Son Haberler
Anasayfa » .Atatürk bir diktatördü; » Mustafa kemal paşa önce yemin etti sonra ihanet;

Mustafa kemal paşa önce yemin etti sonra ihanet;

M.Kemal paşa ” Hilâfet ve Saltanata, (islam devletine-islam birliği) İslâmiyete, (şeriata) Devlete, Bağlı kalacağına ,Kur’an-ı Kerim üzerine ettiği yemine ihanet etti.

Halifeye itaat etmek farzdır. Allaha ve Peygambere itaat etmek farz olduğu gibi;

Mustafa Kemal, saltanatın (hilafet,islam hukuku) kaldırıp Cumhuriyetin kurulması gerektiği inancını taşısa da, şurası açıktır ki bağımsızlık savaşını yürüten pek çok subay Cumhuriyet için değil, Osmanlı Devleti’ni kurtarmak için mücadele vermişti.” Kaynak; Cemal Kafadar Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak, Timaş Yayınları,Eylül 2011, İstanbul, Sf.115

Mustafa kemal diyorki; “Makam-ı Celil-i Hilâfet ve Saltanata, İslâmiyete, Devlete, millete ve memlekete manen ve maddeten hizmetten başka bir gaye takip etmeyerek… çalışacağıma… namusum ve bilcümle mukaddesatım namına vallah, billâh.Kaynak;  Sivas Kongresi Tutanakları, Haz: Uluğ İğdemir, Ankara 1969, sayfa 5, 3. 

 Mustafa kemal paşa önce yemin etti sonra ihanet;


M.Kemal paşa ” Hilâfet ve Saltanata, (islam devletine-islam birliği) İslâmiyete, (şeriata) Devlete, Bağlı kalacağına ,Kur’an-ı Kerim üzerine ettiği yemine ihanet etti.

  Kitaba göre Kemal paşa Kur’an-ı Kerim üzerine ettiği yemine ihanet etti. Yemin Allah adına yapılır. Kur’ana el dokundurup dokundurmamanın bir farkı yoktur. Vallahi ve Billahi denilmesi kafidir. Ancak kitaba göre ortada bir yemin ve bir ihanet var.(1)

Bizim Türklere karşı sempatimiz bir siyaset işi değil, ülkelerin sınırları sorunu değil, bir DİN SORUNUYDU. Çünkü Türkiye`nin sultanı (halife) Peygamber`in halifesi, müminlerin emiridir.

HALİFENİN DÜNYEVÎ YETKİLERİNİN ÇÖKERTİLMESİNİ ÖNLEMEK BİZİM İÇİN BİR DİN BORCUDUR.”  Ey iman edenler, Allaha itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize (halife) itaat edin!) [Nisa 59] (2)

“Mustafa Kemal, Hilafette geçmişle ve İslâmlıkla bir bağ görmekte muarızlarıyla aynı kanıdaydı. İşte açıkça bu nedenledir ki bu bağı koparmaya kararlıydı.” (3)

Mustafa Kemal’e gelince o Ne Hicaz’ın kutsallığına, ne hilafetin (islam hukukuyla yönetilen devlet-islam birliği)değerine inanmaz.(4)

Mustafa kemal devletin hilâfetini, İslam kanunlarını, milletin dinini ve tarihini İngilizlere, Fransızlara ve İtalyanlara satmışdır. (5)

Hilafetin tasfiyesi emperyalizmin çıkarlarıyla çakışmaktaydı. Bu nedenle;

– “İngiliz siyaseti için İslâmiyetin ideolojik bir merkez olmaktan çıkması arzulanan bir şeydi. Hilafetsiz bir Türk devleti Batı`nın müttefiki olarak kaldıkça, bu, bölgedeki emperyalist çıkarların güvence altına alınmasını büyük ölçüde kolaylaştırdı. (6)

Hilafet Birinci Dünya Harbi sonrası  dünya Müslümanlığının geneli için çok önemli bir müessesedir. Dinî zaruretin yanında, siyasî gerekliliği ile de çok önemli bir kurumdur. Zaten aksi olsaydı, bizzat İngilizler hilafet müessesesini ele geçirmenin plânlarını yapmazlardı. Bu plânları gerçekleşmeyince Lozan`da halifeliğin kaldırılmasını dayattılar.(7)

”Türkiye Cumhuriyeti” iki  temel üzerine kurulur. Lozan`a katılan heyetten, OSMANLI`NIN SON HAHAMBAŞI HAİM NAHUM aracılığı ile istenenler, öz olarak şu iki maddede saklıdır:1) Yeni devlet, Türk Milletinin İslâmiyetle olan bağını kademe kademe koparacak ve İslâmsız bir Türk`ü idealize edecektir. 2) Birinci maddeye bağlı olarak, İslâm dünyasıyla bağlarını koparan ve kardeşlik ilişkilerini rafa kaldıran yeni Türkiye, bölgedeki varlığını, “Batı çıkarlarının sadık müttefiki” olarak devam ettirecektir.Lozan`dan itibaren, adım adım, ilke ve inkılâblar adına Türk`ün İslâm`la bağını zayıflatmak için her türlü ruhî ve fizikî dayatmada bulunulmadı mı?Bu sürede, Batılı emperyalistlerin Ortadoğu`nun Müslüman toplumlarıyla yaşadığı her çelişki ve çatışmada, yeni Türk devleti “uygar dünyanın sadık müttefiki” olarak kimin yanında durdu, kiminle işbirliğine girdi?Gerçek şu ki, T.C. devleti Lozan`da verdiği söze hep sadık kalmış ve meşrûiyetini hep bu zeminde aramıştır.Resmî tarihçiye düşen görev ise, her zaman olduğu gibi, işleyen sürecin haklı ve doğru bir tercih olduğu yalanını genç nesillere kabul ettirmek ve buna deliller getirmekti.  bir devlet politikası olarak, tâ ilkokuldan itibaren taze beyinlere kazınmasının sebebi budur. Batı uygarlığı yeni kıblemizdir; yönümüz bir daha asla Doğuya dönmesin(7)

