Son Haberler
Anasayfa » Genel » Mitolojik Bir Figür Olarak Atatürk

Mitolojik Bir Figür Olarak Atatürk

Mitolojik Bir Figür Olarak AtatürkGeçenlerde CHP’nin bir toplantısında “Cumhuriyet’in dediği olur” yazılı bir afiş asıldığı yer aldı. SHP lideri Murat Karayalçın ise Cumhuriyet’in değil halkın dediği olur diyor.

“Ben Atatürkçüyüm!” diyenlerin sayısı artıyor mu? Bilemiyoruz.
AK Parti halen birinci parti, Atatürk’ün partisi olan CHP’nin oyları da azalıyorsa Atatürkçüler sayıca artıyor olabilir mi?

Belki de Atatürkçüler hızla örgütlendikleri, kendi aralarında bölünüp yeni yeni örgütler kurdukları için artıyorlarmış gibi bir zanna kapılıyoruz. Son olarak Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe, “Atatürkçü Hareket” ismiyle yeni bir oluşum başlattı. Yol arkadaşları Atatürk Kültür Dayanışma Eğitim Vakfı (AKDEV) ve AKDEV’in Genel Başkanı Gül Karyaldız’mış. Görüyorsunuz işte. Atatürk Kültür Dayanışma Eğitim Vakfı yetmiyor aynı kişiler “Atatürkçü Hareket” başlatıyorlar.

SARI SAÇLAR, MAVİ GÖZLER

Gazeteler, İstanbul’da 50’ye yakın Atatürkçü dernek olduğunu yazdı. Atatürkçü dernek denilince akla sadece birkaç gün önce eski Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur’un başkan seçildiği Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) gelmesin. Haberde söz konusu edilenler, daha çok, faaliyetleri itibariyle Atatürkçü kabul edilen dernekler. Mesela Vatansever Kuvvetler Güçbirliği bu kategoride sayılıyor. Hem artık Batı karşıtı Atatürkçüler var ve bunlara ‘ulusalcı’ da deniyor.

ADD ise ta 1980’li yılların sonunda kurulan ve Türkiye’nin dört bir yanında örgütü olan bir dernek. Derneğin internet sitesine girdiğiniz an sizi dikkat çekici bir siyah-beyaz Atatürk resmi karşılıyor. Dikkat çekici çünkü hafifçe renklendirilmiş siyah beyaz fotoğraftaki Atatürk’ün gözleri masmavi parlıyor. Bir photoshop numarası yapıldığı hemen anlaşılıyor. Son dönem Atatürkçüler (ulusalcılar) ne kadar Batı düşmanı olurlarsa olsunlar sarı saçlardan ve mavi gözlerden vazgeçemiyorlar demek ki.

Bunun genele yayılan bir kompleks olduğunu düşündürten ise iki yıl kadar önce “Ordu göreve!” diyerek gündeme oturan Türksolu dergisinin halihazırdaki sloganı: “Atam, izindeyiz… Çelik bakışlarıyla yüreğimizi okşar, inancımızı biler Atamız her sabah; gözleri Akdeniz… Çünkü, aydınlık biziz, gelecek biziz, yarınlar biziz. Çünkü biz Türksolu’yuz, Atatürk Gençliği’yiz, Mustafa Kemalleriz… Çünkü biz şayak kalpaklı sarışın bir kurdun çocuklarıyız…”

KEMALİST İDEOLOJİ OKULU

50’ye yakın Atatürkçü dernek… Hepsinin ismini bilmek mümkün değil. Atatürkçü Düşünce Derneği’ni biliyoruz, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni de… Ülkü Adatepe de Atatürk Kültür Dayanışma Eğitim Vakfı’yla birlikte Atatürkçü Hareket başlatmış, tamam.

Araştırmamız sonucunda tespit ettiğimiz, Atatürkçü olma ihtimali yüksek bazı kuruluşların isimleri şunlar:

Atatürkçü Düşünce ve Laik Eğitim Vakfı, Türkiye Kemalistler Teşkilatı, Kemalist Strateji Dış Politika Topluluğu, Kemalist Parti, Kemalist Atılım Birliği, Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu, Atatürk Kültür Vakfı, Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü, Türk Milli Mukavemet Teşkilatı…

İsimlerinin içinde ‘milli’, ‘ulusal’, ‘kuvayı milliye’, ‘müdafaa’ gibi kelimeler geçen parti, dernek vb. kuruluşların çoğu aynı kategoride. Bu kısa araştırma sırasında karşılaştığımız ‘Kemalist Dava’ ve ‘Kemalin askerleri’ gibi kavramları garipsedik, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin “Kemalist İdeoloji Okulu” açma girişimlerini öğrenince ise açıkçası enikonu şaşırdık.

