Son Haberler
Anasayfa » Kitap Tanıtımı-Önerileri » İslam enternasyonalizmi üzerine bir deneme

İslam enternasyonalizmi üzerine bir deneme

Gazeteci-yazar Sadık Albayrak’ın 1921-22 yıllarında yaşanan İslam enternasyonalizmi tartışmalarını anlatan kitabı Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar’ı İBRAHİM ALTAY tanıtıyor. (SABAH 14.04.2012)

                       

Yakın tarihimize damgasını vuran çarpık anlayışların başında ‘devr-i sabık yaratmak’ gelir. Bunun anlamı kendinizden önceki dönemi bütün kurum, yönetici, aydın ve düşünceleriyle kötülemek, ihanetle suçlamak hatta yasaklamaktır. Cumhuriyet de kendisini böyle bir temel üzerinde meşrulaştırma yoluna gitti. Osmanlı, hatta Türk tarihini yeniden yazdı; eski dönemle olan bağlarını bütünüyle koparmaya çalıştı. Cumhuriyet kurulduktan sonra yapılan bir dizi devrim arasında ‘Arap’ olarak tanımlanan eski alfabenin kaldırılıp yerine Latin harflerinin kabulü de vardı. Aslında alfabe tartışması ‘batılılaşmaya çalışma’ sancıları sürecinde neredeyse yarım yüzyıldır sürmekteydi. Cumhuriyeti kuran bürokratik elitlerin önemlice bir kısmı dahil, Osmanlı entelektüellerinin çoğunluğu alfabenin yetersiz olduğunu düşünseler bile değiştirilmesine sıcak bakmıyordu. O dönemde nispeten marjinal sayılabilecek bir görüşün sahipleri ise alfabenin diğer sosyal ve kültürel kurumlar gibi ‘terakkiye mani’ olduğunu iddia ediyordu. Görülen o ki Mustafa Kemal de bu ikinci görüşü benimseyenler arasındaydı ve 1928 yılında bir gecede Latin alfabesine geçildi. Eğitim sistemi buna göre yeniden düzenlendi. Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda Osmanlı harflerini okuyabilenler, siyasi baskılar nedeniyle verimli çalışmalar yapamadı. Harf Devrimi’nin yapılmasından sonraki kuşaklar eski alfabeyi okuyamaz hale geldi. Bu da tarih ve özellikle düşünce tarihi araştırmacıları bakımından ciddi bir ‘kaynak sorunu’ ortaya çıkardı. Belgeler ve bilgiler uzunca bir süre doğru düzgün tasnif bile edilmemiş arşivlerin nemli mahzenlerinde kaldı, bazıları tahrif edildi ya da kayboldu. Kısa süreli de olsa bir hafıza kaybı yaşandı. 

BALE, NAMAZIN YERİNİ ALABİLİR Mİ?

Şüphesiz bunun böyle sürüp gitmesi beklenemezdi. Son yıllarda iyice yoğunlaşan araştırmalar sırasında giderek daha çok belge gün ışığına çıkarıldı ve günümüzün diline aktarıldı. Bu yeni araştırma ve yorumlar topluma yeni tarih perspektifleri kazandırdı. Osmanlı tarihi ile ilgili yayımların sayısı giderek arttı ve çeşitlendi. Özellikle Cumhuriyet’in kuruluşuna giden süreç daha iyi anlaşılmaya ve anlatılmaya başlandı. Bunun yakınlarda yayımlanan en önemli örneklerinden biri Sadık Albayrak’ın Bayrak Düştüğü Yerden Kalkar adlı kitabı. Kitabın alt başlığı ‘İslam Enternasyonalizmi Üzerine Bir Deneme.’ Albayrak bu yeni kitabında TBMM’nin birinci ve ilk meclis olarak anılan döneminde, 1921-22 yıllarında yapılan siyasi ve fikri tartışmaları bilinmeyen yönleriyle ve farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Kendi görüşlerini uzun uzun anlatmak yerine, tartışmaların taraflarının argümanlarını kendi ağızlarından veriyor ve kararı okuyucuya bırakıyor. Bu açıdan bakıldığında kitap bir tür belgesel niteliğe sahip. İşin ilginç tarafı aradan yüzyıl geçmiş olmasına rağmen kitapta anlatılan tartışmaların birçoğunun ilk kez gündeme getirilip hatırlatılması. Albayrak kitabı üzerinde çalışmaya 1921 yılında New York’ta basılıp 1922 yılında Türkçeye çevrilmiş Yeni Alemi-i İslam adlı bir kitabın 273. sayfasında gördüğü bir not üzerine başlıyor. Buna göre o yıllarda Sivas’ta bir İslam Şurası toplanmış ve Anadolu’da İslam enternasyonalizmi için çalışmalar başlamış. Dönemin gazete, dergi ve kitaplarını inceleyerek bu girişimin izini sürmüş. Kitabı okuduğumuzda anlıyoruz ki Sosyalist Enternasyonal ve Sömürgecilik faaliyetlerine alternatif olarak o dönemde bir İslam Enternasyonalizmi fikri ortaya atılmış. İslam dünyasının her yerinden entelektüellerin katılımıyla konu enine boyuna tartışılmış. Hatta bu amaçla Anadolu’da bir kongre bile düzenlenmiş. Daha geniş katılımlı ve icraata dönük ikinci bir kongrenin toplanması kararlaştırılmış ama İngilizlerin önderliğindeki müttefikler bu girişimi saptırıp engellemiş. Ondan sonra da ikinci meclis kurulmuş ve bütün bu tartışmalar, girişimler unutulmuş, unutturulmuş. Kitabın bugün yayımlanmış olmasının Türkiye’nin son yıllarda yaşamakta olduğu kimlik arayışıyla yakından ilişkisi var. Türkiye bir yandan dışa açılmaya çalışırken diğer yandan bu açılışa eşlik edecek yeni bir dış politika vizyonu oluşturuyor. 10 yıllar boyunca ilgisiz kaldığı ve bugün dünya siyasetinde tartışılmaz bir kültürel ve ekonomik etkiye sahip Müslüman ülkelerle yeni bir düzlemde ilişki kurmaya, onlara liderlik etmeye ve model olmaya çalışıyor. Bu açıdan bakıldığında Albayrak’ın kitabı son derece güncel. 

