Son Haberler
Anasayfa » .Atatürk bir diktatördü; » M.kemal Dünyada kendisine ( o dönem) yöneltilen “diktatör” suçlamasından rahatsız olduğu için meclis kurmuştur.

M.kemal Dünyada kendisine ( o dönem) yöneltilen “diktatör” suçlamasından rahatsız olduğu için meclis kurmuştur.

M.kemal Dünyada kendisine ( o dönem)  yöneltilen “diktatör” suçlamasından rahatsız olduğu için meclis kurmuştur.

Saltanat kaldırılmış, hilafet ise yine Osmanlı hanedanında bırakılmıştır. Bu fikir de bana ait olup 1922 Ekim’inde trenle Ankara’dan Bursa’ya seyahat ederken Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bizzat ben teklif etmiştim. Hatta o sırada Refet (Bele) Paşa da vardı. Mustafa Kemal Paşa’nın o zamanki gayesi ise hem saltanat hem de hilafeti kendi üzerine almaktı. Bunu önce saltanatı yaşı küçük bir şehzadeye verip kendisi ‘naib ‘ olmakla elde etmek istemişti. Sonra TBMM tarafından ve benim teklifimle ( rıza nur un hatıranda da ,önerge Rıza nur tarafından verilmiş, Karabekir tarafından imzalanmıştır, diye geçer) Saltanatın kaldırılıp Hilafetin Osmanlı Hanedanında bırakılacağı gün (1 Kasım 1922 ) Saltanat ve Hilafeti almaya kalktı. 31 Ekim akşamı teklifim üzerine İsmet Paşa ile birlikte Çankaya köşküne giderek böyle bir hareketin meclisin dağılmasına yol açacağını , halk ile ordunun itiraz ve direnişi ile karşılaşacağını bunun ise felakete sebep olacağını İsmet PAşa’nın ağzından Gazi’ye bizzat anlattık. Teklifimi kabul etti ve aynen kendi eliyle yazarak da belgeledi. Böylece kanunun 6.maddesine Hilafetin Osmanlı hanedanında kalacağı cümlesi eklendi. İsmet Bey de şahittir ki , Mustafa Kemal Paşa’nın Hilafeti alması planı ancak böylece engellenebilmiştir…….

M. Kemal Paşa, mefkuresi (ideali) olan hilâfet ve saltanat makamına geçmesini arkadaşlarının önlediğini görünce Cumhurreisliğine (Cumhurbaskanlığına) de mani olacakları endişesi ile işi sert bir kapatma suretiyle Millet Meclisi’nin daha vahim ciheti de kayd-ı hayat şartı ile mevkiinde kalabilmek için eski arkadaşlarını (milli mücadele komutanları) Cumhuriyet aleyhten (düşmanı) ve padişah taraftarı göstermesidir.»”Sayfa 112, 113

M. Kemal  Neden HİLAFET ?” İhtıyaç Duydu?
Kâzım Karabekir, Anlatıyor :

Gerek mutaassıp bir dil ve eda ile islamcılığı ele alması ve gerekse siyasî bir fırka (Parti) teşkiline ve onun başına geçmeye karar verdiğini ilân etmesi bende şu kanaati tamamladı:

Napolyon, vaktiyle başkomutanlıktan (muhalif (PARTİ) fırka yapan bir diktatör başına neler geldiğini görür) fikrine dayanarak nasıl bir fırka ile imparatorluğa çıkmışsa şimdi de, M. Kemal Paşa’da aynı surette başkomutanlıktan tek fırka ile – önlemekliğime rağmen – hilâfet ve saltanatı almak mefkuresine (idealine) yürüyecektir. Bu yolda benim vatan ve millete karşı vazifem de şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da bu tehlikeli yolu önlemek olacaktır. Şüphesiz ki, samimiyet ve ikna ve sonuna kadar uğraşmak ve mümkün olmazsa cephe almakla…» Sayfa 75
(Doğru tahmin etmiş.)
Kaynak;
1: Kazım Karabekir’in Gözüyle Yakın Tarihimiz – Mustafa Armağan – sh 50-51 2: Kâzım Karabekir Anlatıyor, Uğur Mumcu / 5. Basım, 1993 / Kapak, Erkal Yavi / Kapak Baskısı,

Devrin gözde Kemalist yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu bey anlatıyor:

290 kişilik Meclis içinde 40 kişilik bir grubumuz vardı. Atatürk yapacağı inkılâbları bize anlatırdı. Biz bunların Meclis içinde propagandasını yapardık. Sonra müzâkerelerde yavaş yavaş havaya onun fikirleri hâkim olurdu. İnkılâb kanunları Meclislerden birbiri ardına geçerdi.

Atatürk geceleri Çankaya’da bambaşka bir insan olur bizimle sohbet ederdi. Birgün şaka havası içinde bize inkılâp kanunları ile ilgili olarak, ‘Ben karışmam. Günün birinde bir irtica ihtilâli olursa benden birşey sormazlar. Bu kanunları Meclisten geçiren sizlersiniz. Siz hesap verirsiniz’ demişti.”
Kaynak : 1:  (Yankı, 17-23 Mayıs 1971) 2: Ek Kaynak : Temelerin Durması ahmet kabaklı

Atatürk’ün büyük bir taassubla (yobazlıkla) Hilafet ve saltanatı şahsına almak istediği görülür.

Mustafa kemal paşa bir zaman (1924 öncesi) hocalardan mutaassıp bir halde hutbe ve nutuklarla hilafet ve saltanatı almaya uğraştı. Muvaffak(başarılı) olamayınca müthiş sola kaydı. Dini ve an’anevi (kültürel) varlıkları kanla yıktı. Terakki (ilerici) ve tekamül (gelişimci,çağdaş) taraftarı olan arkadaşları bu sağa sola hareketlerde artık birlikte yürümediler. Hatta muhalefete geçtiler. Bunları kaybetmekle sukut ta (sessizlik) başladı ve devam ediyor.Uğur Mumcu, Kâzım Karabekir Anlatıyor, 5. b, İstanbul: Tekin Y., 1993, s. 92-94.

M.kemal paşa ; yakın zaman kadar  her yerde islam dinini, kuran-ı ,hilafeti övdüğü ve hatta çok fazla olarak hutbe dahi okuduğu halde peygamberimiz ve kuranımız hakkında akla hayale gelmeyecek bicimde konuştu.
1:Kazım karabekir paşaların kavgası istanbul s. 142 vd.2;Ahmed Kabaklı -Temellerin Duruşması 3;Uğur Mumcu, Kâzım Karabekir Anlatıyor, 5. b, İstanbul: Tekin Y., 1993, s. 92-94.3; Kaynak; Kazım Karabekir, “istiklal harbimiz

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*