Bu konuyu ele almamızın nedeni Atatürkçü / Kemalist veya ulusalcı kuruluşların birdenbire artması değil.

Atatürkçülük demek, ‘akla dayalı laik düşünce’ demek öyle değil mi? Çağdaşlık, akılcılık, laiklik, Batıcılık…

Önemli Atatürkçülerden Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Kemalizm’i şu şekilde tarif ediyor: “…Atatürk, ‘En hakiki mürşit, ilimdir’ diyen adamdır. Kemalizm’in özü de buna indirgenebilir: Olguları akılcı bir tutumla inceleyip öğrenmek ve bu öğrenişten olumlu sonuçlar çıkarmak. Bu yöntemde, bilim dışı unsurların, putların, totemlerin, velveleye ve yaygaraya boğulmuş sahtekârlıkların yeri yoktur.”

KUTSAL BÖLGEDE HAYVAN OTARAN HAİNLER!

Sorun şu ki Atatürkçüler, Atatürkçülüğü bir süredir Mümtaz Soysal’ın dediğinin aksine belki de Atatürk’ün kemiklerini sızlatacak biçimde “bilim dışı” unsurlarla açıklar oldular.
Son örnek ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’nin bu yıl 10’uncusunun düzenlenmesi.
Her yıl Haziran ve Temmuz ayında Atatürk’e benzetilen bir siluetin Ardahan’da Karadağ’ın eteklerine düşmesi nedeniyle bir festival düzenleniyor. Damal Belediyesi’nin önayak olduğu festivalde bu “mucizevi” olayı izlemek üzere Türkiye’nin her tarafından kalabalık bir grup Damal’a geliyor. Marşlar söyleniyor, bağlılık bildiriliyor ve askerler selama duruyor.

Geçen festivallerin birinde CHP Ardahan Milletvekili Ersan Öğüt, bu kutsal bölgede bazı kendini bilmezlerin koyun otlatmasını ‘ihanet’ olarak nitelendirmişti:

“Böyle rezalet olamaz. Bu dağda hayvan otlatılması büyük terbiyesizlik. Bugüne kadar bu mucizenin çıktığı Karadağ neden koruma altına alınmamış. Ama ben 56 arkadaşımla birlikte Meclis’e bu bölgenin Milli Park olarak ilan edilmesi için kanun teklifi verdim. Şimdi bu kararın kısa sürede çıkmasını diliyoruz. Çünkü buradan geçen hayvan sürüleri zamanla siluetin çıktığı alanı yok edecek ve bu mucizeyi bir daha göremeyeceğiz.”

DAMAL’IN TEK FESTİVALİ
Belki inanmayacaksınız ama Damal Kaymakamlığı’na ait internet sitesinde ilçenin coğrafi özelliklerinin anlatıldığı bölümde “İlçemizin, en önemli doğal güzelliği Damal Dağları’na yansıyan Atatürk’ün siluetidir” diye bir ibare var. Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’nin Damal’ın tek festivali olduğunu hatırlatalım. Ve Damal Belediyesi bu olayı önce ulusal sonra da ‘uluslararası festivale’ dönüştürme beceresi göstermiş maalesef.

“CUMHURİYET’İN DEDİĞİ OLUR”

Geçenlerde CHP’nin bir toplantısında “Cumhuriyet’in dediği olur” yazılı bir afiş asıldığı yer aldı medyada. Dindar insanların “Allah’ın dediği olur” şiarına re yapmışlar akıllarınca.

Belki bir işgüzar yapmıştır da yönetim fark etmemiştir diye düşündük. Fakat CHP’nin bu sloganını tiye alan SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın bakın ne dedi: “Biz halkçı Cumhuriyetçiyiz. Bizim salonlarımızda ‘Cumhuriyetin dediği olur’ şeklinde bir afişe yer yoktur. Çünkü bizim salonlarımızda ancak ‘Halkın dediği olur’ afişine yer vardır. Halksız Cumhuriyet Cumhuriyet değildir.”

“ANITKABİR’İN MEKKE’DEN DAHA KUTSAL OLDUĞUNU ANLATMALIYIZ”

Ya Anıtkabir’in “Mekke”yle kıyaslanması meselesi.

