Son Haberler
Anasayfa » Genel » İrtica Teranesi Bir Tedhiş Silahıdır

İrtica Teranesi Bir Tedhiş Silahıdır

İrtica Teranesi Bir Tedhiş SilahıdırGustave Le Bon’un bir tekrar nazariyesi var.Der ki;En batıl fikirleri tekrar ede ede büyük bir hakikatmiş gibi kabul ettirmek mümkündür.Bir takım bozguncu adamlar vardır,içtimai nizamı bozacak bir takım

 fikirler ortaya atarlar.İkinci tabakadaki adamlar bu fikirleri mütemadiyen tekrar ederler,yazarlar,söylerler,bıkmadan usanmadan tekrar edip dururlar.Üçüncü tabakadaki insanlarda bunları okuya okuya,dinleye dinleye,kendi fikirleri gibi imiş gibi benimserler.Bu suretle delalet yayılır,batıl hakka galebe eder.Eğer hakikat taraftarları yalnız hakikatin hakikat olduğuna güvenirde batıl taraftarlarının takip ettikleri içtimai düsturları ihmal ederlerse,batıla karşı gelmek güçleşir.Hakikat hakikat olduğu halde zebun ve mağlup olur.Batıl batıl olduğu halde alır,yürür,cemiyetlerin nizamları yıkılır,manevi hudutları çiğnenir.Sapıklık ortalığı kası kavurur.

İrtica diye ortaya atılan batıl fikir de böyle yürütülmüştür.Farmason tezgahlarında yuğurulup meydana getirilen bu nesne hemen bütün yazarların,hatiplerin,siyaset bezirganlarının,profösör taslaklarının dağarcıklarında vardır.Bir kumandandan emir alan ordu gibi hepsinin kaleminden,dilinden bu batıl fikir her vesile ile tekrar edilir durur.Hakikatin başında asılı duran bu balta mütemadiyen onu tehdit altında bulundurur.Korkutur,tedhiş eder,tehkir eder,türlü türlü istinatlarda bulunur,yalan ve hilenin her çeşidine başvurur.Maksad,hakikati sindirmek,hakkı altında tutmak,nihayet bozmak,batılı yürütmektir.

Yirmi beş senedir,Halk Partisi müfritlerinin din üzerinde ki baskıyı devam ettirmek için tatbik ettikleri usul budur.Mekteplerden din derslerini kaldırdılar.Bütün din müesseselerini kapattılar.Elleri altına aldıkları Halkevleri’ne din eserleri girmesini yasak ettiler.Camiin harimine kadar ellerini uzatarak ibadetlere müdahale ettiler.Dinin inkışafı için üç kişinin bir araya gelip toplu bir surette çalışmasını men’ettiler.Arapça ayetler yazılı diye din kitaplarını memleketin her tarafından toplattılar.Din ehlinini dilenecek hale getirdiler.Evkafın paralarını mavuzi alehinden gayrıya sarf ettirdiler.Bakımsızlıktan mabetlerin kubbeleri çöktü.Din ehlinin kökünü kuruttular.Minberler hatipsiz,mihraplar imamsız kaldı.Şadırvanların suyu kurudu.Hürriyetsiz kalan vicdanlar,kasılıp kavruldu.Gönüller ıstıraplarla doldu.Kürüslerde din zehirdir diye en ağır hakaretle yapıldı.Bütün beşeriyetin muktedabihi olacak bir zatı,milletin sevgili Peygamberini kızl bayraklı diye itham ettiler.Her dakika milletin kalbini böyle hançerlediler…

Bütün bunları yaparken ”irtica-i” bir tedhiş silahı olarak kullandılar.Halk din hürriyeti istedikçe,vicdan hürriyeti istedikçe,mukaddesatına hakaret edilmemesini istedikçe,”şeriatçılik”le,”irtica”la itham olundu.Şeriat,dünyanın en menfur,en zalim,en kötü bir müessesesi olarak tahkir edildi.Hiçbir dinin esasları tenkid olunmadığı halde,İslam Şeriati en şiddetli hücumlara maruz kaldı.Hiçbir dinin peygamberi gerilikle itham olunmadığı halde İslamın Peygamberi iptidai kafalılıkla istihfaf olundu.

Şeriatçilik ve irtica!…Bu iki kelime birbirinin müradifi oldu.Söylene söylene,yazıla yazıla devrimin,devrimciliğin müte arefesi haline getirildi.Artık hiç kimse bunun üzerine durmağa,bu istinadın haklı olup olmadığı düşünmeğe bile lüzum görmedi.Çünku bu batıl fikir o kadar çok propoganda edilmişti kiartık kafalar sersemleşmiş,yazarların,söyliyenlerin tefekkür hassaları dejenere olmuştu,muhakeme kabiliyetleri soysuzlaşmıştı.İşte bu kızıl dalalet uzun seneler böyle devam etti.

Eşref Edip – CHP VE Din syf;111-112-113

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*