Son Haberler
Anasayfa » Siyasi Tarih (sayfa 5)

Kategori Arşivi: Siyasi Tarih

Lozan’da Oynanan Oyun

Hılâfet’in ilgasını intaç eden siyâsî manevra. Lozan Konferansı esnasında tezgâhlanmıştır ki, bu hususa dâir işbu eserin birinci cildinde oldukça tafsilât verilmiştir. Orada yazılanları tekrarlamamak için burada plânın mantığını tebarüz ettirmekle iktifa edecek ve okuyucularımızdan o kısmı tekrar gözden geçirmelerini rica edeceğiz. İsmet Paşa Lozan’a gittiği sırada M. Kemâl Paşa Türkiye’de halife olmak temayülü içinde bulunuyor ve bu temayülü ifâde eden beyan ... Devamını Oku »

KAHROLSUN ŞERİAT!” DİYEN TÜRKÇÜ

“Yüce Meclisimizi oluşturan zevat yalnız Türk, yalnız Çerkes, yalnız Kürd, yalnız Lâz değildir. Fakat bunların hepsinden oluşan Müslüman unsurlardır.” M. Kemal Paşa. YIL 1920… Mayıs’ın 1’indeyiz. Vak’a Ankara’da geçer. Millet Meclisi daha yeni açılmıştır. 23 Nisan’la 1 Mayıs arasında kaç gün vardır… Kastamonu Mebusu Yusuf Kemal Bey kürsüye çıkar ve Sıhhat Vekâleti (Sağlık Bakanlığı) hakkında bir konuşma yapar. Konuşmasında “Türk… ... Devamını Oku »

MEĞER “LOZAN KONFERANSI” DİYE BİR ŞEY YOKMUŞ!

Türklerle Kürtleri Kim Ayırdı? Lozan Andlaşması’nda bütün sistem müslim-gayri müslim ekseninde kurulmuştur. Yani Lozan’da “müslüman milleti” ve gayri müslimler vardır. Lozan mevzuunda yerli yersiz zırt pırt üfüren zevâtın bunun farkında olduğunu sanmıyoruz. Onlar işlerin basit bir mâcerâ filminde olduğu gibi, Bandırma Vapuru’nda sıcak bir yaz akşamı başladığını, esas oğlanın kılıncını çekip düşmanı denize dökmesiyle nemli bir güz sabahında sona erdiğini ... Devamını Oku »

İttihatçılık ve Kemalizm

Türkiye siyasi tarihinde muhalefeti siyasal yapının bir gereği olarak değil de”vatan hainliği” ”vatan-millet düşmanlarının gizli eli” olarak görme alışkanlığı,İttihakki Terakki döneminden başlayan bir geleneğin tezahürü olarak açığıa çıkar.İttihatçılar,en ufak eleştiriyi kabullenemez ve muhaliflerini çok iyi bildikleri komitacılıklarıyla susturmayı veya yok etmeyi ”vatanı kurtarma” ideallerinin gereği olarak görürler. Düşüncelerine göre,İttihatçılık sadece gizli cemiyet ve parti üyeliği olmayıp ”milletin kaderine hükmetme” inancı ... Devamını Oku »

Cumhuriyet iktidarları “büyük devlet” kompleksleri ·

Cumhuriyet iktidarları “büyük devlet” kompleksinden hiçbir zaman kurtulamadılar. Mazlum halkların yanında değil, her zaman onları ezen sömürgeci-emperyalist devletlerin safında yer aldılar. 1920’li ve 1930’lu yıllarda yapılan bürokratik düzenlemeler (İnkılaplar) abartılmış, tüm uygarlıkların kaynağının Türkler olduğu ve tüm dillerin de Türkçeden türediği gibi hezeyanlar bir döneme damgasını vurmuştur. Türk aydınları, yalan üretip ürettikleri yalanla yaşamak gibi, talihsiz bir konumda bulunmuşlardır. Sözde, ... Devamını Oku »

İnönü ve Sükrü Saracoğlu Türk Milletini ve Vatanını Sattılar !

Osmanli Devleti nasil 1. Dünya savasina girmemekte direnmissede Enver Pasa nin 1907 yilinda Almanlarla imzaladigi gizli Pakt Antlasmasi ile Osmanli Devletinin ve Padisahinin dahi haberi olmadan kendini savasin icinde bulmussa, 1. Dünya savasina da sokulmamiz icin az tezgahlar kurulmadi. 1. Dünya savasiyla yikilan Osmanli Devleti 30 Ekim 1918 de Atatürk´ün baskisi ile Vahdeddin tarafindan Mondros Ateskes yani Teslim anlasmasini imzalayarak teslim ... Devamını Oku »

Mitolojik Bir Figür Olarak Atatürk

Geçenlerde CHP’nin bir toplantısında “Cumhuriyet’in dediği olur” yazılı bir afiş asıldığı yer aldı. SHP lideri Murat Karayalçın ise Cumhuriyet’in değil halkın dediği olur diyor. “Ben Atatürkçüyüm!” diyenlerin sayısı artıyor mu? Bilemiyoruz. AK Parti halen birinci parti, Atatürk’ün partisi olan CHP’nin oyları da azalıyorsa Atatürkçüler sayıca artıyor olabilir mi? Belki de Atatürkçüler hızla örgütlendikleri, kendi aralarında bölünüp yeni yeni örgütler kurdukları ... Devamını Oku »

Fransız kefereleri de böyle yapmıştı

Siz şu yapılanları görüyor musunuz? Bu tabloları görünce bir an için hayalen asrın başına, ülkenin işgal altında olduğu günlere gittik. Güneydoğuyu işgaleden Fransız kefereleri de tıpkı ihtilalcilerin yaptığı gibi Maraş’ta ve Antep’te çarşafa el uzatmış, ama orada yiğit insanlar Fransız keferelerinin boyunun ölçüsünü almıştı.Düşünebiliyor musunuz; Bu ülkenin havasını teneffüs edip suyunu içen, bu ülke insanının ödediği vergilerle yüklü maaş alıp ... Devamını Oku »

MUTLAKIYET, CUMHURİYET VE SANSÜR

Gazetecilikte pirimiz, Ziyad Ebüzziya’dan okumuştum: “Mutlakiyet [padişahlık] devrinde bir gazeteye kapatma cezası verilince, bunun gerekçesi önce o gazetede ilân edilir, sonra diğer gazetelere yazdırılırdı. Benim gazetecilik ettiğim yıllarda ve daha sonraları ise gazeteler, ‘görülen lüzum üzerine’ kapatılırdı ve gerçek sebep, ekseriya gazetenin kendisine dahi bildirilmezdi…””1943-44 yıllarında bir gazetenin kapatıldığını öbür gazetelerin yazması dahi yasaklanmıştı. Gazete yeniden yayınlanmaya başladığında, ‘Biz kapatılmıştık.’diyemezdi. ... Devamını Oku »