Son Haberler
Anasayfa » Kitaplardan Alıntılar » Müslümanlar Atatürk’ü Neden Sevmez.

Müslümanlar Atatürk’ü Neden Sevmez.

Tek Partili dönemde (Demokrasi ve Laikliğin tanımının yapılamaması ve san fransizko konferansı)

Atatürk’ün demokrasi getirdiğini, Laiklik getirdiği söyleyenleri yanıldığını söylemek isterim. Demokrasili döneme geçtiğimiz’de, Atatürk yaşamıyordu! Anlatayım da, yanlışınızı görün..

1946’da Amerika’nın san fransizko şehrinde bir konferans verildi, bütün dünya liderlerine davet gönderdiler. Bizden Hasan saka gitti.. Hasan saka’ya dediler ki, sisteminiz nedir?

-Biz dedi Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyetiyiz..

Adamlar dediki; böyle komik bir Laiklik ve Demokrasi olmaz!

Müslümanlar Atatürk'ü Neden Sevmez.

Neden dedi? Hasan saka.

Sizde bir parti var, onu’da siz seçiyorsunuz, her hangi bir namzette yok, oy da kullanılmıyor! Halkın seçme hakkı yok! Dendi..

Eeee napıcaz dedi? Hasan saka..

Siz dedi çoklu partiye geçip, insanlara alternatif sunacaksınız, halkınıza seçme hakkı vereceksiniz!

Bunun üzerine Hasan saka, mecburen başını eğdi, ne yapalım; dünya böyle düzen kurmak istiyor. Hitler herkesi yakmış, adamlar bir hitler daha çıkmasın dünya’da diye, ülkeleri demokrasiye davet ediyor.. Meğerse bizdeki demokrasi değilmiş, Mecburen dünya’ya ayak uydurmamız gerekiyor.. Döndü geldi ülkeye, dediki adamlar bizim bu sistemi beğenmiyor, dalga geçtiler benimle; Çoklu partiye geçmemizi istiyorlar..

Ozaman dediler bizden birisi parti kursun, aynı ideoloji de olsun ama 2. parti olsun halkta bunlardan birini seçsin.. Ama bu hesapları tutmadı ve bu yasanın çıkması ile sağ kesim atağa kalktı ve çoklu parti dönemi bu şekilde ortaya çıktı..

Velhasıl; Atatürk’ün Demokrasisi, toplumun demokrasisi değildi, sadece belirli bir topluluğu kapsıyordu; Çok partili dönemide Atatürk getirmedi, dünya konjonktürü sayesinde oldu bu.. Ne güzel memleket ya.. olmayan birşeyi olmuş gibi anlatılıyor.. : )
Peki bu topluluk dediğimiz, hangi topluluk?

Bu anlatacaklarım belki bir çok kişinin hoşuna gitmeyecek ama ben hiç bir zaman kişilerin gönlünü hoş tutacak yazılar yazmadım.. Ama bu söyledikleriniz geçmişin getirdiği zulümlerden kaynaklanıyor. O yüzden geçmişe gitmekte fayda var..

Aziz nesin, Atatürk hakkında hürriyet gazetesine verdiği yazısında, aynen şunları söylemiştir;

Her kim, Atatürk’ü seviyorum ama müslümanım diyorsa, ya ahmaktır ya da yalancıdır diyor.. ve ekliyor; Atatürk din lehine hiç bir şey yapmamıştır, bilakis Aleyhine çalışmalar yapmıştır. Müslümanım diyen biri, asla Atatürk’ü sevmez diyor ve yine ekliyor; Neden sevsin ki?

Aziz nesinin bu söylediklerini araştırmayalım. bu söylediğini araştırmak için, Sadece sorusunu araştıralım,

nedir bu soru?
Neden Sevsin ki? Sorusu..

O halde, neden sevsinki soruna hep beraber bakalım;

Cumhuriyet halk partisi ittihati terakki’nin devamıdır. İttihati terakki cumhuriyeti kuran, kadro kadar müstesna fırsatlar elde edemediği için, din aleyhtarı görüşleri kekeme bir üslupla konuşmuştur.. Fakat taraftarı olan gazetelerde bunları daha sarih olarak görmekteyiz. Eğer ben bu kemalist recmin farik fasıfları diyerek sıralayacağım esasları.. Ki, bunları laiklik denen maddenin, aslında ladinilik olduğunu ve alameti olarakta sadece bunun bile öteki fasıflara ittiva edebileceğini anlatabilseydim bu işin evveliyatını söyleyecektim…

O zaman kemalist inkilabın ilham kaynaklarını Abdullah cevdetleri, o devrin din karşıtı insanlarını, onların programlarını ve b inzı söyledikleri sözleri inceleyeceğiniz.. Burada bununla ilgili bildiklerimin sadece %2’sini koyduğumun altını çizerek, şurada anlatıkllarımı viewtopic.php?f=2&t=14349&start=60 onuya ekleyip bu söylediklerimin ve söyleyeceklerimin doğruluğuna işaret etmek isterim..

