline gelmişse sömürünün devam etmediğini kim söyleyebilir…

Aklı başında bir Müslüman Türk, bu vakıaya razı olup teslim olabilir mi.. Bu durum ve ahval ülkenin fiilen bir örtülü işgal altında olduğunu, sömürgeci kafirlerin işgal etmekle yapmak istediklerinin, hedeflerinin hepsini gerçekleştirdiğini ve halen devam ettiğini, idarecilerin ve reislerin de bu durumun koruyucusu olarak bir ihanetin, sömürgeci kafirlerle işbirlikciliğin içinde olduğunu açıkça ortaya koymuyor mu? Bu ihanet işbirlikcisi idareciler ve reislerin Müslüman Türk olması mümkün mü…

Aklı olana gerçekleri görmek az aklı olmayana ne anlatsan saz!

Daha fazla bilgi için bakabilirsiniz;

Ey zavallı Kemalistler! ‘’O olmasaydı, bizi kurtarmasaydı’lardan ne zaman vazgeçeceksiniz?Şimdi gelelim ”o olmasaydı saçmalığına” o bu o olmasaydı…” saçma iddiasının gerçekçi ve kabul edilir bir yanı olması için başka örnekler gerekiyor. tam aksine tersini ispatlayan Almanya örneği var.

 

İşgalciler … Geldiler… Böldüler . Parçaladılar. İstedikleri Gibi , Kanun Düzen kurdukları için gittiler.

http://yakintarihimiz.org/osmanli-devleti-yikildi-osmanli-devletini-ingilizler-fransizlar-italyanlar-yikmadi-mustafa-kemal-ve-cuntasi-yikti.html

Mustafa kemal bir kahraman mıydı-Tüm Linkler ;http://yakintarihimiz.org/mustafa-kemal-bir-kahraman-miydi-tum-linkler.html

Milli mücadele dönemi paşalarının son yılları ve onlara yapılan haksızlar;Tüm Linkler ;

Oku – Okut – Beğen – Paylaş;Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

http://yakintarihimiz.org/milli-mucadele-donemi-pasalarinin-son-yillari-ve-onlara-yapilan-haksizlartum-linkler.html

Atatürk bir diktatördü-Tüm Linkler ;

http://yakintarihimiz.org/ataturk-bir-diktatordu-tum-linkler.html

İngiliz Valisi M.kemal ;M.kemal Anadolu’dan sorumlu (yahudi) mason (merkezli)bir askerdi .

Oku – Okut – Beğen – Paylaş;Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

http://yakintarihimiz.org/ingiliz-valisi-m-kemal.html

Mustafa Kemal Türk (ve müslüman) Degil ki Atatürk Olsun-Tüm Linkler ;

Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;http://yakintarihimiz.org/mustafa-kemal-turk-ve-musluman-degil-ki-ataturk-olsun-tum-linkler.html

Mustafa kemal bir kahraman mıydı-Tüm Linkler ;http://yakintarihimiz.org/mustafa-kemal-bir-kahraman-miydi-tum-linkler.html

Atatürk inkılâplarının ne derece millî olduğunu sorgulamak istiyoruz-Tüm Linkler ;

http://yakintarihimiz.org/ataturk-inkilaplari-ne-kadar-milli-idi-tum-linkler.html

 

Google Aramaları

  • fahişeliğin yaygın olduğu ulkeler tunus mısır Türkiye
  • milli mücadele hatıraları geldikleri gibi giderler kısa özet
  • kafir atatürk
  • ismet inönü ırkçı sözleri
  • geldikleri gibi giderler tepkisi
  • geldikleri gibi giderler saçmalığı
  • geldikleri gibi giderler karikatürü
  • geldikleri gibi giderler karikatür
  • geldikleri gibi giderler
  • unhtturmaya çalışanlar oldu geldikleri gibi gittiler

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*