Son Haberler
Anasayfa » Genel » Kemalizmin Türkçeye Zararları

Kemalizmin Türkçeye Zararları

Kemalizmin Türkçeye ZararlarıM.Kemal İslamiyet’den evvelki Türk tarihine büyük bir önem vererek İslami devreyi sönük hatta karanlık göstermek gayreti içinde olmuştur.

Bu durum bazılarının zannettiği gibi Türklüğün sevilip benimsenmesinden dolayı değildir.İslam reddedilince onun yerine milli mefahir namına bir şey ikame etmek mecburiyetiyle Türklük baş tacı edilmiştir.

İslam’a nefretle yola çıkınca,Onun icap ettirdiği her şeye karşı olmak elbette tabiileşecekti.Buna bir de teknikte ileri gitmiş batı alemine hayranlığı eklerseniz,Kemalist inkılapların fikri ve ruhi gayelerini kavramış olursunuz.
M.kemal, İslam’la yoğrulmuş maziyle alakayı kesmek istediğinden,Arapça ve Farsça kelimeleri dilden atma davasında baş teşvikçi rolünü üstlenmişti.

O derecede –ırkçı- ve –gayr-ı ilmi-idi ki:halkın günlük konuşmasında yer almış olup da köken itibariyle Arapça ve Farsça olan kelimelere bile lisandan atılması gereken unsurlar olarak ilan edildiler.Bunların yerine eski Türk lehçelerinden,Moğolcadan karşılılar arandı.Bulunamayanlar için yeni kelimeler uyduruldu.Avrupa lisanında Türkçeye girmiş olan kelimeler,Arapça ve Farsça kelimelere uygulanan boykotta etkilenmedi.Zira hedef İslami kökenli kelimelerin imhasıydı.
Hatta bu karşılık aranan Arapça,Farsça kelimeler için Avrupa kökenli kelimelerin alınmasında bir mahzur görülmedi.
(bkz.bernard levis-modern türkiyenin kuruluşu s.429)

Demek ki –yabancılık-sadece İslam kültürünün malı olan kelimelere hasredilen bir uygulama olarak ortaya çıktı.Gayet acele olarak –tarama dergisi-adıyla bir sözcük meydana getirildi.Herkes bu sözcükteki kelimeleri kullanmaya mecbur edildi.Böylece ortaya öyle maskara bir dil çıktı ki,kimse kimseyi anlayamaz oldu.
M.kemal ise baş teşvişçisi olduğu bu dil katline karşı 12 eylül 1934’te dil inkılabı yıldönümünde yayınladığı bir yazıyla hoşnutluğunu ifade etmektedir.
Fakat ortaya öyle kepaze durumlar çıkmıştır ki M.kemal bile teşvikçisi olduğu bu durumun kötü olduğunu belirtiyor.
Falih Rıfkı Atay hatıralarında şöyle diyor:
-bir akşam Atatürk,sofra bittikten sonra benim yanı başımdaki iskemleye oturmamı emretti,
-dili bir çıkmaza saplamışız dedi-(Falih Rıfkı Atay Çankaya s.477)
Bu ağır hatalı yoldan dönüş için kendilerini küçük düşmüş olmaktan kurtaracak bir çare aradılar.Bulunan bahane ise daha da gülünçtü.GÜNEŞ DİL TEORİSİ.

Nedir bu teori?

1935 yılında İstanbul’dan Ankara’ya rahatsız dönen kemal paşa,dil kurumu allamelerini hasta yatağında kabul etti.Onlara kimden öğrenmişse Viyanalı Dr.Kvirgiç adında biri tarafından insanlık tarihinde ilk tefekkürün Güneşle başladığını iddia eden Fransızca tezinden bahsetti.Buna göre dillerin doğuşu da güneşle izah edilmeliydi.Nasıl diğer yıldızlar Güneşten kopup ayrışmışsa bütün diller de güneş gibi olan Türkçeden türemiştir.Böylece dün Türkçe değil diye boykot edilip imha edilen kelimelerin bu kez aslında Türkçe olduğunu isbata çalışmak gibi gülünçlükler sergilendi.Dalkavuklar paçaları sıvadılar,hatta kimi Frenkçenin bile Türkçe asıllı olduğunu söyleyerek rezil ve komik durumlara düştü.Hatta Naim Hazım diye birisi,Arapça kelimelerinde Türkçe kökenli olduğunu söyleyerek,ilmen imkansız bir olayı kanıtlamaya çalıştı ve –arapçanın Türkçeyle yeniden doğuşu-isimi koca bir kitap yazarak komikliklere bir yenisini daha ekledi.

