Son Haberler
Anasayfa » Genel » Kadın ve Erkekler Arasındaki Mahremiyetin Kaldırılması

Kadın ve Erkekler Arasındaki Mahremiyetin Kaldırılması

Hilafet meselesinden sonra, Mustafa Kemal’in kendine ve hükûmetine kadınlarla ihtilatı meşru gördüğü, kadınların örtülerini terk etmeye teşvik ettiği, hatta zorladığı size yetmez mi?

(Mustafa Kemal, Ankara kadınlarına örtülerini çıkarmalarını emretti ve kendi karısını, erkek giysisine benzer bir kıyafetle insanların önüne çıkardı. Kadınları erkeklerle eşit olmaya teşvik etti. bkz. Armstrong, Mustafa Kemal’in Hayatı.)

Allah Reşid Rıza’dan razı olsun, konuyla ilgili araştırmasında şöyle diyor:

Kadın ve Erkekler Arasındaki Mahremiyetin Kaldırılması“Yeni, modern Türk toplumunda kadına verilmek istenen yerin ve onların kadın meselesine yaklaşımlarının herhangi bir âlim ve dindar tarafından tasvip edilmesi mümkün değildir.”

Hükümet tren, gemi gibi araçlardan sinema ve tiyatrolardan kadın ve erkeklerin birbirleriyle karışmasını engelleyen perdeleri kaldırmıştır. Bunun üzerine halk tepki gösterip, bazı parlamenterler de bu konuyu meclise getirdiğinde İçişleri Bakanı şöyle cevap vermiştir:

“Hükümet aradaki perdeleri sıhhî mülahazalar nedeniyle kaldırmıştır.”

Akşam gazetesi yazarlarından ve Ankara meclisinin nüfuzlu parlamenterlerinden Falih Rıfkı, hükümetin bu kararını savunarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bir İslâm Cumhuriyeti olmadığını yazmıştır. Aynı haber Beyrut baskılı el-Berk gazetesinin 25.12.1924 tarihli sayısında yer almıştır.

Ayrıca Kemalistler yeni bir kanun tasarısı hazırlayarak, erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesine yasak getirmekteler. Böylece Kur’ân-ı Kerim’in ikişer, üçer, dörder kadınla evlenmeye verdiği cevaza açık bir muhalefet sergilemekteler.

(Vatan gazetesinde özellikle şu sıralar (cumhuriyetin ilk yılları) muhtelif İstanbullu kadın ve erkek yazarlar çok evlilik aleyhine yazılar yazmakta, İslâm’ın bu cevazına çirkince saldırmaktadır. Kendini Arapların büyük âlim ve fakihlerinden sayan bir şahısla karşılaştım. O da Kur’an-ı Kerim’de bildirilen adalet şartının yerine getirilemeyeceğini öne sürerek

Kemalistlerin bu konudaki tutumunu desteklemekteydi.

“isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlayamazsınız” (âyet-i kerime)

Bana göre ise, Allah’ın meşru gördüğünü ayıp karşılamak çok tehlikelidir. Bunu yaparken âyetle delil getirmek ise ahmaklıktır. Çünkü bundan şu sonuç çıkar:

Allah, Kur’ân-ı Kerim’de erkeklere meşru kıldığı ikişer, üçer, dörder evlenmeyi (hâşâ) daha sonra bâtıl, boş ve anlamsız kılmıştır. Birden fazla kadınla evlenen Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabı ve İslâm uleması adalet şartını görmezlikten gelmiş; âyetin mânâsını anlamamışlardır.

Bu meseleyi Dini Müctehidler isimli kitabımda genişçe inceledim ve yukarıda bahsettiğim şahsın konuyla ilgili şüphesine gerekli cevabı verdim. Kitap, Kemalist hükümet tarafından toplatılmıştır. (Mustafa Sabri)

Buna ilaveten 17 yaşına ulaşmamış kız ve erkeklerin evliliklerine yasaklama getirmektedirler. Maalesef Mısır Hükümeti de bu geleneğe uymaktadır. Böylece gençler zinaya itilmektedir.

İslâm’da nikah, sünnet olduğu gibi, zina tehlikesi halinde farz kılınmıştır

HİLAFETİN ILGASI:MUSTAFA SABRİ

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*