TASAVVUF VE TARİKATLAR TARTIŞMASI

Kitapta, İslam enternasyonalizmiyle bağlantılı olan pek çok konu ele alınmış. Bu konular arasında kültür emperyalizminin yıkıcı etkileri ön planda. Söz gelimi, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Rus balesini öven yazısı dikkat çekiyor. Karaosmanoğlu yazısında bu raks usulünün bedensel ve ruhsal arınma için bir nevi ibadet konumunda olduğunu iddia ediyor. Mehmet Ali Ayni, ona verdiği cevapta balenin, namazın ve diğer ibadetlerin yerini almasının mümkün olmadığını örneklerle anlatıyor. Bir başka tartışma ise tasavvuf ve tarikatlarla ilgili. Dönemin entelektüelleri arasında Katoliklerinkine benzer tarikatların kurulmasını önerenler var. Hatta Fuad Köprülü gibi kimi araştırmacıların tasavvufi akımları sapkınlıkla özdeşleştirdikleri görülüyor. Üzücü olan, o zamanlar için bilimsel ve kültürel açıdan son derece yetersiz bulunan bu görüşlerin Cumhuriyet Türkiyesi’nde referans alınıp ana akım haline gelmesi. Oysa Albayrak kitabında Seyyid Nesibi Efendi’nin Fuat Köprülü’nün görüşlerini çürüten makalesini hatırlatıyor ve bu yapıların ‘sivil toplum’un oluşmasındaki önemine işaret ediyor. Kitabın bir diğer özelliği de, sayfa kenarlarına, tartışmalarda söz alan ya da adı geçen yazarlar hakkında resimli açıklamalar koyulmuş olması. Bu sayede kitap ansiklopedik bir nitelik kazanmış. Dileyenler bu isim ve kaynaklara giderek konu hakkında daha ayrıntılı bir okuma yapabilir.

40 YILIN YAZARI

Sadık Albayrak, Milli Gazete, Yeni Şafak gibi gazetelerde onyıllar boyunca ‘Mizan’ başlığı altında günlük fıkralar yazdı. Yıllarını araştırmaya ve yazmaya verdi, 40’tan fazla akademik niteliği yüksek, tarihi ve toplumsal konuları ele alan kitap hazırladı. Sömürüye Karşı İslam (1971), Yürüyenler ve Sürünenler, TaşlaşmaÇağdaşlaşma, 31 Mart Vakası, Osmanlı’da Sosyal Yapı ve İstanbul, Doğu’nun İsyanı, Tek Parti Döneminde Batıcılık, Meşrutiyet İslamcılığı ve Siyonizm, bunlardan bazıları. Beş ciltlik Son Devir Osmanlı Uleması gibi kitapları alanının en önemli başvuru kaynağı haline geldi. Albayrak ayrıca, birçok Osmanlıca eseri bugünkü Türkçeye kazandırdı. Budin Kanunnamesi ve İlmin Karşısında Maddecilik gibi kitapları latin alfabesine aktarıp notlarla açıkladı. Pek bilinmez, yakınlarda iyice keşfedilip Türk edebiyatında fantastik kurgunun öncüsü olarak gösterilmeye başlanan Filibeli Ahmet Hilmi’nin Amak-ı Hayal kitabını da okuyucuya ilk kez o tanıttı.

YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR
Sadık Albayrak İz Yayıncılık Araştırma/İnceleme 206 s., 12.5 TL

Google Aramaları

  • enternasyonalizm ve islam
  • islami enternasyonalizm

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*