Son Haberler
Anasayfa » Genel » İslam Öncesi Türkler Medeniydi’ ·

İslam Öncesi Türkler Medeniydi’ ·

İslam Öncesi Türkler MedeniydiTürkiye’de uzun zamandır tekrarlanıp duran bir hikaye vardır: İslam öncesi Türkler gayet medeni ve kültürlü bir “millet” iken, İslam’la birlikte bu kültür gölgede kalmış, Şaman Türkler zamanla “Araplaşmış” ve bu yüzden de gerilemişlerdir. Yıllardır orda-burda karşıma çıkan bu masala, bir kaç gün önce hem Can Dündar’ın sütununda alıntılanan 1930′lardan kalma bir tarih kitabında hem de Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki konuşmam sonrasındaki soru-cevap kısmında rastlayınca, kısaca değineyim dedim.

Sözkonusu “Türkler İslam’dan once çok medeniydi” argümanına “masal” demek bile belki hafif kaçıyor; doğrudan “uydurma” demek daha isabetli olabilir. Çünkü, apaçık tarihsel bir gerçektir ki, Türklerin İslam öncesinde kayda değer bir medeniyeti yoktur. İslam öncesi dönemde bir “Türk sanatı”, “Türk mimarisi”, “Türk bilimi”nden söz edilemez. Orhun Anıtları haricinde, kayda değer bir “Türk ebediyatı” da yoktur. Olamaz da zaten. Çünkü İslam öncesi Türkler göçebe bir kavimdir ve göçebelerin “medeni” (yani şehirli) bir kültürü olmaz.

Türklerin medenileşmesi, büyük ölçüde Arap-İslam medeniyetinin sayesinde olmuştur. Liselerde okuduğumuz “Kitabu Dîvânü Lûgati’t-Türk”ün yazarı Kaşgarlı Mahmud, düşünür ve bilim adamı İbn-i Sina gibi önemli Türk alimler, hep İslam sonrası döneme aittir ve Arap-İslam etkisiyle yetişmiştir. İslam öncesi dönemde dünyanın bilimine, kültürüne, sanatına katkıda bulunmuş tek bir ünlü Türk yoktur.

Bu da hiç şaşırtıcı değildir; Türkler’in İslam’la tanıştığı 8, 9 ve 10. yüzyıllarda zaten dünyadaki yükselen medeniyet İslam’dı. Avrupalılar “karanlık” içinde iken, İslam medeniyeti bilim, felsefe, tıp, sanat, mimari, şehir düzenlemesi gibi alanlarda göz kamaştırıcı başarılar elde etmişti. Tarihçi (hem de Siyonist tarihçi) Martin Kramer’in ifadesiyle “eğer 1000′li yıllarda Nobel ödülleri dağıtılıyor olsaydı, neredeyse tümünü Müslümanlar alırdı.” Avrupa’da bilim ve felsefeyle uğraşmak için önce Arapça öğrenmek gerekiyordu.

Türkler, işte bu yüksek İslam medeniyeti ile tanışıp onunla aydınladıkları için ilerlediler. Daha sonra da Selçuklu ve özellikle de Osmanlı tecrübesiyle Araplar’ı geride bıraktılar. Bugün Türkiye Arap ülkelerinin tümünden daha gelişmiş durumda. Ama bu, “İslam’a rağmen” değil, büyük ölçüde “İslam sayesinde” varılmış bir nokta.

Eğer İslam’la tanışmasalar, Türkler bugün büyük olasılıkla Moğollar’dan pek farklı olmayacaklardı. Moğollar’ın bugün ne durumda olduğunu görmek isteyenler, dünyanın en geri ülkelerinden biri olan Moğolistan’a gidip biraz fikir alabilirler. “Türk’ün unutulmuş medeni vasfı” işte ordadır. İyi ki de unutulmuştur…

Google Aramaları

  • islamiyet öncesi türk bilginleri
  • araplar islam ama neden medeni değil
  • karya
  • islamiyetten önce türk bilim adamları
  • islamiyet öncesi türk tarihi bilim adamları
  • islamiyet öncesi türk mimarisi
  • islamiyet öncesi türk bilim adamları
  • islamiyet neden medeni ve uygar olamıyor
  • islam öncesi türk tarihi yavuz bahadıroğlu
  • İslam öncesi bilim adamları

