Son Haberler
Anasayfa » İngiliz valisi mustafa kemal; » İngilizlerin kendilerine karşı direnen Altıncı Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis’i görevden alarak yerine Mustafa Kemal’i atamak istedikleri (belgelerle) kesindir

İngilizlerin kendilerine karşı direnen Altıncı Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis’i görevden alarak yerine Mustafa Kemal’i atamak istedikleri (belgelerle) kesindir

Milli Mücadele Komutanları Gözüyle Yakın Tarihimiz;

30 Ekim 1918 de Mondros Mütarekesi imzalanır. Ordular göstermelik de olsa terhis edilir. 6.Ordu komutanı Ali İhsan Paşa Padişahla görüşmek ister, İstanbul’a gelir. Haydarpaşa Garı İngilizlerin kontrolündedir. Ali İhsan Paşayı trenden iner inmez yakalar, apar topar Malta Adasına sürgüne gönderirler. Aynı ay içinde 7. Ordu komutanı M. Kemal Paşa gelir, rahatlıkla trenden iner, Boğazı geçer, Pera Palas’a yerleşir. Acaba diyorum, paşanın birini apar topar sürgüne gönderen müstevli güç neden diğerine dokunmadı? [Metin Köse – Aynadaki Kemalizm]

İngilizlerin kendilerine karşı direnen Altıncı Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis’i görevden alarak yerine Mustafa Kemal’i atamak istedikleri (belgelerle) kesindir. Pek çok seçkin insanın mandacı oldukları da kesindir… Sivas kongresinin oy birliğiyle Mustafa Kemal’in de oyuyla, Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir… Sivas’ta Mustafa Kemal dahil kurtuluşun vekaletini Amerika’ya verme kararı alıyorlar. Kutlu olsun…(emperyalist türkiye)

Birinci Dünya Savaşının ünlü kumandanlarından Ali İhsan Paşa, Mondros Teslimnamesi imzalandığı günlerde karargahı Nusaybin olan 6. Ordu Komutanıdır. Türlü oyunlarla (İngiliz oyunları) İstanbul’a gelmesi temin edilmiş ve Haydar Paşa limanına gelir gelmez tevkif edilip Malta’ya sürülmüştür. 2,5 yıl Malta’da kalan Paşa adadan kaçmayı başarıp Anadolu’ya (Ankara’ya) gelmiştir.Kendisi Kemal Paşa tarafından da hürmetle karşılanmış ve Garp Cephesi Komutanlığına, İsmet Paşa’nın emrine verilmiştir. İsmet’in beceriksizliklerine karşı tavrı nedeniyle İsmet onu İstiklal Mahkemelerine vermiştir. İddialarından birisi, Milli Mücadeleye geç katılmış olmasıdır ki, bu iddia çok ilginçtir. Zira, İsmet Paşa Milli Mücadeleye tabiri caizse zorla gönderilmiş, Ali Paşa ise esaretten kaçarak gelmiştir. Ali Paşa İstiklal Mahkemesinden beraat etmiş ancak II. Dünya Harbinde İsmete yazdığı bir ikazdan ötürü 10 yıl hapse mahkum edilmiştir.  

( M.M. Yalan Söyleyen Tarih Utansın -cilt 7 s. 334)

Mustafa Kemal Paşa, Afyon’da Ali İhsan Paşa’nın emrindeki 1. orduya Doğu Cephesi’nden Kazım Karabekir’in ordusuyla yetişip, birleşen Osmanlı ordusunun Yunanlıları püskürteceğinden endişe duymuş ve Ali İhsan Paşa’yı Ankara’ya çağırarak emekliye ayırmış ve Konya’da zorunlu ikamete mecbur etmiştir.

Kaynaklar:

Ali İhsan Sabis – Hatıralar
Rıza Nur – Hayat ve hatıratlarım
Kazım Karabekir – İstiklal Harbimizin Esasları
Rahmi Akbaş – Fevzi Çakmak

İngilizlerin cephedeki diğer kumandan olan Ali İhsan Sabis‘i cepheden alıp yerine Mustafa Kemal‘i getirilmek istedikleri bilgisini de bir kenara not almakta fayda var. Bir de 1919′da tüm üst rütbeli subaylar Malta’ya sürgüne gönderilirken 2 kişinin ‘unutulduğunu’ görüyoruz. Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak. Her ikisi de daha sonra kurulan ülkede en üst mevkilerde oldular. Tesadüf olmasa gerek.
Daha da ilginç olan 1918′de İngiltere dış işleri bakanı Lord Curzon‘un günlüklerinde başkenti Ankara olan bir Türk devletinin kurulmasından bahsetmesi. Müthiş bir öngörü olsa gerek…Tarihçilik açısından da büyük bir gücün her zaman Atatürk’ün yanında olduğunu görüyoruz. Evet diktatörler. Hitler’in bile bir samimiliği vardı. Yahudilere özgürlük vaadedip sonra onları öldürdüğünü sanmıyorum. En başından fikirlerini açıkça belli etti. Kafası zehir gibi çalışıyordu, çalışkandı ve prensipleri vardı. Bu ruh inkar etseler bile Almanlara işledi. En büyük sanayi şuan onlarda. 1. Dünya savaşında milyon sayıda askerini kaybetti, tüm ordusu dağıtıldı ama 18 yıl sonra tüm Avrupayı işgal edebilecek bir orduyu kurdu. Bunu başka bir devlet yapamadı. 2. dünya savaşında da yenildi, farkında olmasa da İsrail devletinin kurulması için gereken finansmanı sağladı ama bugün yine Avrupa’nın en büyük ekonomisi olmayı başardı. Müthiş bir başarı bu.