Bu bir sosyal gelişme.. Bunun arka planı böyle, birde kaderi planı vardır. Müslümanlar bu dinsiz kadronun tokatına müstehak olmuşlar.. Dinsiz diyorum kendileri bunu açıkça

söylüyorlar.. Allah bu kadronun onların önünü açmıştır.. Ruhsat olarak tecceli etmiş.. Burada sıraladığımız meselelerin herbirisini sual ile cevaplasam buraya sığdıramam 90 yıla dayandı, maruz görünüz.. Ama şu mesele mühim; Cumhuriyet Halk Partisinin hikmeti vücüdu “İslam dininin tesirini sözde, devlette gerçekte ise, hem devlette hemde efradı millete sıfırlama programıdır..” Bu ittihat terakki ile başlamıştır..
82 senesinde Temyiz mahkemesi, bir davada diyor ki; Bir üniversite öğrencisi, başını örf icabı örtüyorsa veya soğuktan korunmak maksadı ile örtüyorsa, bunun laiklikle hiçbir alakası yoktur.. Eğer bunu din emrediyor diye örtüyorsa, bu laikliğe aykırıdır.. demiştir. Bunun Laiklikle hiçbir alakası yoktur! Olsa Fransada Laik.. gelelim günümüze.. Şimdi bugün şu başörtüsü laikliğe aykırıdır, bununla ilgili bir hukuki tasarruf yapacak olanlarda bunun akıbetine katlansın diyen bir başsavcının, zihniyetini tahlil edersen, aynı din karşıtı görüşün devam ettiğini görürüz. Örnek; -> Chp…

Chp başka partiye benzemez devletin kuruluş felsefesi, halk partisinin 6 okudur.. 6 ok da bu partinin ruhudur.. “6 ok, bir parti amlemi” ama meclisin alnında asılıdır.. : )Gelelim dindar kesimin Atatürkü, ve kemaliz mi benimsememesine;

Müslüman birini düşünün ve şunları ona benimsetmeye çalışın.. Aziz nesinin ne demek istediğini daha iyi anlarsınız..

Aşağıdaki yazılar Atatürk’ün el yazıları ve hatıratlarda yer alan yazılardır..Doğu perinçek Atatürk karşıtı bir adamdı.. Fakat, Atatürk’ün el yazılarını, onun din hakkında söylemlerini okuyunca, bedbaht olmuş ve kemalizme yönelmiştir.. Bu arada Doğu perinçek “Ateisttir..”

Gelelim Atatürk’ün söylemlerine;
Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır.. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk Milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz. Türk’ler Arap’ların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türk’lerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir şekilde tesir etmedi.. Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed’in kurduğu dinin gayesidir..

Atatürk’ün söylemi doğru değildir, neden? Sözde Türkler, Asırlarca yıl şeriatle yönetilmişte, batıl olduğunu anlayamamış.. Hem de süper güç olarak! : )

Şuraya dikkat ediniz.. Özellikle..

 

Hırkasıdır diye bir palaspareyi hilafet alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular halife oldular. Gah şarka, cenuba, gah garba veya her tarafa saldıra saldıra Türk Milletini Allah için, peygamber için, topraklarını, menfaatlerini benliğini unutturacak, Allah’a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular. Milli duyguyu boğan, fani dünyaya kıymet verdirmeyen, sefaletler, zaruretler, felaketler, his olunmaya başlayınca, asıl hakiki saadetin öldükten sonra ahirette kavuşacağını vaat ve temin eden dini akide

Peygamberimizin Hırkasına Palaspare, Dine ise, Din-i akide diyor.. Milliyetçiğili, islamdan üstün tutulduğu açıkça görülmekte…

Atatürk söylemlerine devam ediyor;

Dini ve “namusu” olanlar kazanamazlar, fakir kal maya mahkûmdurlar. Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız. Partiyi, bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz. Bu suretle kalkınma kolay ve çabuk olur.

Görüldüğü gibi, yukarıdaki dini sıfırlama programı söylemlerimle karşılaştırıldığında, sözlerim boşa atılmış hipotezler değil; Her birinin arkasında yüzlerce delili vardır.. Ne diyor namusu olanlar, kazanamazlar..