Kıyaslayan belli ki Kâbe’yi kast ediyor. Haziran ayı sonunda Atatürkçü Düşünce Derneği’nin 9. Genel Kurulu vardı. ADD Genel Sekreter Yardımcısı Ersan Barkın’ın “Atatürk bizim tekelimizdedir” sözleri ADD’nin o zaman Genel Başkanı olan Ertuğrul Kazancı tarafından coşkuyla karşılanıyor. Bunlar da Genel Kurul’da konuşan ADD üyesi İsmail Akpar’ın sözleri:

“Biz siyasi erki ele geçirmeliyiz. Bunun yolu da halkı ikna etmektir. Ancak bu yolla millete gerçekleri anlatabiliriz. Millete gerçek anlamda Türk olmanın ne demek olduğunu bu şekilde anlatabiliriz. Bu şekilde insanlar aslında Atatürk’ün Anıtkabir’inin Mekke’den daha kutsal olduğunu anlarlar.”

“MUTLU DOĞUM HAFTASI KUTLU OLSUN”

Biliyorsunuz Diyanet İşleri Başkanlığı son yıllarda Hz. Muhammed’in doğum gününü “Kutlu Doğum Haftası” olarak kutluyor. Bu geleneğin Hıristiyanlardan devşirildiği söylenir ve Kutlu Doğum Haftası sürekli tartışma konusu olur bu nedenle. Diyanet’i örnek alan Kadıköy’ün CHP’li belediyesi ise Atatürk’ün doğum günü kabul edilen 19 Mayıs’ı bu sene “Mutlu Doğum Haftası” olarak kutlamaya kalktı. Billboardlara asılan ilanlarda 15-19 Mayıs tarihleri arasında Mutlu Doğum Haftası etkinlikleri yapılacağı duyuruldu. Belediyenin bu girişimi çok tepki alınca Belediye Başkanı Selami Öztürk, “Bu kutlamaların Kutlu Doğum Haftası ile bağlantılı hale getirilmesinin anlamı yok” diyerek kendini savundu.

Atatürkçü olarak bilinen sitelerde gezinirken karşılaştığımız “Kemalist Devrim mutlaka tamamlanacak” sözü de ister istemez, “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır” ayetini hatırlatıyor.

CHP’li Türkan Miçoğulları’nın, “Cennet, anaların ayakları altındadır” hadisiyle alakalı “Cennet, anaların ayaklarının altındadır diyen zihniyete karşı, Atatürk kadınların, sosyal yaşamda, çalışma yaşamında ve siyasal yaşamda hak ettikleri yere gelebilmeleri için öncülük yapmıştır” kritiği de bazı milletvekillerinin “Hz.Muhammed ile Atatürk’ü karşı karşıya getiriyorsun” eleştirilerine muhatap olmamış mıydı?

AHMET KEKEÇ: Kemalizmi dinselleştirme çabaları başarısızlığa mahkum

Kemalizm bir “düşünce pratiği” olması hasebiyle görece gevşek bir ideolojiydi. Sonradan, özellikle “Kadrocular” eliyle doktrinleştirilmek istenmiş, altı okun vücut bulmasıyla da kimi çevrelerce dinselleştirilmiştir/dinselleştirilmeye çalışılmıştır ama, bugünün dünyası için anakronik kaçsa da, önemli bir düşünce pratiği olma özelliğini koruyor. Kemalizmi marksizmden ya da bildik “izm”lerden ayıran da ( kimilerine göre üstün kılan da ) bu gevşek ideolojik yapısıdır. Nitekim, Mustafa Kemal, “Niçin düşüncelerinizi doktrinleştirmediniz?” sorusuna, her defasında aynı cevabı vermiştir: “O zaman donup kalırız…” Zaten Kemalizmi dondurma / dinselleştirme çabaları da (“Kadro hareketi” vb.) süreç içinde sonuçsuz kalmıştır. (Ahmet Kekeç’in Yeni Şafak gazetesindeki “Ben sorularımı sordum… Tartışacak varsa buyursun!” başlıklı yazısından alınmıştır.)

ABDURRAHMAN DİLİPAK: Kur’an-ı Kerim’den ayetler çıkarılacak yerine Nutuk’tan parçalar konulacaktı

