Son Haberler
Anasayfa » Yakın Tarih Yazı Dizileri (sayfa 5)

Kategori Arşivi: Yakın Tarih Yazı Dizileri

Sevr’i tartışmaya açma zamanı geldi mi? (1)

“Bandırma vapuru” denilince aklınıza ne gelir? Tabii ki, şu dümeni kırık, pusulası bozuk, Atatürk’ü Samsun’a çıkaran “gazi” gemi. İyi ama, aynı Bandırma’nın Samsun’dan dönünce işgal İstanbul’unda çeşitli hizmetlerde kullanıldığını, 9 ay sonra bu defa Milli Mücadele’nin öncülerinden Yahya Kaptan ve çetesini yakalayıp öldürecek olan birlikleri Hereke limanına çıkaran “hain” gemi olduğu neden eklenmez? “Gazi” olunca iyi de, “hain” olunca kötü ... Devamını Oku »

Sevr’in hayaleti Lozan’da ne arıyor? (2)

Geçen haftaki ‘Sevr’i tartışmaya açalım’ önerime pek nazikâne(!) tepkiler yükseldi bir yerlerden. Hayretler içindeyim, demek okuyup inceleyerek değil, küfür ve tehdit ederek de tarih yazdırılabiliyormuş. Demek şimdiye kadar bu işleri böyle yürütmüşler. Demek yakın tarih üzerindeki ‘vesayet rejimi’nin bozulmasını sözüm ona bu ‘demokratik’ yöntemlerle engelliyorlarmış. Onları en çok kızdıran, Sevr’e ‘barış projesi’ demem olmuş. Bunu ben demiyorum ki, bizzat Gazi ... Devamını Oku »

Çanakkale kahramanları (2)

Savaşın en kanlı günlerinde Kocadere Köyü’nde büyük bir sargı yeri (seyyar hastane) kuruluyor. Sargı yerine her an yaralı geliyor… Ağır yaralılardan biri, sargı yerinde dolaşan komutanının ellerine sarılıyor. Zor nefes almakta, sık sık tıkanmaktadır… Kesik kesik şunları söylüyor: “Ölme ihtimalim çok fazla… Ben bir pusula yazdım… Arkadaşıma ulaştırın…” “Arkadaşın kim, pusulayı kime ulaştıracağız?” diye soruyor komutan. Yaralı derin bir nefes ... Devamını Oku »

Çanakkale kahramanları(1)

“Çanakkale Zaferi” denince, aklıma kararlı, azimli, mert ve fedakâr insanlar gelir… Birkaç örnek… Diyarıbekir’in (Diyarbakır) fakir bir köyünden gelen Kürt Memo (Mehmed), Temmuz sıcağında bile sırtından çıkmadığı kırk yamalı kaputuyla savaşıyor, devletinden elbise istemeyi kendine yediremediğinden hiç sesini çıkarmıyordu… Bir gün yüzbaşısı durumu fark edip yaz geldiğini, kaputu çıkarmasını isteyince, hiç renk vermedi: “Böyle iyiyim Kumandanım” dedi, “bu kaputun her ... Devamını Oku »

Cehaletin Böylesi – 1

Bazı insanlar vardır, bilmez, bilmediğini de bilmez. Öğrenmek de istemez.. Kendine gerçeği söyleyenlere ise öfkelenir.. Onların bilgiden arındırılmış ön yargıları vardır. Bilgi sahibi olmadan kanaat sahibidir çoğu.. Sonuçta, gözleri var görmez, kulakları var duymaz, kalpleri var hissetmezler.. Gözlerine yaklaştırdıkları kibrit çöpünün arkasında bir ormanı kaybederler de fark etmezler.. Söylediklerinin nasıl anlaşıldığı umurlarında değildir çoğunun.. Bir iletişim kaygıları da yoktur.. Kesin ... Devamını Oku »

Cehaletin böylesi – 2

1946 TDK sözlüğünün din maddesinde “Türkün dini Kemalizmdir” diye yazar. Ayol, Hakimiyeti Milliye Matbaasında bunlar “Türkün Yeni Amentüsü” diye bir kitapçık bile basıp dağıttılar o zaman.. Geliri de Tayyare Cemiyeti`ne. Yani bu günkü THK`ya.. Hadi bulun bu kitapçığı. Bulabiliyorsanız Cumhuriyet`in 10. Yıl Albümü`nü bulun bakın bakalım, orada hangi devlet adamlarının imzasını göreceksiniz son sayfada! Bugün övündüğünüz Mevlana`ya “soytarı” diyen kim! ... Devamını Oku »

Abdülaziz suikastinde İngiliz kumpası

Klasik biçimiyle ilk askeri darbe 1876’da Sultan Abdülaziz’in devrilmesiydi. Darbe sonrası Sultan’ın ‘intihar süsü verilen’ ölümü bir bakıma tipik bir ‘fail-i meçhul cinayet’ idi. Kanlı eylemle ilgili II. Abdülhamid soruşturma açtırdığında İngiliz Konsolosluğu’na sığınan Mithat Paşa, dava sonunda idama mahkum oldu ancak yine İngiltere’nin girişimleriyle karar infaz edilmedi. Aslında fail-i meçhul cinayet yok, sadece ‘faillerini çoğumuzun bilmediği’ cinayetler var. Devlet ... Devamını Oku »

Darbeci subayları Masonlar sakladı

1800’lerin sonlarına doğru eski ihtilalcilerden esinlenen genç subaylar gizli örgütlenmelere girişmişlerdi. Sultan Abdülaziz’i deviren generaller adeta bayrak haline getirilmişti. Harbiye mekteplerinde kurulan cuntacı örgütler Sultan Abdülhamid’e karşı faaliyetlere girişti. Bu doğrultuda İttihad ve Terakki Cemiyeti fedailerince birçok suikast tertiplendi. Ancak bu cinayetlerin gerçek failleri bir türlü ele geçirilemedi. Çünkü perde gerisinde Mason locaları vardı. RESMİ TABANCA İŞLERİ – MEŞRUTİYET’TEN CUMHURİYET’E ... Devamını Oku »

Paşa katili CHP’li vekil

Sultan II. Abdülhamid, çetesiyle dağa çıkıp devlete isyan eden Osmanlı subayı Resneli Niyazi Bey’i yakalaması için Korgeneral Şemsi Paşa’yı görevlendirdi. Bu, ‘Cemiyet’in hiç hoşuna gitmedi. İttihad ve Terakki fedaisi ‘Mülazım Atıf’, Rumeli’yi avucunun içi gibi bilen Şemsi Paşa’yı, Manastır’da öldürdü. Kamçıl, tıpkı diğer fedai arkadaşları gibi daha sonra ‘vekillikle’ ödüllendirildi. RESMİ TABANCA İŞLERİ – MEŞRUTİYET’TEN CUMHURİYET’E FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER / ... Devamını Oku »