Son Haberler
Anasayfa » Genel » İNGİLİZLERDEN BİZE AÇIKÇA CUMHURİYET TEKLİF GELİYOR

İNGİLİZLERDEN BİZE AÇIKÇA CUMHURİYET TEKLİF GELİYOR

İNGİLİZLERDEN BİZE AÇIKÇA CUMHURİYET TEKLİF GELİYORBayburt civarındaki Mehdi’yi tenkil ettiğimizin ertesi günü İngiliz kaymakamı Rawlineson İstanbul’dan Erzurum’a geldi ve hemen de beni makamımda ziyaret etti.
(27.11.1335/1919). Tam iki saat konuştuk. Lord GÜRZON diyor ki: (anlattıklarının hülâsası şunlardır):

a- Şimdiye kadar sulh yapmadığımızın sebebi, Türkiye’de şimdiye kadar kuvvetli bir hükümet görmediğimizdendir. Hakiki İngiliz dostu olacak simalarla anlaşmak istiyoruz. Mustafa Kemal Paşa sulh konferansında bulunsun veyahut sulh mükarreratına mutabık kalsın.

b- Endişemiz Türkiye’nin yine bir gün İngiltere’nin düşmanları tarafına geçivermesidir. Padişah hükümeti bunu yapabilir. Artık krallık ve imparatorluk modası geçmiştir. Birçok debdebe ve masraf yerine millet kendi işini kendi gören cumhuriyete kendisi taraftardır. Bizim de padişahı, hükümet ve siyasete kanştırmayıp halife olarak istediği yerde orturmasına taraftar olmakığımız…

c- Gerçi İstanbul bir Türk şehri olarak kabul olunmuştur. Ancak Çanakkale itilaf devletleri tarafından işgal olunacak, ihtimâl İstanbul etrafında da itilaf askeri bulunur. Zaten Türkiye bir Asya devleti demektir. İstanbul bir köşedir. Anadolu’nun idaresi ve terakkiye şevki İstanbul’dan gayri mümkündür. Bu hususta ne düşünüyorsunuz: Meselâ Bursa’da olacak bir hükümet serbesttir.İstanbul’da, Türk Milleti’nin yeni seçtiği mebuslar meclisi açılacağı bir sırada, onun itimat ettiği bir hükümeti bırakarak biz askerlerle ve daha mühimmi Sivas Kongresi kararlarına taban tabana zıt olan ve bu aralık ortaya çıkması millî birliğimizi alt üst edecek olan bu mühim tekliflere cevaplarımın hulasası da şöyledir:

a- “Türk Milleti Sivas Kongresi’nde kararını vermiştir. Hiçbir kimsenin bunu değiştirmeye selâhiyeti yoktur! Yakında milletin itimadını kazanan mebuslar meclisi İstanbul’da toplanacaktır. Sulbümüzü milletimizin itimadına mazhar olan bir hükümetle, bu hükümetin tayin edeceği bir heyet yapabilir.”

b- “Türk dostluğu İngilizler için çok faydalı, düşmanlığı da o derece zararlıdır. Bugün milletimizin her ferdi İngiliz dostluğu taraftandır. Avrupa’da cumhuriyet olmayan pek az millet kaldı. Fakat henüz on yıllık bir meşrutiyet idareye malikiz. Bunun için Avrupalılar gibi pek ileri düşünemeyiz.”

c- “Hükümet merkezini değiştirmek de dahi şahsî düşüncem hiç kalır. Yalnız memleketin idaresi bakımından bile Bursa’dan İstanbul her halde her tarafa ulaşılması daha kolay bir yerdir. Siyasî bakımdan ise İstanbul’da hükümetimizi serbest bulundurmayacak olanlar, Bursa’yıda uzak göremezler.

