Son Haberler
Anasayfa » Genel » İstiklâl Harbi kahramanı,Rüştü Paşa, 3 Kasım 1926’da karar hükmü infaz edildi.

İstiklâl Harbi kahramanı,Rüştü Paşa, 3 Kasım 1926’da karar hükmü infaz edildi.

 

İstiklâl Harbi kahramanı, İstiklâl Madalyası sahibi Rüştü Paşa, İstiklâl Mahkemesinin hakkında idam kararı vermesi üzerine, 3 Kasım 1926’da karar hükmü infaz edildi.

Yakın tarihimizin gerçek kahramanlarını bugünkü nesil pek bilmiyor, tanımıyor.Onlar hakkında var olan bilgilerin çoğu ya eksik, ya da yalan–yanlış şeylerden ibaret.Çünkü, o yiğitlere sahte kahramanlar tarafından hain damgası vurularak devre dışı bırakıldılar, yahut bertaraf edildiler.

İşte, çok zalimâne bir manevra ile bertaraf edilen o cesur kahramanlardan biri de Erzurumlu Rüştü Paşadır.Şimdi, bir şehid–i mazlûm olduğuna kanaat getirdiğimiz bu mümtaz paşamızı biraz daha yakından tanımaya çalışalım.

Rüştü Paşanın idamı 

Dadaşlar diyârı Erzurum’un gözbebeği, İstiklâl Harbi kahramanı, İstiklâl Madalyası sahibi Rüştü Paşa, İstiklâl Mahkemesinin hakkında idam kararı vermesi üzerine, 3 Kasım 1926’da karar hükmü infaz edildi. (Bkz: TC Kronolojisi, TTK Yayınları, s. 463)

Rüştü Paşaya isnat edilen suç şuydu: İzmir Sûikastını tertipleyenler arasında yer almak.
Oysa, Rüştü Paşa, sehpaya doğru giderken, ölüme giden bir insanın yalan söylemeye tenezzül etmeyeceğini hatırlattıktan sonra,yemin–billah ederek, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ve sûikast tertibi ile bir alâkasının bulunmadığını haykırarak ilân etmiş dürüst bir şahsiyettir.

Gerçekte ise, sırf M. Kemal, İsmet ve Fevzi Paşaların  (anti islamcı ;atatürk ilke ve inkilaplarına karşı) ekibine taraftar olmadığı ve 1925’te siyaset sahnesine çıkan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasına dahil olduğu için, onun ismi kasten sûikast hadisesine karıştırılmış ve zulmen idam edilmiştir.

(NOT: Rüştü Paşanın idam edildiği gün, fikir ve dâvâ arkadaşı Refet Bele de milletvekilliğinden istifa eder.)

Mezar yeri meçhûl 1872 senesinde Erzurum’da dünyaya gelen Rüştü Paşa, 1893’te harp okulunu bitirdikten sonra, sırasıyla Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşına iştirak etti.
Bilhassa, 1915 yılı başlarındaki Sarıkamış Harekâtı esnasında defalarca ölümle burun buruna geldi.
Benzer tehlikeleri, İstiklâl Harbi esnasında atlattı.

Gaziydi, harp madalyası sahibiydi, büyük ordulara defalarca kumandanlık yapmış bir kahramandı.
Ne var ki, Ağustos 1923’te Erzurum mebusu seçildikten sonra, hayata bakışı ve dolayısıyla hayatının seyri değişmeye başladı.

Ankara’da ayyuka çıkan siyasî çirkefliklere ve ayak oyunlarına şahit olunca, eskiden beri tanıştığı, can dostu olarak gördüğü nisbeten temiz, dürüst adam Kâzım Karabekir Paşanın yanında ve başında bulunduğu TCF safında yer aldı.

Rüştü Paşa, bu yaştan sonra daha fazla ilgi ve itibar beklerken, ne yazık ki, hiçbir alâkasının bulunmadığı suçlarla itham edildi ve aylar süren yargılamaların neticesinde idam sehpasına götürüldü.

İdam edildiğinde, henüz 54 yaşındaydı. Mezar yeri hakkında ise, net bir bilgiye ulaşamadık. Birkaç kader arkadaşıyla birlikte İzmir’de meçhûl bir yere defnedildiği kuvvetle muhtemel görünüyor.
Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

Eski dostlar düşman oldu Nutuk’taki Karabekir Mustafa Kemal, 15–20 Ekim (1927) tarihleri arasında yapılan CHP İkinci Kurultayında meşhûr Nutuk’u okudu.

Altı gün boyunca okunan bu Nutuk’ta 1919–1927 yılları arasındaki hadiselerden söz ediliyor. Son bölümde ise, daha ziyade Kâzım Karabekir Paşanın ismiyle bağlantılı şekilde zikredilen Şeyh Said hadisesi, şapka meselesi, Terakkiperver Fırkası ile İzmir Sûikastı olayları anlatılıyor.

Haliyle, bütün bu olayların günahına en büyük hissedar olarak Karabekir Paşa ortak ediliyor.
İşte, bu ithamları duyunca büsbütün kahırlanan Karabekir’in siyasî ve askerî hayatı da, bu tarihten sonra bütünüyle değişmeye başlıyor.

İzmir’de kurdurulan İstiklâl Mahkemesinde de yargılanan ve idamdan kılpayı kurtulan Karabekir Paşa, Ankara’dan ayrılmak ve İstanbul’a gelip yerleşmek mecburiyetinde kalıyor.

Ne var ki, İstanbul’da da rahat bırakılmadı, tam 10 yıl müddetle daimî bir takip ve tarassut altında tutuldu.
Karabekir, hatıralarını yazdığı “İstiklâl Harbimiz” adlı eserini bu dönemde kaleme aldı. Ancak, hükümetin kararıyla bu eseri daha basılamadan toplatılıp yakıldı.

Kezâ, hanesine defalarca baskın yapılarak evrakları toplattırılıp götürüldü ve imha edildi.
En az 70 çuval dolusu tarihî belge ve bilginin evinden götürüldüğü tahmin ediliyor.
İşte, hayatının en sıkıntılı yıllarını bu dönemde (1924–39) yaşayan Kâzım Karabekir, o kahredici günlerin ardından, nihayet 1939’da yeniden mebus seçilerek parlamentoya girdi.
26 Ocak 1948’de kalp krizi sonucu vefat ettiğinde, Meclis Başkanlığı makamında bulunuyordu.

Kaynak; M. Latif Salihoğlu  –Yeni Asya

Milli mücadele dönemi paşalarının son yılları ve onlara yapılan haksızlar;Tüm Linkler ;

http://yakintarihimiz.org/milli-mucadele-donemi-pasalarinin-son-yillari-ve-onlara-yapilan-haksizlartum-linkler.html

 

Google Aramaları

  • rüştü paşa
  • rüştü paşa kimdir
  • rüştü paşa idam
  • rustu pasanin olumu
  • rüştü paşa neden idam edildi
  • rüştü paşa atatürk
  • rüşdü paşa kimdir
  • peygamberlertarihidetaylariyla
  • İzmir olayı mustafa kemal latif salihoğlu
  • istiklal harbi gazetesi nerde alınan kararlara dayandığı söylenebilir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*