Son Haberler
Anasayfa » Osmanlı Tarihi

Kategori Arşivi: Osmanlı Tarihi

Mimar Sinan Yaptırdığı Câmide Cervantes’i Çalıştırdı

Mimar Sinan’ın devrin Kaptan-ı Deryası Kılıç Ali Paşa için İstanbul Tophane’de yapmış olduğu Kılıç Ali Paşa Camiinde Don Kişot romanının ünlü yazarı Cervantes’i çalıştırır. Hikâyenin aslını Yavuz Bahadıroğlu’ndan dinleyelim; ”Meşhur roman ”Don Kişot”un İspanyol yazarı Miguel de Cervantes, bu camiin yapımında işçi olarak çalışmıştır… Cervantes, 7 Ekim 1571 tarihinde Korint Körfezi’nde yapılan İnebahtı Deniz Savaşı’nda İspanyol gemilerinin birinde Osmanlılara karşı ... Devamını Oku »

Sürre-i Hümâyûn

Sul­tan Çe­le­bi Meh­med’den be­ri, Os­man­lı­lar ara­da bir Hi­caz’a “Sur­re Ala­yı” gön­de­rir­ler­di (es­ki ta­rih­le­ri­miz ilk Sür­re Ala­yı­nın 14.000 al­tın­la yo­la çık­tı­ğı­nı ya­zar)… Oy­sa böl­ge he­nüz kont­ro­lü­mü­ze geç­me­miş­ti. Bun­dan da an­la­şı­la­ca­ğı üze­re, Os­man­lı Dev­le­ti, Hi­caz’a hâ­kim ol­ma­dan ön­ce de Hi­caz’la bir bü­tün­dü… Bu­nun se­be­bi, mü­ba­rek top­rak­lar­da ya­şa­yan­la­ra yar­dım­cı ol­ma ar­zu­suy­du. Bu­nun dı­şın­da hiç­bir bek­len­ti yok­tu. Ke­li­me an­la­mı ola­rak “sür­re”, “pa­ra ke­se­si” de­mek­tir… ... Devamını Oku »

İslâm Âlemi neden karışık?

“Osmanlı’da ilim” olmadığını söyleyenler, hezeyan içindedir. Eritre ve Sudan’dan Polonya’ya, oradan Çek ve Slovakya’ya, oradan Fas’a, Doğu Hindistan’a kadar, yirmi milyon kilometrekareyi aşkın bir coğrafyada yaşayan, her anlamda bir birinden çok farklı milletleri yüzlerce yıl barış içinde yönetebilmek için öncelikle ilme, irfana, bilgiye, teknolojiye sahip olmak lâzım… Osmanlı’da bunlardan daha fazlası vardı… Ahlâk, fazilet, şefkat, maharet, adalet, hikmet, feraset, tevazu ... Devamını Oku »

“40 bin Aleviyi öldürdü” masalı

Bazı tarihlerde Yavuz Sultan Selim’in Anadolu’da 40 bin aleviyi öldürdüğü nakledilir vebu masal hemen hiç tartışılmadan tekrarlanır durur. Fakat nedense Akkoyunlu Devleti’niyıkan Şah İsmail’in Sünni halka yaptıklarından pek bahsedilmez. Oysa çağdaş Osmanlı ve İran kaynaklarında, hatta Venedikli bir gezginin eserinde İsmail’in Akkoyunlulardan aldığı yerleşim yerlerinde Sünni halka çok şiddetli davrandığı, bunlardan 40 – 50 bin kişiyi öldürtüğü, bazı ileri gelenlerinse ... Devamını Oku »

Padişahlara iftira atmak

Bazılarının ya akademik titrine ya da oyunculuk/ mankenlik şöhretine sığınarak bilmedikleri konularda ahkâm kesmeleri, neredeyse moda haline geldi Böyle şeyler sadece gelişmemiş beyinlerin itibar gördüğü ülkelerde olur. Tabii ülkemizde de oluyor. Arkeolog, siyaset konuşuyor Komedyen, dini hüküm veriyor Mülkiyeli, mezheplerden dem vuruyor Osmanlıca dahi bilmeyen, dolayısıyla bu anlamda okur-yazar olmayan siyasalcı, en bilgiç tavrını takınarak tarih anlatıyor Eski manken, çoktan ... Devamını Oku »

Osmanlının referansı İslâmdır

Osmanlı Devleti etnisiteye (ırk kalıplarına) değil, İslâmi kurallara bağlıdır, İslâm her alanda belirleyicidir. Şeyhülislâmlar padişahları bu açıdan denetlemekte, en küçük bir sapma gördükleri an müdahale etmektedirler. Meselâ Zembilli Ali Efendi, Yavuz Sultan Selim gibi öfkeli bir padişaha fermanını geri aldırabilmiş, Kırkçeşme Suyunu Kâğıthaneye getiren Kanuniyi ise, Yeni kanunlar yaparak (böylece Kuran dışı kanun yapılmasına kadar gidebilecek bir çığır açarak) hayatı ... Devamını Oku »

Osmanlı Kadını Zevkli ve Beceriklidir!

Osmanlı Kadını Zevkli ve Beceriklidir!

Padişah anaları yabancıdır Türk ırkını bozmuştur” demek onlara atılabilecek en büyük iftiradır…Hayırda yarış konusunda ise erkeklerden aşağı kalmazlar. Payitaht İstanbul başta olmak üzere hanım sultanların Osmanlı coğrafyasına serpiştirdiği nadide hayır eserleri bugün bile göz kamaştırıyor. Böyle bir iftira ruhlarını incitmekle kalmaz hayatın gerçeklerine de aykırı düşer. Çünkü insan mensup olduğu ırktan değil insanlığa katkılarından kıymet alır. Bu anlamda padişah anaları ... Devamını Oku »

Osmanlı Hiçbir Zaman Gerilemedi..

Osmanlı Hiçbir Zaman Gerilemedi..

Önce, şunu söylemek gerekiyor: İslam alemi, Osmanlı devleti gerilemedi, yavaş yavaş ilerledi. Ama Avrupa, teknik alanda dev adımlar attı. Bu sebeple ona nisbetle geri kalmış göründü. Yoksa, 17. Yüzyıl, 16. Yüzyıla, 18. Yüzyıl da 17. Yüzyıla göre Osmanlıların her alanda ilerleme yüzyıllarıdır. Yükselme, duraklama, ve gerileme diye Osmanlı tarihini üçe bölme, yanl ış bir yorumun verimidir. Osmanlı Devleti, kuruluşundan 19. ... Devamını Oku »

Abdülhamid Dönemi Teokratik Değildi

 Abdûlhamid dini esas alan teokratik bir rejim meydana getirmeyi hiçbir zaman düşünmedi,ortak kültür değerlerini paylaşan bir Müslüman topluluğun birliğini sağlamaya çalıştı.Böylece şartların zorlaması ile Osmanlı tarihinde ilk defa modern anlamı ile millet fikrini,İslam kültürüne dayanan bir ideoloji,İslamcılık vasıtası ile gerçekleştirme yollarını aradı…Abdülhamid,devleti ve devletin temsilcisi olan padişah halifeyi bütün Müslümanlara mahsus bir kurum haline getirerek Müslümanları birleştirmek için gayret sarf ... Devamını Oku »