1. Mecliste Irak, Suriye ve Filistin (ve diğer islam ülkleri)halkları M. Kemal’e heyet gönderdi, Gelin bölünmeyelim, yine beraber olalım. Ama federasyon olsun, iç işlerimizde serbest olalım, dış işlerinde size bağlı kalalım… Dediler. M.Kemal hepsini reddetti. Çünkü gelen heyetler, biz Halifemizin gölgesinde yaşamak istiyoruz, diyorlardı.(Kutsal Topraklarda Siyonistler ve Masonlar-Mim Kemal Öke,s414-415)

Aslolan değerleri korumaktı. Model yani sistemler değişebilir, Osmanlı Devleti daha sağlıklı kurulabilirdi. Fakat ihanet imkan vermedi,600 yıllık Devlet-i Ali Osmaniyi yıktı. Bu (Mkemal ve ekibi) ekip Hilafeti,(islam birliği-avrupa birliği gibi) bütün İslam âlemini İstanbul’a bağlayan yüce kurumu kaldırdı. Günümüzde Katoliklerin Papa’sı, Ortodoksların patriği, Yahudilerin hahambaşı var ama Müslümanların Halifesi yok. Ve Müslümanlar “neden yok? deme hak ve özgürlüğüne sahip değiller.M.kemal Korumak için yemin ettiği Hilafet ve Saltanatı kaldırır, Devlet-i Ali Osmaniyi yıkar.M.kemal Millet Meclisinin açıldığı gün,”Makam-ı Hilafet ve Saltanatın, vatan ve milletin istiklal ve istihlasından başka bir gaye takip etmeyeceğine vallahi”diye yemin eder. Çünkü zayıftır.Kuvvetlenince de Padişaha alçak der, hain der. Hanedanı; Osman Bey’in, Fatih’in torunlarını; dedelerinin fethettiği topraklardan sürer. Hanedan gurbet elde, aç-biilaç perişan olur.(8)

Doğulu ve Batılı emperyalist güçler, İslâm âleminde görünüşte bayrağı, millî marşı ve yapmacık sınırları olan hakikatte ise kendilerine bağlı yapay devletçikler oluşturdular. Bu ülkeciklere faşizm, sosyalizm gibi kendi hasta fikirlerini ihraç ettiler. Ümmetin velayetini kendilerinin şişirdiği birtakım siyasî liderlere ve hiziplere (parti) veya ihraç malı bâtıl düşünce ekollerine bağlamaya çalıştılar. Oysa ümmetin velayeti gerçekte Allah’a ve Rasûlüne olmalıydı. Âyette belirtildiği gibi İslâm ümmetinin esas hedefi ilâ-yı kelimetullah için çalışmaktı.
“Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a  inanırsınız.)” (Âl-i İmran, 110) (9)

Halifeliğin kaldırılmasının yankıları ve dünya basını;M.Kemal, bugüne dek kurulmuş olan bütün Islâmî devletlere temel teşkil eden dînî kânun ve gelenekleri dağıtıverdi. Bu, halifenin gitmesinden başka, Kur’an’ın yıkılması ve Ilâhî kânunların mahkemelerden kaldırılması, mânâsına da geliyordu. Bunun yanında 500 milyon dolar değerindeki tüm dînî kurum ve kuruluşlar da devletleştiriliyor. Kısacası, yerel gazetelerin de dediği gibi, Türkiye Cumhuriyeti, tamamen Batılı temellere oturarak Doğu’ya vedâ ediyor.(10)Halifeliğin kaldırılmasının yankıları ABD ve dünya basını ; “Türkiye Kur’an’ı ve Halifeyi tekmelemekle kurtuldu”(11)

Türkiye İslam ile alakasını ve İslami temsil rolünü (hilafet ) kendi eliyle cözer ve atarsa bizimle gönül birliği etmiş olur hrıstyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır. (Lozan’da İngiliz heyet başkanı Lord curzon) 

VEHBİ KOÇ’UN BABASI -HAİM NAUM’UN; LORD CURZON’A CEVABI;

Siz Türkiye’nin mülkü tamamiyetini kabul ediniz onlara ben (hahambaşı ) İslamiyeti ve İslami temsilciklerini ayakları altında çiğnetmeyi vaad ediyorum ( Hahambaşı (yahudi) Haim Naum ‘un Lord curzon’a cevabı)

