Son Haberler
Anasayfa » Genel » Kemalizm

Kemalizm

Mustafa Kemal’in Nutuk’unun sonunda yer alan ve ”Ey Türk Gençliği” hitabı ile başlayan bölüm,Hz Muhammed’in ”Ey İnsanlar!” diye başlayan ”Veda Hutbesi”ne tekabül ettirilmiştir.Hz Muhammed,Veda Hutbesi’nde inananlara,kendisinden sonra eski kötü alışkanlıklarına,cahiliye devrine dönmemelerini,emaneti sahibine vermelerini,faizden kaçınmalarını,kan davasından vazgeçmelerini,kadınların haklarını gözetmelerini,emanetini(dini) korumalarını vb.öğütlemekte ve Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü olmadığını bildirmektedir.

KemalizmMustafa Kemal ise,”Gençliğe Hitabe” olarak adlandırılan metinde,bütün insanlara değil,bir zümreye gençliğe hitap etmekte ve elde ettiği neticeyi onlara emanet etmektedir.Mustafa Kemal’in cahiliye devri yerine koyduğu devir,Osmanlı dönemidir,emaneti Türkiye Cumhuriyeti’dir.Gençliğin emaneti korumak için muhtaç olduğu kudret ise ”damarlardaki asil kanda mevcuttur”
Mustafa Kemal’in bazı sözleri,İslam’ın temel şiarların yerine konulmak istenmiştir.Bunlar içinde Müslümanların kendilerini tanımlarken kullandıkları ”Elhamdülillah Müslümanım” deyişi yerine ”Ne Mutlu Türküm Diyene!” cümlesi bilhassa dikkat çekmektedir.

Mustafa Kemal’in Osmanlı kültürü içinde merkezi yer işgal eden peygamberle ilgili sembollerle varis kılınması,O’nun bütün yapıp ettiklerinin,söylediklerinin bir nevi kudsiyet halesi içine alınmasına yol açmıştır.İslamı bilimler içinde önemli bir yer olan hadis ilmi,Hz Peygamber’in söz ve fiillerinin derlenmesi ve yorumlanması esasına dayanır.Hz Peygamber,Allah’ın dinini tebliğ eden mükemmel insan olarak örnek alınan,Müslümanlar tarafından her söz ve fiili yaptıkları ve yapmadıkları bu yüzden önemli bulunan bir şahsiyettir.O’nun söz ve fiillleri ”sünnet” kavramı içinde İslami pratiği etkilemiştir.İslamiyet’in tevhid yapısı,Allah’a ortak koşmayı şiddetle men etmesi,resim ve heykele karşı belli tutumu yüzünden,Hz Peygamber,hem peygamber,hem de herhangi bir insan olarak kalmış,resim ve heykelin konusu olmamış,putlaştırılmamıştır.

Aynı kalıpların M.Kemal için kullanılması yüzündendir ki,her konuda M.Kemal’den vecizeler,ibareler,bulmak yaygın bir alışkanlık olmuştur,Aynı Hz Peygamber’e isnadda bulunması gibi,M.Kemal’e de söylemediği sözler söyletilmiştir.Yüceltme mekanizmasının işleyişi sonucu,M.Kemal’in sağlığında heykellerini bizzat yaptırmasının da etkisiyle,çok yaygın bir resim,büst ve heykel ağı bütün Türkiye’yi sarmıştır.Her Atatürkçülüğe dönüş hareketi,kendini en somut şekilde resim,büst ve heykel yapımına ağırlık vererek ifade etmiştir.

M.Kemal’e biçilen merkezi rol,gerçekte,kendisinin tarif ettiği yoldur.M.Kemal,Nutukta ve diğer dökümanlarda adeta kendi tarihini kendi yazmaktadır.Bu tarih aynı zamanda T.C’nin meşruiyet tarihi olmaktadır.M.Kemal’in devletin oluşumunda kendine verdiği merkezi yer,O’nun yapıp ettikleri,kendisi tarafından ideoloji olarak adlandırılsın veya adlandırılmasın,tam bir ideoloji ortaya koymuştur.Halefleri de bunu böyle,yani doğru anlamışlardır.

M.Kemal’in ”Kemalizm”ini tedvin ediş zamanı da önemlidir.1926 Haziran’da Türkiye Devleti’nin yöneticileri Lozan’da muallakta kalan bir meselenin İngiltere lehine çözülmesi açıkça kabul ettiler;Musul ve Kerkük’ün İngiliz Mnadasın’daki Irak’a aidiyetini onayladılar.Aynı ay içinde Kemalist dönemin en büyük tasviye hareketlerinden birisi gerçekleştirildi.Bu hadise,Musul’un terkinin uyandırdığı infiale iyi bir örtü oldu.O sırada ortaya çıkan bir suikast teşebbüsü M.Kemal’in bütün İttihatçı İlişkiler geçmişini tasviye etmesine imkan hazırladı.Literatüre ”İzmir Suikastı” olarak geçe hadiseden sonra 20’ye yakın kişi idam edildi/öldü.Bir hayli etkili isim mahkum edildi veya etkisiz hale getirildi.Bunların hemen tamamı,M.Kemal’in yakın ilişkide bulunduğu,uzun süre birlikte hareket ettiği kimselerdi.Bu isimler arasında O’nun Anadolu’ya geçmesinde gizli bir rol oynadığı anlaşılan İttihatçı kuruluş ”Karakol Cemiyeti” ile ilişkilerin canlı şahidleri de vardı.

M.kemal,bu hadiseden sonra CHP’nin ilk kongresinde(15-20 Ekim 1927) meşhur Büyük Nutku’nu okur.Bu nutukta,Milli Mücadele’nin kendi sadık takımı dışındaki kadrosunun tasviyesinin gerekçeleriyle birlikte kendi yönetimin ve liderliğin meşruiyetini temellendirme çabası ağır basmaktadır.

Kaynak:D.Mehmed Doğan-Kemalizm

Not:Bu yazı Kadir Mısıroğlu’nun Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri Cilt 2 Kitabından iktibas edilmiştir….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*