Son Haberler
Anasayfa » Osmanlı Devletinde Bilim ve Teknoloji ; » Mekteb-i Humayun; Osmanlı Devleti’ne mensup etnik-vatandaş çocuklarının eğitimi için açılan mektep.

Mekteb-i Humayun; Osmanlı Devleti’ne mensup etnik-vatandaş çocuklarının eğitimi için açılan mektep.

10403440_713248822064032_3271526349809875273_n

Mekteb-i Humayun; Osmanlı Devleti’ne mensup etnik-vatandaş çocuklarının eğitimi için  açılan mektep.

İkinci Abdülhamîd Han tarafından, 1892 (H. 1310) senesinde Osmanlı Devleti’ne mensup etnik-vatandaş çocuklarının eğitimi için İstanbul’da açılan mektep. (lise,üniversitesi düzeyi ) Bu teşebbüs; İkinci Abdülhamîd Han’ın devletin etnik ve vatandaş unsurlarını kendilerine sâhip ve dış tahriklerden uzak tutmak ve bilhassa Osmanlı Devleti’ne bağlı bulundurmak için uyguladığı fevkalâde eğitim düzeyinden biridir.

Aşiret, dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok sülaleden oluşan, yapısındaki aileler arasında köken, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan yerleşik nitelikteki topluluklara ,verilen eğitim .Özel bir eğitim müessesesi olan mektebe,/ (lise üniversite düzeyi) önce Arap vatnadaş çocukları alındı. Sonradan Doğu Anadolu ve Arnavutluk bölgelerindeki kürt boşnak arap vs. gibi çocukları ile zamanla bütün osmanlı sınırları içindaki çocukları alınıp eğitildiler.

Aşîret mektebinin hümayyu’nun kuruluş gayesi, Osmanlı Devleti sınırları dahilindeki Arap ve etnik vatandaşların il’ ilçe’ köy’ kasaba’ vs.gibi reislerinin çocuklarını İstanbul’da devletin nezâreti ve himâyesi altındaki bir mektepde toplayıp, onlara Türkçe öğretmek, eğitim ve öğretimleri te’min ederek; Hilâfete ve Osmanlı Devleti’ne bağlılıklarını arttırmak, ayrıca, eğitilmiş olarak kendi bölgelerine döndüklerinde, devlet için faydalı hizmetlerde bulunmalarını te’min etmekti. Mektebi bitiren çocuklar, memleketlerine dönüşte ögretmen, memur ve asker -polis olarak vazifelendirilecekti.

On sekizinci ve on dokuzuncu asırlarda, Avrupa’nın başta gelen devletleri, Osmanlı Devleti sınırları dışındaki İslâm memleketlerinde siyâsî ve ekonomik bir hâkimiyet ve sömürgeler kurmuşlar, Osmanlı Devleti’ni parçalamak faaliyetleri çerçevesinde, Türk olmayan unsurları tahrik ederek devletten koparmak, siyâsî ve iktisadî hâkimiyet kurmak istiyorlardı. Nitekim Fransızlar, 1830’da Cezâyir’e; 1878’de Ruslar; Kars, Ardahan ve Batum’a, 1882’de İngilizler Mısır’a kuvvetlerini yerleştirmişlerdi. Diğer taraftan, Balkanların büyük bir bölümü Osmanlı Devleti’nden ayrılmış durumda idi. Diğer önemli bir husus da Avrupa devletleri Duyûn-i umûmiye vasıtasıyla Osmanlı Devleti’ni mâlî yönden yıpratıp, gün geçtikçe siyâsî nüfuzlarını artırıyorlardı.

Bilhassa İngilizlerin  menfâat sağladığı Arap memleketlerinde durum tehlikeli bir hâl almıştı. Sultan İkinci Abdülhamîd Han, bütün İslâm şehirlerinde Halîfe ünvanıyla sevilip sayılıyordu. Gösterilen bu bağlılık ise, İngilizlerin sömürüleri için önemli bir engel teşkil ediyordu. Bu durumu ortadan kaldırmak için, Pâdişâh’ın İslâm dünyasındaki nüfuzunu kırmak istiyorlardı. Bu bakımdan İngilizler, Arabların yaşadığı bölgelerin Osmanlının elinden çıkması için kesif faaliyetlere başladılar. (sapkın)Vehhâbîliğin ortaya çıkarılması, Arablar arasında ırkcılık duygularının tahrik edilmesi, Bağdâd ve Hicaz demiryollarının kontrol altına alınmak istemesi gibi olaylar bunlardan bâzılarıdır.