Türk cuhmuriyetcileri britanya için her zaman güçlük çıkarbilecek hilafet makamını ortadan kaldırmak ile ingilizlere (siyonist mason ortaklığına) olağan üstü bir iyilik yapmıştır.Briton and tuk Londra-1941İngiliz Ph.G(12)

Lozan’da kıyamet halifeliğin kaldırılması tartışmalarında kopmuştur. İngilizler hilafetin kaldırılmasını istemiş ve görüşmeler yarıda kesilmiştir. Ancak görüşmelerin yarıda kesilmesi Musul yüzünden olduğu duyurulmuştur. Lord Curzon, Türk heyetinde yer alan Hahambaşı Nahum’u devreye sokarak hilafetin kaldırılması gerektiğini İnönü’ye iletir. İnönü bu kararı Mustafa Kemal’in verebileceğini söyler. Bu nedenle Nahum derhal İzmir’e gelir ve Mustafa Kemal’le görüşür. Mustafa Kemal ise birinci meclisle bu işin aşılamayacağını ve ikinci meclisle bunun hallolacağını söyler. Ve görüşmeler devam eder. Bilinmeyen bir gerçekte şudur ki, Mustafa Kemal Anadolu’ya geçmeden önce Pera Palas’ta İngiliz yetkililerle görüşüp halifeliğin kaldırılacağı anlaşmasını Lozan’dan önce yapmıştır.Firavun yada Ebu Cehil Ne Yaptı? Hak Gelmesin Diye Engel Çıkardı.Peki ya Bu (M.kemal) Ne Yaptı? Müesses Hakkı Yıktı. 1400 Yıllık Emeği Heba Etti ! Bundan Sonra Bir Kafir Gelecekte Nasıl Zarar Verecek Hilafet mi Var Yıkacak ?Hilafeti Yıkanlar (islam birliğini) Devlet-i Muhammediye’ye (islamiyete) İhanet Etmişlerdir! (13)

İngilizler tarafından yetiştirilen idareci isimli münafıklar, Osmanlı sultânlarına (halife) itaat edilmeyeceği fikrini yaydılar. İngilizler birinci ve ikinci cihân harbleri sonunda, birçok memleketlerde, kendi hâin plânlarını yerine getiren ve İngiliz menfaatlerini koruyan kimseleri iş başına getirdiler. Bu memleketlerin, millî marşları, bayrakları, devlet başkanları olmuş, fakat din hürriyetine kavuşamamışlardır.Son üç asırda , Türk ve İslâm âlemi, nerede bir ihânete uğramışsa, bunun altında mutlaka İngiltere vardır.Osmanlı Devletini yıktılar. Osmanlı İmperatorluğu topraklarında 23 adet irili (55-60 devlet) ufaklı devletler kurdular. Bunun sebebi müslümanların kuvvetli ve büyük bir devlet kurmalarına mani olmaktı.İngilizlerin, Sömürdükleri yerleri idâre edenlerin adları, Ahmed, Mehmed, Mustafâ, Alî gibi müslümân isimleri idi. Bunların göstermelik parlamentoları (meclis) olmuş,hep ingilizlerin  emri ile hareket etmişlerdir. Sonra; Hıristiyanlar, (ingilizler,siyonist mason projesi) islâm devletlerini yıkamadıkları için, siyâsî oyunlarla, yalanlarla, hîlelerle, içerden yıkdılar. Bunların topraklarında, muhtelif, laik (yahudi merkezli kimselerle) hükûmetler kurdular.(14)

Yeryüzünde bir Hilafet makamı bulunmazsa İslam dünyası kendisini imamesiz(başsız) kalmış bir tespih gibi dağılmış, perişan görür. M.Kemal Atatürk // Denilmiş amma?

“Halifeyi İngilizler alıp gittiler de halifeliğini neden sürdürmediler? Bu halifeliğin kaldırılması işi, görünürde, bizden çok Müslüman sömürgeleri olan büyük devletlerin işine gelse gerek. Halifelik sürüp çıkarılırken, Fener Patrikhanesinin İstanbul’da bırakılmasına akıl erdirmek zordur.”(15)

Hilafet bizden giderse 5-10 milyonluk Türkiye Devleti’nin İslam Dünyası içinde hiçbir öneminin kalmayacağı,Avrupa siyaseti gözünde de küçük ve değersiz bir hükümet konumuna düşeceğimizi anlayabilmek için büyük bir dirayete gerek yoktur.Milliyetçilik bu mudur?Gerçek milliyet duygusunu kalbinde duyan her Türk,Hilafet makamına dört elle sarılmak mecburiyetindedir…

Dolayısıyla sonsuza kadar Türkiye’de kalması güvencesi verilmiş olan Hilafeti elden kaçırma tehlikesini icat etmenin,akıl ve hamiyet duygusuyla,milliyet duygusuyla en ufak bir ilgisi yoktur.(16)

