Son Haberler
Anasayfa » Köşe Yazıları (sayfa 44)

Kategori Arşivi: Köşe Yazıları

Mustafa Kemal’in Maaşı

Kemalist aydının hurafeciliği Doğruya ve sahih dine inanmayan, hurafelere inanır; fanteziler ve kurgulamalarla meşgul olur. Kemalist-ulusalcı aydın, bu sahada insanlık tarihinde birinciliğe oynayabilir. Bunların hurafelerinden en önde geleni de, 1923-38 arası Türkiye’de ekonomik mucize yaşandığı, yurdun demir ağlarla örüldüğü, eğitimin “10 yılda 10 milyon genç yaratacak” ölçüde şaha kalktığı, yolsuzluğun görülmediğidir. Oysa: 1856-1922 yılları arasında 8619 km demiryolu yapılmış. 1876’da ... Devamını Oku »

Menderes’i ipe götüren 10 konuşma

Şehit edilişinin 49. yılında rahmetle andığımız Adnan Menderes yalnız mazlumluğu ile değil, çalışkan bir başbakan, usta bir polemikçi ve sözünü budaktan esirgemeyen bir hatip kimliğiyle, en önemlisi de yakın geçmişe ilişkin cesurca değerlendirmeleri olan bir siyasetçi ve düşünür kimliğiyle de hatırlanmalıdır. Aşağıda bizzat kendi konuşmalarından bir derleme yaptım. Bu ‘tehlikeli’ sözlerin bir yerlere kayıt edildiğini ve zamanı gelince -nitekim o ... Devamını Oku »

İdam Eder, Mezarsız Bırakır, Arşivleri Kapatır!

İskilipli Atıf Hoca’nın şehadeti üzerinden 86 yıl geçti. Meclis’in önünde çatılan idam sehpasında ibret olsun diye arkadaşı Ali Rıza Hoca ile birlikte üç gün boyunca sallandırılan ve cenazeleri ailelerine verilmeyen Atıf Hoca gibi nice değerli insanımız var. Öyle ki bir mezardan dahi mahrum edilen mazlumların savunma bilgileri arşivlerden bile silinmiş. Bir dönem, bir inanç, bir mücadele ve bir toplumun toptan ... Devamını Oku »

Erken dönem Ergenekon’un şapka cinayeti? Ankaralı İbrahim Edhem

Daha şapka kanunu çıkarılmadan şapka giymediği için öldürülen biri vardı. İsmi İbrahim Edhem. Ethem şapka Kanununa muhalefetten idam edilen İskilipli Atıf Hocadan 6 ay önce öldürülmüş. Edhem’in öldürülmesi erken dönem Ergenekon cinayeti olarak değerlendiriyor. Hazırlayan : Mehmet Sılay , MİLAT GAZETESİ, 09 Şubat 2012  Kastamonu konuşması daha yapılmamış, “Şapka İktisası Kanunu” henüz teklif dahi edilmemiş, dolayısıyla da Meclis tarafından kabul edilmemiş. Hatta “Frenk ... Devamını Oku »

Laikçi Yobazlar!

Onlar kendilerine laik diyorlar ama aslında laikçidirler. Laiklikçilik çok katı, çok fanatik, çok acımasız ve amansız bâtıl bir dindir. Bu laikçiler dindar ve koyu Müslümanları yobazlıkla suçluyor. Asıl yobaz, yobaz oğlu yobaz onlardır. Müslümanlar, Ümmet olarak Ehl-i Kitaba, Hıristiyanlara, Yahudilere var olma, yaşama, kimlik ve kültürlerini, dinlerini, lisanlarını, örf ve adetlerini koruma hürriyeti vermiştir. Laikçiler Müslümanlara bu hakları tanımadılar. Müslümanların ... Devamını Oku »

İnönü Devrinde Devlet Eroin Üretiyordu!

İnönü Devrinde Devlet Eroin Üretiyordu! Tek partinin kurduğu ve işlettiği yasal eroin fabrikalarını biliyor muydunuz? Eroini piyasaya ilk süren ünlü Bayer firması; hani şu Aspirin`i de şişelere doldurup satan kuruluş. Yıl da 1897! Bayer de çalışan bir kimyager, eroini keşfedip damarına boca ettikten sonra `I feel like a hero!` diye bağırıyor; Yani `Kendimi kahraman gibi hissediyorum!` Millet de bu `hero` ... Devamını Oku »

Kanuni’nin öyküsünü Atatürk’e mâl ettiler

Yavuz Donat, önceki gün, Sabah’taki köşesinde azıklıklarla ilgili olarak Atatürk ile İsmet Paşa arasında geçtiği iddia edilen bir hadiseyi yazıyordu. İsmet Paşa, Türkiye’yi bütün azınlıklardan temizlemek istemiş ama Atatürk bu girişimi son derece şık ve çiçekli bir cevapla engellemişti: Çankaya Köşkü’nün yani Köşk kompleksinde şimdi “Atatürk Müzesi” olarak kullanılan eski binanın bahçesinde lâleler dışında kalan bütün çiçekleri söktürmüş, ertesi gün ... Devamını Oku »

Bediüzzaman ile Mustafa Kemal hiç karşılaştılar mı?

“Hür Adam” filmi henüz vizyona girmedi ama basına yansıyan tanıtım ve tartışmalardan, hakkında epeyce bilgi sahibi olduk sayılır. Bu fırsattan yararlanarak Said Nursi ile Mustafa Kemal Paşa’nın münasebetlerine dair birkaç noktayı berraklaştırmakta fayda var. Anlaşıldığı kadarıyla, filmin düğüm noktasında Bediüzzaman’ın Mustafa Kemal Paşa ile tartıştığı sahne yer alıyor. Bazılarına göre böyle bir olay hiç yaşanmadı. Acaba? Şunu söyleyelim ki, henüz ... Devamını Oku »

Resmî tarihin Sultan Vahdettin saplantısı

1918 şartlarında İngilizleri tutmayan var mıydı ki, Hürriyet gazetesinde yer alan bir köşe yazısında(1), Mondros Mütarekesi’ni ve İngiliz himayesini kabullendiği için Sultan Vahdettin’e hain yaftası yapıştırılabiliyor? Açın bakın, Mondros’ta İngiltere ile aramızda rica minnet çöpçatanlık yapan General Townshend’in hatıralarını, İngiliz gemileri kasım ayında Çanakkale’den nasıl birer ‘kurtarıcı prens’ olarak girmişlerdir, hayretle görürsünüz. Hadi onu bulamadınız diyelim, bari tarihçi Orhan Koloğlu’nun ... Devamını Oku »