Son Haberler
Anasayfa » Kemalizm ve Atatürkçülük İlerlemeye Manidir; » KEMALİZM VE DİN DÜŞMANLIĞI GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER.

KEMALİZM VE DİN DÜŞMANLIĞI GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER.

Kemalizm adı altında Batı ve batıcılık örgütlenmiş, siyonist emeller fikir diye tertiplenmiş, Anadolu halkına ait ne varsa reddetmek ve aşağılamak bir vazife addedilmiştir. Kemalizm diye, ne kadar İslam dışı, hakikate ters ve Anadolu’ya yabancı fikir, alet, adam varsa olduğu gibi hukuka, yönetime, kütüphaneye, kitaplara, basına, giyime yansıtılmıştır. Ortalık bu istikamette görüş ve uygulamalar ile bayağı bir gerilmiş, kirlenmiş ve geçmiş hafızalardan silinmiştir.Gerçi uzunca bir süredir bu meyanda görüş mörüşte kalmadı, hani olsa bile kimsenin ciddiye de aldığı yok ya neyse.Batıcı liderler artık M. Kemal’in adını anmadıkları gibi Türkiye ziyaretlerinde de fazlaca Anıtkabir’i ziyaret etmiyorlar. Öte yandan özellikle İngilizler, M. Kemal ve yaşadığı dönemin tarihi ile ilgili arşiv bilgilerini gizli saklı köşelerden çıkarıp açıklamaya başladılar. Bu açıklamaları da kendi işbirlikçilerinin elini güçlendirmek için yine onlar aracılığı ile yapmaktalar. Bunun dışında yakın tarihle ilgili belgeler artık gazete köşelerinde sıradanlaşacak derecede arttı. Keser dönmüş sap dönmüş, devran döne döne devrini tamamlamak üzeredir.

“Nereden nereye?”yi göstermesi bakımından arşivden derlediğim bilgilerin tarihi 1919’a ait… Dikkat edildiğinde görülecektir ki sadece bir Ümmet değil bir coğrafya aldatılmış… Söylenen sözün üzerinden birkaç yıl geçmeden tam zıddı gelişmeler olmuş, dün kahraman ilan edilenler bir anda hain ilan edilmiş, dün bazı milletleri kurdukları devletin ortağı görülenler birden devlet düşmanı diye bellenmiş, dün kapısına sığındıkları kimselerin kapıları kırılmış namusları kirletilmiş vs. Kemalizm; İttihat ve Terakki geleneğinin devamı şeklinde bu milleti madden ve manen paramparça etmiş, Türk, Kürt, Arab’ın ortak dili, alfabesi, medreseleri, türküleri, müzikleri, sarıkları, giyimleri, ahlak anlayışları yasaklanmıştır. Dersim, Diyarbakır, Rize, Maraş, Ağrı, Bursa, İzmir, Çerkezler, Kürtler, Türkler topa tutulmuş, sürülmüş, binlercesi öldürülmüş idam edilmiş.

Kemalizm Lozan’dan başlayarak 1999 senesine kadar, Türkiye’de hâkim olan rejim zihniyeti Müslümanlara nefes payı bırakmamak üzerine kuruludur. Dünya’daki son İslâmî Devlet olan Devlet-i Aliyye’nin “Ebed Müddet” mânâsını iyi kavramış başta İngiliz olmak üzere Batılılar, iktidar karşılığında, belki de yalnızca bu topraklarda İslâmî olanın yeşermemesini, yeşeren her filizin şiddetle kurutulmasını emretmişlerdir. İstiklâl Mahkemeleriyle başlayan emir erliği 28 Şubat sürecine kadar rejim zihniyeti tarafından lâyıkıyla(!) sürdürülmüştür.

Bugün, Ebed Müddet’in (islam birliği) ana karası olan Anadolu topraklarında, İslâm Hâkimiyetinin önündeki en büyük engel Kemalist, şu -ist, bu-ist hareketler değil, bizzat İslâmcı(!) geçinen küfür bağlılarıdır.
28 Şubat döneminde kendilerine verilen görevi tam mânâsıyla beceremeyen sivil ve askerî bürokrasi tasfiye edilirken yerlerine 28 Şubat’ta küfür otoritesine kayıtsız şartsız teslim olan Gülen Cemaati başta olmak üzere İslâmcı geçinen çeşitli unsurlar.(dır) devlet bürokrasisinden tasfiye edilen kuduz Kemalistlerin yerini alan İslâmcı görünümlü hainleri tanımaktır.

KEMALİZM VE DİN DÜŞMANLIĞI GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER.