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;

Evet Karabekir, arap oğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur’an’ı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutacağım. Ta ki budalalık edipde aldanmakta devam etsinler…Burada daha anlalışır şekilde ne yapmaya çalıştığı görülmektedir..

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;

“Muhammed’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir. İslam ananesinde bu ayetlerin Muhammed’e Cebrail adında bir melek vasıtasıyla Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur. Muhammed birdenbire Allah’ın resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, Arapların ahlak ve adetlerinin pek fena ve iptidai ve ıslaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları ıslah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur.”

Vahiy inmemiş sadece fikri doğmuş, ortaya böyle bir iddiaa atmıştır diyor.. : )

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;

“Din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka bir şey değildir. Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. Tüm dönemlerde toplumun kutsallaştırdığı boş düşüncelerden tehlikesizce sıyrılmak imkânsızdır.”

Atatürk, Söylemlerine devam ediyor;

“Muhammed uzun bir devirdeki tefekkürlerin mahsulü olan ayetleri lüzum ve ihtiyaçlara göre takrir ediyordu.” “Arabistan’ın muhtelif yerlerinde insan heykellerinden ve nebat resim ve suretlerinden ibaret ağaçtan ve taştan putların muhafazasına mahsup yerler vardı. Muhammed’in neş’et etmiş olduğu Mekke’de ki Kabe denilen mabet bu yerlerin en büyüklerinden idi. İbrahim oğlu İsmail ile birlikte Kabe’yi bina etmişlerdi. Cebrail kendilerine o zaman beyaz ve mücella olan Haceriesvedi getirmişti, bu taş sonradan günahkarların ellerini sürmelerinden dolayı kararmıştı. Bunların hepsi, bittabi sonradan uydurulmuş masallardır.”

Görüldüğü üzere söylediklerinin, Müslümanlıkla ne tür ilgisi-alaka sahibi olduğu, nasıl bir dindar olduğu ortaya çıkıyor. Milletin din-i inanışına, peygamberine, kur’anına nasıl yaklaştığı ortada.. Aynı kafanın bugün forumda devam ettiğine şahit olmuşsunuzdur..

Bakalım ismet inönü bu konuda ne söylüyor;

İsmet İnönü; Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlamak değildir. Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi.(ki zor da değildir. 2 ayda, 6 yaşında çocuklar çok rahat öğrenebiliyor ‘A.B’)

Uzun yıllar devlet eğitim sorununa eğilmemiş, kütlesel eğitime önem vermemişti. (uzun süren harblerden dolayı (A.B’. ) ; vermiş olsaydı şüphesiz ki daha yüksek olurdu. Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.

Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”

Şurada anlatılanlarda O zamanın bir Gazetesinden;

Din’de yapılanlar kabul edilemez. Allahın, Peygamberin, Kitabın, Dinin, Kubbenin Mihrabın, Ecdadın, nihayet Şehid Mehmedciğin razı olup olmadığı sorulmadan, emrolunan işlerin başlıcalarından birine ait hikaye, etrafına aldığı, Hafızları, Müftüleri, vekilleri, meb’usları, gazetecileri, halk kalabalıklarını ve (Hakimiyet Milletindir) düsturuna yapışık demokratik ölçülerden ibaret yardımcı unsurlar ile ve riyazi bir katiyetle (berveçhibala’dır.) Hüküm ve takdir sizin… Yerebatan camiinden başlanarak, cami, böylece yere batırılmak istenmiştir.

Kimse kendisini kandırmasın : )

Bazıları suçu Osmanlıya atmaya kalkıyor ama Müslümanlar neden sevmez konusuna değinmiyorlar bile, buda mantıksız yaklaşımların eseridir.. cumhuriyet olmasa, sen bunları yazamazdın diyen, bazı arkadaşımıza istinaden, şu yazılarımın dikkatle okunmasını arz ederim..Osmanlı devletinin en “ağır” dönemi, Abdulhamit dönemidir.. Ermeni vatandaşı olan bir zat, Abdulhamitte bıçaklı saldırıda, bulunmuştur.. Bu hareketi hasıl olamamıştır.. Bunun üzerine dönemin yazarlarından bir yazar, yazısında tüüü, öldüremedin mi diye bir yazı yazmıştır.. Bırakın tepki almasını, evine polis dahi gitmemiştir.. O dönemin yazarıda Teyfik Fikrettir.. Burada kimseye, Tarih dersi vermeye çalışmıyorum ama yanlış, çerçeveden baktığınızıda hatırlatmak isterim.. Bunu yazıyorum, çünkü ecdadımız olan osmanlıya, haksızlık etmeyelim.. Bunun gibi yüzlerce örnek verebilirim..

