Son Haberler
Anasayfa » Genel » Milli Mücadele’de Kitle Katılımı Sınırlıydı

Milli Mücadele’de Kitle Katılımı Sınırlıydı

Milli Mücadele'de Kitle Katılımı Sınırlıydı1912 yılından beri ard arda gelen savaşlarda bir cepheden diğerine koşan emekçi halk, I. Emperyalist Savaşın sonuna gelindiğinde her bakımdan bitkin durumdaydı. Köylerde erkek nüfus büyük ölçüde erimişti. Bu bakımdan Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1914’ten 1923’e kadar geçen sekiz yılda, Müslüman nüfus %18 azalmıştı.

Fakat halk kırımına neden, sadece savaşlar da değildi. Ağır vergiler, ağa, eşraf, mütegallibe ve eşkiyanın baskısı ve zulmü, salgın hastalıklar ve açlık savaşlardaki kayıpları daha da büyütüyordu. Mustafa Kemal Nutuk’ta İzmir’in işgali karşısında halkın tavrıyla ilgili olarak; “Milletin bu haksız darbe karşısında
sessiz ve hareketsiz kalması elbette kendi lehine yorumlanamazdı” der.

Aslında halkın içinde bulunduğu durum onun yeni bir savaşa daha gönüllü katılmasına pek olanak vermiyordu. Her seferinde İslam dini ve Padişah için savaşa yollanan halk, bu sefer “vatan kurtarmak” için savaşa katılmaya niyetli görünmüyordu.

Osmanlı döneminin sonlarında savaşların yaptığı tahribatın boyutlarını hatırlamak için aşağıdaki alıntı uygun düşüyor: “Çeşme İlçesinin gençleri askerliklerini Yemen’de yapıyorlardı. 1908’de Çeşme’de 20-30 yaşlar arasında bir tek Türk erkeği kalmıştı. O da cüce idi. Bu yüzden Çeşmeliler haklı olarak, Yemen’e Çeşme
Mezarlığı adını takmışlardı…”

Kitlelerin gönüllü katılımı olmadığı için, mahalli âyan, eşraf, şeyh, ağa ve tarikat reisi ve din adamlarının prestijinden yararlanılarak, kısıtlı bir katılım sağlanabilmiştir. Milli Mücadele’ye kitle katılımının sınırlı oluşu, gerek Milli Mücadele, gerekse daha sonraki dönemde, özellikle de Cumhuriyetin kurulduğu dönemde, olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Kitle tabanının etkin olmayışı hareketin lider kadrosuna geniş bir manevra alanı bırakmıştır.

Bu, tüm düzenlemelerin kitleler dışıda ve onun etkinliğinden bağımsız gerçekleşmesine olanak vermiştir. Oysa, “bir ihtilalin en kuşku götürmeyen yanı, yığınların tarihsel olaylara doğrudan doğruya müdahale etmeleridir.” Milli Mücadele’den sonra mahalli eşrafın iktidar bloku içindeki konumu köylü kitlesi aleyhine olarak daha da pekişmişti.

Sabahattin Selek; “Daha kısa bir deyimle Milli Mücadele, hele bazı tehlikeli dönemlerde, halka rağmen yapılmıştı… Durum böyle olduğu halde bu harekete ‘Milli Mücadele’ denilmesi yanlış değildi. Çünkü mücadelenin insan kaynağım, ne şekilde olursa olsun halk teşkil etmiş ve maddi mali imkânlar halktan sağlanmıştır” diye yazar.

“Halka rağmen”, “halk yararına mücadele” yazarın bir buluşu değildir. Türkiye’de “Batı’ya rağmen Batılılaşmak”, “halka rağmen halk yararına devrim yapmak” garip ama yaygın bir saplantıdır.

Osmanlı yönetici elitinin bakış açışını yansıtır. Elbette böyle bir zihniyetin temelinde de halka güvensizlik yatar. Bu zihniyete göre, kitle hiçbir şeyi bilemez ve yapamaz; neyin onun yararına olup olmadığına bürokratik aydın karar verir. Böyle bir yaklaşımın gerici elitist bir dünya görüşünün ürünü olduğu açıktır.

Elbette yüzyıllarca halkı sömürerek yaşayan parazit “yenilikçi” Osmanlı bürokrasisi için, halkı değil, kendi sömürü olanaklarını kurtarmak esastır. Sömürüyü güvence altına alan düzenlemeler ilerici inkılaplar sayılamaz.

Fakat bir hareketin halk hareketi olup olmadığını belirleyen, savaşta insan kaynağını halkın teşkil etmesi değildir. Faşist hareketin tabanını da halk kitleleri oluşturur. Aynı şekilde emperyalist bir saldırı sonucunda da ölmeye ve öldürülmeye götürülen halktır; işçi ve köylülerdir…

Bir harekete halk harekeli olma niteliğini kazandıran, halkın (emekçi kitlenin), kendi kaderini tayin etmedeki bilinç ve kararlılığıdır, tarihin öznesi olmada ulaştığı seviyedir. Eğer siyasi harekete yön veren temel güç halk kitlelerinin siyasi tercihleriyse ve hareket kitlelerin yaşam koşullarını iyileştirici bir öz ve mesaj taşıyorsa, o zaman gerçekten bir halk hareketinden söz edilebilir…

Kaynak:Paradigmanın İflası – Fikret Başkaya

Google Aramaları

  • halkın milli mücadeleye katılımı
  • izmir Çeşme din adamları
  • milli mücadele dönemi kullanan kitle arcları
  • milli mucadeleye katilim oranlari
  • milli mücadeleye katılımı arttıran nedenler

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*