Son Haberler
Anasayfa » Genel » M. Kemal’in kaburga kemiği neden kırıldı? Nasıl Gazi oldu?

M. Kemal’in kaburga kemiği neden kırıldı? Nasıl Gazi oldu?

M. Kemal'in kaburga kemiği neden kırıldı? Nasıl Gazi oldu?M. Kemal’in kaburga kemiği neden kırıldı? Ve Gazilik ünvanını nasıl aldı?

(Fotoğraf: Kaburga kemiği kırılan M. Kemal’in, Fevzi Paşa’ya gönderilen raporu. Hem Osmanlıca orijinal metin, hemde Türkçe çevirisi.)

Ismet Inönü’ye göre M. Kemal’in kaburga kemiği Sakarya “vuruşmasında” kırıldı:

“…Aynı şekilde Sakarya vuruşmasında üç kaburga kemiği kırık olarak bir koltuğa mıhlanmış ancak hiç uyumadan yirmi iki gün yirmi iki gece vuruşmayı yönetmiştir.”[1]

Üstelik M. Kemal’in “hiç uyumadan yirmi iki gün yirmi iki gece” vuruşmayı yönettiğini iddia ediyor. Yani ancak bu kadar uydurulabilir diyorum. Yirmi iki gün yirmi iki gece hiç uyumamak !?!

Neyse… M. Kemal’in “Gazi” ünvanını Meclis’ten istemesi de herhalde attan düşüp yaralanmasından dolayı idi. Aşağıdaki sekizinci dipnot dikkatle okunmalıdır.

Merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler, yani çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler derler ya… Işte öyle, bazıları da M. Kemal’i öveyim derken işin gerçeğini ağzından kaçırıyor anlaşılan. Bazıları da gerçeği olduğu gibi büyük bir cesaretle söylüyor.

Bakalım M. Kemal’in kaburga kemiği düşman ile “vuruşurken” mi kırılmış…

1924 yılında önce Ekonomi ve sonra Adalet Bakanı olan Mahmut Esat Bozkurt “Atatürk İhtilali” adını verdiği eserinde, Sakarya Savaşı’nın devam ettiği günlere ait bir anısını şöyle anlatmaktadır:

“Atatürk… Sakarya Savaşları sırasında bir gün attan düştü. Kaburga kemiği kırıldı. Hemen ayağa kalktı. Yüzünü düşmana doğru çevirdi. `Günü gelecek ben de senin kemiklerini kıracağım´ diye haykırdı. Atatürk bütün bu sıkıntılara göğüs gerdi.”[2]

M. Esad Bozkurt, burda M. Kemal’i kahraman göstermek için onun “Günü gelecek ben de senin kemiklerini kıracağım” dediğini eserine yazmış. Ama bizde M. Kemal’in attan düştüğünü bu vesile ile öğrenmiş oluyoruz. Zaten attan düştüğünde düşman ile çarpışma falan da yok, “teftiş” esnasında attan düşüyor… Bunu da delillendireceğiz inşaallah.

Atatürk Araştırma Merkezi’nde şu bilgiye rastlıyoruz:

“M. Kemal Paşa, Başkumandanlığa geçmesinin hemen ardından yayınladığı Tekalif-i Milliye Emirleri ile halkı ordunun donatılması için seferberliğe çağırdı. 12 Ağustos’ta Polatlı’da <<<teftiş yaparken>>> attan düştü ve kaburga kemiği kırıldı.”[3]

Bu bilgiyi, M. Kemal’in güvendiği hekimlerden olan ve ölümüne kadar M. Kemal’in sağlığı ile yakından ilgilenen Cerrahi profesörü Dr. Mim Kemal (Öke) teyid ediyor:

“M.Kemal Paşa’nın Sakarya Savaşı’ndan `önce´ cepheyi <<<teftiş ederken>>> hayvanının ürkmesiyle kaburga kemikleri kırılmıştı. Murat Bey arkadaşımla birlikte onu Çankaya’nın mütevazı bir odasında muayene ettik. Röntgeni alınmak üzere Cebeci Askeri Hastanesi’ne birlikte gittik.”[4]

Diğer taraftan M. Kemal’in 12 Ağustos 1921’de attan düştüğü ve üç kaburga kemiğinin kırıldığı, “Atatürk’ün Sağlığı Hastalıkları ve Ölümü” isimli eserde naklediliyor.[5]

Sakarya Muharebesi’nde bizzat cephede bulunan Halide Edip Adıvar da M. Kemal’in attan düşüp kaburga kemiğini kırdığını doğruluyor:

“M Kemal Paşa, askeri bir kabine kurdu. Içlerinde (Diyarbakırlı) Kazım Paşa ile Miralay Arif Bey de vardı. Bu seçimin ilk haftası, çok heyecanlı geçti. Çünkü, M. Kemal Paşa <<<attan düşmüş>>> ve evine götürülmüştü.”[6]

Başka bir delilimizde Ali Çavuş:

“Düşman Polatlı’ya kadar gelmişti. Atatürk, Fevzi Paşa, Ismet Paşa karargahlarıyla, Malı köyü karşısında bulunan Türkoğlu Ali Ağa’nın çiftliğinde bulunuyorlardı. <<<Atına süratle atladı. Çok hızlı bindiği için eğerin üzerinden kayarak öbür tarafa düştü.>>> Yer düz olmasına rağmen ufacık bir taş kaburga kemiğine rastlamış ve kırmıştı.”[7]