Tarihi “salt” sözlerle irdeleyenler, bakın görüyor musunuz; Osmanlının izinden giden Ülkelerin hali ortada.. Böyle bir savunmayı 5 yaşında çocuk yapmaz.. Neyse biraz yazalımda, bilgilensinler.. Türk Milleti’nin teessüsünde müessir olduğu görülen tabiri ve tarihi vakıalar şunlardır;

A- Siyasi varlıkta birlik
B- Dil birliği

C- Yurt Birliği
D- Irk ve menşe birliği
E- Tarihi karabet
F- Ahlaki karabet

Yukarıda görüldüğü gibi Atatürk, 6 ayrı tarihi vakıa saymakta ve bunların arasında din birliği gibi milyonları etkileyen olguyu dahil etmemektedir. Kendi tarihine karabet, ahlakınada karabet diyerek, Türk birliği dememekte, ırk birliği demektedir..

İşin mantığına indiğimizde Müslümanlar ümmetçi bir kafaya sahiptir.. Bunları benimsemesi, müslümanlıkla örtüşemez.. Tarihe göz gezdirdiğimizde, Azeri kardeşlerimizi, Rusların sömürüsü altına bırakmış, Türkmenistanı keza öyle, Kafkas keza öyle, özbekistan keza öyle; Ama tarihi bilmeyen, salt düşünce içinde olanlar nedense, “Petrol” cenneti olan, dış güçlerin yıllarca sömürdüğü ülkeleri; Osmanlı izindeler gibi göstermekle ne tür bir saçmalıktan bahsettiğinin farkında bile olmamaktadır.. Ne oldu sonunda? Karabet, yakınlık dedik ve sömürülmelerine göz yumduk, bu mu karabet?

Bunlar bize yobaz desede, tarihi ve siyasi bilgimiz ile her zaman bildiklerimizi “Osmanlı tokatı” gibi suratlarına çarpmaktan azla vazgeçmeyeceğiz..

Ateistler, Atatürk’ün ulusalcığını kalkan olarak kullanır, çekiştirir, sol görüşlüsü totalizm’in vermiş olduğu fanatikleşmeyle, Atatürk’ü din-i bütün olarak kendi safına çeker.. Ama

Atatürk’ün bu görüşleri için Chp’ye oy veren Ateistleri, sırf kemalist diye, aynı partiyi destekliyor diye, sesini çıkarmaz; Bir ateistin kolundan tutupta, ya kardeşim, sen Atatürk’ün partisine neden oy veriyorsun? Demekten, ona soru sormaktan çekinir.. Ama iş Ak partiye geldiğinde, neden oy veriyorsunuz, ülkeyi ne hale getirecek, bunlar dindar yobazlar diyerek, soru yağmuruna tutarlar..

Sözüm ona din-i olarak kimseyi eleştirmezler ama ülkenin %50’sinin oy verdiği partiye, neden oy veriyorsunuz sorusunu yöneltirler, bu kesimide yobaz ilan ederler, kafaya bakınki, ülkesinin %50’sini nasıl bir statüye oturtuyorlar.. hani sözde özgürlükçüler ya.. Ama Ateistin Atatürk’ü neden sevdiğini sormaktan çekinip, Dindar kesimi yobaz ve tehdit olarak algılayıp, kendi Milletine çirkin yakıştırmalar yapmaktan kendilerini alı koyamıyorlar.

Birbirlerinin sırtını sıvazlamaktan, pohpohlamaktan kendilerini hoşnut ederler.. Suçu’da Ak parti, Cumhuriyeti yıkıyor diyerek, yaygara kopartmaktan, Atatürk’ün ulusalcı söylemlerini, prensip sözlerini, Atatürk’ün gençliğe hitabesini kendilerine yontarak, kendilerine misyon edindikleri sözleri, büyük bir hırsla, öfkeyle dindar kesime, “Milletin” seçtiklerine yöneltmeyi iş edinerek, kendilerini sıkılmadan Milliyetçi ilan ederler..

