Son Haberler
Anasayfa » Genel » Günlük Hayatın Değiştirilmesi

Günlük Hayatın Değiştirilmesi

Günlük Hayatın DeğiştirilmesiLaikleşmenin sembolik düzeyde gerçekleştirlimesinde ve toplumun geleneksel degerlerinden koparak modern bir yaşantı biçimine alıştılrılmasında baloların önemli bir yeri vardır.Balolar aracılığıyla,laikleşmenin sembolik düzeydeki gücü daha da artırılır.Kılık-kıyafet devrimi ve kadının görünüm ve statüsünü değiştirmekle laik görünümlü bireylerin inşa edilmesine karşılık,bireylerin yaşantı ve düşüncelerinde geleneksel değerleri silip modern değerleri geçerli kılma işlevi balolarla daha üst düzeyde gerçekleştirilir.Gerçi,balolar,bir yan etki olarak,fazla değil birkaç yıl sonra,halkla asker-sivil bürkrasinin teşkil ettiği Cumhuriyet kadroları arasında bağı koparacak,iki ayrı dünyanın oluşmasına neden olur.

Hatta zamannın parti Genel Sekreteri ve İçişleri Bakanı Kükrü Kaya’nın sözlerine yansıyan biçimiyle Cumhuriyet kadroları,kendilerinden beş kilometre ötedeki sefaletten uzak bir şekilde ”bir mamure içerisinde”yaşayan ve ülke gerçeklerinden haberleri dahi olmayanlar konumuna gelirler.Ancak,kabul etmek gerekir ki,bunlar bololarla gerçekleştirilmeye çalışılan değişimin sadece yan etkileridir.Asıl ve istenen etki ise daha başka düzeyde gerçekleşir;kadın ve erkek cinslerinin statürlerini belirleyen geleneksel değerler işlevsiz kılınarak,bu değerlerin karşıtları gıpta edilen ve arzulanan değerler haline getirilir.Böylelikle günlük hayata yeni bir şekil yerilirmiş;model bir hayat tarzı inşa edilmiş olur.

Elbetteki bütün bunlar kolay gerçekleşmez.Herşey,Takrir-i Sükun döneminde,”Cumhuriyet terörünün en önemli araçlarından biri olan” İstiklal Mahkemeleri’nin desteği ile gerçekleştirilir.Bu,sırada,daha önce ayrıntılı şekilde anlatıldığı üzre,uygulamaların diğer yüzlerini anlatacak muhalif basın tamamıyla susturulmuştur.Sesi çıkan,sadece iktidarın sesi durumundaki güdümlü gazete ve dergilerdir.İşte bu gazete ve dergiler,balolarda sembolleşen hayat tarzının boy boy reklamını yapacak,baloları büyük bir övgüyle halka takdim ederler.

Ancak ne var ki,iktidarın sesi olan gazete ve dergilerin”Gazi Hazretlerinin Orman Çiftliğinde dün akşam verdikleri,büyük muhteşem balo,kadın ve erkek çok seçkin ve kalabalık bir davetli kitlesinin huzuruyla,sabahlara kadar büyük bir neşe içinde geçmiştir.Müstesna bir müzik,danslar,eğlenceler vs…”tarzında verdiği haberlerin gerçek yönünü hiçte bu anlatılanlar oluşturmaz.Bu ilk balolardaki,”havayı”,konuya ilişkin ayrıntılı bilgi veren Şevket Süreya’dan hareketle tesbit etme imkanına sahibiz.

Şevket Süreyya’nın konuya ilişkin anlattıklarını özetleyecek olursak;Herkes baloya yabancı olduğu için,biraz emrivaki ile düzenlenen balolar oldukça sönük geçer.;”duvar diplerine sandalyeler dizilmiş,herkesin sus pus sıralanıp oturduğu,sessiz,hareketsiz,hatta kadınsız bir mevlit toplantısı” gibi gerçekleştirilen bu balolar,daha sonra Orman Çiftliği’nin istasyon binasında düzenlemeye başlanır.Yolu olmayan istasyona trenle gidilir ve davetliler arasında sadece üç kadın vardır.Onlar da ”devrimin kurbanı” olmaktan şikayetçi olan Yakup Kadri,Falih Rıfkı ve Ruşen Eşref’in eşleridir.Milletvekillerinin,yaverlerin hiçbirisi eşlerini balolara getirmezler.Hatta,bir keresinde M.Kemal’in yakın arkadaşı ve akrabası Fuad Bulca’ya ”Nerede Hanımefendi?”sorusu Bulca’yı kızdırır ve ili gayri ihtiyarı belindeki tabancasına gider.

Çünkü,geleneksel değerler olanca gücüyle geçerliliğini korumaktadır ve balolarla değiştirilmesi arzulananlar bu değerlerdir.Balolarla dans edilcek kadın sıkıntısı çekildiği için,daha sonraları Ankara’nın Resko barından birkaç kadın getirilmeye başlanır.Ancak”devrimin üç kurbanı” o kadınlarla özdeşmeyi gururlarına yediremedikleri için itiraz etmeleri üzerine,o kadınların getirilmesine son verilir.Böylelikle bu ilk balolarla davetliler sırayla ancak üç kadınla dans edilirler.

Burada,günlük hayatın değiştirilmesi kapsamında olmak üzre müziğin önemini belirtmeden geçmek eksiklik olur.Müzik,birşeyleri değiştirmekten ziyade,değişenleri göstermesi açısından önemli bir göstergedir.Dolayısıyla,Cumhuriyetin ilk yıllarında dinlenen müzik türü,gelinen aşamayı ve arzulanan değişimin işaretini vermesi açısından önemlidir.O günlere kadar elit tabakanın özel günlerde dinlediği müzik genelde Türk Müziğidir.Bu müzik ise geleneksel değerlerle yoğrulmuş durumdadır.Görünüm ve yaşantıyla Avrupai olanların müzik zevkini en azından görünüm olarak karşılamaz.Bu nedenle Klasik Türk Müziği devletin kültür politikasından;radyodan,eğitimden çıkarılır.

Onun yerine hem radyoda,hem okullarda,hem de resmi eğlencelerde Batı Müziği çalınır ve söylenir.Devlet Konservatuvarı,Devlet Opera ve Orkestrası,Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası gibi kuruluşlar vasıtasıyla Batı Müziği devlet himayesi ve teşviki ile yaygınlaştırılır.Türk müzğinin kısa bir zaman sonra radyoya tekrar konulması,ancak,Atatürk’ün şahsi zevki dolayısıyla verdği bir emirle mümkün olabilir.

Kaynak:Cumhuriyetin Tarihi-Ahmet Cemil Ertunç syf;164,165,166

Google Aramaları

  • falih rıfkı atay sözleri
  • kılık kıyafet devrimi yakın tarihimiz
  • falih rıfkı atay çankaya mustafa sabri efendi
  • falih rıfkı atay ölümü
  • falih rifki atay tum yazilari
  • rıfkı sözleri
  • falih rıfkı atay atatürk bozkurt
  • falih rıfkı istiklal mahkemesi
  • kılık kıyafet inkılabı yakın tarihimiz

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*