Bu durum karşısında İkinci Abdülhamîd Han, osmanlı vatandaşlarını yoğun ve hâkim oldukları bölgeleri korumak, bu bölgelerin reislerinin ve aydınlarını çocuklarını Osmanlı kültürü ve eğitimi ile yetiştirerek devlete ve saltanata bağlamak için (AŞÎRET MEKTEB-İ HÜMÂYÛNU) üniversitesini açtı.

Bu teşebbüste önemli bir maksad da dînîdir. 1878 senesinde yapılan Berlin Andlaşması ile hıristiyan tebeanın büyük bir kısmı Osmanlı Devleti’nden ayrılmıştı. Dolayısıyla devletin müslüman tebeası ekseriyet hâline gelmişti. Müslümanlar arasında kuvvetli bir birliğin kurulması, Osmanlı Devletinin hıristiyan Avrupa karşısında daha güçlü olmasını sağlayacaktı. Bu sebeble mektebde yetişecek müslüman idareci ve aydınların reislerinin çocukları, halîfeye ve Osmanlı Devleti’ne ısındırılarak, Avrupa devletlerinin Araplar arasındaki tahrik ve propagandaları te’sirsiz bırakılacaktı.

Aşîret mektebinin kuruluşunda bir diğer sebeb de idarîdir, Abdülhamîd Han, merkezî idarenin kontrolünden uzaklaşmış diger ırk ve idarecileri yeniden kontrol altına alarak, dağınık devlet otoritesini merkezî bir hâle sokmak istedi. Zaman zaman devlete karşı iç isyânlar ve karışıklıklar çıkmasına sebeb olan diger ernik gurupları kontrol altına almak, bağlılıklarını sağlamak, bu ince siyâsî düşüncenin tatbiki ile mümkün oldu.

Bütün bu sebebler neticesinde Aşîret mektebinin açılması kararlaştırılmış ve 5 Temmuz 1892 tarihli bir ferman ile kurulması için meârif (eğitim) nezâretine ve öğrenci te’mini için vilâyetlere (il) bildirilmiştir. 20 Temmuz 1892’de Nizâmnâmesi, programı hazırlanan aşîret mektebi 4 Ekim 1892’de Esma Sultan’ın oturduğu Kabataş’taki sarayda eğitim ve öğretime açıldı. Mektebe talebe olarak; Haleb, Bağdâd, Suriye, Musul, Basra, Diyârbekir, Trablusgarb vs. gibi vilâyetlerinden ve Kudüs, Bingâzi ile Zor sancaklarından dörder talebe alındı. Bu çocukların kabiliyetli ve muteber ailelerin çocukları olması ve 12 ile 16 yaş arasından seçilmesi şart koşuldu. Bunlar fevkalâde bir İhtimamla yetiştirildiler. Daha sonraki senelerde sayıları artırıldı.

İki yıllık öğretim programı daha sonra beş yıla çıkarılmıştır. Kur’ân-ı kerîm, fıkıh, ilmihâl gibi din bilgileri yanında; zamanın fen bilgileri, Fransızca, Türkçe, coğrafya, târih, edebiyat ve askerî dersler okutulmuştur.

Bu mektepde yetişen etnik gurup çocukları, aşiretlerine döndükleri ve aşîret reîsi olduklarında, aşîretlerinin Osmanlı Devleti’ne sadâkatini te’min ettiler. Aşîret mektebi 1907 senesinde o günkü ( abdülhamidha’nın tahtan indirilmesiyle) siyâsî fikir ve akımların te’sirine girmesi sebebiyle kapatıldı. talebeler memleketlerine gönderildi. Mektebin binası Kabataş Lisesi’ne devrolundu.

Kaynak; 1) Meârif-i Umûmiyye Nezâreti Târihçe-i Teşkilât ve icrâatı (M. Cevat, İstanbul-1338); sh. 338 2) Türkiye Meârif (eğitim) Târihi; (D. Ergin); cild-3, sh. 1180
3) Sultan II. Abdülhamîd’in Doğu Anadolu Politikası: sh. 97 4 ) İlğili Resim Prof Ekrem Bugra Ekinci

Osmanlı Devleti’nde Eğitim, Bilim ve Sanayi-Tüm Linkler;

http://yakintarihimiz.org/osmanli-devletinde-egitim-bilim-ve-sanayi-tum-linkler.html

Osmanlı Devleti’ndeki Üniversiteler;http://yakintarihimiz.org/fen-ilimleri-universite-bugunku-istanbul-universitesinin-temelini-meydana-getiren-darulfunun-sahane.html

Google Aramaları

  • D Ergin Türkiye Meârif Târihi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*