Ravvlineson, harbe iştirak eden devletlerin hallerinin kötülüğünü ve bu arada İtalyanlarla Yunanlılann anlaştığını fakat İtalyanların parasızlığını, Yunanlılann şarlatanlıklarını, Bolşeviklerin on yıldan önce kendilerine gelemiyeceklerini, Amerikalıların, Vilson’un ortaya attığı “cemiyet-i akvam” ve milliyet prensiplerini beğenmediklerini anlattı. Bende O’na:
“Ya İzmir, Antalya, Adana ne olacak? Ermeni hükümeti teşekkül edecek mi? dedim.
Şu cevabı verdi: “İzmir için ısrar edenler çıksa da Yunanlıların ne parası, ne adamı var. Biz de bütün kuvvetlerimizi çektik, Đngiliz efkârı, Yunanlıların aleyhine dönmüştür. Nasıl olsa Đzmir’den çıkartılacaktır. İzmir’in tahliyesiyle beraber Antalya ve Adana da kolaylıkla tahliye olunur. Ermenilerin kendi taraflarında dahi hükümet teşkil etmeleri zordur. Ben hududun Araş nehrinden geçmesini teklif ettim. Pontus falan da yoktur. Bunların ne şarlatan millet olduklannı bilirsiniz. Başvekilimizin bir mülakatta söylediği “Türkiye’de zayıf hükümetin nihayet bulmasını görmek isteriz.” sözünü bazı gazetelerinizde “Zayıf Türkiye’nin nihayet bulması gibi” yazdılar. Başvekil, maksadının bu olmadığını
hasseten söyledi. İngilizler, iktisaden de size büyük yardımlar yapacaklardır.

RAWLINESON’UN TEKLİFİ ANKARA’YA BİLDİRİYOR

Uzun görüşmemizi aynen 29.12.1335’de Mustafa Kemal Paşa’ya bildirdim, ve Rawlineson’un kendileriyle de görüşmek arzusunda olduğunu, hilâfet, cumhuriyet hükümet merkezleri meselelerindeki cevaplarımı diğer görüşmelerinde dahi kendisine iyice anlatacağımı, Ravviingson’un son emre kadar Erzurum’da beklemek emrini aldığını ve cevap beklediğini de ilâve ettim.
Amerika mandası hakkında îzzet Paşa’nın lâyiha sureti ne oldu diye îsmet Bey’le Mustafa Kemal Paşa arasındaki muhabere ve cevabım bu sıralarda olmuştu. Şifre pek uzun olduğundan I Ocak’da sonunu almışlar, 8 Ocak’ta da cevap geldi:
Onbeşinci Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa hazretlerine,
1 Ocak 1920 tarihli mülkatı bildirir şifreleriniz görüldü:

İstanbul hakkındaki düşünceleri Lord George’un teklifleri ile tamamen uyuşmaktadır. Tarafınızdan verilen cevaplar, milli prensiplerimizin ruhunu kapsadığından, teşekkür lâyıktır. Ravlinson Hükümeti tarafından ‘Heyeti Temsiliye’ ile temas ve görüşmeğe memur ve yetkili ise, bir an önce Ankara’ya  gelmesi faydalı görülmektedir. Elbette, bizimle yapacağı görüşmeler, Sivas Kongresinin genel sınırları içinde olacaktır. Yetkisi yoksa, buraya kadar gelmesine gerek yoktur. Buna göre, durumun kendisinden öğrenilerek bildirilmesini istirham ederiz.

‘Heyeti Temsiliye’ namına Mustafa Kemal

9/1/1920’de şu tamîmi aldım:
İngiltere hükümeti başvekili Lord George’un tstanbul ve boğazların beynelmilel bir hâle ifrağına, Türk hükümetinin yeni merkezinin Anadolu’da olacağına ve
İstanbul’un yalnız makarr ı hilâfet olarak bir paytaht-ı dinî olarak kalacağına dâir sulh konferansına teklîfâtta bulunacağı gazetelerde görüldü. Ananat-ı milliyye ve diniyyemize aykırı olan böyle bir kararın milletimizce asla geçerli olamayacağı tabiîdir. Mümessillere bu yolda şiddetli protestolarda bulunulması ve bir suretinin de Bera-ı malûmat Heyet-î Temsîliyye’ye çekilmesi rica olunur.

Heyet-i Temsîliyye nâmına Mustafa Kemal.

