Son Haberler
Anasayfa » Köşe Yazıları » Milli Mücadelede Savaşanlara Ne Oldu?

Milli Mücadelede Savaşanlara Ne Oldu?

Milli Mücadele tasvirini bana kalırsa en güzel Kemal Tahir yapıyor; “Anadolu-Yunan savaşı belletilmek istendiği gibi bin yıllık tarihimizden ayrı bir Milli Kurtuluş Savaşı değildir. Bin yıldır süren Doğu-Batı boğuşmasının yüzlerce savaşlarından biri hem de küçüklerinden biridir.” (1)

Böyle olduğu hâlde Milli Mücadele neden kutsallaştırıldı? Bir kaç neden sayalım; yapılan inkılaplara dayanak olsun, bu inkılaplara  itiraz gelmesin ve şahıslar yüceltilsin. En büyük problemimiz de, Kazım Karabekir’in de en çok itiraz ettiği nokta olan bu savaşın bütün şerefinin Mustafa Kemal Paşa’ya bırakılması.(2) Halbuki durum böyle miydi? Kısa misaller vererek anlatmaya çalışalım;

Milli Mücadele’yi başlatan baş olarak beş komutan var. Bunlar; Mustafa Kemal, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Rauf Orbay… Kazım Karabekir ve Ali Fuat Cebesoy Anadolu’ya M.Kemal’den önce gelmişlerdi. İki paşada M.Kemal Paşa’yı Anadolu’ya getirmek için ikna çabalarına girişiyorlardı ancak M.Kemal Paşanın aklında Harbiye Nazırı olmak vardı. Ancak çabaları Mustafa Kemal’i Harbiye Nazırlığına taşımaya yetmedi ve ülkenin kaderine payitahttan müdahalede bulunma olanağını bulamadı. 1918 Kasımından 1919 Mayısına kadar tam altı ay süren iktidar kavgasında başarılı olamayan Mustafa Kemal, Sultan Vahdettin’in de görevlendirmesiyle 9. Ordu müfettişliğini kabul ederek Samsun’un yolunu tuttu.

Peki bu adamlara sonrasında ne oldu? Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Rauf Orbay İzmir Suikastı palavrasıyla tasfiye edildi. Burada enterasan bir durum var Rauf Orbay bu olaylar olmadan önce, olduğu sırada yurtta değildi ama ne hikmetse ceza aldı. Tabii bir de Sultan Vahdettin’in yurtan çıkmak zorunda kalması, trajik yurt dışı hayatı ve ölümü var.

Şimdi de I.Meclis’e ne olduğuna bakalım. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı 1920’de son toplantısını yapmış, üyelerinin bazıları İstanbul’daki İtilaf Devletleri tarafından tutuklanmış, önemli bir kısmı ise Ankara’ya gelmiş I.Meclis’i oluşturmuştur. Yani savaşı bu meclis yapmıştır. Bu meclis her kesimden insanın temsil edildiği yerdi. Meclis de M.Kemal’e muhalif, başları Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in olduğu II.Grup vardı. Grubun lideri Ali Şükrü Bey, M.Kemal’in korumalarından olan Topal Osman tarafından katledildi. Sonrasında Topal Osman’ın başına gelenler ise tam bir trajedi. Topal Osman gözden çıkarıldığını anlayınca M.Kemal’e baskın yapar. Topal Osman baskın sırasında kadınların evden çıkmasını ister. M.Kemal’de bu fırsatla çarşafa bürünerek kadın kılığında kaçmıştır evden.(3) Sonrasında  Topal Osman etkisiz hale getirilip kafası kesildi ve meclis kapısına ayaklarından asıldı.

Bu olaylar sonucu I.Meclis kapatıldı. II.Meclis’deki milletvekilleri ise M.Kemal tarafından seçildi.

Son olarak halk nasıl aldatıldı, onu inceleyelim. Sultan II.Abdülhamid Han  tahttan indirildikten sonra başa gelen Mason destekli İttihat ve Terakki Cemiyeti ülkeyi 1911 yılından itibaren başlayacak olan ve 11 yıl devam edecek savaşlar silsilesine soktu. Halk uzun süren savaşlardan bıktı.

Milli Mücadele de milletin nasıl ayağa kaldırıldığını Birinci Mecliste milletvekili, Milli Eğitim Bakanı ve Sağlık Bakanı olarak görev yapmış olan Rıza Nur şöyle açıklar: ‘‘Biz Padişah’ın vekilleriyiz. Onları, dini, milleti, devleti kurtaracağız. Gayrete geliniz. Din gayreti lazımdır! Çünkü bütün millet âdeta istisnasız, padişaha mutî (itaatkâr), dine merbut (bağlı), ‘padisah, din’ diyor, başka birşey bilmiyor.  Anadolu’dan bu esnadaki seyahatlerimde bizzat böyle propaganda yaparken bu sözlerin herşeyden müessir (etkili) olduğunu görüyorum. Aynı zamanda dini de ele alıyorduk. ‘Kur’an’i apteshane kâğıdı yapacaklar… Size şapka giydirecekler’ diyorduk.’’(4)

Millet Hilafet için İslam için bütün olumsuzluklara rağmen savaştı ve başarılı oldu. Peki sonrasında bu milletin uğruna savaştığı mukaddesatına saldırılması neyi gösteriyor. Sanırım bu paşaların tasfiyesinden, I.Meclis deki muhaliflerin susturulmasından daha ağır bir durum.

Öyle ki 1925-1950 dönemi, 900 senelik Müslüman hakimiyetindeki Anadolu’nun İslam’a, Müslümanlara yapılanlar dolayısıyla en rezil yıllarıdır.

Ramiz Bahtiyar – http://yakintarihimiz.org/ (03.05.2012)

Dipnotlar:

1. Kemal Tahir, “Yol Ayrımı”

2. Mustafa Armağan, Kızıl Pençe, s:110 vd.

3.  İpek Çalışlar, Latife Hanım 

4. Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım. c.3, s. 623

Google Aramaları

  • milli mücadele komutanları
  • www yakintarihimiz org
  • milli mücadele dönemi komutanları
  • cumhuriyet döneminde neler oldu
  • milli mücadeledeki komutanlar
  • milli mucadele donemi komutanları sırayla
  • cumhuriyet döneminde neler yapılmı
  • cumhuriyet doneminde neler olmustur
  • milli mucadelenin bas komutani kimdir
  • milli mücadele komutanlari neden küstü

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*