Şimdi ise daha ilginç bir iddiaya yer vereceğiz…

Moskova ve Lozan antlaşmalarına delege olarak katılan, 14 ciltlik Türk Tarihi’ni yazan, ilk Milli Eğitim Bakanı ve aynı zamanda Sağlık Bakanlığı da yapmış olan Dr. Rıza Nur, M. Kemal’in attan düşmesine “şarhosluğunun” sebep olduğunu ileri sürüyor. Ayrıca M. Kemal’in kaçmak istediğini de ekliyor:

“Bu Çal Dağı’nın düşmesi bütün ümitlerimizi bitirdi. Yeniden Türk Milleti’nin istikbali, hürriyeti, hayatı tehlikeye düştü, gidiyor. Artık hep ölü haldeyiz. Kimsede can kalmadı. Ağzımızı bıçak açmıyor. Bunun üzerine M. Kemal orduya geri çekilme emri vermiş. Bu haber de geldi. M. Kemal’in özel hizmetlerinde kullandığı Arnavut yaveri Salih (Bozok) de cepheden geldi. M. Kemal’in <<<eşyalarını topladı. Kaçıyorlar.>>> M. Kemal ata binmiş, <<<sarhoşmuş. Düşmüş, kaburga kemiği de kırılmış.>>> Meğerse Yunanlar sol cephemizi 10 gündür söktüremedikleri için ümitsizliğe düşüp geri çekilmeye karar vermişler. Ağırlıklarını Sakarya’nın batı cephesine alıyorlarmış. Fevzi Çakmak bunu sezmiş ve M. Kemal’e ‘Aman geri çekilme! Düşman da geri çekiliyor. Emri geri al.’ demiş. Ne ise M. Kemal geri çekilmeyi durdurdu. İşte Fevzi Çakmak bu vaziyeti kurtardı. Yoksa bütün emekler, askerlerin çabaları, dökülen kanlar boşa gidiyordu. Sakarya harbi bitince iki mühim şey olmuştu. M. Kemal hareket etmeden evvel, Meclis’ten kendisine `gazi´ ünvanı ve `mareşal´ ünvanı verilmesini istedi. Herkes: ‘Canım bu adama ne oluyor? Ne istiyor? Bunları ne yapacak?’ diyordu. Ve yine: ‘Galiba padişah olmak peşindedir. Şimdiden padişah gibi tuğrasına El-Gazî yazmak için bu ünvanı istiyor.’ diyorlardı. Şu adam müthiş bir yaratıktır. Ve nutkunda: ‘Meclis bana Gazi ünvanını verdi’ diyor. Hâlbuki böyle bir şey kimsenin aklına gelmemişti. Kendi istedi. Meclis ise ‘Olmaz’ dedi. Kıyamet koptu. Nihayet tehdit altında ve kendi adamlarını kullanarak `Gazi´ ünvanını aldı.”[8]

Sanırım bu kadar yeterlidir…

“Yetmez” diyenler için şu kaynaklara bakmalarını tavsiye ediyorum:

– Kılıç Ali, Atatürk’ün Son Günleri, Sel Yayınları, İstanbul, 1955, sayfa 7-8.

– Eren Akçiçek, Atatürk’ün Hastalıkları ve Ölümü, Güven Kitabevi, Izmir, 2005, sayfa 313-316.

– Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, Yapı Kredi Bankası A.Ş. Yayınları, Istanbul, 1973, sayfa 721-722.

**********

KAYNAKLAR:

[1] Ismet Inönü; Devlet Kurucusu Atatürk, Belleten, C.33, sayfa 129, Ocak 1969, sayfa 18.

[2] Mahmut Esat Bozkurt, Atatürk ihtilali, sayfa 189.

[3] Atatürk Araştırma Merkezi – Sakarya Meydan Muharebesi’nin Yankıları (Melhâme-i Kübrâ Büyük Kan Seli veya büyük Savaş Alanı).

[4] Banoğlu, Niyazi Ahmet, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, Garanti Matbaası, Istanbul 1967, sayfa 194-195.

[5] Dr. Eren Akçiçek, Atatürk’ün Sağlığı Hastalıkları ve Ölümü (Güven Kitabevi, 2005) newsweek.

[6] Halide Edip Adıvar,Türk’ün Ateşle Imtihanı, Istiklal Savaşı Hatıraları, Nurer UĞURLU başkanlığında bir kurul tarafından hazırlanmıştır. Dizgi – Baskı – Yayımlayan: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. Eylül 1998, Kısım 3, sayfa 2. (Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanmıştır)

[7] M. Kemal’in “Can Yoldaşı” Ali Çavuş, Zeynel Lüle, Doğan Kitap, 1. Baskı, Kasım 2008, sayfa 112-114.

[8] Dr. Riza Nur, Hayat ve Hatıratım (Paris 1929), Altındağ Yayınları, Istanbul 1967, sayfa 863, 864.

**********

`K. Çandarlıoğlu´

Google Aramaları

  • ataturk nasil gazi oldu
  • atatürk neden gazi oldu
  • osmanlıca metinler
  • mustafa kemal in attan düşmesi
  • atatürkün kaburga kemiğinin kırılması
  • atatürk attan düştü gazi oldu
  • atatürkün gazi olması
  • atatürk ne zaman gazi oldu
  • nasıl gazi olunur
  • atatürk attan düştü mü

Bir yorum

  1. Siz gerçekleri görmezsiniz at gözlüklü veledi zina bizans tohumu kemalistler sizi…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*