Her tarafta mitinglerle protestolar yapıldı. Ravvlingson’la tekrar görüştüm. 14 Ocak’ta hasta idi. Ve 17 Ocak’taki görüşmemizde Ankara’ya gitmek arzusunu görmedim. istanbul’da Meclis-i Mebûsân’ın açılmasını ve yeni hükümeti bekliyor:
“Sulh murahhası olarak Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in tayinleri iyi olur” diyor; “acaba kabul ederler mi?” dedi. Malûmatım olmadığını söyledim. Mustafa Kemal Paşa’ya da bildirdim.

Birkaç görüşmemizin neticesindeki kanaatimi Mustafa Kemal Paşa’ya ve Harbiye Nezareti’ne şöylece bildirdim:

RAWLINESON ANKARA’YA GETMİYOR

Erzurum’da İngiliz kontrol memuru Kaymakam Ravvline-son’la birkaç mülakatımda anlayabildiğim hususâtı bervech-i âtî arz eylerim:
İngilizler Boğazlara yerleşmek istiyor. Bunu temin için Hilâfetin hükümetten ayrılması, hükümetin Đstanbul’dan çıkması gibi meseleleri kendileri icat ediyorlar. Hattâ İstanbul’da zabıtanın resm-i selâm hususunda tazyiki de akıllarınca herkesi İstanbul’dan nefret ettirmektir. Boğazlan beynelmilel şekilde tutmak istiyorlarsa da muarızları kuvvetlidir. Türk Milleti’nin mitingleri meşru hakkı olduğundan, Đstanbul’dan çıkmamayı ve Hilâfetle hükümetin ayrılmamasını temin edecektir.

Hilâfet ve hükümet ayrılığı diye padişahla millet arasına tefrika sokmaya çalışıyorlar. Binâenaleyh milletin padişaha olan merbutiyet ve muhabbeti huzur-ı hümâyûna arz ile vatan ve milletin saadetine müştereken ve kemâl-i şecaatle çalışmanın temin buyurulmast pek faydalı olur. Ravvlineson, Boğazların daima serbest kalması için istanbul şehrinin behemehal değil, fakat Boğazların tutulması ve Marmara’da bir ufak donanma bulunması hususunu “zarurî” diyor.

Sebebi; Rusya günün birinde belki Yunanla ittifak eder ve Boğazlan işgal ve kaparmış; dedim. Millet bu düşünceyi haksız buluyor ve protesto ediyor.
Boğazlarda oturulacağına Karadeniz’de donanma yaptırılması işi daha kolay olur. Her halde anladığım şey milletin ve hükümetin mukavemeti az olursa Boğazların birine veya ikisine yerleşmek isteyeceklerdir. Bilâkis padişahın, hükümetin ve milletin yekvücud olarak izhara sebat ve metaneti, her hususu arzumuza göre hal
edeceğimi arz eylerim.
Kâzım Karabekir.

İngiliz siyasetçilerinin millî hükümetimize ve nihayet 16 Mart’ta Meclis-i Mebusan’a karşı yaptıkları tecavüzler ve padişahı da bizi “Cumhuriyet kuracaklar” diye inandırarak Damat Ferit hükümetini iş başına getirip işi Sevr (Sevres) muahedesine götürdükleri görüldü. Asıl mühim olan bir meşelede. istiklâl Harbi’nin temelinin atıldığı Erzurum’da ve bu işteki rehberliğini ve Mustafa Kemal Paşa’ya yapabileceğim tesiri bilerek kongrelerin kararlarına  aykırı olarak beni, vakitsiz bir cumhuriyet ilânına teşvik ederlerken  istanbul’da gizlice Damat Ferid’in padişah hükümetini aleyhimize hazırladıkları gibi Konya’da da bir Selçuk devleti kurulmasına çalışıyorlardı. Eğer “Parçala, hâkim ol” manevrasına kapılsaydık, vaziyete hâkim olacak ortada bir kuvvet  kalmayacağından, fikir ayrılığı ve fikir perişanlığı ile istenilen tuzağa düşmüş olacaktık.

Kaynak:Paşaların Kavgası – K. Karabekir

Google Aramaları

  • CUMHURİYETİ BİZE İNGİLİZLER Mİ VERDİ
  • Paytaht vahdettin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*