Şimdi ben bunları söyledim diye, göreceksiniz ki, her iki kesiminde hışmına uğrayacağım ve bunları söylememe rağmen hâlâ birbirlerine soru sormayacaklardır ve yazının doğruluğunu araştırmak yerine, yazının bir yerlerinden kırpıp, netron sen yanılıyorsun diyeceklerdir.. Atatürk’ün kendi ağzından ve arkadaşlarının söylediği şeyleri, yalanlayacak kadar bakar kör olduklarını, bir kere daha ispat edeceklerdir…

Hiç merak ettiniz mi? Sorduğunuzda ben din ile ilgilenmiyorum derler ama bugüne kadar sağ kesime asla ama asla oy vermezler neden? Çünkü Chp daha cazip geliyor.. Bunlara sebep, Atatürk’ün din için söyledikleri ve yaptıklardır.. Bunlar hayatlarını garanti altına almak için, Atatürk’ü kendilerine kalkan yapıyorlar.. Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde bir üye, dine hakaret etmiş, kalkan olarakta Atatürk’ün resimini koymuştu.. Bir tane Sol görüşlü müslümanda, sen Atatürk’ü kendi hakaretlerine alet edemezsin demedi.. Buda demek oluyorki, Ataist kesim Chp içinde kendine yer etmiştir.. Chp’nin iktidar olamamasının tek nedeni budur.. Partisinin bu kafalardan kurtarmadığı sürecede iktidar olamayacaktır..

Sağ kesim asla ama asla Atatürk’ü bir kalkan olarak kullanmadı, karşısında oldu ama asla kalkan olarak kullanmadı.. Sağ kesim Tarihinin önünde kendisini kalkan olarak kullanır.. Ömrüm bu sol kesimin, bu tavırlarını sorgulamakla geçti ve geçiyor.. : )

Bu adam kim ya, böyle deyipte, üstüme gelmek isteyenler, bundan sonra beni tanıyorsunuz işte; Ben haksızlığa gelemeyen, gerçekleri irdeleyen bir adamım.. Sivri dilim bazılarının hoşuna gitmez, nabza göre şerbet vermeyi, gerçeklerin üstünü örtecek şekilde kişiliğe bürünmekten sakınırım, ne mutlu bunu taşıyanlara.. Kimileri bu düşünceyi taşıyorum diye, bana kafir desede, forumda hakaret ettiğimi söyleyip, beni banlayanlara nispet, kilosu kaçaysa bu BANIN, yazılarım bu gibi ucuz hareketleri fazlasıyla ödeyecek kapasitededir..

Beni susturmanın yolu banlamaktan geçiyorsa, buna sadece gülerim.. Bu söylediğime savunma gerçekleştireninde alnını karışlayacağımdan şüphesi olmasın.. : )


İslam-ı ölçüsüzce değerlendirenlere nispet, ideolojisini bunun önünde tutanlara nispet..İslam’da Ölçü mü?

İslam’da Ölçü şudur;

Beninki benim, seninki de senin; Bu ŞERİATTIR.

İkincisi: Seninki senin, benimki de senin; Bu TARİKATTIR.

Üçüncüsü: Ne seninki senin, ne benimki benim; Herşey Allah’ın Bu da HAKİKATTIR.

Şu sözüde aklınızın bir köşesine kazımakta fayda görüyorum;

Doğruları söylemeyen, şerefini kaybetmeye mahkumdur Hz. Ali r.a…

Şimdi en başa dönerek, Aziz nesinin sorusunu Tekrar soralım;

Neden sevsin ki?

Teklif Dergisi, Sayı 6..
Aziz nesin..

Atatürk’ten Düşünceler, Derleyen: Prof. Enver Ziya Karal..

Prof. Afet Inan, Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün Elyazıları.

Tarih, c. 2, Orta Zamanlar, Devlet Matbaası, Ist., 1931..

Prof. Afet Inan, Medenî Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün Elyazıları.

Prof. İlhan Arsel, Teokratik Devlet Anlayışından Laik Devlet Anlayışına..

İsmet inönü hatıratları..

2000’ne doğru dergisi…

TCK’nın 5816 numaralı hükmüne takılabilme ihtimaline binaen alıntının bazı yerleri nokta nokta ile geçilmiştir.

Bkz. Ahmed Reşid Rey (H. Nazım) Gördüklerim, Yaptıklarım, İst.1945 Sh. 199

Gariptir ki, Sevr’den proje olarak bahsetmek bize mahsus değildir. Ondan Sevr-Lozan mukayesesi suretiyle
Lozan’ı temize çıkarmak peşinde olan M. Kemal (Bkz. Nutuk An. 1927 Sh.403-404) ve hatta Lozan başmurahhası İnönü
(Bkz. İnönü’nün Hatıraları, Ulus gazetesi 24 Temmuz 1968 tarihli nüsha) “Proje” sıfatını kullanarak bahsetmektedirler.

Operatör Cemil Paşa, Canlı Tarihler II, İstanbul 1945, sayfa 133-134’de
Feridun Kandemir tarafından kaleme alınan Rauf Bey’in hatıralarına bakarsanız O’nun İngilizler’e Osmanlı Meclis-i Mebusanını bastırmakla iftihar (!) ettiğini görürsünüz!..