1946 TDK sözlüğünde din maddesinde “Türkün Dini Kemalizm” yazılıdır.. Osman Nuri Çerman, Kemalizmi dinleştirmek için çok çalıştı. “Dinde Reform Kemalizm” isimli bir dergi de çıkarttı. Kur’an-ı Kerim’den ahkam ayetlerinin çıkartılıp yerine Nutuk’tan parçalar eklenmesini ön görüyordu. Türkün yeni amentüsü basıldı. Yıl 1928. Geliri Tayyare Cemiyeti’ne bağışlanan ve Hakimiyeti Milliye Matbaası’nda basılan amentünün girişinde şu ifadeler yer alıyordu: “Kahramanlığın örneği olan ve vatanın istiklalini yoktan var eden Mustafa Kemal’e, onun cengaver ordusuna, yüce kanunlarına, mücahid analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına iman ederim. İyilikle ve fenalığın insanlardan geldiğine, büyük milletimin medeni cihanda en büyük mevkii kazanacağına, hamaset destanları ile tarihi dolduran Türk ordusunun birliğine ve Gazi’nin Allah’ın en sevgili kulu olduğuna Kalbimin bütün hulusi ile şehadet ederim.” (Bir Başka Açıdan Kemalizm / Beyan Yayınları)

BU TAŞ DAHA KUDSİDİR KABENİN TAŞINDAN

Yakub Kadri Karaosmanoğlu, Cumhuriyet rejiminin ünlü ve önemli yazarlarından biridir. Daha önce Hakimiyet-i Milliye gazetesinin başyazarı olan Yakub Kadri, daha sonra CHP’nin yayın organı olan ve Hakimiyet-i Milliye’nin devamı Ulus gazetesinin yazarlarındandır. Cumhuriyetin 15.yılında yayınlanan ve Cumhuriyet matbaasından basılan CHP yayını “Şeref Kitabı”nın 24. sayfasında bakın ne diyordu: “…Ulu Şefimizin gösterdiği yoldan yürüyelim. Onun yolu bizi yalancı ahiret cennetine değil, hayata kavuşturacaktır.” Öyle ya “Ufukta sonsuzluğu çizen kudretli bir el / Göklere yükseliyor ilah gibi bir heykel / Bu varlığın önünde bir dakika dize gel / Bu taş daha kudsidir o kabenin taşından”dı değil mi?

Baykal amca siz bunları okudunuz mu: “Selanik’ten yüceldi ilahların bir eşi / Doğuşu ile kararttı sanki gökte güneşi / Bütün millet bir olup sarılmalı silaha / Kurtulmak, kurtarmakta hacet yoktu Allah’a” Vallahi de billahi de bunları sizin şeref kitabınızdan aldım..

ŞİMDİ İLAH OLDU VE YÜKSELDİ O

Bu gayretler yeni değil, dine karşı bir din, resmi ideolojiyi dinleştirme gayretleri yeni değil. Kabe Arabın olsun Çankaya bize yeter, ya da anıtkabirin Kâbe’den üstünlüğüne ilişkin iddialar eskinin devamı mahiyetinde… Mustafa Kemal ve 19 ile ilgili rivayetler de hep Mustafa Kemal’i bir efsane / mitoloji kahramanı haline getirmenin bir arayışı gibi gözüküyor.

Çerman, 60’lı yıllarda çok hareketli idi. 70-80’de bu saçmalıklar azaldı. 80’den sonra Kenan Evren döneminde bu gayretlerin yeniden canlandığını görüyoruz. 80 sonrası Din ve Ahlak Kültürü derslerinde, ayet ve hadisten daha çok Mustafa Kemal’in sözleri, Hz.Allah (cc) ve Hz. Muhammed’den (SAV) çok Mustafa Kemal ya da Atatürk adı geçiyordu. Bir ara “Tanrılaşan Türk Atatürk” ya da “Tanrı Türk” moda idi. Atatürk’ün Tanrı tarafından özel olarak görevlendirildiği anlatıldı, bir ara kerametlerinden söz edildi.. Hatta Behçet Kemal, bir dönem Mustafa Kemal için “Yurdu halkı her kim ol evvel ana / Her işi asan ede Allah ana / Millet adın zikredelim bir kere / Vacib oldur cümle işte Türklere” diye başlayan Mevlid bile yazdı ve yeni mevlidini de Süleyman dedenin ruhuna ithaf etti.

Emekli Albay Vahdet Sungur, Mustafa Kemal için “Şimdi ilah oldu ve yükseldi o” diyor bir şiirinde. Ve buna benzer daha onlarca örnek gösterilebilir. Öyle anlaşılıyor ki, dünden bu güne fazla bir şey değişmemiş. Birileri Kemalizm’i dinleştirmenin ötesinde Anıtkabiri de Türbeleştirdi ve şimdi de onun adına vecizeler, efsaneler uyduruyorlar.

GERÇEK HAYAT

Google Aramaları

  • gül karyaldız kimdir
  • atatürk ve mitoloji
  • Atatürkün gözleri mavi olan siyah beyaz fotoğrafı
  • atatürk mitolojik
  • gul karyaldiz kimdir ozgwcmis

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*