Hilafet’ten (islam (birliği)kurtulduk. Kur’an’dan kurtulduk. İslam hukukundan, Şeriat’tan kurtulduk. Kültür ve geleneklerimizden kurtulduk. Kılık kıyafetimizden kurtulduk. Alfabemizden kurtulduk. İslam’dan kurtulduk! Özgürlük bilincinden, İslam kardeşliğinden, Ümmetin diğer toplumlarından kurtulduk. İşgalcilerin kanatları altında bir başımıza kaldık.İşgalciler kalsaydı bundan kötüsü olmayacaktı. Demek ki işgalciler, zaten istediklerini elde etmeyi garantiledikleri için gitmişler. Sahi, bunun neresi kurtuluş? (17)

Mustafa kemal 1924′te Hilafeti (islam birliği- avrupa birliği gibi)kaldırtmış,Mecelleyi (islam hukuku) kaldırtıp yerine İsviçre Medenî Kanunu’nu tercüme ettirip yürürlüğe koymuştur.Şeriatı (islam hukuku)kaldırıp laikliği ilan etmiştir. İslam medreselerini (Müslüman orta ve yüksek eğitim kurumu) kapatmıştır. Hilafet Yıkıldıktan Sonra Büyük Bozukluklar Başladı Müslümanlar başsız ve hiyerarşisiz kaldı. Medaris-i İslamiyenin (İslam eğitim sistemi) kapatılması Ümmet’in (islam ülkelerinin) belini kırdı. Şeriata (islam hukuku) bağlı tasavvuf tarikatlarının (ahlak okulları) yasaklanması korkunç bir darbe oldu. Müslümanlar başsız, hiyerarşisiz, denetimsiz kaldı. (18)

İngilizler Hilâfet’in İlgasını ve Devletin Laik Olmasını Şart Koşmuş.İngiliz heyeti başkanı Curzon, Türklere bağımsızlık verilebilmesi için dört şart ileri sürdü. Bu şartlar şunlardı:- Hilâfet tam manasıyla ilga edilecek,

– Halife hudut dışına sürülecek,- Mallarına el konulacak,- Devletin laikliğe dayandığı ilan edilecek.(19)

İlim ve akıl Atatürk’ün ilkesi olabilir mi? (tabiki) Olamaz Yaptıklarının birçoğunun ilim ve akılla izahı mümkün değil. Evrensel Osmanlı Devletini yıktı, bir ulus devlet, kavim (küçük) cumhuriyeti kurdu.Türkleri laikleştirip (dinsizleştirip) yozlaştırmanın, Kürtleri asimile etmenin, Hilafeti (islam birliği-islam hukukunu)kaldırmanın, Kuran alfabesini yasaklayıp Latin alfabesini almanın, fötr şapka için (binlerce) insanları asmanın, milletimizin gönlünde yüz yıllarca kapanmayacak derin yaralar açtığını ve açacağını düşünmedi. Zorunlu kültür değişiminin doğuracağı psiko-sosyal sakınca, sorun ve sonuçları göremedi. Göremezdi çünkü sofrasında bir tek bilim adamı, sosyolog yoktu.(20)

Halifelik makamı bize ne kaybettirdi?Bugünkü nesiller, bilhassa İngiltere’nin baskısıyla kaldırdığımız Halifeliğin aleyhinde bulunuyorlar ve Halifeliğin kaldırılmasını, bir zafer kazanmışız gibi alkışlıyorlar. Peki ama neden? Halifelik makamı bize ne kaybettirdi?Tarihçi Yılmaz Öztuna 14 ciltlik BÜYÜK TÜRKİYE TARİHİ‘nde diyor ki: “14. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar, Fransa, dünyada 13 yıl lider devlet olarak yaşadı. İngiltere 128 yıl lider devlet oldu. Osmanlı İmparatorluğu ise aynı devreler arasında tam 322 yıl dünyanın lider devleti olarak selamlandı. Vatanımızın yüzölçümü 1595 yılında 23 milyon 334 bin 600 km2 idi.”Osmanlı, 322 yıl dünyanın lider devleti olduğunda Padişahlarımız aynı zamanda İslâm dünyasının Halifesi idiler. Halifelik hangi topluluğun dinini değiştirmiş, hangi topluluğa sen Müslüman değilsin senin yaşama hakkın yok! diyerek zulmetmiştir? Bilenler söylemelidirler…(21)

İNGİLİZLERİN BASKISIYLA HİLAFET KALDIRILDI;

Artık İngiltere ve müttefiklerinin baskı ve zorlamaları yüzünden Hilafetin kaldırıldığını açıkça söyleyebilmeli, bunun çok isteniyorsa o günler için zorunlu olduğu, başka türlü bu devleti yaşatmayacakları itiraf edilmelidir ki, toplum da gerçekleri bilsin.Central Florida Üniversitesi öğretim üyesi Hakan Özoğlu’nun ABD arşivlerinde bulduğu rapor, bir ABD diplomatının halifeliğin kaldıracağını Washington’a bizden önce öğrenip bildirdiğini ortaya koyuyor. Rapor Washington’a 25 Şubat 1924’te ulaşmıştı. Başka bir deyişle, Türkiye’deki insanların haberi olmadan bir hafta önce, Fransa ve ABD yetkilileri halifeliğin kalkacağını öğrenmişlerdi. (22)

Halifelik, İslam dünyasının yapısını ve liderliğini bize getiriyordu. Büyük bir İslam devleti imajımız vardı. İngilizler, halifeliğin kaldırılması için ısrarcı olmuşlardır. Halifelik sayesinde sembolik de olsa küresel aktörlük söz konusuydu. Halifelik kaldırılmasaydı, Türkiye bugün küresel aktörler arasındaydı. Devrim mantığı ile kaldırılınca stratejik açıdan ciddi bir kayıp olmuştur. İngiltere ve Belçika, sembolik de olsa kraliyettir. Ve küresel aktördür. Halifelik de devam etseydi, Türkiye’de küresel aktördü. Ama bugün, maalesef, bölgesel aktör bile değiliz.(23)Sultan (halife) olsaydım ıslâmı silerdim !!