Bkz. İnönü’nün Hatıraları Ulus Gazetesi S. Nisan 1969 tarihli nüsha.

Bkz. Dr. Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım C. 3 sh.1056

Bkz. Dr. Rıza Nur adı geçen eser sh. 98

Google Aramaları

  • atatürk neden sevilmez
  • atatürkü neden sevmiyorlar
  • atatürk neden sevilmiyor
  • atatürkün dine hakaretleri
  • kürtler neden atatürkü sevmez
  • atatürk karşıtı yazılar
  • atatürkü neden sevmiyoruz
  • doğu perinçek atatürk ve din
  • din karsiti sozler
  • müslümanlar atatürkü neden sevmez

13 yorum

  1. Bu yazının tamamı bana aittir.. netr0n..

  2. netr0n :
    Bu yazının tamamı bana aittir.. netr0n..

    Dostum yazın için teşekkür ederim belli ki baya uğraşmışsın ama

    “Muhammed’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir. İslam ananesinde bu ayetlerin Muhammed’e Cebrail adında bir melek vasıtasıyla Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur. Muhammed birdenbire Allah’ın resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, Arapların ahlak ve adetlerinin pek fena ve iptidai ve ıslaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları ıslah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur.”

    gibi yerleri galiba Zafer dergisinin bir sayısında 1035 Tarih 2 Lise kitabından almışlar oradan okumuştum. Bunları kamalın yazdığının delili nedir.

  3. Beyefendi Ben Bu Ülkenin Bir Kürt Genci Olarak Sizi Tebrik Ediyorum. Kürt ve Türk Halkını da Birbirine Düşman Eden Kemalizm ve Kemalizmin Toplumumuzda Yaptığı Manevi Tahribat, Sizin Gibi Gerçekleri Gören ve Anlatan İnsanlar Sayesinde Elbette Düzelecektir. Şuna İnanıyorum Türk Halkı O kadar Büyük Bir Millettir ki Bir İnsanın Benliğine İndirgenemez. Bunu Kürt Bir Kardeşiniz Olarak Söylüyorum. Türkiye Cumhuriyetinde ki İki Büyük Halkın Arasına Nifak Sokan, Aramızdaki O Güçlü Din ve Kader Kardeşliğini Bozan Mustafa Kemal Atatürk ve İttihat Terakki Zihniyetinin İzleri Bu Ülkemizden Elbette Bir Gün Silinecektir. O Zaman Bu Ülke Müreffeh ve Barışın Tesis Edildiği, İlim ve Bilimin Yanında Nesillerimize O Mukaddes Maneviyatımızın da Zuhur Ettiği Güzel Bir Türkiye de Yaşamak Dileğiyle…..

  4. @maydın
    “Muhammed’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir. İslam ananesinde bu ayetlerin Muhammed’e Cebrail adında bir melek vasıtasıyla Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur.”

    Sadece burası dönemin ders kitaplarında geçer diğer yazılar M.Kemalin kendi el yazılarında geçmektedir..

  5. Ömer dikkat ettimde Türkiye CUMHURİYETİ diyorsun cumhuriyet laiklik ve demokrasi olmadan imkansız gibi birşeydir. Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı eğer acaba sen bu yazıyı bir müslüman olarak yazabilecekmiydin merak ediyorum doğrusu. Peygamber efendimiz buyurmuştur: ”İnsanların en hayırlısı, başkalarına hayrı olandır.” Belli ki size göre koca bir devleti kurtarmak hayır değildir. Bir tarih öğretmeni olarak Atatürk’ün böyle sözler sarfettiğini hiç duymadım. Ulu önderimiz cahil derken sanırım sizden söz ediyormuş. Yazık ki hurafelerin esiri olmuşsunuz. Allah akıl fikir versin ne diyeyim yani…

  6. Cumhuriyetin ilanından önce yeni Türk Devletinin ilk siyasî partisi “Halk Partisi” adı altında (daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi adını aldı) 23 Ekim 1923’de resmen kurulmuştu. Başkanlığına da Mustafa Kemal Atatürk seçilmişti.1945 yılına kadar siyasî parti kurma denemeleri ne yazık ki başarılı olamadı.

    İkinci Dünya Savaşının bitiminden sonra çok partili yaşama geçme eğilimi güç kazandı. Bu dönemin ilk siyasî partisi 18 Temmuz 1945’de ”

    Milli Kalkınma Partisi” oldu. Daha sonra da 7 Ocak 1946’da “Demokrat Parti” kuruldu.