Kemalizm ve din düşmanlığı yazımızın başlığı, ancak mevzuumuz boyunca işaretlenen hususlar, din mihverli olunca başlıkta Kemalizm ve din oldu, yinede dini, insan olmakla eş değer tutanlar yazımızın başlığını, Kemalizm ve İslam düşmanlığı olarak alabilirler.

Topyekûn dine ve insanlığa savaş açanlar ellerine geçirdikleri ve yanlarına aldıkları uşaklar vasıtasıyla, ihanet şebekeleri kurmuş, milletin emeğini, kültürünü, ahlakını yok etmeyi hedeflemiş ve bunda, şeytanı bile kıskandıracak ölçüde, çeşitli icraatlara imza atmıştır. Biz burada zihni dumura uğratan sözüm ona ‘bir şapka, bir maymun, ve inkılap’ derecesinde gerçekleştirilen harf devrimi, şapka devrimi, tevhidi tedrisat devrimi, İslam’ın ilgası, laikliğin kabulü gibi tek başına olağan üstülük taşıyan zulüm noktaları oluşturup, tarihi; alim öldüren, tarihi; çoluk çocuk öldüren, tarihi; ölüyü mezarından çıkarıp yeniden asacak kadar gözü dönmüşlük içeren, inkılapçılık oyunlarından bahsetmeyeceğiz. Hal böyleyken yaptığımız din düşmanlığı tescilli Kemalistlerin yaptıklarının milyonda birine denk gelen icraat listesini çıkarıp malumu pekiştirmek. İşte İslam düşmanlığı faaliyetleri:

Bir başbakanın (Şükrü Saraçoğlu) millet kürsüsünden ‘din zehirdir’ diye bağırıp, ‘bu milletin kafasından din fikrini sökmek için bize daha otuz sene lazım’, ‘benim dinsizliğim taassup derecesindedir’ diye dine karşı daha büyük suikastlar hazırlayıp’, ‘Peygamberin Medine’de koyduğu ayetler devletçiliğe aittir, bizi alakadar etmez’ diyecek kadar pervasızlıkta ve icraatta sınır tanımaması.

Ayet yazılı abidelerin, kitabelerin parçalatılması, Ayasofya’da Allah, Muhammed ve Hulafa’i Raşidin isimleri yazılı levhaları asırlardan beri durduğu yerlerden indirilmesi, cami dışına çıkarıp görünmez bir yerde parçalatılmak istenmesine rağmen, kapıdan çıkmadığı için caminin bir köşesine atılması, Bulgaristan’da dünyanın her tarafından gelen muhtelif Hıristiyan murahhaslardan mürekkep toplantıya buradan hususi murahhas gönderilip, oradaki kararlar mucibince Ayasofya’nın camilikten çıkarılıp müze haline getirilmesi, Amerika’dan mimarlar celbedip Allah, Peygamber ve Hulafa’i Raşidin isimleri yazılı levhalarının arkasındaki Bizans putlarını bin itina ile meydana çıkarılması.

İçlerinde Kur’an ayetleri yazılı diye din kitaplarının memleketin her tarafında toplatılıp imha edilmesi, Kur’an cüzlerinin parçalatılıp yakılması. Tonlarca Osmanlı arşivindeki belgelerin ve toplatılan İslam alfabesiyle yazılmış eserlerin yahudi tüccarlara kese kağıdı olarak kullanılmak üzere verilmesi. Alay sancaklarında yazılı olan kelime-i tevhidin, alay imamlarının ve alay müftülerinin kaldırılması.

Bütün İslam müesseslerinin kapılarına zincir vurduktan sonra, içki sofralarında ‘bugün kırk bin softanın ocağını yıktık’ diye öğünülmesi, zikrullah ile meşgul olan yerleri kapatan, din ve Milet ulularının türbelerini set edeni din ve millet düşmanı mason localarının, Hıristiyan ve Yahudi derneklerinin çoğalmasının sağlanması ve serbest bırakılması.

Park Otelde müzik çalarken ve dans ederken, Mimar Sinan asarından Ayaz Paşa Camiinde ezan okunmaya başlandığı sırada, öteden beri adet olduğu veçhile, müzik susunca ‘ ne oldu?’ diye sorup, ‘efendim, ezan okunuyor da adet veçhile hürmeten müzik sükut etti’ cevabına karşılık ‘ haydi, devam’ diye müzik ve dansın deva ettirilmesi ve birkaç gün içinde ezan okunan bu minarenin yıkılması ve caminin park otelin artistlerinin elbise gardırobu haline dönüştürülmesi.