Her dönemin kendince şartları var bunu biliyorum. Diktatörlerin bile oraya gelene kadar çeşitli tesadüflerle karşılaşmaları doğal. Ama Mustafa Kemal’de durum çok farklı geliyor. Sanki büyük bir güç onu oraya getiriyor. Ama o bunun farkında bile değil. Zaten son yıllarında ülkeden haberdar bile değil. Halkın açlık ve sefalet içinde olduğu bir dönemde Savarona gibi o dönem dünyanın en lüks yatlarından birini devlet bütçesiyle alıyor. Hindistan müslümanlarının savaş için gönderdikleri para ile kendi bankasını kuruyor. Her açıdan lükse düşkün. ‘Halkçı’ olduğu yönündeki iddialar atmasyondan ibaret. Kötü bir ‘burjuva devrimcisi’. Bu yüzden en büyük desteği bugün bile burjuva oluşturuyor.

Her dönem farklı bir hareket ve söylem içinde. Padişahın kızını alarak saraya girme çabası içinde de olabiliyor, halife olup hiç değilse bir kaç yıl yönetici olmak arzusu içinde de. 17 Kasım 1918′de Minber gazetesinde çıkan söyleşisinde “İngilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost 
olmayacağı” mesajını veriyor. Yada İngilizlerin Daily Mail Gazetesi’nin muhabiri G. Ward Price ile Pera Palas’ta görüşmesinde ‘İngiliz idaresinde sömürge valisi olmak istemesi‘ bunlara örnek.  ölmeden önce dönemin Ankara İngiliz büyükelçisi Sir Percy Loraine tarafından  İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Halifax’a gönderilmiş bir telgrafı ‘bitirici vuruş’ olarak oldukça önemli buluyorum.

Bu telgrafta Loraine, Lord Halifax’a şunları yazıyordu:

”… Huzuruna vardığımda ekselanslarını yastıklara yaslanmış vaziyette, iki tabib ile, hemşirenin tedavisi altında gördüm. Ben girdiğimde, Reis (Mustafa Kemal), hizmetinde bulunanların ve hemşirelerin dışarı çıkmalarını istedi ve ihtiyaç anında kendilerini çağırabileceğini ifade etdi.
Ondan sonra, ekselansları benimle yavaş yavaş, fakat dikkatlice konuşmaya ibtida etdi. Beni hiç bir zaman bana layık olmayan makamda görmek istemediğini, “Beni daima en layık makamlarda görmek istediğini” ve beni buraya onun için çağırdığını söyledi. Hakkımda arzuladıklarını gerçekleştirmem için çok ricada bulundu. Kendisine müsbet bir cevab vermemi taleb ediyordu.

Şüphesiz ben geçmişte onunla bir arada çok bulundum ve çok görüşmeler yaptım. Fakat bu, son  görüşmelerim olabilirdi. O, uzun ve mâcerâlı hayatı boyunca beraber çalıştığı en yakınlarıda dahil, arkadaşlarından bir çoğunu, kendisinden uzaklaştırarak, kaybetmiş ve yapılan tavsiyelerin bir çoğunu da reddetmişti. Sadece benim dostluğuma ve nasihatlarıma güveniyor ve bu dostluğun pekişmesine ehemmiyet veriyordu.

Ben sanki Türkiye’nin başbakanıymışım gibi, benimle çok sade ve serbest bir vaziyetde devlet sırlarıda dahil herşeyi istişare ediyordu.

Onun bir reis olarak vefatından evvel, kendi makamı için birisini, İngiliz Hükumetine takdim etme selahiyeti vardı. Onun en büyük arzusu kendisinden sonra “Türkiye’nin Reisi, (Cumhurbaşkanı)” olarak onun vazifesini üzerime almam idi. Teklifi karşısında benim nasıl bir cevab vereceğimi bir an evvel bilmek istiyordu…”

İngiliz tarihçi Martin Gilbert tarafından neşredilen “How Our Man Declined To Rule Turkey” isimli makalede bulunan bu telgrafı önemsiyorum- Bu telgraftaki bilgiler gerçek ise İngilizlerle (zamanın amerikası) mücadele eden büyük anti-emperyalist lider ülkesini yine bir İngiliz’e emanet etmek istiyor. Tek kurşun atmadan üstelik…

Her ulus devletin tarihi yalanlarla doludur biliyorum. Ama sanıyorum bu kadar yalanı bu ülke kaldıramaz. Er yada geç gerçek tarihimizle ve gerçek liderimizle tanışacağız. İsteseler de istemeseler de…

Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

İngiliz Valisi M.kemal ;M.kemal Anadolu’dan sorumlu (yahudi) mason (merkezli)bir askerdi .

http://yakintarihimiz.org/ingiliz-valisi-m-kemal.html

Mustafa kemal’in Samsun’a gidebilmesi için İşgalci İngilizler tarafından verildiği belirtilen izin belgesi İçin;

Daha fazla bilgi için bakabilirsiniz;

M. Kemal’ın yönetimi ingilizlere teslim etmesi gereken belgenin türkçesi ;

http://yakintarihimiz.org/m-kemalin-yonetimi-ingilizlere-teslim-etmesi-gereken-belgenin-turkcesi.html

Türkiye Cumhuriyeti’nin Mimarı İngilizler ;

http://yakintarihimiz.org/turkiye-cumhuriyetinin-mimari-ingilizler.html

Mustafa Kemal Ölüm Döşeğinde İngiltere Büyük Elçisinin Türkiye Devletinin Başına Geçmesini İstemiş;

http://yakintarihimiz.org/mustafa-kemal-olum-doseginde-ingiltere-buyuk-elcisinin-turkiye-devletinin-basina-gecmesini-istemis.html

Google Aramaları

  • ali ihsan paşa nasıl öldü
  • mustafa kemal ali ihsan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*