    14 Mayıs 1950’de yapılan seçim sonucunda, 487 milletvekilliğinin 397’sini kazanan Demokrat Parti, 24 yıl kesintisiz iktidarda kalan Cumhuriyet Halk Partisinin yerine iktidara geldi. Demokrat Parti iktidarı, 27 Mayıs 1960’da yapılan askeri darbe ile sona erdi.

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde birden fazla partinin katıldığı ilk seçim ise, 21 Temmuz 1946 tarihinde yapıldı. Bu seçimle birlikte çok partili hayat kısa sürede benimsendi. 1950 yılına kadar ülkede 25 siyasî parti daha kuruldu.

  7. Kemal Bey Tarih Öğretmeni olup “Atatürk’ün böyle sözler sarfettiğini hiç duymadım” söyleminiz, hem zaman açısından yanlış hem de bir Tarih Öğretmeni olarak eksiğiniz olarak duruyor.

    Böyle sözlerini zaten yaşınız gereği duyamazsınız. En fazla yazılı kaynaklardan okuyabilirsiniz. “Okudum ancak güvenmiyorum bu kaynaklara” derseniz anlarım, hiç duymamanız ise Atatürk ile aynı dönemde yaşamadığınız için normaldir.

    Diğer açıdan, Atatürk Orman Çiftliğinde Bira Fabrikasının işletmesi yine Gazi M.Kemal Atatürk’e aitt değil miydi?. Dini bütün birinin “bira işletmeciliği” yapması zaten düşünülemez.

    Ben ne dönemin hükümetine prim verilmesinden yanayım, ne de geçmişte olan gerçeklere “duygusal” yaklaşarak “yalaaan” diye körükörüne inkardan yanayım. Adam dini bütün değilse, faaliyetleri ile zaten belli etmiştir. Bunu inkar etsekde böyle, etmesekte böyle.

    Madem Dini bütün bir Müslümandı, nedir bu kavga?. “Tarih Öğretmeniyim” demeseydiniz iyiydi. “Ben duymadım” demek ile Ermeni sorunu da kalkmıyor. “Ben duymuyorum” demek ile bugün neden şehid olduğunu anlayamadığımız, doğudan-batıdan insanımızı kaybetmemizi de. Atatürk Cumhuriyetinde fakir fakirdi, karşıt görüş dediğimiz kişiler yönetime geldi, yine fakir fakirdir ve açtır. İşte gerçek…

  8. İslama saygısı olmayan, dinsiz adam neler yapmış öyle. İnsanlar dinini anlasın diye, kur-an’ın meali ve tefsirini yaptırmış.(Hala en güvenilir kaynak olarak kullanılır) Meclisin açılışını özellikle cuma gününe denk getirip bir de bütün şehirlerden okunan hatimlerin toplu duasıyla, kurbanlarla açılışı yaptırmış. Üstelik bir de oturup bir yığın konuda hutbeler yazdırmış. Ömrü yetseydi belki kendisi değiştirecekti ancak, ulemadan fetva alıp Türkçe’ye çevirttiği ezanı halk sevmedi. (Zaten onu da Türkçe sevdasıyla yaptırmıştı) Dini kendi çıkarları için kullanıp, çoğu da ajan olan hocaları öldürmeyip de ne yapsaydı? Hapse atıp beslese miydi?
    Dindar insan olmak başkadır, dine saygılı insan olmak başkadır. Sanırım siz İstiklal Harbi’nden kaçan yığınla insanlarla ya da onların torunlarından bu söylemleri duydunuz. O zamanki hainlerin torunları bugün hala yaşıyorlar değil mi?

  9. yazınınızı okuyupda ınsanaın helede turk ınsanının kanının donmaması ıcten degıldır mılletın cehaletıne guvenıp daha ne kadar dın tuccarlıgı yapabıleceksınız 50 yıldır bu ulkeyı sureklı sag partıler yonetmıyormu son 10 yıldakı ıktıdar bu ulkeye ne verdı kın nefret ve guclu bır terorızmden baska sımdı yıne aynı terane dın tuccarlıgına devam sızın gıbı beynı kokusmus ınsanları atamızı agzına almadan once pıs agızlarını yıkamalıdırlar artık bu vatanı bolmedekı son evre ataturke saldırı oldugunu buyuk turk mılletı anlamıstır sızler musluman felan degıl turk mılletı ve devletı dusmanlarısınız ataturk sızlerı bu tehlıkelerı seksen yıl evvel turk genclıgıne haber vermıstır ve bız turk genclıgı olarak bılıyoruzkı muhtac oldugumuz kudret damarlarımızdakı asıl kanda mevcuttur

