Son Haberler
Anasayfa » Kitaplardan Alıntılar (sayfa 10)

Kategori Arşivi: Kitaplardan Alıntılar

Atatürk ile İnönü Bomonti bira fabrikası için kapışmış

Erim’in günlüğünde, 1937’de Atatürk ile İnönü arasında yaşanmış ilginç bir olay da ortaya çıktı. Dönemin Milli Savunma Bakanı Kazım Özalp, bira fabrikası yüzünden çıkan ”zirvedeki çatışmayı” Erim’e aynen aktarmış… 5 Aralık 1946 (Bu tarihte Recep Peker Başbakan, İsmet İnönü Cumhurbaşkanı) Meclis’te söz arasında Kâzım Özalp (Atatürk’ün yakın silah ve dava arkadaşı. O tarihte CHP Grup Başkanvekili, 1937’de Milli Savunma Bakam) İsmet ... Devamını Oku »

Atatürk ve Evrim

“Tabiat insanları türetti, onları kendine taptırdı da. Ancak, insanların dünyada, yaşayabilmeleri için, onların tabiata egemenliğini de şart kıldı. Tabiata egemen olmasını bilemeyen yaratıklar, varlıklarını koruyamamışlardır. Tabiat onları, kendi unsurları içinde ezmekten, boğmaktan, yok etmekten ve ettirmekten çekinmemiştir.” M.Kemal Atatürk, Ulus, 4.05.1935 Darwin teorisi nedir? (1) İflâs etmiş, çürütülmüş, bilime aykırı bir nazariyeden ibarettir. (2) Bu teori İslâm dinine tamamen aykırıdır. Bir ... Devamını Oku »

Atatürk döneminin birçok özelliklerini bugün için savunma olanağı var mıdır?

Tek Parti yönetimini, milletvekillerinin bir tek seçici tarafından atanmasını, iki dereceli (ilk derecesinde çok düşük katılmalı), açık oylamalı, gizli saymalı seçimler, göstermelik kurumları, eğitim ve kültürün propaganda aracı kılınmasını, tarihte ve dilde girişilen Turancı sözde fetihleri, basında sansürü aşan, hiç yazdırmamaları ya da yalnız dilediğini yazdırmaları ve Atatürk döneminin daha birçok özelliklerini bugün için savunma olanağı var mıdır? Her kuşak ... Devamını Oku »

Sultan Abdülaziz’in Avrupa Seyahati

Ordu ve donanmasını göz kamaştıracak bir seviyeye getiren, iç karışıklıkları mâhirâne bir şekilde bertaraf eden ve böylece devleti, eski itibarlı mevkîine doğru yükseltmeye başlayan Sultan Abdülazîz, bütün dünyânın alâkasını celbetmişti. Bundan dolayı Sultan, Fransa ve İngiltere’ye dâvet edildi. Bu dâvet üzerine Sultan Abdülazîz Han, 1867’de Dolmabahçe Sarayı önünden Sultaniye yatına binerek yola çıktı. Böylece Osmanlı târihinde yabancı ülkelere seyâhat eden ... Devamını Oku »

Enver ve Talat Paşaların Pişmanlığı

I. Cihan Harbinin sonu belli olmaya başladığı hengâmede, Sultan Abdülhamîd’i devirmekle hatâ ettiklerini nihâyet anlayabilen İttihat ve Terakkî reisleri Enver ve Talat Paşalar, artık Beylerbeyi Sarayı’nda ikâmet etmekte bulunan tahttan indirilmiş Pâdişâh’ı ziyâret edip fikrini sordular. O koca Sultan, bir atlas getirterek onlara, İngiliz sömürgelerini göstertti. Nüfuslarını yekûn ettirdi. Sonra Almanlar’ın sömürgelerini sordu. Tabii Almanlar’ın sömürgesi olmadığı ortaya çıktı. Sultan ... Devamını Oku »

Sultan II.Abdülhamid Han’ın Donanmaya Verdiği Ehemmiyet

Sultan II.Abdülhamid’i donanmayı ihmal etmek ve hatta Haliç’e çekip çürütmekle itham edenlere hatırlatılacak en ehemmiyetli hususlardan biri de şudur: Dünya’da olup bitenleri günü gününe takip eden Sultan II.Abdülhamid, denizaltı icadından haberdar olur olmaz Berlin’deki Denizateşesi Binbaşı Halil Bey’i bunun 1885 yılı Ekim ayında Kopenhag’da yapılacak olan tatbikat merasimine göndermiştir. Bu ilk denizaltının Yunanlılar tarafından satın alınmış olmasından telaş eden Sultan ... Devamını Oku »

Zavallı Menderes!

1950 yılının 22 Mayıs’ında Başbakanlık koltuğuna oturan Adnan Menderes, 27 Mayıs 1960’da gelen darbe anına kadar, yani tam 10 yıl, 5 gün boyunca ısrarla milletin arkasında durduğunu, yalnız ona güvendiğini tekrarlayıp durdu. ‘Benim ne Mussolini gibi Kara Gömleklilerim, ne de Hitler gibi SS’lerim var’ diyordu da başka bir şey demiyordu… “Zavallı Menderes” diye yazıyor Ali Fuad Başgil Hoca, 27 Mayıs ... Devamını Oku »

CHP hayal kurmasını bilmez

Kuşkusuz bugünümüzü deriden etkileyen bir dönüm noktası 28 Şubat tarihli MGK kararları. Ancak Cumhuriyet dönemi darbelerinin anası sayabileceğimiz 27 Mayıs ihtilali ile kıyasladığımızda en azından kansız bir darbe olduğunu söyleyerek teselli bulabiliyoruz. Belki de benzeştikleri bir başka nokta, 27 Mayıs’ın Adnan Menderes’i devirerek bilmeden Süleyman Demirel’in, 28 Şubat’ın da Necmettin Erbakan’ı devirerek yine bilmeden Recep Tayyip Erdoğan’ın önünü açtığı gerçeğidir. ... Devamını Oku »

Eğer 1923′te Halka Sorulsaydı…

Birçok aydın, Kürt meselesinin  Türkiye’nin “demokrasi sorunu”nun bir parçası olduğunu  ve ancak demokratikleşme ile çözülebileceğini  düşünüyor. İyi ama zaten sorunumuz da bir türlü demokratikleşememiz. Çünkü bu konuda ülkede bir “konsensüs” yok. Jakoben seçkinler, “Cumhuriyet”i korumak için demokrasinin bazen rafa kaldırılmasında yarar olduğunu ileri sürüyor. Zaten bu görüşü sık sık eyleme de geçiriyorlar. Bu zihniyetin kökeni ise, malum, Tek Parti dönemine ... Devamını Oku »