Son Haberler
Anasayfa » Kitaplardan Alıntılar (sayfa 4)

Kategori Arşivi: Kitaplardan Alıntılar

Din Nedir?

Din okullarında yapılması gerekli eğitimin sınırlarını belirtebilmek için daha önce dinin, kendisiyle karıştırılan bazı kültür kollarından ayırd edilmesi gelmektedir. Yani önce din nedir, onu görelim. 1. Din müsbet ilim değildir. Dinin hakikatleri deneyle açıklanmaz ve dinde deneyle kontrolü yapılabilen evrensel kanunlara ulaşılmaz. Matematikte olduğu gibi dinde aklın yapısına bağlı prensipler de yoktur. Onun prensipleri vicdanın yapısına bağlıdır; ilham ve inançlarla ... Devamını Oku »

Atatürk’ün öz adı. “Kamâl”

Bugünkü manzara aşağı yukarı bir dikdatör manzarasıdır

Atatürk’ün öz adı. (Ulus, 5.2.1935 sf. 3). Atatürk’ün taşıdığı Kemâl adı bir arapça kelime olmadığı gibi, arapça Kemâl kelimesinin delâlet ettiği mânada da değildir.* Atatürk’ün muhafaza edilen öz adı, Türkçe ordu ve kale mânasına olan Kamâl’dir. Son â üstündeki tahfif işareti ( l ) harfini yumuşattığı için telâffuz hemen hemen Kemâl telâffuzuna yaklaşır. Benzeyiş bundan ibarettir. *‘Kemâl’ kelimesi Arapça’dan Osmanlıcaya ... Devamını Oku »

Atatürk: Cumhuriyet nedir ve sultanlıktan farkı nedir?

Cumhuriyet nedir ve sultanlıktan farkı nedir? Cumhuriyet fazileti ahlâkiyeye, (ahlâkî fazilete) müstenit (dayanan) bir iradedir. Cumhuriyet fazilettir. Sultanlık korku ve tehtide müstenit bir idaredir. Cumhuriyet idaresi faziletli ve namuskâr insanlar yetiştirir. Sultanlık korkuya, tehtide müstenit olduğu için korkak, zelil, sefil, rezil insanlar yetiştirir.* Aradaki fark bundan ibarettir.** Atatürk – (İzmir kız öğretmen okulunda bir konuşma, 14.X.1925) A.S.D II, sf. 231; ... Devamını Oku »

60’lardan Sonra

"60'lardan Sonra

“60’lardan Sonra Batılılaşmak, Batı irfanı ile kaynaşmaksa, Batılılaşmamıştık. Batı medeniyeti liberalizme dayanıyordu, liberalizm sanayi­leşen Avrupa’nın, başka bir deyişle burjuvazinin dünya gö­rüşüydü. Bizde ne sanayi vardı, ne burjuvazi. Avrupa’nın “Batıksınız” teklifi tek anlam taşıyordu: “kapitalizme teslim olunuz”. Bürokratlarımız Batılaşmaktan çok, Batılaşmış gö­rünmek istiyorlardı. Avrup a’yı tanımıyorduk ama kendimi­zi de unutmuştuk. Korkuyorduk düşünceden. Zirvelerde dolaşmamız yasaktı. Batı’yı batı yapan düşünce fatihlerinin yalnız ... Devamını Oku »

İnkılapların Nasıl Yapıldığına Dair Örnek

İnkılapların Nasıl Yapıldığına Dair Örnek

“Birinci Cumhurreisinin günlük hayatıyla ilgili olarak 12 yıl sofracı ve hizmetçilikle yanında bulunan bir zatın hâtıralarında şu bölümleri iktibas ediyoruz: “O gece yemek, sabahın beşine kadar sürmüştü, çoğu geceler böyle olur, meclisin ho…rozlar öterken dağıldığı görülürdü. Bu yüzden Atatürk de sabah saat beşten önce yatağına girmezdi… Atatürk her gece yarım kilo (şarap) içerdi. Mezesi de sa dece tuzlu leblebiydi”, (sf. ... Devamını Oku »

Osmanlı Kadını Zevkli ve Beceriklidir!

Osmanlı Kadını Zevkli ve Beceriklidir!

Padişah anaları yabancıdır Türk ırkını bozmuştur” demek onlara atılabilecek en büyük iftiradır…Hayırda yarış konusunda ise erkeklerden aşağı kalmazlar. Payitaht İstanbul başta olmak üzere hanım sultanların Osmanlı coğrafyasına serpiştirdiği nadide hayır eserleri bugün bile göz kamaştırıyor. Böyle bir iftira ruhlarını incitmekle kalmaz hayatın gerçeklerine de aykırı düşer. Çünkü insan mensup olduğu ırktan değil insanlığa katkılarından kıymet alır. Bu anlamda padişah anaları ... Devamını Oku »

Osmanlı Hiçbir Zaman Gerilemedi..

Osmanlı Hiçbir Zaman Gerilemedi..

Önce, şunu söylemek gerekiyor: İslam alemi, Osmanlı devleti gerilemedi, yavaş yavaş ilerledi. Ama Avrupa, teknik alanda dev adımlar attı. Bu sebeple ona nisbetle geri kalmış göründü. Yoksa, 17. Yüzyıl, 16. Yüzyıla, 18. Yüzyıl da 17. Yüzyıla göre Osmanlıların her alanda ilerleme yüzyıllarıdır. Yükselme, duraklama, ve gerileme diye Osmanlı tarihini üçe bölme, yanl ış bir yorumun verimidir. Osmanlı Devleti, kuruluşundan 19. ... Devamını Oku »

Bugünkü manzara aşağı yukarı bir dikdatör manzarasıdır

Bugünkü manzara aşağı yukarı bir dikdatör manzarasıdır

“M.Kemal:” İtiraf edelim ki, hâlâ ve hâlâ münevveranımızın gençleri arasında halk ve avama tetabuk muhakkak değildir [aydınlarla halk arasında uyum, kesinlikle sağlanabilmiş değildir]. Memleketi kurtarmak için bu iki zihniyet arasındaki ayrılığı durdurmak, yürümeye başlamadan evvel, bu iki zihniyet arasındaki tetabuku tevlit etmek [uyumu sağlamak] lazımdır. Bunun için de biraz avam kitlesinin yürü mesini tacil etmesi [hızlandırması], biraz da münevverlerin çok ... Devamını Oku »

HALİMİZ

Ben gidip görmedim ama gazeteler yazdı ve okuyucularım mektupla bildirdiler:İstanbul Belediyesi,Taksim Meydanına bir ”Noel Ağacı”dikmişti.Taksim Meydanı ve o zamanki adıyla Pera (İstiklal Caddesi) mütareke meydanında Türk’ün gözyaşlarıyla sulanmış ve bize düşman olan azınlıkların sevinç naralarıyla çınlamıştı.O zaman,işgal orduları komutanlarının ayakları altında Türk Bayrakları sererek ve bizim gam bahçelerinden devrilmiş çiçekler atarak Taksim Meydanı’ında karşılamışlardı.Yine Pera Caddesinde dolaşmak cesaretini gösteren Türkler’i ... Devamını Oku »