Son Haberler
Anasayfa » Siyasi Tarih (sayfa 3)

Kategori Arşivi: Siyasi Tarih

Din müesseselerini kapattılar, ahlâk mezbahaları açtılar

Cümlece malûmdur ki, Halkçılar, evvelâ memlekette din müesseselerini kapatmakla dine karşı, İslâm dinine karşı taarruza başladılar. Din müesseselerinde okuyan kırkbin din talebesini … bir anda sokağa döktüler. Kırkbin din talebesi, yatakları omuzlarında, sokaklarda perişan bir hâlde, göz yaşları dökerken onlar iyş ü işret sofralarında rakılar, viskiler, şampanyalarla, zevk ve kahkahalarla, sabahlara kadar icra-yı şâdumanî eylediler. Maarif Vekillerinin, şampanya kadehini kaldırarak: ... Devamını Oku »

ALLAH DEMEK YASAKTI !

İnsan düşündükçe deli olacağı gelir.Havsalası almaz.Müslüman memleketinde Müslüman milleti mukaddes kitabı olan Kur’an diliyle ”Allah u Ekber” diyemez.Diyecek olursa 3 ay zindana atılır.Aynı memlekette Hristiyan,Yahud.iler,mukaddes kitaplarının diliyle ibadet etmekte serbest olsunlar da memleketin sahibi olan Türkler bu haktan mahrum bulunsunlar,Kur’an diliyle ”Allahu Ekber” demek cinayet addedilsin! Tarih böyle bir şey bilmiyor.Engizisyon devirlerinde bile böyle bir cürüm yoktu.İnsanların insan olmak itibarıyla ... Devamını Oku »

Milli Mücadele’de Kitle Katılımı Sınırlıydı

1912 yılından beri ard arda gelen savaşlarda bir cepheden diğerine koşan emekçi halk, I. Emperyalist Savaşın sonuna gelindiğinde her bakımdan bitkin durumdaydı. Köylerde erkek nüfus büyük ölçüde erimişti. Bu bakımdan Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1914’ten 1923’e kadar geçen sekiz yılda, Müslüman nüfus %18 azalmıştı. Fakat halk kırımına neden, sadece savaşlar da değildi. Ağır vergiler, ağa, eşraf, mütegallibe ve eşkiyanın baskısı ve ... Devamını Oku »

Resmi İdeoloji ve Kürtler

…Öte yandan, Cumhuriyetin kuruluşundan beri Kürtlere yönelik inkarcı, ırkçı bir siyaset takip edilmesi, Türkiye’de faşist hareketin gelişmesinde de önemli bir etken olmuştur. Çelişik olarak, Kürt Ulusu’nu “yok sayma” resmi ideolojinin önemli bir halkasını oluşturmakla birlikte, bu aynı zamanda söz konusu ideolojinin en zayıf halkasıdır. Var olan bir ulusu “bilinçle yok etmek” mümkün değildir ve nesnel gerçek insanların hezeyan ve kuruntularından bağımsız olarak ... Devamını Oku »

KEMALİST DEVRİMLER

Türkiye ‘Avrupa’dan farklı’ olduğunun çok uzun süredir farkında. Köklü bir medeniyetten geldiği için de, kendisine ‘Sen kimsin?’ diye sorulduğunda, ‘Ben Avrupalıyım’ demesinin mümkün olmadığının, ya da dese bile kendinden başka hiç kimseyi kandıramayacağının da artık bilincinde. Ancak Türkiye, çocukça bir inatla, kendisini gerektiği şekilde değiştirebilirse ‘Avrupalı (gibi)’ olabileceğini zannetmekten de vazgeçmek istemiyor. Bu tuhaf tavırda, Türk halkının uzun yıllar boyunca, ... Devamını Oku »

Şapkasız kafaya katran

Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Meclis’te yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme oturan “tek parti dönemi”nde dindar insanlara yapılan zulmü, dönemin canlı tanıkları anlatıyor. İsmet İnönü’lü 1932-1950 yılları arasında ezan Türkçe okunmuştu. O dönem kimi camiler kapatılmış; kimileri satılmış; kimileri de bando takımlarına, CHP teşkilatlarına tahsis edilirken, kimileri ise ahıra, tuvalete çevrilmişti. O dönemde yaşanan sıkıntılar Başbakan Erdoğan’ın da gündemindeydi. Cami tartışmaları, Başbakan Erdoğan’ın ... Devamını Oku »

Cumhuriyet ve Militarizm

Tek Parti Dönemi’nde milliyetçilik ilkesinin ırkçı/kafatasçı bir anlayışa sahip olması, Mustafa Kemal’in dönemin düşünce akımlarının tesiri altında kalmış olmasının bir sonucuydu. Zira Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda, Avrupa’da, ‘ırkçılık “bilimsel” (!); üstelik de o bilimselliğin en zirvesi addediliyordu’1 Profesyonel bir asker olan Mustafa Kemal, (doğal olarak) bir sosyolog, felsefeci ya da düşünce adamı değildi. Farklı bir uzmanlık alanına sahipti. Gücü ve disiplini ... Devamını Oku »

Lozan Müzâkerelerinde Kıbrıs

Lozan Müzâkerelerinde Kıbrıs Lozan zabıtlarında, Kıbrıs üzerindeki meşru haklarımızı dile getiren bir takım beyanlar arayanlar boşuna yorulurlar. Zira bu Konferansın uzun müzâkerelerinde Kıbrıs hakkında söylenmiş müdâfaa veya talep mahiye” tinde bir tek kelimeye bile rastlamak mümkün değildir!. {‘*). Kıbrıs adına ancak Lozan Muâhedenâmesinin Kıbrıs’ın kaderini aleyhimize olarak tayin eden maddeleri dola-yısiyle cereyan eden müzâkerelerde görmek mümkündür. Ancak bu vesileyle Türk Murahhas ... Devamını Oku »

Lozan Muahedesinden Sonra Kıbrıs

Lozan’da Yunanistan’a, karşı takip ettiğimiz siyâsetin binbir zaaf ifâde eden hataları saymakla bitmez. Şu kadarını söyleyelim ki, Millî Mücâdele esnasında Bursa’ya giren Yunan kuvvetlerinin kumandanı Venizelos’un oğlu Sofokles’ti. Bu zat OsmanGazi’nin sandukasını tekmeleyip küfrederek «Kalk da milletini kurtar!» diye hakaret savurmuş ve bu hâdise Türk matbuatında çıkan resim ve haberlerle dahi tevsik edilmiş bulunduğu halde, 1930 anlaşmasından sonra hiçbir resmî ... Devamını Oku »