  10. kemal :Ömer dikkat ettimde Türkiye CUMHURİYETİ diyorsun cumhuriyet laiklik ve demokrasi olmadan imkansız gibi birşeydir. Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı eğer acaba sen bu yazıyı bir müslüman olarak yazabilecekmiydin merak ediyorum doğrusu. Peygamber efendimiz buyurmuştur: ”İnsanların en hayırlısı, başkalarına hayrı olandır.” Belli ki size göre koca bir devleti kurtarmak hayır değildir. Bir tarih öğretmeni olarak Atatürk’ün böyle sözler sarfettiğini hiç duymadım. Ulu önderimiz cahil derken sanırım sizden söz ediyormuş. Yazık ki hurafelerin esiri olmuşsunuz. Allah akıl fikir versin ne diyeyim yani…

    Kemal bey Tarih öğretmeni olduğunuzu söylemişsiniz.. Bizim öğretmenlere saygımız sonsuzdur fakat insan bildiğinin öğretmeni, bilmediğininde öğrencisidir..

    1- Cumhuriyet olmadan Laik ve Demokrasi olmadan imkansız gibi bir şey söylemişsiniz.. Ben şu an size bir kaç tane ülke sayabilirim : )

    2- Osmanlının içerisinde 2 tane Cumhuriyetle yönetilen bölge vardır!

    3- Bizim Kurtuluş savaşıyla bir problemimiz yoktur.. Zaten adının Kurtuluş savaşı olmasıda manidardır.. Girmememiz gereken bir savaşa sokulduk.. Abdülhamid, yaverine göreceksiniz bu ittihatçiler rusya ve ingilizlerle savaşa girerse, bu ülkenin bölüneceğine şahit olacaksınız demiştir… Sonuç ortadadır..

    4- Bu millet o savaşı Din ve İman gücüyle kazanmıştır.. 250.000 şehitten bir tane kahraman çıkarmak saçmalıktır.. Dr. Rıza nuru bile sevmezsiniz, o da bir kahramandır..

    5- 250.000 Çanakkalede şehit verdiğimiz söyleniyor.. Kemalizm ideolojisi kendi yurdunda 12 milyonluk Türkiye nufusunun 500 binini Katletmiştir… Bugün kendi halkının savaş açtığı Esad’e lanet ediyorlar.. Ancak, kendisine savaş açmayan, sırf ezan okudu diye, sırf sarığını çıkarmadı diye, sırf vaaz verdi diye 500.000 insanımızı hunharca öldürmüştür kemalizm sistemi..

    Bana bakın Hoca! Bu ülkenin asıl sahipleri, asıl hocaları toprak altında yatarken, sizin gibi sahte hocalar’a saygı duyar hale geldik.. Ama yama yok! Sizin devriniz bitti..

  11. şimon zwi 8şemsş paşa)adlı haham mektebinden mezun olupta türküm demek saçmalığın en danıskasıdır..herkes kabul etsinki atatürk selanikli sabetayist bir yahudiydi..haham kıyafetini ve şapkasını giymesini giydirmesini nasıl yorumlayacaksınız o zaman modernliklemii..müslüman baba müslüman anne hemde o zamanlarda oğlunu haham mektebine göndericek ha..ve herkeste bu aptallığa gözleri tamamen kapalı inanıcakk..çıldırcam yaaa..bu nasıl bir akıl tutulmasıdır millette inanılacak gibi değill..

  12. ATATÜRK GİBİ 5000 YILLIK TÜRK TARİHİNDE BU MİLLETE BU KADAR İHANET EDEN BİR ASKER GELMEMİŞTİR.PATRONA HALİL DE DAHİL BÜTÜN DARBE YAPAN VE DEVRİM YAPAN ASKERLER VATAN HAİNLİĞİ YAPMIŞTIR.İSMET PAŞA 1946′ DA 12 ADALARI İTALYANLAR BİZLERE VERDİKLERİ HALDE YUNANLILARA VEREN DİNSİZ ,ZALİM VE DİN DÜŞMANI BİR ASKERDİR.BENİM KÖYÜMÜN ÇOBANI BİLE EN AZ 50.000 LEVENTİN ŞEHİD OLDUĞU RODOS ADALARINI ASLA YUNANLILARA VERMEZDİ.ADAM 12 ADALARI VERDİ.YILLARDIR İT DALAŞINI 12 MİL KAVGASINI BU DİNSİZ İNÖNÜ YÜZÜNDEN HALA YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ.

  13. Mustafa Kemal’in bizzat kendisi dahi şunları demekten kendisini alamıyordu: “Ben Cumhuriyeti tesis ettim. Fakat bugün (1930’lar kastediliyor] idare şekli Cumhuriyet midir, diktatörlük müdür, şahsi hükümet midir, belli değil”.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*