‘M.kemal Diyor ki; Elimde Osmanlı sultanlarının sınırsız otoritesi olsaydı, ıslam’ı da Türkiye’den silerdim.dedi. (24)
Halifelik kaldırılıp İslam coğrafyasının birlik olması engellendi.

Hilafet siyasi bir kurumdur,Emevi, Abbasi ve Osmanlı halifeleri Dinen neyin doğru veya yanlış olduğu konusunda tek cümle sarf etmemişlerdir. Onlar da ulemaya (kuran ve sünnet) sormuşlardır. Osmanlı halifeleri İslâmiyetin yasak etdiği emrlere itâ’at olunmaz. Bunlara karşı da gelinmez. maddesini anayasaların başına koymuşdur.İslamiyete göre hareket etmişlerdir. son halife hain değildir” veya hadi diyelim hain, halife hatalı yada hain diye halifeyi görevden almak gerekir, hilafeti kaldırmak değil..maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.halîfeyi kötüleyenlerin islâmiyeti yıkmak için uğraşmakta oldukları anlaşılmaktadır.Osmanlılarda en nüfuzlu insan padişah [halife,hakan] değil,şeyhülislamlardır.Şeyhülislamın herhangi bir kararına padişahın itiraz etmesi söz konusu değildir.Padişahların isteğini reddeden pek çok şeyhülislam vardır.(25)

Osmanlı devletini yok ettiler. Bütün Bunlar Lozan Projesinde Tescil ettiler.İstedikleri Toprakları Böldükten sonra Lozan anlaşması İmzalandıkatn sonra İşgalciler gittiler sadece bumu onlar ne kadar parçalarsa parçalasınlar bölerle bölsünler  biliyorlardıki  islam vardı hilafet vardı islam hukuku şeriat vardı bu inanç bu kurumlar  bu hukuk var oldugu sürece parçalanmış ve bölünmüş olan ülkeler bölünmüş olan bu ülkeler tabi olarak tekrar meydana gelecekti  birleşcekti  ve yeniden bir osmanlı meydana gelecekti saltanat olarak  devlet olarak medeniyet olarak süper güç olarak  meydana gelecekti ve bunun olmaması için birşey yaptılar  ortadogudaki kafkaslardaki balkanlardaki ve islam dünyasındaki ülkeleri ortak olarak ne birleştiriyor şeriat birleştiriyor ,  hilafet birleştiriyor  (islam birliğini)onu kaldırdılar.

Halifeye itaat etmek farzdır. Allaha ve Peygambere itaat etmek farz olduğu gibi;Ey müminler! Peygamberime “sallallahü aleyhi ve sellem” ve sizden olan, ülül-emre itâ’at ediniz![Nisa 59]

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki: Biz bu işe peygamberlikle ve Allahın rahmeti ile başladık. Bundan sonra, hilâfet ve rahmet olur. Ondan sonra, melik-i adûd olur. Ondan sonra da, ümmetimde zulm,(haksızlık) işkence ve fesad (bozukluk,suç)olur. içki içmek ve zina helal yapılır ve yardımcıları çok olur. Kıyamete kadar böyle gider.[Kütüb-i Sitte]

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki: Bir kimse, zamânındaki halîfeyi bilmese, ölürken dinsizler gibi ölür.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki: Müslümanların İşlerini Yürütecek Bir ”Halife” Olmadığında Fitne (suç,) Meydana Gelir![Kütüb-i Sitte]

“İnsanlar, ister iyi isterse kötü olsun bir Halife olmadan, doğrulmazlar (düzelmezler)” [Kütüb-i Sitte]

“Halife seçmenin tüm müslümanlar üzerine farz olduğu konusunda icma (alimlerin ittifakı) vardır.” [Şerh-u Sahih Muslim, 12/105]

Din hususunda apaçık bir Şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine (duygu,düşünce) uyma. [Casiye 18.] Türk dil kurumu sözlüğünde Şeriat’ın anlamı: Kur’an da ki ayetlerden, peygamberin sözlerinden çıkarılan, dini temellere dayanan Müslümanlık kanunları, İslâm hukuku’dur. [Türk Dil Kurumu]

Şeriatçı: Dinin esaslarını sadece dini hayata değil, hukuki, iktisadi ve siyasi düzenlemede geçerli kılmak isteyen kimsedir. [Türkçe sözlük cilt 2. sayfa 2087 9. Baskı Ankara1998]

Eğer, Allah’ın emirlerini yerine getirmezseniz, yeryüzünde, kargaşa,bir karışıklık(suç) ve büyük bir bozulma olur. [Enfal 73] Kafir kimdir; Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridir [Maide 44]