Bir yorum

  1. Zamanlar içinde kayılarak yazılmış, anakronizmin en iyi örneği olmuş bir yazı. 1000’li yıllardaki arapların bilimde avrupa’ya göre ilerde olması(dini dayatmalar yüzünden), bugün Moğolların dünya devletleri arasında pek söz sahibi olmayan ortalama bir ülke olması, Türklerin mimariden anlamaması…

    Medeni sözcüğünden ne anlaşıldığına da bağlı olmak üzere Türkler ne islamdan önce ne de islamdan sonra medeni değildi, göçebeydi. Tabi medeni sözcüğünü arapça türediği “medina (şehir), medeni (şehirli, medineli)” sözcüğü olarak ele alırsak. Eğer uygar ya da türediği “Uygur (bir Türk devleti)” anlamıyla ele alırsak Türkler her zaman dönemindeki araplardan birçok yönden uygardır. (Karşılaştırmalı tarih budur, Müslüman olmuş Türkler ile onlardan 500-600 sene önce yaşamış atalarını kıyaslamak ne yaman bir saçmalıktır.)

    Türklerin islamla tanışmasıyla ilgili hikayeler oldukça uzun ve kimi için acı dolu olduğu için oralardan geçip yazıdaki saçmalıklardan bir tanesine değineyim.
    Örneğin Türklerin mimariden anlamadığından bahsedilmiş. Bugün dünya üzerinde yer alan tüm camilerin biçimleri Türk mimarisinin ona kattığı “kubbe” ve mimari katkılar ile son halini almış, en gösterişli camiler Türkler tarafından yapılmıştır. Tabi mimariden örnek vermek için mecburen buradaki en gösterişli yapılarımızı örnek verdim, bunlar elbette müslüman olduktan sonra yapıldı. Ancak bu camilerin mimarisinde elbette kuran ya da arapların müthiş mimarisi örnek alınmadı. Şamanist Türklerin göçer tarzı müslüm ibadethanesinde bile açıkça izler taşımaktaydı. Tezek ve kum ile sıvanmış, küp şeklinde damına çıkılıp ezan okunan camiler eminim barbar Türk mimarisinden çok çok daha iyidir. Ancak göçebe dediğiniz Türklerin kurduğu onlarca devletten biri olan Uygurların sadece türbe-mezarları bile onlar döneminde yaşayan araplar ile kıyaslanamayacak kadar uç düzeydedir. Kule-tapınaklar, çift surlu kaleler eminim ki dönemlerinde yaşayan arapların “Hayallerinin ulaşamayacağı” düzeydedir. Ancak Uygurların bu bu yapıların hiçbiri -doğal olarak- bizim coğrafyamızda değil, islam ile tanışmadığımız eski coğrafyada, orta asyada kaldı. Bugün de büyük bir kısmı çin ve Moğolistan gibi Türk olmayan milletlerin sınırları içerisinde. Bu nedenle o yapıtlara ne o ülke değer verir ne de Anadolu’yu Osmanlılar Türk fethetti sanan cahil vatandaşımız.

    Böylece; Türkleri yine kendisiyle kıyaslayıp bakın ya eskiden ne barbarmışsınız, birkaç saatte kurulan devasa kubbeli mükemmel çadırlarda yaşıyormuşsunuz ama mimariniz yine de arapların tezek-balçığından üstün değildi, göçebesiniz, kültürünüz yoktur sizin demek boş konuşmanın daniskasıdır. Ama elbette amacı Türkleri aşağılamak olan bir kürtten daha boş sallayan olsa olsa bir arapçı olabilir. Türkler eskiden barbar ve işe yaramazdı ve islam ışığıyla bugünki hale geldiyse, avrupa devletlerini aydınlatan ve Türklerden daha ileri götüren neyin ışığıydı? yoksa arapların yakıp yıktığı İspanya’dan gelen alevlerin aydınlığı mı sayın risale-i nur severler.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*