Son Haberler
Anasayfa » Kemalizm ve Atatürkçülük İlerlemeye Manidir; » “Kemalizm İslâm karşıtlığıdır.”Batı ve Batıcılık karşısındaki tavrını İslâm’a ve müslümanlara olan nefreti belirler.

“Kemalizm İslâm karşıtlığıdır.”Batı ve Batıcılık karşısındaki tavrını İslâm’a ve müslümanlara olan nefreti belirler.

Batılılaşma tarihinin bir parçası olan Batıcı Kemalistler.

“Kemalizm İslâm karşıtlığıdır.” Bu çerçeveden Türk, Düşünür Cemil Meriç’in yazdıklarına bakacak olursak, bütün varlığını İslâm düşmanlığından alan bir rejimin dayattığı ve beslediği ulusalcılığın, Batı ve Batıcılık karşısındaki tavrı ne olursa olsun, İslâm karşıtlığından besleneceğini muhakkak farkederiz. Hatta Batı ve Batıcılık karşısındaki tavrını İslâm’a ve müslümanlara olan nefreti belirler. İslâm’ın ve müslümanların aleyhinde olmak kaydıyla, “kâh Batıcılık olur, kâh Batı karşıtlığı”…Harf devrimi, İslâm harflerinin yasaklanması, lâik hayat tarzı söz konusu olduğunda Kemalistlerden hızlı “Batıcı” yoktur. Bu noktalarda, Batı ve Batılılaşmaya karşı olanlara “gerici” damgasını yapıştırmakta pek mahirdirler. Ama Avrupa Birliği’nden düşünce ve ifade özgürlüğünün geliştirilmesi, cezaevindeki hayat şartlarının düzeltilmesi, işkencenin üzerine gidilmesi, insan hakları ihlallerinin son bulması gibi bahislerde dayatmalar gelince, “İslâmcılar da faydalanacak” korkusuyla hemen Batı karşıtı kesilirler. İslâm’ın aleyhinde olduktan sonra Kemalist milliyetçilik için fark etmez; “kâh Batıcılık olur, kâh Batı karşıtlığı”… Yeter ki, işin içinde Hak ve halk düşmanlığı olsun!..

İyi niyetli, yurtsever, İslâm ve Müslümanlar karşısında itidalli kalabilen, gerçekten bağımsızlık yanlısı, gerçekten Batı sömürgeciliğine karşı Doğu milletlerinden yana, Batının dayatmalarına rest çekmeye hazır ulusalcı insanlar vardır bu ülkede. Ama bunların varlığı asla kemalizmin mahiyetini değiştirmez. Olsa olsa “yanlış trende yol alan samimi insanlar” olarak bir hayıflanma mevzuudur bunlar. Tabii bir de güya hak ve hakikat treninde olduğunu vehmedip, en sefil jargonlarla Batı emperyalizminin müdafaasına yeltenen, NATO’yu vs. alkışlayan rezil bir gürûh var ki, evlerden ırak…

Kemalizm, Batılılaşma tarihinin dışında bir süreç değildir. Dolayısıyla, T.C. anayasası ve C.H.P.’nin altı okunda yerini bulan milliyetçilik, Batılılaşmanın; diğer bir deyişle, sömürgeleşme sürecinin bir parçasıdır. Çünkü bizim 200 yıla varan Batılılaşma tarihimiz aynı zamanda Batı’ya teslim olma, yani sömürgeleşme tarihidir. Adına ister “uygarlaşma”, ister “modernleşme”, ister “Batılılaşma” tarihi denilsin, bu dönemi kitablaştıracak hiçbir tarihçi, kemalizmi bahis dışı tutamaz. Unutmayalım: Avrupa Birliği sürecini başlatanlar da kemalistlerdir; İslâmcılar değil…

Kemalizmin baskın karakteri Öz itibariyle de şu cümlede: “KÂH BATICILIK OLMUŞ, KÂH BATI DÜŞMANLIĞI…”

“Elli yıl düşünce yasaklanmış, imân suç sayılmış. Bu “izm” uğruna bütün izm’lere düşman kesilmişiz. Onu her tehlikeden korumak için hapishaneler yükseltmiş, matbaalar kurmuş, mektepler açmışız. Gediklerden sızan her fikir, süngü ile tepelenmiş, kamuoyu o mâbudenin şüpheli rakiplerini haklamak için iktidarla el ele vermiş. Kanun hiçbir itizâle göz açtırmamış.

Kâh Batıcılık olmuş, kâh Batı düşmanlığı… Her izm onun himayesinde sahneye çıkmış.”

Kaynak ;

1;  Türk yazar, şair ve düşünür.Cemil Meriç, Jurnal, 1. Cilt, 5. Basım, İletişim Yay., İstanbul 1993
2;Hakan Yaman Gazeteci ,Yazar, Akademya Dergisi, II. Dönem, Sayı 4, Ağustos-Ekim 2013.
3; Türk yazar, şair ve düşünür. Cemil Meriç, BU ÜLKE, 24. Basım, İletişim Yay., İstanbul 2004, s. 91.

Kemalist devrim tarihini, Batılılaşma, dolayısıyla sömürgeleşme tarihinin dışında bir dönem olarak değerlendirmek isteyenlerin bize vermesi gereken iki temel cevab vardır:

1) Batılılaşma ve bağımsızlık kavramları çerçevesinde harf devriminin fikrî ve slogandan uzak izahı mümkün müdür?

2) Doğu ve Batı arasında kemalizmin yeri ve seçimi… Mesela Arab düşmanlığı niçin resmi ideoloji tarafından yıllarca ama yıllarca nesillerin ruhuna kazındı? Buna bağlı olarak hilafetin kaldırılması en çok kimleri sevindirdi? Batılı güçlerin çıkarına mıydı, zararına mıydı?

Evet, bu iki mevzu bizce çok mühim. Çünkü Kemalist devrimin ana karakteri harf inkılâbında saklı olduğu gibi, Kemalist dış siyasetin ana damarı da hilafetin ilgası ve Arab düşmanlığı özelinde gizlidir. Hem Batıcı, hem antiemperyalist olunamayacağına, yani hem kurttan yana, kurtlaşmacı; hem de kuzunun otlağında bağımsız yaşaması fikri müdafaa edilemeyeceğine göre, bu iki soru mutlaka derin derin analiz edilmeli… Harf devriminden başlayalım mı?

İngiliz emperyalizmi, kendi eliyle gerçekleştiremediğini, onun “çizmelerini giyenler” eliyle bir güzel gerçekleştirdi ve rahat bir nefes aldı. Zaten Birinci Dünya Harbi sonrası, bizim “kurtarıcılar” İngilizlere belki bir mermi bile sıkmamışken, başta Irak olmak üzere, İslâm dünyasının birçok noktasında İngiliz emperyalizmine karşı direniş olmuştur.

Toparlarsak: Kemalizm asla “Doğu”cu bir ideoloji olamaz, Kemalizm Batıcıdır. Kemalizm, emperyalistler öyle istiyor diye halifeliği kaldırmış, devlet propagandası hâlinde  düşmanlığını körüklemiştir.

Kemalizm, Doğu milletleri (türk islam birliği) ile aramıza girmiştir. Toplumların kardeşliğine zarar vermiş, bunu resmî politika hâline getirmiştir. Doğu toplumlarını (türk islam birliği) birleştirmemiş, parçalamıştır. Harf devrimi, hilafetin ilgası, hep bu parçalanışı hızlandırmak içindir.

Hakan Yaman Gazeteci ,Yazar, Akademya Dergisi, II. Dönem, Sayı 4, Ağustos-Ekim 2013.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*