Bahçekapı’da Hidayet Camiini Türk Ticaret bankası’nın kokmuş deri deposu yapılması; Mercan’da Sultanhanım’ın Samani Sani Camiini Ermeni ve Yahudilere verilip, mihrabında bir yahudi kızının oturtulması, minaresinin fabrika bacası haline getirilmesi; Unkapanın’daki camiin bir yahudiye verilip, lastik tamirhanesi yaptırılması, Cerrahpaşa’daki Şemseddin Molla Camiinin tabanlarını söktürülüp odun deposu yapılması, Tahtakale’de Sultan Fatih’in Kumandanlarından Saması Evvel Camiinin paçavra deposu olarak işletilmesi, Şehzadebaşı’ndaki Burmalı Mescit denilen ve minaresi dünyada emsali olmayan camiinin marangozhane yapılması, Şehremini’nde o günlerde faaliyette olan halkevinin karşısında Sultan Fatih’in ilk Cuma Namazını kıldığı caminin hemen karşında bulunan CHP binasını zamanın CHP başkanının ziyareti esnasında, ‘halk partisinin şerefini ihlal ettiği’ gerekçesiyle başkan tarafından yıktırılması, Göksu Kasrı karşısında Sultan Aziz Camiinin bir akşam keyfi sırasından kaldırılmasının emredilip, mihrabının dans salonu haline getirilmesi, Heybeli Camindeki ezan sesinden rahatsız olunduğu gerekçesi ile yıkılması, Beytulah’ın Kabe-i Muazzama’nın resimlerini camilerden kitapçılardan toplatılması, camilerde mihrapların etrafındaki mumların üstünde yazılı Maşallah kelimelerinin bile kazdırılması.

Süt ana ve süt kardeşle evlenmeyi men eden hükümleri ‘ben süt ana yoğurt ana tanımam’ diye hafife alıp âlemlere rahmet Allah’ın Resulünün ‘Arap Mehmet’ diye alay mevzuu yapılması.

1945 Yılında Matbuat Umum Müdür Muavini İzzettin Nişbay’ın döneminde gazetelerinde tek tük dini muhtevalı yazılar görülmesi üzerine İstanbul gazetelerine: “ Gazetelerinizin son günlerde neşriyatı arsında dinden bahseden bazı yazı mütalaa ima ve temsillere rastalanılmaktadır. Bundan sonra din mevzuu üzrindeki gerek tarihi, gerek temsili ve gerekse mütelaa kabilinden olan her türlü makale, fıkara ve tefrikanın neşrinden kaçınılması ve başlanmış olan bu gibi tefrikaların en geç on gün içinde nihayetlendirilmesi…” diye yazılı bildirim yapılıp dinden bahsetmenin bile yasak olduğu bir dönemde imasına bile yasak getirilmesi.

Devrimleri yerleştirmek için İstiklal mahkemeleri’nin binlerce masum insanı dar ağaçlarında sallandırması ve sadece Kara Ali isimli bir celladın beş binden fazla insanı asması. İstiklal Mahkemesinin binlerce insanı asmasıyla birlikte Ankara’da ip kıtlığı baş göstermesi ve “İpsiz kalanların Ankara İstiklal Mahkemeleri’ne müracaatları” diye yazı çıkarılması ve bunun o günkü basın trafından mizah haline getirilmesi.

Zulüm hala kol geziyor. Eskisinden daha sinsi eskisinden daha adice Bir an Türk kimliği (yani ajan-türk perdesine bürünmüş) ile karşımıza çıkıyor, bir an ılıman İslamcı olarak, bir an kerhaneci olarak, bir an kerhaneye sermaye olarak. Bir an bir katil, bir an bir mıymıntı. Zalim zulmü için çeşitli renkten çeşitli hainler buluyor. Dün,dostta mertti düşmanda.Şimdi düşmanımız dost elbisesi giymiş, yanımızda, önümüzde, arkamızda, sırtımızda. Bu ihaneti faş ettiği içindir ki bu lakik-batıcı güruh trafından (Müslüman türkler) bir numaralı düşman ilan edilmiştir. Öncelikli düşmanımıza öncelikli hedefinden selamlar. Bir gece vakti. Bildiniz.

GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER.

Gazeteci ,Yazar, Sezai Kırlangıç

KAYNAK : Eşref EDİP, CHP ve Din adlı kitaptan yararlanılmıştır.

Aylık Dergisi Nisan 2007

Google Aramaları

  • kemalizm ve din
  • kemalist ve din
  • tarihte kemalizim ve din

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*