Son Haberler
Anasayfa » Köşe Yazıları (sayfa 3)

Kategori Arşivi: Köşe Yazıları

Sivas Kongresi’nin ABD’ye gönderdiği mektup Nutuk’ta neden yer almadı?

Tarihin çöplüğünden hangi parçaları çıkarıp incelemeliydim?” diye soruyor Michel de Certeau ve ekliyor: “Çöplükleri karıştırdım, kütüphanelerin araştırma salonlarında, yani çok eski cesetlerin ‘muhafaza edildiği’, elden ele gezdirildiği bu mağaralarda saatlerimi geçirdim. Öğrendim ki, bütün bu geçmişte gizlenen ve bize karşı direnen belli bir yapılanma var.” Filozof, yakın tarihimizin halini anlatmış sanki. Bir enkazın, hatta çöplüğün içinden parçalar arayanlara benziyoruz. Hâlâ; ... Devamını Oku »

Harf devriminin en önemli amacı | Yavuz Bahadıroğlu

H. Ritter şöyle diyor: “Lâtin yazısın­dan beş defa kısa ve harikulâde müsait olan Arap yazısı okuma yazmayı kolaylaştırdığı için İslâm âlimleri sayısız eser vermiştir (Classicisme et Declin culturel dans l’histoire de Islâm, Paris 1957, s. 178-179). Prof. Osman Turan da aynı konuda şu görüşleri dillendiriyor: “Gerçekten İslâm harfleri şakulî, ufkî ve inkinaî olduğundan onunla bir metnin yazılması ve okunması, zaman ... Devamını Oku »

Bize neler oldu böyle?

Bize neler oldu böyle? Eskiden “dindar Müslüman” olmak bize yetiyordu. Tüm hayatımızı buna göre ya-şıyorduk. Makamımız, mevkiimiz ve paramızla değil, takvamızla fark ediliyorduk. Paraya ve sair iktidar nimetlerine kavuştuktan sonra, “ötekiler”e (dinde hassas olmayan kesimlere) benzemeye başladık… Kılık-kıyafet, sakal-bıyık, moda, marka ve gösteriş tutkusu aynı… Defileler bile yapıyor, “moda” dergileri” çıkarıyor, televizyonlarımızı büyük ölçü-de “menhiyat”a kullanıyoruz. Gerçek şu ki, dindar ... Devamını Oku »

Sürre-i Hümâyûn

Sul­tan Çe­le­bi Meh­med’den be­ri, Os­man­lı­lar ara­da bir Hi­caz’a “Sur­re Ala­yı” gön­de­rir­ler­di (es­ki ta­rih­le­ri­miz ilk Sür­re Ala­yı­nın 14.000 al­tın­la yo­la çık­tı­ğı­nı ya­zar)… Oy­sa böl­ge he­nüz kont­ro­lü­mü­ze geç­me­miş­ti. Bun­dan da an­la­şı­la­ca­ğı üze­re, Os­man­lı Dev­le­ti, Hi­caz’a hâ­kim ol­ma­dan ön­ce de Hi­caz’la bir bü­tün­dü… Bu­nun se­be­bi, mü­ba­rek top­rak­lar­da ya­şa­yan­la­ra yar­dım­cı ol­ma ar­zu­suy­du. Bu­nun dı­şın­da hiç­bir bek­len­ti yok­tu. Ke­li­me an­la­mı ola­rak “sür­re”, “pa­ra ke­se­si” de­mek­tir… ... Devamını Oku »

Mustafa Kemal Mandacı Mıydı?

Mustafa Kemal Mandacı Mıydı?

Mustafa Armağan yine çok ses getirecek bir dosya ile karşımıza çıkıyor. Sivas kongresinde Amerikan mandası fikrinin tartışıldığı bir dönemde Mandacılığa karşı olduğunu bildiğimiz Başkan Mustafa Kemal, kürsüye çıkıp bu gidişe dur dememiş, işi oluruna bırakmayı tercih ettiği ortaya çıktı. Mustafa Armağan Amerika’ya gönderilen mektubun aslına ulaştığını belirterek şunları söylüyor; “Sıkı durun! Zira Nutuk’ta ‘Gönderilebilip gönderilmediğini hatırlamıyorum’ cümlesiyle üstü örtülmek istenen ... Devamını Oku »

1930’larda Aile Bira Bahçelerinde Çocuklar Alkol Alırdı!

1930'larda Aile Bira Bahçelerinde Çocuklar Alkol Alırdı

‘1930’lu yıllarda ‘Alkol faydalıdır’ reklamları yapılırdı. ‘Aile Bira Bahçeleri’nde çocuklar alkol alırdı. Bira, balıkla eşdeğer tutulurdu.’ ‘Alkolü Faydalı Diye Tanıttılar’ Sigara, alkol, uyuşturucu bağımlılığı ve kötü madde kullanımıyla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, uzun süren suskunluğundan sonra şimdilerde ayağa kalkıyor. Geçtiğimiz yıl Yeşilay’ın başına geçen genç ürolog Prof. Dr.M. İhsan Kahraman’la birlikte Yeşilay maddi anlamda da güç kazanmaya başladı. Göreve ... Devamını Oku »

İslâm Âlemi neden karışık?

“Osmanlı’da ilim” olmadığını söyleyenler, hezeyan içindedir. Eritre ve Sudan’dan Polonya’ya, oradan Çek ve Slovakya’ya, oradan Fas’a, Doğu Hindistan’a kadar, yirmi milyon kilometrekareyi aşkın bir coğrafyada yaşayan, her anlamda bir birinden çok farklı milletleri yüzlerce yıl barış içinde yönetebilmek için öncelikle ilme, irfana, bilgiye, teknolojiye sahip olmak lâzım… Osmanlı’da bunlardan daha fazlası vardı… Ahlâk, fazilet, şefkat, maharet, adalet, hikmet, feraset, tevazu ... Devamını Oku »

O olmasaydı diyenler beri gelsin

O olmasaydı diyenler beri gelsin

O olmasaydı diyenler beri gelsin “O olmasaydı” derdi Başöğretmenim, “hepimiz İngiltere’nin kölesi olacaktık!” “O olmasaydı” derdi Başöğretmenim, “İngilizler ezanı kaldıracak, Kur’an eğitimini yasaklayacaktı!” “O olmasaydı” derdi Başöğretmenim, “camiler kiliseye çevrilecekti.” “O olmasaydı zulüm altında inim inim inleyecektik!” “O” Atatürk’tü… 19 Mayıs 1919′da Çürük Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmış, oradan Amasya’ya, sonra Erzurum’a gitmiş, Misak-ı Milli sınırları Sivas’ta çizilmiş, vatanı kurtarıp ... Devamını Oku »

Ayasofyanın manevi kıymeti bin camiye bedeldir

Bir köşe yazarı öfkeden tepiniyor ekranda:Bu gidişle dinciler Ayasofyayı bile cami yaparlar. Tuhaf! Çünkü Ayasofya zaten cami Hem de Peygamber müjdesi fethin sembolü bir cami Hem Peygamber müjdesi, hem fethin sembolü, hem Fatihin vasiyeti ve emaneti Böyleyken, Ayasofya camiini neden hâlâ Müslümanların ibadetine açmıyoruz? Asıl sorulması gerek sual budur! Osmanlı Devletinin kuruluş amacı İstanbulun fethi, fethin dayanağı, Peygamber-i Âlişan Efendimizin ... Devamını Oku »