Son Haberler
Anasayfa » Köşe Yazıları (sayfa 4)

Kategori Arşivi: Köşe Yazıları

O olmasaydı diyenler beri gelsin

O olmasaydı diyenler beri gelsin

O olmasaydı diyenler beri gelsin “O olmasaydı” derdi Başöğretmenim, “hepimiz İngiltere’nin kölesi olacaktık!” “O olmasaydı” derdi Başöğretmenim, “İngilizler ezanı kaldıracak, Kur’an eğitimini yasaklayacaktı!” “O olmasaydı” derdi Başöğretmenim, “camiler kiliseye çevrilecekti.” “O olmasaydı zulüm altında inim inim inleyecektik!” “O” Atatürk’tü… 19 Mayıs 1919′da Çürük Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmış, oradan Amasya’ya, sonra Erzurum’a gitmiş, Misak-ı Milli sınırları Sivas’ta çizilmiş, vatanı kurtarıp ... Devamını Oku »

Ayasofyanın manevi kıymeti bin camiye bedeldir

Bir köşe yazarı öfkeden tepiniyor ekranda:Bu gidişle dinciler Ayasofyayı bile cami yaparlar. Tuhaf! Çünkü Ayasofya zaten cami Hem de Peygamber müjdesi fethin sembolü bir cami Hem Peygamber müjdesi, hem fethin sembolü, hem Fatihin vasiyeti ve emaneti Böyleyken, Ayasofya camiini neden hâlâ Müslümanların ibadetine açmıyoruz? Asıl sorulması gerek sual budur! Osmanlı Devletinin kuruluş amacı İstanbulun fethi, fethin dayanağı, Peygamber-i Âlişan Efendimizin ... Devamını Oku »

Padişahlara iftira atmak

Bazılarının ya akademik titrine ya da oyunculuk/ mankenlik şöhretine sığınarak bilmedikleri konularda ahkâm kesmeleri, neredeyse moda haline geldi Böyle şeyler sadece gelişmemiş beyinlerin itibar gördüğü ülkelerde olur. Tabii ülkemizde de oluyor. Arkeolog, siyaset konuşuyor Komedyen, dini hüküm veriyor Mülkiyeli, mezheplerden dem vuruyor Osmanlıca dahi bilmeyen, dolayısıyla bu anlamda okur-yazar olmayan siyasalcı, en bilgiç tavrını takınarak tarih anlatıyor Eski manken, çoktan ... Devamını Oku »

Osmanlının referansı İslâmdır

Osmanlı Devleti etnisiteye (ırk kalıplarına) değil, İslâmi kurallara bağlıdır, İslâm her alanda belirleyicidir. Şeyhülislâmlar padişahları bu açıdan denetlemekte, en küçük bir sapma gördükleri an müdahale etmektedirler. Meselâ Zembilli Ali Efendi, Yavuz Sultan Selim gibi öfkeli bir padişaha fermanını geri aldırabilmiş, Kırkçeşme Suyunu Kâğıthaneye getiren Kanuniyi ise, Yeni kanunlar yaparak (böylece Kuran dışı kanun yapılmasına kadar gidebilecek bir çığır açarak) hayatı ... Devamını Oku »

Harf devriminin en önemli amacı…

H. Ritter şöyle diyor: “Lâtin yazısın­dan beş defa kısa ve harikulâde müsait olan Arap yazısı okuma yazmayı kolaylaştırdığı için İslâm âlimleri sayısız eser vermiştir (Classicisme et Declin culturel dans l’histoire de Islâm, Paris 1957, s. 178-179). Prof. Osman Turan da aynı konuda şu görüşleri dillendiriyor: “Gerçekten İslâm harfleri şakulî, ufkî ve inkinaî olduğundan onunla bir metnin yazılması ve okunması, zaman ... Devamını Oku »

TARİHİMİZ YAĞMALANDI MI

Yapılan İnkılaplardan Sonraki Durum...

Önce ruhlarımız yağmalandı.Köklerimizden koparıldık. …Hafızasız kaldık.Biz aldatılmış bir nesiliz. Evde dinlediklerimiz bir türlü, okulda duyduklarımız bambaşka türlüydü. Evde konuşanlar,okuldakilerden korkarlardı.Bu korku ile ürkektiler,hep çekingen davranırlardı.Onların,adeta gizlice dinledikleri yaşlı insanlar vardı.O dönemin çocukları olan bizler,bu küskün neslin aralarındaki sohbetlere,büyük bir merakla kulak misafiri olurduk.Konuşmalarını bütünüyle anlayamasak da;haşlanmış,taşlanmış ve dışlanmış insanları dinlediğimizi çok net hissederdik. Bizler çocuk yaşımıza rağmen çok merak ederdik: ... Devamını Oku »

Daha cumhuriyet yokken Osmanlı çok partiye geçti

Daha cumhuriyet yokken Osmanlı çok partiye geçti

Tarihçi Ali Satan, Türklerin yirminci yüzyıla 1908’deki II. Meşrutiyetle başladığını belirterek, “Osmanlı cumhuriyetten önce çok partili hayata geçmiş. Muhalefet partileri ve muhalif basın mevcut. 1918’e kadar meşrutiyet döneminde Türkiye çok partili dönemi yaşıyor. Cumhuriyetle birlikte tek partili hayata dönüyor” dedi. Daha cumhuriyet yokken, Osmanlı çok partiye geçmişti Türkiye’nin bölgesinde güçlenmesi Halifelik tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Kimine göre halifelik devam etseydi ... Devamını Oku »

Bilinmeyen Atatürk

Atatürk üzerine yazılanları dikkatle okuyorum. Çok defa görüyorum ki, Atatürk Türkiye’de yeteri kadar tanınmıyor. Eğer göğüslerimize Atatürk rozeti takmak, şuraya buraya “Atam izindeyiz!” diye yazmaksa, sonra Anıtkabir’e koşmaksa, saygı duruşunda bulunmaksa… alacağımız numara 10 üzerinden 10’dur. Eğer Atatürkçülük Atatürk’ü okumaksa, anlamaksa ve O’nun ifadesiyle: “Türkiye’yi çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmak için çalışmaksa, kafa yormaksa”… Vah bize, vahlar bize! Ben, Atatürk üzerine ... Devamını Oku »

Bir “dış politika dâhisi”nin Oniki Ada sınavı

İkinci Dünya Savaşı sona ererken, Almanya saflarında dövüşen İtalya, savaş sonunda nasılsa elinden çıkacağını bildiği adaları, Almanya’nın tavsiyesi üzerine Türkiye’ye teklif etti… Adalar yakın zamana kadar zaten bizim toprağımızdı. Tarihi referanslarımız sağlamdı. Osmanlı asırlarında bu uğurda on binlerce şehit vermiştik. Sadece Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 50 bine yakın şehidimiz vardı. Başta Rodos olmak üzere, adaların fethi uğruna ölmüşlerdi. Ancak kendisine ... Devamını Oku »