Bu teori güya yapılan imha ve tasfiye çalışmasından geri dönüşe bir kılıftı.Fakat bu Türkçemizi hazin bir kadere doğru sürüklemeye devam etmişti.
Lisanımızda yapılan bu tahribatın Kemalistlerce adı dil devrimidir.Bunun gayesini en doğru ifade eden f.Rıfkı Atay’dır.
-….yazı ve dil devrimleri türk kafasını arap kafasından ayırıyordu-

Burada Arap kafasından bahis, müslümanca düşünmektir.İşte Kemalistlerin Türkleri İslamiyet’ten koparmak için giriştikleri inkılap.Türkleri ana kimliklerinden,İslam’dan ayırarak,Arap harflerinden,yanı kurandan uzaklaştırarak dinsizleştirmek amacı güden bu inkılapların bizlere sayısız yara verdiği şüphesiz.Fakat Kemalistlere göre Türkiye’yi çağdaş bir seviyeye getirdikleri aşikar.

Gerek harf gerekse lisan inkılâplarının gayesi İslam kültüründen kopmaktı. Bunu Kemalistlerin iki numaralı adamı ismet İnönü ulus gazetesinde yayınlanan hatıratında açıkça ifade ederek:-harf inkılabı bir okuma yazma kolaylığına bağlanamaz.(halbuki okul sıralarında bizlere, arap harflerinin okuma,yazma,öğrenmesinin zor olduğu,Latin harflerinin daha kolay olduğu v.s anlatılırdı)Harf inkılabının bizde tesiri ve büyük faydası kültür değişimini(İslam kültüründen kopmayı)kolaylaştırmasıdır.İster istemez arap kültüründen(İslam kültürü)koptuk-(bkz,İnönü’nün hatıraları,ulus gazetesi,14,15 nisan tarihli nüshalar)

Lisanımızdan terk edilen kelimelerin,terk edilmek istenen kelimelerin kabahati menşelerinin Kur’an olmasıdır.
İslam irfanına açılan yolları tıkamak gayesi güden Kemalistler İslami kültürü silmek için böyle uygulamalar gerçekleştirmişlerdir.

Dünya’da bizden başka hiçbir ülkede böyle bir lisan kargaşası mevcut değildir.Bunlar arasında ‘kültür ihtilali’ yapmış olan komünist Çin’i bile zikredebiliriz.Dünya’daki bütün lisanlar birbirlerinden sayısız kelime almış bulundukları halde lisanda bizim gibi ırkçılık yoluna sapmış bir başka milletin mevcud olmaması ne ile izah edilebilir?
Milletimizi asırlardan beri tahakkuk etmiş bulunan orijinal şahsiyet ve inanışından uzaklaştırarak onu Batı’nın adeta topyekün bir lobisi haline getirmek gayesi güden Kemalist inkılapların temel hedefi bizi milletçe İslam’dan tecrit etmektir.

(Kaynak: Kadir Mısıroğlu Doğru Türkçe Rehberi,Sebil Yayınları İstanbul 1993)

Google Aramaları

  • inkılapların zararları
  • atatürk inkılapları zararları
  • atatürk inkilaplarinin zararları
  • türkçenin zararları
  • dil ile yapılan inkılapların yararları ve zararları
  • Atatürk inkilapların zararları
  • kadir mısıroğlu boykot kelimeler
  • kemalistlerin islamiyete zararları

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*