Peygamberimiz; Halifesiz bir gün geçmesini caiz görmediler. Onun için, halifeyi bilmemek küfürdü. Çünkü, islâmiyetin emirlerinden bir (şeriat) kısmının yapılması için halife lâzımdır. Halifeyi inkar eden, farzları inkar etmiş olur. Farzlara inanmamak ise küfürdür.[İmam Rabbabni-Eshabı -Kiram]

Osmanlı halifeleri Dinen neyin doğru veya yanlış olduğu konusunda tek cümle sarf etmemişlerdir. Onlar da ulemaya (kuran ve sünnet) sormuşlardır.Osmanlılarda en nüfuzlu insan padişah [halife,hakan] değil,şeyhülislamlardır.Şeyhülislamın herhangi bir kararına padişahın itiraz etmesi söz konusu değildir.Padişahların isteğini reddeden pek çok şeyhülislam vardır.[İki çağın sultanı,sayfa, 168.]

Osmanlı devleti [İslamiyetin yasak ettiği emirlere ita’at olunmaz. Bunlara karşı da gelinmez] maddesini anayasaların başına koymuştur. İslâm milletlerinin başında bulunanlar, ister padişah, ister halife veya başka isim taşısınlar, her istediğini yaptırmak derecesine çıkamazlar. Hiçbir vakit, yarı mabut olamazlar. Padişahlar arasında böyle aşırı davrananlar asla görülmedi. Çok merhametli olanları, af edicileri oldu. Çöküntü, zulümden değil, merhametten doğdu. Bu halleri, dinden değil, dini dinlememelerinden olmuştur. İslâmiyetin, devlet reislerini de içine koyduğu şartlar, sınırlar, islâm milletlerinin hepsi tarafından her zaman bilinmekde idi. İslamiyet, islamiyete uymayan, kanunsuz hareket eden devlet başkanlarının keyfî emirlerini tanımamayı, daha Avrupalılar (İnsan hakları beyannamesi) ni yazmadan çok evvel, müslümanlara yalnız bir hak değil, bir vazife olarak da vermiştir. [Malumatı Nafia-faydalı bilgiler] ,

Türk milleti öyle milettirki Allah dünya’ya hakim olacak kuvvet(otorite) verdi. İman, Şeriat ve hilafet şartıyla.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki:Türkler dünyaya iki kere hükmedecektir…”[en-Nesei,Sünen en-Nesei,4,s:44] Türkler size dokunmadıkça sakın sizde ”TÜRKLERE” dokunmayınız. Çünkü , Allah”ın ümmetine vermiş olduğu bu mülk ve saltanat nimetini ilk defa bu Kantura Oğulları onların elinden çekip alacaklardır”[Taberani- Ebu Davud ]

Ülkeleri koruma (dünyaya adalet yayma) gücü on kısma ayrıldı : Bunun dokuzu Türklere ve biri diğer milletlere verildi.hased (nifak) de on kısma ayrıldı ; dokuzu araplara biri diğer milletlere , kibirde (egozim) on kısma ayrıldı ; dokuzu rumlara biri diğer milletlere verildi. [Taberani]Osmanlı bizim atamız. Dünya bizi osmanlı’nın varisi görerek kurtuluşu yine bizden bekliyorlar. Şu anda kurtuluşu , barışı, mutluluğu , huzuru osmanlı’nın torunları olan vallahi bizlerden bekliyorlar.sen gayret etmezsen , yatıp kalkıp dava islam demezsen üç kuruşluk dünya menfaatinin peşinden koşarsan .. sen nasıl hz. Muhammed’in (s.a.s) şefaatini bulacaksın!…? nasıl bulacaksın kardeşim?![Timurtaş Uçar (Diyanet)]

”O Allah’ın dinine yardım edenleri yeryüzünde iktidara getirdiğimiz zaman maruf (helal,farz,) emrederler. münkerden (haram) yasak ederler. [Hac 41] Allah, iman edip de salih ameller işleyenlere,(şeriat) kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacaktır.[ Nur 55]

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki:Türkler dünyaya iki kere hükmedecektir…”Türkler size dokunmadığı,harb etmediği sürece ,sakın siz de Türklere dokunmayınız!”[en-Nesei,Sünen en-Nesei,4,s:44]

Bir çok tarih ve din kitaplarında (arap ve türk kaynaklarında) türk milleti için ; “Milleti memduha (övülmüş millet )” ; İlahi nusretle müeyyed ( Allah’ın yardımı ile te’yid ettiği ) millet” ; İ’lay-ı kelimetullah ile muvazzaf ( Allah isminin yüceltilmesi veya dinin yayılması ile görevli ) millet” tabirleri kullanılır.[Elmalılı Hamdi yazır, “Hak Dini Kur’an Dili” -Ömer Nasuhi Bilmen rahmetullahı aley tefsiri]

Kehf Suresi’nin 95’nci ayetinde bahsedilen Zülkarneyn Peygamber veya Evliyadandır.

“Arais-ül Kur’an” isimli tefsirinde şöyle der: . Türkler’in tamamı Yafes’in neslindendir.Kurân-ı Kerîm’de zikredilen Zülkarneyn ile kastedilen, Oğuz Han’dır. Oğuz Han, Hz. İbrahim‘le çağdaş idi. Hatta Türkler, O’nun İbrahim’e iman ettiğini ve İshak’ın kızıyla evlendiği Bu duruma göre Türkler, anne tarafından Hz. İshak’ın evladı olmuş olurlar.Türkler, Beni İshâk’tan sayılırlar. Bunda asla bir müşkillik (bilinmezlik) yoktur.”
[Arais-ül Kur’an”]

“Tevarih-i Ali Osman” isimli eserinde Zülkarneyn’in Türk Milleti’nin büyük atası Oğuz Han olduğunu söyler.[“Tevarih-i Ali Osman”]

Türk milleti öyle milettirki Allah dünya’ya hakim olacak kuvvet(otorite) verdi. İman, Şeriat ve hilafet şartıyla.

Tevrattan sonra zeburda da; yazıldı Yeryüzünü iyi kullarıma miras bırakırım [Enbiya 105] mealindeki ayet-i kerimenin osmanlı devletini, osmanlı türklerini övdüğünü Alusi rahmetullahı aleyh [Galiyye] kitabında Abdülganî Nablusi rahmetullahı aleyh [ Burhan] kitâbı da bunu yazmaktadır.

Eğer Dine İtaatten yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir millet getirir de onlar sizin gibi olmazlar.

[Muhammed – 38]Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir millet getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar [ Maide 54 ]

Birçok müfessir, bu ayet-i kerimelerde kastedilen milletin, Abbasi devletinin zayıflamasından sonra öne çıkan “Türk Milleti” olduğunu ifade etmiştir. Elmalılı Hamdi yazır, “Hak Dini Kur’an Dili” adlı tefsirinde bu ayeti şöyle açıklıyor” Bu defa Allah Türkleri göndermiş; Arapların değerini bilemeyip, zayi ettikleri İslamı devletini ele alarak İstanbul’a ve oradan kıtaat-ı arzın (yeryüzüne – 3 kıtaya 7 denize hükmetmiş ) her tarafına yaymışlar; binaenaleyh Ebnay-i Faris Hadisi’nin delaleti; feth-i Kostantıniyye (İstanbul’un fethi) Hadisi’nin serahati ve “Fe asellahü en ye’tiye bilfethi’ va’di İlahisi’nin işareti ile Türkler bu ayetin tebşirine (müjdesine) nail olmuşlardır. [Elmalılı Hamdi yazır, “Hak Dini Kur’an Dili” ]

Emperyalizmin/küfrün büyükleri de, İslam’ın büyükleri de, kapanış perdesinde sahne alacaklar. Kıyamete ramak (az) kala, ahir (son) zamanda karşı karşıya gelecekler.Hz. Peygamber “Ümmetim yağmur gibidir. Evveli mi, ahiri mi(sonumu) daha hayırlıdır bilinmez.” buyurmuştur.

“Onlar (ahir zamanda, o emperyalizmi/küfrü yıkan istisna müslümanlar) benim kardeşlerimdir. Onlara sizden (sahabelik makamında olanlardan) elli kişinin sevabı verilir.” buyurmuştur. [Kütüb-i Sitte]

Mehdi Ahir (son) zamanda geleceğine ve İslam’ın dünya hakimiyetini gerçekleştireceğine inanılır.

Peygamber efendimiz Türklere işaret etmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyururlar: Doğudan bir takım insanlar çıkacak ve Mehdi’ye zemin hazırlayacaklar. Yani Hz. Mehdi onlar arasında hükümran olacaktır.

[İbni Mace, Kitab-ül Fiten: 35 (4088)]

İbni Haldun ve Kurtubî, Hz. Mehdi (as)’ın Meşrık (Doğu), Horasan (Hazar denizinin batısında kalan kısım) ve Amuderya (Ceyhun nehri) taraflarından (bu bölgeler Türklerin yaşadığı bölgelerdir) çıkacağını kaydetmektedirler.[ İslâm’ın Ansiklopedisi, 7:478.]

Deccal İslam inancına göre ahir zamanda, (dinsizliğin,haramların yayıldığı, hilafet ve şeriatın yani islam hukukunun kaldırıldığı zamanda) Mesih’in (hz isa) ikinci kez yeryüzüne gelmesinden (dikkat) önce insanları dini inancından saptırarak kötülüğe ve sapkınlığa yönelteceğine inanılan ve şeytanı temsil eden varlıktır.

[Dini Terimler Sözlüğü -Kütüb-i Sitte]Mehdi kıyamete yakın bir zamanda dünyaya gelecektir ve O’nun geliş kıyamet alametlerinden birisi olarak değerlendirilir. Yeryüzünü küfr kaplamadıkça ve heryerde küfr ve kafirlik yapılmadıkca, hazret-i Mehdi gelmez buyuruldu.Hazret-i Mehdi çıkmadan evvel, küfr ve kafirlik her tarafa yayılacak, İslam ve müslimanlar garib olacakdır.[Mektubat İmam Rabbani.2/68]

Mehdi devri bir “altın çağ” olarak resmedilir Mehdi öncesi yaşanacak karanlık ve buhranlı, açlık, kıtlık,(ekonomik krız) savaş ve sürgünlerin yoğun olarak yaşandığı dönem yerini, Mehdi devrinde kuzularla kurtların, avcılarla avların birlikte huzur içinde yaşadığı, savaş, sürgün, adaletsizlik gibi insani sorunların, deprem, sel, tayfun, kuraklık kıtlık gibi doğal afetlerin asla yaşanmayacağı olağanüstü bir devre bırakacaktır. Bolluk o kadar artacaktır ki hazinelerin kapısı arkasına kadar açık olacak, ancak herkes mal ve mülk açısından o kadar doymuş olacaktır ki kimse dönüp bakmayacaktır.

[El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31]

Kaynak; 1; Tarihçi-Yazar Osman Öndeş Avni Paşa Anlatıyor” isimli kitap 2;Niyazi Berkes, TÜRKİYE’DE ÇAĞDAŞLAŞMA, s. 506, 507.3;Bernard Lewis, MODERN TÜRKİYE’NİN DOĞUŞU, s. 263.4;Kemalist yazar Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam, cilt 1, sayfa 265 5; Hilafet ve Kemalizm Mustafa Sabri Efendi 6;Doç,Dr,Fikret Başkaya, PARADİGMANIN İFLASI, Doz Yay., İstanbul 1991, s. 44. 7; Hakan Yaman Gazeteci ,Yazar, Akademya Dergisi, II. Dönem, Sayı 4, Ağustos-Ekim 2013.8;Metin Köse – Aynadaki Kemalizm 9;Hilafetin İlgasının Arka Planı – Mustafa Sabri Efendi 10;3 Mart 1996 tarihli Zaman Gazetesi.11;Ömer Kürkçüoğlu, Türk-Ingiliz Ilişkileri, Ankara 1978, sayfa 309-310. 12; Yakın tarih ansiklopedisi 3.cild (sahife ;62) 13;Kadir Mısıroğlu – SABAH (13.Ocak.2012) 14; Kaynak; (1911 -2001) Hüseyin Hilmi Işık Kimyadaki Buluşu ve Yazdığı Kitaplarla Tanınan Yirminci Yüzyıla damgasını Vurmuş Olan Bir Bilim Adamı ve İslam Alimidir. Eczacı, Matematik, ve Kimya,Ögretmeni ve Türkiyenin İlk Yüksek (profesyonel ) Kimya Mühendisi. Hakikat Kitapevi 15;Kemal Tahir, Kurt Kanunu, s. 333, 334 16;Kızıl Pençe – Mustafa Armağan syf;136-137 17;Faruk Köse/ Yeni Akit Gazetesi 18;Mehmet Şevket Eygi – Milli Gazete (09.01.2012)19;Abdülkadim Zellum-Hilafet Nasıl Ilga Oldu 20;Metin Köse – Aynadaki Kemalizm 21;Yavuz Bülent Bâkiler, Türkiye -21 Temmuz 2012 22;Aksiyon”, 13 Aralık 2010 23; İzmir Bayındır Cumhuriyet Eski Savcısı Gültekin Avcı 24;Radikal, 4.2.2007 25;İki çağın sultanı,sayfa, 168.

 Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

M.Kemal Hilafet Paralarını Gasp Etti.http://yakintarihimiz.org/m-kemal-hilafet-paralarini-gasp-etti.html

İngiliz Valisi M.kemal ;M.kemal Anadolu’dan sorumlu (yahudi) mason (merkezli)bir askerdi .

Daha fazla bilgi için şu linklere bakabilirsiniz;

http://yakintarihimiz.org/ingiliz-valisi-m-kemal.html

Dünyanın şu günkü durumundan M.kemal paşa sorumludur neden?

M.Kemal paşa ” Hilâfet ve Saltanata, (islam devletine-islam birliği) İslâmiyete, (şeriata) Devlete, Bağlı kalacağına ,Kur’an-ı Kerim üzerine ettiği yemine ihanet etti.http://yakintarihimiz.org/m-kemal-pasa-hilafet-ve-saltanata-islam-devletine-islam-birligi-islamiyete-seriata-devlete-bagli-kalacagina-kuran-i-kerim-uzerine-ettigi-yemine-ihanet-etti.html

Bir insan hem Müslüman, hemde Atatürkçü neden olamaz?Ayetler Eşliğinde Okumanız yeterli (okuduğunda ne demek istediğimi anlayacaksın).

http://yakintarihimiz.org/bir-insan-hem-musluman-hemde-ataturkcu-neden-olamazayetler-esliginde-okumaniz-yeterli-okudugunda-ne-demek-istedigimi-anlayacaksin.html

 

Google Aramaları

  • atatürkün ihanetleri
  • seriat ve halifelik neden sart
  • şeriat ve halifelik
  • ataturk hilafet yemini
  • Şeriat ve halifeliğin olmadığında müslümanlık
  • devletler kurup devletler yıkanlara
  • halifelik yıkıldığında ingilizlerin sözler
  • Atatürk once yemin etti sonra ihanet
  • devletler kurup devletler yıkanlar
  • osmanlı yıkıldıktan sonra cumhuriyeti kurana mustafa kemal nereleri kiliseye çevirdi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*